Selam gençler, dün gece yine hepimizin en az bir kere yaşadığı o meşhur aydınlanma (!) krizlerinden birini geçirdim. Zorlandığım bir konunun soru çözüm videosunu açtım, arkama yaslandım, çayımı yudumluyorum. Hoca çözüyor, ben de içimden "Aha valla çok basitmiş, mantığını kaptım ya" diye kendi kendime triplere giriyorum.
Video bitti, ekranı kapattım. Aynı tipte başka bir soruyu önüme koydum. Kalemi elime aldım ve... bomboş kağıda bakışmaya başladık. 10 dakika önce şakır şakır anladığımı sandığım şey sanki hiç beynime girmemiş gibi.
Sanki Beynim Bir Anda Sıfırlanıyor
İşin komiği, izlerken harfiyen anlıyorum yani. Hani orada hiçbir mantık kopukluğu yok. Ama ne zaman ki kontrol tamamen bana geçiyor, elim ayağıma dolanıyor. Meğerse zihin orada "anlamak" ile "yapabilmek" arasındaki o devasa farkı bana yutturuyormuş. Pasif izleyici olmak ne kadar tatlıysa, kalemi ele alıp sıfırdan o çözümü üretmek bir o kadar işkenceye dönüşüyor.
Hatta bazen gaza gelip "Aman canım çözümü biliyorum zaten" deyip geçtiğim soruların hepsi sınavda tam olarak o takıldığım yerden patlıyor.
Bu Tuzağa Düşmemek İçin Ne Yapıyorsunuz?
Ben son zamanlarda çözümü izledikten hemen sonra ekranı tamamen kapatıp, aynı soruyu kendim baştan çözmeye çalışıyorum. Takıldığım an videoyu açmak yok, biraz kafayı duvara vurmam gerekiyor yani. Ancak öyle oturmaya başladı bazı şeyler.
Sizde de oluyor mu bu durum? İzlerken profesör gibi takılıp kalemi eline alınca bocalayan tek ben değilimdir herhalde? Bu yalancı öğrenme hissini kırmak için uyguladığınız özel taktikler varsa dökülün bakalım.