Doğanın en kusursuz navigasyon sistemlerinden biri olan yarasaların ekolokasyon mekanizması, sadece ses dalgaları yaymaktan ibaret değildir. Bu canlılar, karanlıkta avlanırken Doppler etkisi adı verilen fiziksel prensibi, avlarının hızını ve yönünü milisaniyeler içinde hesaplamak için kusursuz bir şekilde kullanırlar.
Yarasalar ağızlarından veya burunlarından yüksek frekanslı ultrasonik sesler yayarlar. Bu sesler nesnelere çarpıp geri döndüğünde, eğer av hareket halindeyse yansıyan sesin frekansında bir değişim meydana gelir. Biyolojik akustik araştırmaları, bu memelilerin iç kulaklarındaki koklea yapısının özel anatomik adaptasyonlar sayesinde frekans kaymalarını olağanüstü bir hassasiyetle ayırt edebildiğini gösteriyor.
Özellikle Rhinolophidae familyasına ait atnalı yarasaları, yaydıkları sabit frekanslı seslerin geri dönüşündeki Doppler kaymasını telafi etmek için uçuş hızlarını ve ses çıkış frekanslarını anlık olarak adapte ederler. Bu sayede, avcı ile av arasındaki göreceli hız farkı, akustik bir radar gibi doğrudan beyinde işlenir. Mühendislik dünyasında sonar ve radar teknolojilerinin gelişimine ilham veren bu biyolojik işlemci gücünün evrimsel süreçte nasıl bu kadar kusursuz bir optimizasyona ulaştığı, biyofizik alanında hâlâ derinlemesine incelenen konuların başında gelmektedir.