Selam arkadaşlar, geçen gün Google Earth'te öylesine dolanıp haritada yüksekliklere bakarken bir şey fark ettim de kafama takıldı. Bizim Erzurum'un şehir merkezinin rakımı 1950 metre civarında ya, adamların koskoca Avrupa kıtasında "yüksek şehir" diye gezdikleri yerlerin alayı deniz seviyesine sıfır neredeyse.
Hatta Avrupa'nın en yüksek başkenti olan Madrid bile 650 metre falan. Yani bizim Erzurum, Kars veya Ardahan tayfası resmen bulutların üzerinde bir hayat sürüyor da biz alışık olduğumuz için olayın farkında değiliz gibi.
Nefes Nefese Kalmanın Sebebi Anlaşıldı
Geçen sene iş için Erzurum'a gitmiştim. Havalimanından çıkıp merkeze geçince ilk gün üzerime acayip bir ağırlık çöktü. İki basamak merdiven çıkıyorum, sanki maraton koşmuşum gibi ciğerlerim sökülecek gibi oluyordu. Ben de kendi kendime "ulan iyice kondisyondan düşmüşüz, yaşlandık herhalde" diye kızıp duruyordum.
Meğerse olay benim kondisyonsuzluğum değil, direkt havadaki basınç ve oksijen oranıymış. Şaka gibi ama 1950 metre rakım az buz bir yükseklik değil kardeşim.
İşin komik tarafı, Alplerdeki o meşhur sosyetik kayak merkezlerinin falan çoğu bile bu kadar yüksekte kurulmamış. Adamlar 1500 metreye bir tesis atınca "dağların zirvesindeyiz" diye pazarlıyor, bizde millet aynı yükseklikte kıraathanede çay içip okey dönüyor.
İklimi de İnsanı da Doğrudan Etkiliyor
Yüksek rakım sadece havanın soğuk olması demek de değilmiş bu arada. İnsanın metabolizmasını, uyku kalitesini, hatta evde yemek pişirme süresini bile etkiliyor. Fizik dersinden hatırlarsınız, su bile orada 100 derecede kaynamıyor neticede.
Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Aranızda deniz kenarından böyle yüksek rakımlı bir şehre gidip ya da taşınıp ilk günlerde bu altitude şokunu yaşayan oldu mu hiç? Veya haritada bakıp "yok artık bu şehir bu kadar yüksekte miymiş" dediğiniz başka yerler var mı?