eğitimde sosyal bilgilerin önemi - sosyal bilgilerin amaçları - sosyal bilgiler öğretmenleriSosyal Bilgiler kavramı çok çeşitli tanımlanmak beraber Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan 2004-2005 yılı program çalışmalarında, komisyon tarafından şu şekilde tanımlanmıştır: "Sosyal Bilgiler, bireyin toplumsal var oluşunu gerçekleştirebilmesine yardımcı olması amacıyla; tarih, coğrafya, ekonomi, sosyoloji, antropoloji, psikoloji, felsefe, siyaset bilimi ve hukuk gibi Sosyal Bilimleri ve vatandaşlık bilgisi konularını yansıtan; öğrenme alanlarının bir ünite ya da tema altında birleştirilmesini içeren; insanın sosyal ve fiziki çevresiyle etkileşiminin geçmiş, bugün ve gelecek bağlamında incelendiği; toplu öğretim anlayışından hareketle oluşturulmuş bir ilköğretim dersidir."
Bu bağlamda Sosyal Bilgiler dersi, demokratik değerleri benimsemiş vatandaşlar olarak öğrencilerin içinde yaşadığı topluma uyum sağlamalarını ve öğrencilere bu bilgi birikimini hayata geçirebilecek donanımlar kazanmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilgiler, ilköğretim okullarında sosyal davranış bilgilerine ağırlık veren bir ders veya öğretim programıdır. Sosyal Bilgiler programı, özellikle vatandaşlık eğitimine katkıda bulunacak şekilde tasarlanmışken, eğitim programlarının yapısına bağlı olarak Sosyal Bilgiler dersi, demokratik bir sistem içinde etkin bir vatandaşlık eğitimini bilimsel ve çağdaş bir yaklaşımla gerçekleştirme amacına yönelik olarak hazırlanmıştır.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk ulusal programı 1924 yılında başladığında, ilköğretim bütün bireyler için zorunlu hale getirilmiştir. Program 1926 yılında karma eğitim, öğrenci merkezli yaklaşımlar ve millilik prensiplerine dayalı olarak revizyondan geçirilmiştir. Beşinci Milli Eğitim Şurası (MEŞ) 1948 programından kaynaklanan problemleri tartışmak üzere toplanmıştır. MEŞ'in çalışmaları öğrenci merkezli yaklaşımları, öğrenci sosyal etkinliklerini ve öğretmen otoritesine daha az müdahaleyi desteklemektedir. MEŞ'in kontrolünde yapılan çalışmalar yoluyla ilkokulların ikinci devresine yönelik olarak tarih, coğrafya ve vatandaşlık dersleri Sosyal Bilgiler ismi altında toplanmıştır.
Ülkemizde 1968 programından önce Sosyal Bilgiler öğretim programına giren konuların önemli bir kısmı "tek disiplinli program" desenine göre oluşturulmuş tarih ve coğrafya derslerini kapsar. 1968 ilkokul programı ile bu uygulama kaldırılmış, ilkokul ve ortaokul programlarında disiplinler arası ve çok disiplinli yaklaşımlara göre yapılandırılan Sosyal Bilgiler dersine yer verilmiştir.
1980'li ve 1990'lı yıllardan sonra Sosyal Bilgiler uygulaması ilkokul kademesiyle sınırlandırılmış, ortaokullar ikinci kademesine ait programa tek disiplinli desene uygun Milli Tarih ve Milli Coğrafya dersleri konulmuştur. 1998'de yürürlüğe giren ilköğretim Sosyal Bilgiler ders öğretim programında ise ilk sınıflardaki üniteler, genellikle disiplinler arası desene, diğer kısmı ise çok disiplinli desene uygun olarak hazırlanmıştır. 1998 ilköğretim programının II. kademesine ait birçok ünitesi, çok disiplinli program desenine göre hazırlanmıştır.
Sosyal Bilgiler de bireyin incelenmesi, onun sosyal ve fiziki çevresiyle etkileşimi ve bu etkileşimin geçmiş, şimdi ve gelecek açısından gözden geçirilmesi ile karşılaşırız. Böylece bu derste öğrenci, normal gelişme sürecinde yaşama yollarını öğrenirken, insanların birbirleriyle olan ilişkileri üzerinde de durur. İnsan-insan ve insan-toplum ilişkileri Sosyal Bilgilerin en çok önem verdiği konulardandır.
Sonuç olarak sosyal bir varlık olarak insanın, sosyal fonksiyonlarını yerine getirmesinde, toplumsal sorunlara çözüm bulmasında, yaşanabilir bir dünyanın meydana getirilmesinde Sosyal Bilgiler dersinin eğitimdeki yeri ve önemi büyüktür.
Sosyal Bilgiler Öğretiminin Amaçları
Eğitim kurumlarının en önemli işlevlerinden biri de, öğrenciyi iyi bir vatandaş/birey olarak yetiştirmektir. Eğitim kurumları bu işlevi, öğrencinin toplumsallaşmasını, içinde yaşadığı toplumun kültürünü, tarihini, yaşadığı sosyal ve fiziksel çevreyi, ait olduğu toplumdaki kurum ve kuruluşları tanımasını sağlayarak toplumdaki rollerinin ve statülerinin gerektirdiği davranışları, toplumun kendisine sağladığı imkanları ve bunlardan yararlanma yollarını kazandırarak yerine getirir. İşte, ülkemizde ilköğretim okullarındaki Sosyal Bilgiler dersi yukarıdaki işlevleri sağlamaya yönelik olarak okullarımızda okutulmaktadır.
İlköğretim okullarındaki Sosyal Bilgilerin genel amacı, öğrencilere vatandaşlık görevlerini ve sorumluluklarını öğretmek, toplumda insanların birbirleri ile olan ilişkileri ve tasarruf etme fikrini ve yeteneklerini geliştirmek; demokratik ve çağdaş bir toplum için etkin vatandaşlar/bireyler yetiştirmektir. Sosyal Bilgiler öğretimi ile bireyin demokratik tutum ve değerlere sahip, evrensel bilgi ve becerilere/davranış modellerine sahip, yurttaşlık bilinciyle hareket eden, yasalara saygılı, problem çözme ve karar alma becerileriyle donanmış, üretken ve katılımcı olması hedeflenmektedir.
Ülkemizde şimdiye kadar uygulana gelen Sosyal Bilgiler öğretim programları, ilerlemecilik akımının etkisi ile hazırlanmıştır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1998 tarihli ilköğretim Sosyal Bilgiler öğretim programı, eğitim öğretim yolu ile:
1- Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihsel, kültürel, siyasal; dünü, bugünü ve yarını ile ilgili değerlere karşı olumlu tutum geliştirmiş ve bu bağlamda dil, tarih, kültür ve yurt bilincine sahip,
2- Demokrasi ve insan hakları konularında duyarlı/bilinçli,
3- Yurttaşlık görev, sorumluluk ve haklarını bilen,
4- Bilgi, beceri ve iyi ahlak sahibi,
5- Doğru ve mantıklı kararlar alabilen ve sosyal sorunlara çözüm getirebilen vatandaşlar yetiştirmeyi öngörmektedir. Burada sözü edilen, karar verme ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi ilerlemecilik akımına uygun bir programda bulunması gereken temel araçlar arasındadır.
Türkiye'de Sosyal Bilgiler öğretim programları, felsefi temeller bakımından AB'deki programlardan pek farklı olmamakla birlikte iki ülkedeki öğretim yaşantıları arasında büyük farklar olagelmiştir. Bunun nedenlerinden biri, Türkiye'deki programlarda içeriğin Sosyal Bilgiler öğretimi içeriği ile hiçbir şekilde bağdaşmayacak bir biçimde gereksiz bir bilgi yığınını öğrencilere aktarmayı dayatmasıdır. Öte yandan sınıfların kalabalık oluşu gerekli araç ve gereçlerin bulunmayışı gibi nedenlerde Türkiye'deki Sosyal Bilgiler öğretimini olumsuz yönde etkileyen faktörler arasındadır.