Enes bin Nadr’ın Şehadeti

Son güncelleme: 16.09.2007 00:38
  • Enes bin Nadr, Bedir Savaşı'na katılamayan bir sahabi idi. Bunun acısını yüreğinde duyuyordu. İslam'ın bu, ilk ve önemli büyük olan savaşına katılamadığından dolayı kendini kınıyordu. 'Başka bir savaş çıksa da tam bir gayretle savaşsam' diye temenni ediyordu. Derken Uhud Savaşı patlak verdi. Büyük bir cesaret ve kahramanlıkla bu savaşa katıldı. Uhud savaşının başlangıcında müslümanlar galip geldiler. Sonunda ise bir yanlışlık yüzünden yenildiler. O yanlışlık şöyle olmuştu: Hz. Peygamber (S.A.V) bazı adamları düşmanın saldırma ihtimali olan mühim bir yere (tepeye) yerleştirmiş ve: "Ben bir şey demeden buradan ayrılmayın." buyurmuştu.

    Onlar savaşın başlangıcında müslümanların galip geldiğini ve kafirlerin kaçtığını görünce, artık savaş bitmiştir, kaçmakta olan düşmanı görünce, ganimet peşine düşüp, ganimet malı toplamalı diye, düşünerek yerlerinden ayrıldılar. Onların kumandanı, Hz. Peygamber (S.A.V)'in: "Siz yerlerinizden ayrılmayın." emrini hatırlatarak gitmekten men etmeye çalıştıysa da onlar

    Hz. Peygamber (S.A.V)'in yalnız savaş zamanı olduğunu kabul ederek oradan ayrılıp savaş meydanına ulaştılar. Kaçmakta olan kafirler o yerin boş olduğunu görünce o taraftan saldırıya geçtiler. Müslümanların böyle bir endişeleri yoktu. Bu ani ve habersiz saldırı karşısında mağlup olarak, iki taraftan saldıran kafirlerin arasında kaldılar. Bu yüzden kararsız bir vaziyette oraya buraya koşuşturuyorlardı.

    Enes bin Nadr karşıdan Sa'd bin Muaz adlı sahabenin geldiğini görünce: "Ey Sa'd nereye gidiyorsun, Allah'a yemin ederim ki cennetin kokusu Uhud dağından geliyor." diyerek elindeki kılıçla kafirin kalabalığına daldı. Ve şehit olana kadar geri dönmedi. Şehit olduktan sonra vücuduna baktılar, delik deşik olmuştu. Vücudunda seksenden fazla kılıç ve ok yarası vardı. Kız kardeşi onu ancak parmak boğumlarından tanıyabilmişti. (İbn Sa'd)

    İhlas ve gerçek bir istekle Allah'ın emrettiği bir işe kendini verenlere daha dünya da iken cennetin tadı gelmeye başlar. İşte Enes daha hayatta iken cennetin kokusunu alıyordu. Eğer insan ihlasın hakikatine ulaşırsa, daha dünya da iken cennetin tadını almaya başlar.
#10.07.2007 09:52 0 0 0
  • Allah razı olsun teşekkürler canım
#10.07.2007 20:54 0 0 0
  • Çok güzel bir yazı
    cennetin kokusunu alanlardan eylesin Rabbim hepimizi
    teşekkürler sahabeler
#11.07.2007 08:23 0 0 0
  • teşekkür ederim
#11.07.2007 09:37 0 0 0
  • ecmain olsun inşallah
#14.08.2007 19:25 0 0 0
  • ALLAh bizi ahirette bu insanlarla birlikte eder inşallah
#31.08.2007 02:26 0 0 0
#31.08.2007 17:40 0 0 0
  • güzelmiş,kimbilir bedir'e katılamadı diye ne kadar üzülmüştür.
#16.09.2007 00:38 0 0 0