adsiz

adsiz

Üye
10.03.2006
Uzman Onbaşı
2.926
Hakkında

  • Konu: UYKU
    UYKU

    Geç yatıp uykumuzu alamadığımız zaman bunun faturasını hemen ertesi sabah ödemek zorunda kalırız. Gözlerimizin altında mor halkalar, yüzümüzde çizgiler oluşmuştur, cildimiz solgun ve kurudur. Bu olumsuz tablonun kaynağı bir gece önceki kötü bir uykudur. Çünkü tıp, uykunun sadece iki iş günü arasındaki karanlık ve yatakta geçirilen süreç olmaktan öte bir önem taşıdığını artık kanıtladı.
    Uyku sırasında hormon düzeyimiz dengeleniyor, sindirim sistemi hızla çalışıyor, bağışıklık sistemi kendi içinde yoğun bir faaliyete geçiyor ve vücudumuzu kaplayan cildimiz yoğun bir çalışma içine giriyor.


    GÜZELLİĞİN SIRRI DA UYKUDA

    Cildimizin pürüzsüz kalabilmesi her gün 10 gram ölü deri hücresinin katılmasıyla sağlanır. Bunun gerçekleşebilmesi için, her akşam derimizin en üst tabakasındaki hücreler bölünmeye başlar. Uyku esnasında ise büyüme hormonunun artması ve stres hormonunun düşmesiyle birlikte bu reaksiyon sürat kazanır. Gecenin sessizliği bu işlev için en ideal ortamdır. Çünkü şimdi ne güneş, ne rüzgar, ne de hareket ve stres karmaşık hücre bölünmesini engelleyemez. İşte bu yenilenme saatlerinde cildin, başta oksijen olmak üzere, bir dizi besin maddesine ihtiyacı vardır. Alınan her solukta cilt, ihtiyacı olduğu oksijeni depolar. Bu nedenle akşamları yatmadan önce yatak odasını iyice havalandırmayı ihmal etmeyin, yaz aylarında ise açık pencere uyumayı alışkanlık haline getirin. İlerleyen yaşla birlikte cildin oksijen alımı güçleştiği için, 30 yaşından sonra havanın temiz olduğu bir ortamda uyumaya daha çok dikkat edilmesi gerekir.


    UYKU, CİLDİ YENİLİYOR

    Uyurken, özellikle de rüya gördüğümüz saatlerde vücut ısısının 2 derece artmasıyla birlikte, organizma bol miktarda sıvı üretir. İşte bu nedenle sabahları uyandığımızda saçlarımız nemlenmiş, şekilleri bozulmuştur. Yağ bezleri geceleri yenilendiğinden, uyku sırasında yağ salgılaması genelde azdır. Bu nedenle, cildi kuru olanların gece yatarken cildine nemlendirici krem, hatta cilt yağı uygulaması doğru olur. Laboratuarlarda her geçen gün yenileri üretilen bu ürünlerin amacı, cildin bioritmine ayak uydurup, hücreleri yenilenmeleri sırasında glikoz, vitamin ve oksijen gibi gereksinim duydukları maddelerle beslemektir. Kesin olan bir nokta da, tüm maddelerin cilt tarafından gündüze oranla gece daha iyi emildiğidir. İşte bu nedenle cildin uyku sırasında alerjen maddelere karşı daha duyarlı olduğu tahmin ediliyor. Uyku uyurken unutmamanız gereken belki de en önemli husus, ultraviole ışınlara maruz kalmamak. Çünkü bu tehlikeli ışınlar, bölünmekte olan hücrelere zarar verebilir, hatta deri kanserine kadar yol açabilir.
    Düzenli olarak solaryuma girenlere de bir tavsiyemiz var:Solaryum seansları için mutlaka gündüz saatlerini seçin, asla akşam ve gece solaryuma girmeyin.


    EN İYİ UYKU GECE YARISINDAN ÖNCE Mİ?

    Uyku uzmanları, kanımızdaki büyüme hormonu düzeyinin uykuya dalar dalmaz ani bir yükseliş gösterdiğini saptamış. Bu nedenle, ister geceyarısından önce, ister geceyarısından sonra yatın, uykunun ilk 3,5 saati gerçek bir güzellik uykusudur. Ancak uykunun yeterli ve derin olması şartıyla. Bu, bütün uyku aşamalarından, yani uykuya dalıştan sakin uykuya, derin uykudan rüya görmeye kadar tüm safhaların gecede 4 ya da 6 kez tekrarlanması demektir. Gece yarısından çok sonra yatmayı alışkanlık haline getirmiş olanların bu alışkanlıklarını sürdürmelerinde bir sakınca yok. Ancak önemli olan vücuda alıştığı düzeni her zaman sağlayabilmektir.


    UYKUDA KIRIŞIKLIKLAR KAYBOLUR MU?

