Kronik uykusuzluğun insan organizması üzerindeki yıkıcı etkileri üzerine yapılan güncel nörolojik araştırmalar, oldukça şaşırtıcı bir biyolojik gerçeği gözler önüne seriyor. Vücut, dinlenme evresine geçemediği uzun süreli uykusuzluk döngülerinde glial hücreler adı verilen destekleyici sinir dokularını aktive ediyor ve bu durum adeta otofaji yani hücresel düzeyde bir kendi kendine yeme mekanizmasını tetikliyor.
Merak ettiğim husus, bu koruma ve temizlik mekanizmasının sınırlarının nerede bittiği ile ilgili. Beynin merkezi sinir sistemindeki atıkları temizlemekle görevli mikroglia hücreleri, dinlenemeyen bir zihinde neden seçici geçirgenliğini yitirerek sağlıklı sinaps bağlantılarını da hedef alıyor? Evrimsel süreçte bireyi hayatta tutmak için gelişen bu fagositoz sürecinin, uykusuzluk kronikleştiğinde neden nörodejeneratif süreçlerin tetikleyicisine dönüştüğünü biyokimyasal açıdan tartışmak oldukça ilginç olacaktır.