Doğa, merkezi sinir sisteminin dışına çıkarak tamamen otonom düşünebilen ve karar verebilen biyolojik harikalarla doludur. Kafadan bacaklılar sınıfının en gelişmiş üyelerinden biri olan ahtapotlar, bu konuda adeta evrimin en sıradışı mühendislik harikası olarak karşımıza çıkıyor. Hayvanın yaklaşık beş yüz milyon nöronunun üçte ikisi, beyninde değil, doğrudan kollarında yer almaktadır. Bu yapısal dağılım, kolların merkezi beyinden bağımsız olarak tatma, dokunma ve hatta karmaşık hareketleri gerçekleştirme yeteneğine sahip olmasını sağlar.
Bir ahtapot avını yakalarken veya dar bir yarıktan geçerken, kolların her biri adeta kendi başına bir karar mekanizması gibi çalışır. Beyin sadece genel bir komut verir, örneğin "oradaki yiyeceği al" der; ancak o komutu yerine getirecek olan kollar, o anki çevresel koşullara göre en uygun fiziksel hamleyi kendi içlerindeki nöron ağı sayesinde anında belirler. Bu durum, kollardan biri kesilse bile bir süre boyunca hareket etmeye ve nesnelere tepki vermeye devam etmesiyle laboratuvar ortamında defalarca gözlemlenmiştir.
Merkeziyetçi olmayan bu sinir sistemi mimarisi, yapay zeka ve robotik mühendisliği alanında da araştırmacılara ilham kaynağı olmaktadır. Esnek robot kollarının tasarımı ve merkezi olmayan işlemci mimarileri, ahtapotların bu eşsiz biyolojik yapısı incelenerek modellenmeye çalışılıyor. Evrimin farklı bir dalda yarattığı bu merkeziyetsiz zeka modeli hakkında sizler neler düşünüyorsunuz? Kolların kendi başına düşünebilmesi, doğanın sınırsız yaratıcılığını anlamak adına sizce de fazlasıyla büyüleyici değil mi?