    Böyle bir mucizeyi kim istemez? Mimiklerin ya da güneşin yol açtığı kırışıklıklar hiçbir şekilde kaybolmaz elbette. Ancak ciltteki bazı kat ve çizgilerin geceleri yok olduğu da bir gerçektir. Çünkü yattığımızda cildimiz daha fazla sıvı depolar. Tansiyon düşüp, damarların genişlemesiyle, dokuya bol miktarda sıvı akar. Hareketsiz olduğumuz için de bu sıvının ciltten akması zorlaşır. Sonuç, dokunun gerilmesi, küçük kırışıkların aldığı destekle kaybolmasıdır. Gün içinde ise, ciltte depolanan bu sıvı vücuda yayılır ve yüzdeki çizgiler yeniden belirmeye başlar. Gecenin olumlu etkisini sürdürebilmek, özellikle E vitaminli nemlendirici kremlerle mümkün olabiliyor. Şunu da unutmayın ki, ne kadar uzun süre yatakta kalırsanız kalın, huzursuz bir uyku ya da yanlış bir yastık da sabahları kırışık bir yüzle uyanmanıza neden olur. Alabileceğiniz en iyi önlem, olabildiğince alçak bir yastıkla uyumayı alışkanlık haline getirmektir.


    NE KADAR UYKUYA İHTİYACIMIZ VAR?

    İçinde yaşadığımız toplum, insanoğlundan günün 24 saati zindelik talep ediyor. Günümüzde başarı ibresi sabah, gece, gündüz, kısacası her an canlı olabilen kişilerden yana. Kesintisiz verimlilik, sadece iş yerinde değil, boş zamanlarda da bekleniyor. Bu durumda 8 saat uyku, tembellere özel bir ihtiyaç mı? Kesinlikle hayır. Devamlı gerilim halindeysek, sağlıklı uyku uyuyamayız. Böyle durumlarda organizma dengesini kaybederek stres hormonunu bol miktarda salgılar. Hatta, kandaki seviyesinin en düşük olması gereken akşam saatlerinde bile vücut bu hormonun üretimini durduramaz. Böyle durumlarda vücudun bioritmi kontrolden çıkar. Bu dengesizliğin cilde etkisi kaçınılmazdır. Cilt kurur, pul pul kalkar, çatlar, hücre bölünmesi düzenli gerçekleşemediği için cilt giderek incelir. Kuru cilt daha da kururken, pürüzlü cilt siyah nokta ve sivilcelerle dolar. Uyku uzmanları, "Ne kadar değil, nasıl uyuduğunuz önemlidir. Gerekli olan derin uyku ve rüya aşamaları 6 saate de sığdırılabilir. Ancak çoğu insan beden ve beynini yeni güne hazırlayabilmek için genellikle 7-8 saat uykuya ihtiyaç duyar. Bu da kişinin kendini iyi hissetmesi için kaçınılmazdır" diyor. 20 dakikalık Meditasyon yaparak da uykudaki 6 saatlik dinlenme sağlanabiliyor.


    UYKUYLA GELEN SAĞLIK

    Kobaylarla araştırmalar yapan uyku uzmanları, uyumalarına izin verilmeyen kobayların uykusuzluğa 3 hafta dayanabildiklerini tespit etmiş. 3 hafta sonra bağışıklık sistemleri çöken hayvanlar, ateşlerinin yükselmesi sonucu ölmüşler. Soğuk algınlığı, bronşit ya da mide bağırsaklarımızı üşüttüğümüzde ayakta duramaz, kendimizi hemen yatağa atarız. Tıp çevreleri hastalık ve uyku ihtiyacı arasındaki bağlantının sırrını artık çözdü. Bağışıklık sistemimizin en yüksek verimle çalıştığı, yani bir enfeksiyonun söz konusu olduğu zamanlarda uykuya dalarız. Uyku uzmanlarına göre, bakteri ve virüslere karşı düzenlenen bir saldırı sonucunda vücutta toksinler oluşur ve bu toksinler kana karışarak uyku ihtiyacını meydana getirir. Yemeklerden sonra bastıran uykunun da bir açıklaması var: Yemekle birlikte mide ve bağırsaklara bol miktarda yabancı protein, mantar ve mikroplar girer. İşte böyle bir ortamda savunma sistemimizi korumak adına bir öğle uykusu uyumamız yararlı olur. Ancak hücre yenilenmesi ve hormonal reaksiyonlar sadece geceleri meydana geldiği için, öğle uykusunun güzelliğe hiçbir katkısı olmaz. Yani çoğumuzun inandığının aksine güzellik uykusu gece uykusu değildir. Gerçek güzellik uykusu, gece uyunan uykudur. Çünkü beynimizin salgıladığı melatonin hormonu hava karardıktan sonra üretilir. Cildin yenilenme işlemini işte bu hormon başlatır.


    KEDİLER GİBİ UYANMAK
    Sakın, gözlerinizi açar açmaz yataktan fırlamak gibi bir hata yapmayın. En doğrusu, kediler gibi uyanmak: Yerinizden kalkmadan önce gerinin, dönün, esneyin, gevşeyin... Bu, tıpkı 100 metrelik bir koşuya hazırlanmak gibidir. Çünkü kaslarınız yeni güne ağır ağır hazırlanır, dolaşım sisteminiz harekete geçer. Kortizol hormonu sabahın ilk saatlerinde iç pilimizi şarj etmeye başlar ve sabahın 6'sı ile 8'i arası kandaki kortizol oranı en yüksek düzeye çıkar. İşte bu noktada cildin yenilenme işlemi sona ermiş, günlük koruma programı devreye girmiştir. Dermatologların, kortizol salgılamasının hızlandırılması için "soğuk" bir önerisi var. Sabahları duşun altında hiç olmazsa 3 saniye boyunca buz gibi suyu vücudunuza püskürtün. Buz gibi suyla irkilin, canlanın, güne zinde ve güzel başlayın.



