balın antioksidan özelliği - balın sindirim sistemine etkileri - balın solunum sistemine etkileri - bal diş hastalıklarını önler - arı ürünleri ile apiterapiArı ürünleri ile tedavi(apiterapi) gibi alternatif tedavi yöntemleri, giderek önem kazanmaktadır. Günümüzde doğaya dönüş ihtiyacı, bu durumu olumlu yönde etkilemektedir. Arıların ürettikleri ürünlerin, gıda ve sağlığa katkısı, balın tıbbi kullanımını yeniden canlandırmaktadır. Bu nedenle, son yıllardaki araştırmaların çoğu, bitkiler ve aromaterapik ürünler üzerine yoğunlaşmıştır.
Balın antibakteriyel aktivitesi; sahip olduğu osmotik etkiye, asiditesine, enzimatik reaksiyon sonucu oluşan; hidrojen peroksite ve fitokimyasal faktörlere bağlanmaktadır.
Bal ozmotik etkisiyle, pansumanın, yara yatağına yapışmasına engel olur.
Bal, tipik olarak asidik yapıdadır. pH'ı 3.2-4.5 arasındadır. Sulandırılmamış baldaki asidite, önemli bir antibakteriyel faktördür.
Hidrojen peroksit ve asidite, balın korunmasını sağlar. Bal sulandırıldığında, hidrojen peroksit düzeyinde bir artış görülmektedir.
ANTİMİKROBİYAL-ANTİBAKTERİYEL ETKİSİ
Balın; antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteleri, yüksek viskozitesi, bağışıklık sistemini uyarması, anti-enflamatuar gibi olumlu etkileri vardır.
Antibiyotiklere karşı dirençli olduğu bilinen Staphylococcus aureus(MRSA) bakterisinin, bal içerisinde yıkımlandığı tespit edilmiştir. 21 çeşit bakteriye ve özellikle Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Klebsiella pneumoniae ve Pseudomonas aeruginosa'ya karşı inhibe edici etkisi bulunuyor. Glukoz ve fruktoz oranının, % 40'a kadar düşürülmesi ile Gram pozitif ve Gram negatif birçok bakteriye (Escherichia coli, Salmonella gibi), inhibe edici etkisinin devam ettiği ortaya konulmuştur.
Yapılan çalışmalarda balın, bakterilerin gelişmesini yavaşlattığı; özellikle Bacillus cereus'un üremesini tamamen durdurduğu ve bazılarının üremesini % 25 oranında engellediği tespit edilmiştir.
ANTİOKSİDAN OLARAK: BAL
Balın bir diğer özelliği de antioksidan etkisidir. Bu etki sayesinde insanları, oksidatif olaylar sonucunda ortaya çıkan bir takım rahatsızlıklara; özellikle kansere, kardiyovasküler kollapsa ve şeker hastalığına karşı koruduğu bildirilmektedir.
Bal, hekimlikte mide mukozasını zararlı etkilere karşı korumakta ve oksidasyona engel olmaktadır.
Yapılan bir araştırma, bal yemenin yaşlanmayı geciktirdiği, hafızayı güçlendirdiği ve endişe gibi problemleri ortadan kaldırdığını ortaya koydu.
SİNDİRİM SİSTEMİNE ETKİLERİ
Bal, sindirime doğrudan etkili bir madde olup, diğer besinlerinde daha iyi emilmesini ve bunlardan yararlanma düzeyini yükseltir. Bal, karaciğerde glikojen düzeyini yükselterek; metabolik olayların hızlanmasına, detoksik etkisinin artmasına neden olur.Bunların yanısıra; asidoza engel olması, yağ sinidirimini kolaylaştırması, istah açması, barsak hareketlerini düzenlemesi bakımından balın, sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır.
Bal, sindirim sistemi enfeksiyonlarında, kabızlığın giderilmesinde, onikiparmakbağırsağı ülserlerinde ve karaciğer rahatsızlıklarında, yaygın olarak kullanılmaktadır. Bal, ılık su ile içilirse, müshil etkisi gösterir, kabızlığı önler. Soğuk su ile içilirse, ishali durdurur.
Kornea ülserinin, saf bal veya vazelin yerine bal ile hazırlanan % 3 lük sulphidine pomadı ile başarılı bir şekilde tedavi edildiği görülmüştür.
Eşit miktarda bal, çavdar unu ve zeytinyağı karışımı ile hazırlanan kremi, günde üç kez kullanarak, inek ve atlarda kangrene dönüşen yaraları tedavi ettiği yazılmıştır.
Mide ülserinin etkeni olan Helicobacter pylori'ni inhibe edip(engelleyip) ve hastalığı gidermektedir. Soğuk balın; midedeki asit sekresyonunu(salgı) uyarırken, aksine sıcak balın, asit sekresyonunu(salgı) engelleyici olduğu; midede yüksek asidite sonucunda, ülserleşmenin ortaya çıkmasına engel olduğu bildirilmektedir.
Bal, kolitte gözlenen asetik asit indirgemesine karşı etkili olup ve kolitteki yıkımıda azaltmaktadır.
SOLUNUM SİSTEMİNE ETKİLERİ
Özellikle çam balı, sindirim sistemi rahatsızlıklarında; okaliptüs balı ise, solunum sistemi rahatsızlıklarında daha etkilidir. Bal, soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda, doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler, balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra, baldaki fruktozun, doku ve kasları yumuşatıcı-gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır.
Çam balı, çam özsuyundan bala geçen etkili maddeler sebebi ile akciğer ve karaciğer hastalıklarından koruyucu, nefes açıcı bir etkiye sahiptir. Solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılmaktadır. Bronşlarda ve üst solunum yollarında antiseptik ve sinirsel depresyonlarda fizyolojik etkisi, araştırmacılar tarafından belirtilmiştir. Sarılık ve diğer karaciğer hastalıklarından korunmada çok önemlidir. Hazmı kolaydır ve uyumaya yardımcı olur.
Araştırmacılar, balın, tahriş olmuş boğazı kaplayarak yumuşattığını; çocuklara yatmadan önce verilecek bir tatlı kaşığı balın, öksürüğü hafifleteceğini belirtiyorlar.
GÖZ HASTALIKLARINA ETKİSİ
Balın, özellikle gözün irinli akıntısında, mikrobiyal kornea ülserlerinde, blepharitis, kataral konjuktivit ve kornea enfeksiyonlarında, tedavi amaçlı kullanılabileceği bildirilmiştir. Ayrıca balın, topikal olarak hiperozmotik ajan şeklinde göz bölgesine sürülerek; anteriör ve posteriör ışın tedavisi ile birlikte kullanılmasının, korneal ödem rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirilmiştir.