Buzdolabı Sebzeliğindeki O İşkence ve Vicdan Azabı

Son güncelleme:
  • Beyler bayanlar selam. Bugün yine buzdolabını açıp o en alttaki meşhur çekmeceyle yüzleşince bu konuyu açmak farz oldu. Hafta sonu markete gidince "bu hafta kesinlikle sağlıklı besleniyorum" gazıyla alınan o rokayı, maydanozu, salatalığı alırken her şey çok güzeldi di mi?

    Ama gelin görün ki hafta içi o çekmeceye sanki büyülü bir perde iniyor. Çarşamba günü canın o yeşilliklerle uğraşmak istemiyor, perşembe akşamı da salata yapacak enerjin kalmıyor. Cuma gecesine geldiğimizde ise o güzelim rokanın yerini hafiften sıvılaşmış, poşetin içinde kendi ekosistemini kurmuş garip bir şey alıyor.

    Her Hafta Aynı Senaryoyu Yaşamak



    İşin en kötü yanı o çürüyen şeyleri çöpe atarken gelen o inanılmaz vicdan azabı gerçekten. Sadece para ziyan oldu diye değil, o sebzelere verdiğin sözü tutamadığın için de bir garip hissediyor insan. Bazen sırf çöp olmasın diye yaprağı pörsümüş maydanozları zorla çiğnerken buluyorum kendimi, tadı da bir şeye benzemiyor ki.

    Bu Döngüyü Kırabilen Var mı?



    Aranızda bu sebzelik çekmecesini gerçekten verimli kullanabilen bir insan evladı var mı? Yoksa o alt çekmece hepimiz için sadece bir yeşillik mezarlığı olarak mı kalacak?

    Taktiği olan, "kardeşim ben sebzeyi aldığım gibi şöyle yapıyorum hiç bozulmuyor" diyen varsa yazsın aşağıya. Sizde durumlar nasıl, haftada kaç demet rokayı çöpe feda ediyorsunuz?
0 0 0