    GÜZELLİK UYKUSUNUN İPUÇLARI

    Günümüzde doktora başvuran her 5 kişiden biri, ileri derecede uykusuzluktan şikayetçi ve çözümü genellikle ilaçlarda arıyor. Oysa bu maddeler sağlıklı bir uyku vermekten çok uzaklar. Tek yaptıkları, insanlarda narkoz etkisi yaratmak. Ve en önemlisi: Birçok uyku hapı ve damlası kısa bir süre sonra bağımlılık yapıyor.


    GEVŞEME: Yatağa yatmadan önce beyninizi boşaltmaya, dikkatinizi uyku üzerinde toplamaya çalışın. Bunun için sıcak bir banyo almanız, ya da yatağa uzanarak birkaç sayfa kitap okumanız yeterli. Gece aniden uyananlara, çok basit ancak bir o kadar da etkili bir ipucu: Hemen sayı saymaya başlayın.

    BESLENME: Fazla kilolar kalp ve karın bölgesine basınç yaparak solumayı güçleştirdiği için, şişman insanlar daha zor uyur. En iyisi, yatmadan 3-4 saat önce hafif, karbonhidrat değeri düşük gıdalar almak. Kepekli besinler, muz ve sütün sakinleştirici, uykuya dalmayı kolaylaştırıcı gıdalar olduğunu unutmayın.

    ALKOL: Bir kadeh şarap ya da bir bardak bira gerginliğinizi alır elbette. Ancak daha fazla miktarda alkol aldığınız takdirde, uykunuz tıpkı hapların etkisiyle olduğu gibi, narkoza dönüşür. Salgılama sisteminiz alkolün eseri olan toksinlerle mücadele ettiği için gecenin bir ortasında uyanırsınız.

    YATAK: Yatağınız sert değil, ancak sağlam ve esnek olsun. Yatağınızın asgari ölçüleri boyundan ve eninden 30 santim fazla olmalıdır. Çiçek tozlarına karşı duyarlıysanız, akşamları yatmadan önce mutlaka başınızı yıkayın. Aksi takdirde tozlar yastığınızda birikir.

    TEK Mİ ÇİFT Mİ?

    Eğer eşler, aynı zamanlarda yatmayı ve uyumayı alışkanlık haline getirmişse, uyku ritimleri zamanla birbirine uyum sağlar. Ancak uykusu çok hafif olan kişiler, eğer imkanları varsa ayrı bir odada uyumayı tercih etmelidir. Aynı kural, eşleri horlayanlar için de geçerlidir. Çünkü horlama gürültüsü 80 desibele kadar ulaşabilir, bu da bir çimen biçme makinesinin yarattığı gürültüyle eşdeğerdir.



    DÜZENLİ VE VÜCUDA YARARLI UYUMAK İÇİN İZLENECEK BASAMAKLAR

    Başarıya ulaşmak için izlenecek yolların aşılması için ve kalıcı olabilmesinin temel şartlarından birisi, insanın iyi uyumuş, dinlenmiş ve zinde bir şekilde uyanmasıdır. Bu anlamda uyku çok büyük önem kazanır. Uykudaki aksaklıklar dalga dalga tüm benliğimize ve çevremize yayılır. Önce uykumuzun nasıl olması gerektiğine karar vermeliyiz. Burada tespit etmemiz gereken nasıl yatmalı, ne kadar uyumalı ve uykudaki temel yöntemin ne olacağı sorularının cevaplarıdır. Aşağıdaki yazılı 6 maddede toplanmış tavsiyeleri uygulayın, göreceksiniz sabahları dinlenmiş olarak kalkacaksınız. Yeni günü yeni heyecanla karşılayın. Bu maddelerin tamamını yerine getirin ve 1 ay boyunca bunu uygularsanız eminim ki bir daha; bu tavsiyerin dışına çıkmayacaksınız.

    Tavsiyeler :

    1. Uyku saatlerimizi değiştirmeden günde 6-7 saatten fazla uyumamalıyız.
    2. Sabah erken kalkmalı ve öğlen vaktine kadar bir daha uyumamalıyız.
    3. Öğlen yarım saat süreyle(11:00-13.30 arasında) ve gece 23:00 - 05:30 arası ( 1 saatlik kayma olabilir) uyuyor olmalıyız ve akşama yakın vakitte uyumamalıyız.
    4. Asla tok uyumamalıyız. Yemeğimizi uykudan en az 2.5- 3 saat önce yemeliyiz.
    5. Uyku öncesinde vücut adalelerimizi gevşetmeliyiz.
    6. Bizi rahatsız edecek gürültülü, kötü kokulu, çok yumuşak veya tümsekli zeminde uyumamalıyız.

