Selam arkadaşlar, geçen gün evde tek başıma çay içerken birden aklıma geldi. Küçükken annem "akşam o soğukta çıplak ayakla gezme, cırcır olacaksın" dediğinde içimden "of anne ya amma abarttın" derdim. Dün belim tutuldu, iki gündür sıcak su torbasıyla geziyorum. Meğer kadın yıllar önceden bugünlerimi görüyormuş da haberimiz yokmuş.
Eskiden bize aşırı saçma gelen, "ya bunlar da her şeye bir kulp buluyor" dediğimiz o klasik anne baba lafları meğer tamamen tecrübe eseriymiş. Biz gençliğin verdiği o özgüvenle her şeyi çok bildiğimizi sanıyorduk ama hayat öyle bir vuruyor ki, insan 25-30 yaşından sonra resmen ebeveynine dönüşüyor.
Sağlığın Kıymeti ve O Meşhur Boğaz Havası
Mesela o meşhur "elindekinin kıymetini bil" muhabbeti... Liseyken biri bunu söyleyince göz devirirdim. Şimdi ufacık bir diş ağrısında bile "lan meğer ağrısız yaşamak ne büyük lüksmüş" diyorum.
Ya da babamın "evdeki hesap çarşıya uymaz" lafı. Küçükken çok basit bir cümle gibi gelirdi kulağıma. Şimdi ay sonunu getirmeye çalışırken, bütçe yaparken adamın her kelimesine saygı duruşuna geçesim geliyor. Gerçekten de uy muyormuş o hesaplar arkadaş.
Zamanı Geri Alamamak
En çok da "büyüyünce anlarsın" lafına kurulurdum. Ne zaman bir şeye itiraz etsem veya bir şey istesem bu cevabı alırdım. Meğer en büyük hakikat buymuş. Geçen gün kuzenime benzer bir şey söylerken yakaladım kendimi, resmen içimden babam hortladı.
Sizde de oluyor mu bu durum? Yıllar sonra kulaklarınızda çınlayan, "ah be zamanında dinleseymişim, adamlar harbiden haklıymış" dediğiniz efsane bir anne/baba sözü var mı? Aranızda benim gibi belini üşütüp hak verenler kimler, gelin bir dertleşelim.