Gün ışığında son derece canlı ve dikkat çekici mavi tonlarına sahip olan gözler, tamamen karanlık bir ortama geçildiğinde bu rengi neden tamamen yitirir ve gri-siyah bir tona bürünür? Bu durum sadece insan gözünün çalışma prensibiyle mi ilgilidir, yoksa ışığın dalga boyu ve fotoreseptör hücrelerin yapısıyla doğrudan bir bağı mı vardır?
Gündüz odaklı çalışan koni hücreleri renk algısından sorumluyken, düşük ışıkta devreye giren çubuk hücreleri sadece siyah, beyaz ve gri tonlarını ayırt edebilir. Ancak mesele yalnızca hücre değişimiyle sınırlı değildir. Göz irisindeki mavi pigmentler aslında fiziksel bir boya maddesi içermez; yapısal renklenme adı verilen ve ışığın Rayleigh saçılmasına uğramasıyla ortaya çıkan optik bir illüzyondur. Ortamda yeterli foton olmadığında bu saçılma gerçekleşemez ve renk ortadan kalkar. Bu optik ve biyolojik dönüşümün, evrimsel süreçte gece görüşümüzü optimize etmek adına nasıl bir avantaj sağladığı merak konusu olmaya devam ediyor.