    Uyku Gizli Güçtür

    Uykunun kalitesi daima uyunan süreden daha önemlidir. Pek çok kişi uzun süre yatakta kalıp, kendisi ile şu veya bu şekilde oyunlar oynayarak, kendini ikna etmeye çalışarak süreyi uzatmaya çalışır. Bu tür uykular hem vücudu dinlendirmez, hem de müthiş bir pişmanlık uyandırır sonrasında. Beyinsel bir ağırlıkla, uyku sersemi, kararsız ve isteksiz kalkılır yataktan. Büyük bir suçluluk duygusuyla. Çünkü normal normlarda gün başlamıştır dünyada. İlahi bir güçle programlanmış gibi kalkmış, şevkle işine gücüne başlamış, konusunda yol almıştır tüm insanlar. Ve biz türlü kandırmacalarla yatakta oyalanmış, herkesten geri kalmış gibi hissederiz kendimizi. İtiraf etmesek de, bilinçaltımız rahatsızdır bu büyük ayıptan. Ağzımızda ve beynimizde bu burukluk, güne rengini verir.

    Dinler de uyku konusunda çeşitli disiplinler getirmiştir. Müslümanların yatış ve kalkışları güneşin hareketine bağlanmış, uyku öncesi ve sonrası beden ve enerji eğitimi çok incelikle belirtilmiştir. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz dinlediğim bir sohbetinde başarısının bir sırrının da "uyuyorken güneşin üzerine doğmaması" olarak belirtiyor ve sabah güneş doğmadan kalkmanın ona getirdiği nimetleri anlatıyordu. Hıristiyanlarda da değişik biçimlerde bu tür ibadetler söz konusudur. Ancak herkesin kaliteli uykuya ulaşmak için kendine özgü bir yöntem bulması zorunludur güzel rüyalar için.

    Uyku iyi çözümlerin dinamosudur. Ve genel başarımızın da temel taşı. şöyle bir düşünelim. İyi uyuyamamışsak aldığımız kararların doğruluğundan ne kadar emin olabilir ve çalışmalarımızdan nasıl verim bekleyebiliriz ? Yorgunken kitap okuma, dost sohbetindeki başarımızın derecesi nedir ? Yediğimiz içtiğimizden ne zevki alabiliriz ?

    Uyku, hayatımızda her şeyin düzene konulduğu, tamir ve tedavi edildiği son derece önemli bir süreç olarak yaratılmıştır. Bir kaç hafta uykusuz kalmanın ölüme neden olduğu hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle ispat edilmiştir. Daha da ötesi insanın yetersiz uykusu ile zihinsel güç kaybı arasında yakın bir ilişki olduğu, uykusuz kalan insanların zihinsel çalışmalarının tamamen durduğu ve düşüncelerini hiçbir şeyin üzerinde yoğunlaştıramadıkları ispat edilmiştir. 48 saat uykusuz bırakılan yüksek öğrenimli kişilerin, ilkokul çocuklarına öğretilen matematik işlemleri yapamadıkları görülmüştür. (Hürriyet 26.5.1193) A.B.D.'de 1993 yılında yapılan bir araştırma sadece düzensiz uykunun A.B.D. ekonomisine 1993 yılı kurlarıyla verdiği zarar 360 trilyon liradır. (Bozdağ,1996,40)

    Günde 8 veya 10 saat uyuyor olabilirsiniz. Ancak yine de bu uykunuz hiçbir işe yaramıyor olabilir. Çoğumuzun sandığının aksine uykusuzluğun hayatımızdaki engelleyiciliği tahmin ettiğimizden de büyüktür. Oysa çoğu zaman rahatsızlıklarımızın uykusuzluktan kaynaklandığını bilemeyiz bile.

    Uyku beynin dinlenme vakti sanılmamalıdır. Tersine uyku beynin vücudun dinlenme ve tamir işiyle meşgul olduğu vakittir. Beynin elektriksel yapısı üzerinde yapılan araştırmalar zihnimizin uyku esnasında en az uyanık dönemde olduğu kadar yoğun çalıştığını göstermiştir. Aradaki tek fark gece ve gündüz yapılan işlerin farklı olmasıdır.



    Uyku Üzerindeki Tespitler :

    1. REM ve NREM Uykusu : İnsan her uyku seansında iki ayrı uyku türünü paylaşımlı olarak ve ihtiyaca göre uyur. Uykumuz ya derindir ya da hafif olarak yüzeyde seyreder. Derin uyku NREM olarak adlandırılmıştır. Bu dönemde cisimsel beden üzerindeki hücre tamirlerinin düzenlenmesiyle ilgilenir. Gün boyunca alkol, sigara, kirli hava gibi etkiler, aşırı yorulma, yaralanma, enfeksiyon gibi nedenler hücre ölümlerine yol açar. Ayrıca bedende her gün normal olarak 10 milyar hücre ölümü gerçekleşir. Bedeni bir milyon katlı bir gökdelen olarak düşünelim. Her gün on binlerce tuğlası birlikte çürüyüp düşmekte, gökdelenin çökmemesi için yerlerine yenilerinin yerleştirilmesi gerekmektedir. Ancak böyle bir çalışmanın sağlıklı gerçekleşmesi sıfır hatalı bir haberleşme ve analiz sistemini gerektirir.

    İşte beynimiz NREM adı verilen derin uyku esnasında vücudun maddi tamirinin gerçekleşmesi görevini yüklenir. Çok yorulduğumuzda aşırı enerji tüketimi, hatta oksijen eksik olduğunda hücreler yakılarak enerji üretilmesi gibi nedenlerle hücre ölümü daha çoktur. Bu durumda derin uykuyu daha fazla uyuruz. Bu süreci şüphesiz biz kurmadık ve biz yürütmüyoruz. Ancak yaptığımız bazı hatalar bu süreci aksatmaktadır. Eğer NREM uykusunu yeterince uyuyamazsak vücudumuz erken çöker, çöküşü cildimizdeki pörsümeden okuyabiliriz. Ayrıca ardı arkası kesilmeyen hastalıklar da savunma sisteminin tahrip olmasından kaynaklanır. Bu sistem ise uykusuzluktan oldukça fazla etkilenir.


    Yaşadığımız ikinci ve hafif uyku ise REM olarak adlandırılır. Rüya gördüğümüz uyku bu uykudur. Gün boyu yaşadığımız çatışma ve tepkimelerin diğer boyutu duygu, düşünce ve hayallerimizle ilişkilidir. Sevinçlerimiz, öfkelerimiz, nefretlerimiz, heyecanlarımız birer içsel algı olarak gün boyu yaşanır. Duygu hayal ve düşünceler cisimsel algı girişleri vasıtasıyla alınmazlar, içte yaşanırlar. Ancak hissettiğimiz her bir duygu anında kanımıza o duyguyu temsil eden hormon enjekte edilir. Duygularımız tamir olmadığında bu defa psikolojik bozukluklarla karşılaşırız. Herhangi bir duyguda aşırıya kaçtığımızda yorgun olduğumuzu hissederiz. Mutlaka bir çok defa aşırı bir üzüntünün ıstırabından kurtulabilmek için uyumuşsunuzdur. Uyandığınızda ise uyumadan önceki durumunuza çok daha rahat olduğunuzu tespit etmişsinizdir. Eğer REM uykusunu uyuyamamış olsaydık sadece duygularımızın biriken yükü kısa sürede bizi depresyona sokar zihinsel ve duygusal kimliğimizi tamamen kaybederdik.

    2. Doğal Uyku Dönemleri : Uyku üzerinde yapılan bir diğer tespit insanların biyolojik ritmiyle ilişkilidir. ınsanların iki ayrı uyku dalgasına göre programlandığı tespit edilmiştir. Rodenburg Üniversitesi'nden Prof. Jurgen Zulley'in araştırmalarına göre bu iki dalgadan biri öğle arasında 10-30 dakikalık bir süre içerir. Öğle vakti ve öğle yemeği öncesi uyunacak bu uyku, uykusuzluğun en önemli çözümlerinden biri olarak görülüyor. Diğeri gece 12.00-04.00 arası uyanacak uykudur. Bu iki vakti düzenli olarak uykuda geçiren kişiler uykusuzluk sorununu aşacaktır. (Sabah 23.11.1993)
    Görüldüğü gibi uykusuzluk sorunu az uyumaktan değil vaktinde uyumamaktan, hatta gereğinden fazla uyumaktan kaynaklanmaktadır. Günümüzde çoğu üst düzey devlet adamları öyle uykusunu mutlaka uyumaktadır. A.B.D. Başkanı Bill Clinton çalışma odasında ergonomik koltuğunu geriye yaslamakta ve üzerine bir battaniye alarak uyumaktadır. Uzak Doğunun süratle kalkınan dev şirketlerinde çalışan işçiler sistemli olarak öğle uykusu arası vermekte ve böylece iş veriminin zirvesine çıkmaktadırlar.

    İlginç ve çarpıcı olan bir gerçek, Peygamberimizin öğle uykusunu çok faydalı bir uyku olarak ümmetine 14 asır önce tavsiye etmesidir. Bediuzzaman da öğleyin uyunacak 30 dakikalık uykunun sair vakitlerde uyunacak iki saat uykudan faydalı olduğunu söylemiştir. (28. Lem'a)

    3. Erken Kalkma Faktörü : Uykunun sağlıklı olabilmesi ve yeterince dinlenilebilmesi için mutlaka sabah erkenden kalkılmalıdır. Araştırmalar sabah uyandıktan sonra tekrar uyuma yoluyla gece boyu yapılan tamiratın tekrar tahrip edildiğini göstermiştir. En büyük hatamız uyku dalgası geldiğinde uyanık olmamız, uyanıklı dalgası geldiğinde uyuyor olmamızdır. Çünkü biz ne yaparsak yapalım beyin sadece yaratıcı tarafından programlandığı dalgaya göre çalışır. Güneşin ilk ışıklarını alan vücut melatonin hormonu salgılar ve bu hormon biyolojik saatimizi belirler. Biyolojik saatimiz kendi kurallarına göre çalışır.

    Sabah uyandıktan sonra tekrar uyuma isteği alışkanlıktan ve tembellikten kaynaklanır. Bu alışkanlığı yenen kişi en fazla 10 gün içinde büyük bir dinçlik gözlemleyecektir. Bunu kendi hayatınızda hemen deneyebilirsiniz. Bu gece saat 11.00'de uyuyunuz ve sabah 5.30'da kalkarak tüm uyuma isteğinize direnerek çeşitli meşguliyetler bularak bir daha uyumayınız. Alışkanlık nedeniyle en fazla bir kaç saat kendinizi yorgun hissedeceksiniz. Ancak ardından geç saatlere kadar kendinizi oldukça dinç ve güçlü hissedeceksiniz. Ertesi gün aynı saatte uyuyunuz. Uyanma isteğinize rağmen saat 10.00'da yatağınızdan kalkınız. Bu defa akşama kadar kendinizi hafif sarhoş gibi hissedeceksiniz. Zihninizi toplamak güçleşecek, maddi gücünüz bile azalacak hatta başınız bile akşama doğru ağrıyabilecektir.

    Kuşlar gibi erken kalkan hayvanlardaki dinçliğe, canlılığa dikkat ediniz. Daha güneş doğmadan uyanırlar ve cıvıldaşmaya başlarlar. Evinizde kedi besliyorsanız çok erken uyanıp miyavlamaya başladığını göreceksiniz. İnsan da erken uyanmaya programlanmıştır. Çocuk yetiştirmişseniz küçük çocukların erken uyuduklarını, gece uyanarak tekrar uyuduklarını ancak sabah mutlaka çok erkenden uyandıklarını görürsünüz. Bebeklerin yetişkinlere göre daha fazla uyumaları vücutlarında hücre yaratılmasının çok hızlı olmasından ve sürekli artış göstermesindendir.

    Geç uyanmanın zihin ve bedenimizde tahribata neden olduğu bilimsel araştırmalarla kesin olarak tespit edilmiştir.

    4. Uykuyu Etkileyen Dış Faktörler : Uyku esnasında göz dışındaki algı girişleri açıktır. Uyuyan kişi çevresindeki sesleri duyar, teni dokunmaları hisseder, burnu kokuyu alır. Bu gerçek telkin ve beyin yıkamada çok önemli bir vasıta olarak görünüyor. Bir çok ciddi psikolojik hastalık uyuyan kişinin kulağına yapılan düzenli telkinlerle tedavi edilebilmektedir.

    Dolayısıyla uyuduğumuz mekan bizim için son derece önemlidir. Sokak gürültüleri duyulan bir ortamda uyuyorsak, evimizde bulunan televizyon veya bilgisayar gibi cihazların oluşturduğu radyasyona muhatap oluyorsak, zihnimiz sadece bedenimizin içindeki dünya ile baş başa kalamaz. Dışarıdan alınan mesajları da işlemek, hem de tam teslimiyetle işlemek zorunda kalır.

    Uyku esnasında bilinçsizce yatağımızda döneriz. Bu gerçek, beynimizin dokunmayı hissedebilmesinden ve damar daralmaları varsa dönmek suretiyle bunu yok edebilme isteğinden kaynaklanır. Uyurken anlımızda bir sinek dolaşsa farkında olmadan onu kovarız.


    Tüm bu gerçekler uyuma ortamımızda dışardan gelen her türlü uyarıcının zihnimizi meşgul ettiğini göstermektedir. Yattığımız ortam orta-sert olmalı, ortam temiz kokulu ve gürültüsüz düzenlenmelidir.

    5. Gergin Uyuma Tehlikesi : Yeterince uyuduğumuz halde hala ısrarla dinlenemememizin bir nedeni zihnimizi çeşitli sorunlarla baş başa bırakmamızdır. Bu sorunlardan biri gergin uyumamız, diğeri tok halde iken uyumamızdır. Her iki durumda karabasanlar ve kötü rüyalar görmemiz mümkündür.

    Bazı kişiler uykuya yattığında kaslarını, omuzlarını, dizlerini iyice gererler. uyku mekanizması vücudu gevşetmeye çalışır. Bazen tam gevşerken insan ani boşluğa düşer gibi irkilebilir. Bunu bir defa yaşamışsanız derhal kendinizi kontrol etmelisiniz. Uyurken tüm adalelerimize "gevşe, rahat ol, boşluğa düşmüş gibi kendini bırak" emrini vermeliyiz. Bu emri bir süre devamlı verdiğimizde uyku anında alt şuurumuz bu emirleri bilinçli olarak almasa bile otomatik olarak uygulamaya koyar ve her defasında gevşemiş olarak uyuruz. Aksi takdirde edineceğimiz gergin uyuma alışkanlığı, beynimizin uyku boyunca kaslarımıza sürekli gerilme emri göndermesine yol açacaktır. Bu durum hem kasları sürekli çalıştırarak yoracak, tahrip edecektir; hem de beyni meşgul ederek yoracaktır. Böyle bir uykunun sonu yorulmuş olarak uyanmaktır.

    6. Tok Uyuma Tehlikesi : Yorgun uyanmanın diğer önemli nedeni tok karnına uyumaktır. Tok karnına uyuduğumuzda beyin sürekli mide içeriğini parçalamakla meşgul olacaktır. Dolaşımdaki kanın önemli bir kısmı sindirim bölgesinde odaklaşacaktır. Uykunun durgunluğunda midenin peristaltik hareketi çok zor olacaktır. Mide duvarının parçalanmasını istemiyorsak midemizde bekleyen içeriğin bir an önce boşaltılmasına yardımcı olmalıyız.



    Sözlük'te
    HÂB: UYKU
    hâb-ı adem(yokluk): ölüm uykusu
    hâb-ı câvid(ebedî uyku): ölüm
    hâb-ı ecel: ölüm uykusu
    hâb-ı gaflet: gaflet uykusu
    hâb-ı girân: ağır uyku
    hâb-ı gurûr: gurur uykusu; kendini büyük sanma
    hâb-ı hargûş: tavşan uykusu, hafif ve kuşkulu uyku; hîle, yalan
    hâb-ı nâz: naz uykusu, cilve ile kendini uykuda gösterme hâli
    hâb-ı nâz-ı yâr: sevgilinin naz uykusu
    hâb-ı nûşîn: tatlı uyku
    hâb-ı perîşân: dağınık, rahatsız uyku
    hâb-ı pür-ıztırâb: ıstıraplı uyku
    hâb-ı râhât: dinlenme uykusu
#24.10.2006 03:17 2 0 0
  • noimage


    RAKININ GEÇMİŞİ
    Bektaşiye sormuşlar :

    " - Hayatında kaç defa içtin ?"

    " - Bir defa.... Ondan sonra hep mahmurluk attım".


    Etimolojik açıdan bakıldığında Yakındoğu ve Ortadoğu ülkelerinde "araki" , "ariki", "arak" ve "rakı" gibi aynı kökten geldiği belli olan değişik birçok isim damıtılmış anasonlu veya sakızlı içkiyi tanımlar. Bu konuda bir iddia bu içkinin ilk Irak'ta yapılıp diğer ülkelere dağılmış olabileceğidir. Bu iddia pek akla yakın gelmemektedir. Zira Osmanlı'da 16. Yüzyılda "arak" olarak adlandırıldığı zaman Irak bir devlet olarak yoktu. Bir diğer iddia razzaki üzümünden üretildiği için bu adı aldığı. Bu da olamaz zira rakı her türlü üzümden imal edilegelmiştir. Örneğin misket üzümü. Bir başka varsayım ise Arapçada "arak" sözcüğünün "ter" anlamına gelmesidir. Rakının üretim tekniğine dayalı bu varsayım akla daha yakın olmalıdır. Zira sonuçta imbikte damıtma işlemi sırasında ter damlacıkları gibi damlalar oluşmakta ve birleşerek oluktan dışarı akmaktadır. Doğu Hindistan, Malezya, Seylan ve İran'da çeşitli bitkilerin damıtılması sonucu ortaya çıkan içkilerin tamamına "arak" denmesi bu görüşü kuvvetlendirmektedir.

    Alkol olmadan rakı yapılamaz.
    Arapça kökenli olan alkol sözcüğü, bir belirtme takısı olan "al" ile kaş boyası olarak kullanılan rastık tozu anlamına gelen "kühl" sözcüklerinden oluşmuştur. Kimyada formülü C2H2O'dur. Eski Mısır'da imbik katı'dan damıtılarak rastık boyası yapmakta kullanıldığından sıvıdan damıtım işlemi için de aynı ismin kullanılmış olması muhtemeldir.



    İmbik olmadan alkol yapılamaz.
    İmbik ile ilgili elimizdeki en eski bilgiler ise Venedik'te Saint Marco müzesinde bulunan Panopolisli Zosimos'un 28 ciltlik Simya Ansiklopedisinde bulunmaktadır. İskenderiye simyacısı olan Zosimos MS. 4. Yüzyılda yaşamış olup eserinde kendisi gibi İskenderiye simyacısı olan MS. 1.Yüzyılda yaşamış olan Maria'nın Tribikos adlı damıtma aygıtının resmini Ansiklopedisine çizmiştir. Sıvı damıtmaya yarayan bu aygıtın üç değişik seviyesinden çıkan oluklardan üç değişik damıtım mahsulü sıvı alınabiliyordu. Maria ayrıca bugün Bain Marie (ben-mari) olarak bilinen su banyolu ısıtma işleminin de mucididir.

    Suma imbikte ısıtılmaya başlayınca alkol 78.4 oC'da kaynayıp buharlaşmaya başlar. Suyun kaynaması için sıvının 100 oC'a ulaşması gerekir. Sıvının sıcaklığı 100 oC'ın altında tutulduğu sürece yalnızca alkol buharlaşır ve tekrar yoğunlaştırılarak damla damla akmaya başlar.

    İslam İmparatorluğu sırasında ilk defa imbiğin alkol elde etmek için kullanıldığını göstermektedir. İbn-i Sina (MS. 844 - 932) eserlerinde kendinden bir yüzyıl evvel yaşamış olan Sufi Geber'in şaraptan damıtma yolu ile alkol elde ettiğini yazmaktadır.

    MS. 9. Yüzyılda Araplar Sicilya'yı fethettiğinde üzümü sıkıp şırasını damıtarak elde ettikleri alkolü lamba yakmakta ve savaşta yaraları dezenfekte etmekte kullanıyorlardı. Araplar İslam dini elvermediği için bu sıvıyı içki niyetine içmeyi düşünmemişlerdi. Ancak, Sicilyalılar alkolün içerisine anason ekleyerek "tutone" adlı içkiyi yaptılar. Bugün içtiğimiz "Rakı"nın atası MS. 9. Yüzyılda Sicilyalıların bulduğu "tutone" dir. Moore'lar MS. 1000 yılında Sicilya'ya geldiklerinde tutulan kayıtlarda alkolsüz anasonlu bir meşrubat olan ZAMMU'dan bahsedilir ve buna alkol ilave edince "ZAMBUR" adını alır. Bugün İtalya'da anasonlu içkiye SAMBUCA denir.



    GEÇMİŞTE RAKI ÇEŞİTLERİ
    Şimdi Tekel'in imal etmekte olduğu dört çeşit rakıya kanıp geçmişte de böyle olduğunu zannedebiliriz. Bu yanlış olur. Tekel 1926 yılında kuruldu ve aynı yıl rakı imaline başladı. Tekel rakısı olarak piyasaya Fevkalade, Aliyulala ve Ala rakıları çıktı. Bu rakılar 10, 15, 25, 50 ve 100 cl'lik şişelerde satılıyordu. Sonra Tekel Yeni ve Kulüp Rakılarını çıkarttı. Tekel'in adı o sıralarda "İnhisarlar Dairesi" idi. Altınbaş'ın piyasaya sürülmesi yenidir. İnhisarlar Dairesi yani "Tekel"in kurulduğu yılllarda ülkemizde bandrol ödenerek özel sektör rakısı olarak şu rakılar satılmaktaydı : "A" Rakısı, Bahçe, Memur, Olgun, Bülbülce, Edremit, Sevim, Çamlıca, Mürefte, Sümer, Bilecik, Adalar, Efe, Elif, Keyif, Hanım, Zarakosta, Çavuş, Alem, Dem, Dimitroeopulo, Baküs, Stafilino, Bülbül, Sakız, Fertek, Ankara, Üzüm Kızı, Ruh, Jale, Filurya. Denizkızı, Erdek, Umurca rakıları ise 1880 - 1900 arasında satılmaktaydı.

    Bu rakıların Sakız Rakısı hariç diğerleri sadece anason içeren Düz rakı yani "Duziko" idi. Sakız Rakısının ise içinde sakız bulunuyordu ve Bozcaada'da imal ediliyordu. İçinde sakız bulunan rakı türüne genel olarak "Mastika" deniliyordu.

    1930 yılına ait Beyoğlu'ndaki Lala lokanta ve birahanesinin fiyat listesinde şu rakılar yer almakta: Duziko Bomonti, Duziko Bilecik, Duziko Keyf ve Duziko Demitraeopulo.

    Buradan o sırada piyasadaki en kaliteli rakıların bunlar olduğunu anlamaktayız. Hepsi de aynı fiyata satılmakta : 125 kuruş'a bir ufak şişesi, hem de mezeler dahil.



    Aynı tarihlerde rakı içmeyi giderek azdırıp alkolikleşen, varını yoğunu alkole verdikten sonra rakı alacak para bulamayınca "Yakılmaya mahsus ispirtoya" düşen müptelalar mavi ispirtoya "Menekşe" diyorlardı.

    Bu rakılar 1944 yılında rakı devlet tekeline alınınca ortadan kalkmış. Rakı devlet tekeline geçtikten sonra da bir müddet bölgesel dağıtımı olan özel sektör rakıları devam etmiş. Güneydoğu'da Gaziayıntap ve Diyarbakır, İstanbul'da İstanbul, Boğaziçi ve Yalova, Ege'de Nazilli ve Aydın rakıları içilmiş.

    Tekel bir ara Adana'da "Boğma rakı", 1945-1947 arasında Sakız Rakısı ve İstanbul'da 1967 - 1975 arasında "Tek Rakısı" gibi yenilikler denediyse de tutmamış. "İyi Rakı'nın imalatına ise 1950'li yıllarda son verilmiştir.

    Yukarıdaki listede yer alan "Üzüm Kızı" markalı rakıyı zamanın meşhur şairi Hüseyin Rifat üretiyordu. Ürettiği bu rakının etiketlerinin üzerine kendi yazdığı dörtlükleri bastırırdı :

    O kadar tatlı ve hoştur ki rakım
    İki zıkkımlanırım bir satarım.
    Bunu takdir ederek her içenin
    Canının üstüne canlar katarım !

    Halis-üd-dem bir üzüm mahsulüdür,
    Saf bir meydir, bunun bir şişesi
    Derdi eksiltir; hele hergün içen
    Kimsenin kalmaz gönül endişesi !

    Bir görüşte namımı mirim, deme :
    "Kim bu mahluk-ı acip, aya neci ?"
    Bulamayınca şairiyetten gıda
    Oldum işte ben de bi meyhaneci !
#31.08.2006 18:51 2 0 0
  • I. Dünya Savaşı ve Çanakkale Savaşları

    I. Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken müttefikler Rusya'ya yardım gönderdi. Diğer taraftan yapısı bakımından savunmaya elverişli olan Çanakkale Boğazı Türkler tarafından mayınlandı. Savunma düzeni dış, orta ve iç bölgeler olmak üzere 3 gruptu ve komutası Miralay Cevat Bey'deydi. Savaş ilanından birkaç gün sonra 3 Kasım 1914'te İngilizler Seddülbahir ve Kumkale tabyalarını topa tuttular. 19 Şubat 1915'de boğazın dış tabyaları yok edilmişti. Yunanlıların İstanbul'a girmesini isteyen Ruslar 40.000 kişilik bir yardımcı kuvvet göndermeyi teklif ettiler. Bunun üzerine İngiliz ve Fransızlar boğazları Ruslara vermeyi önerdiler. Düşman, savunma tabyalarını etkisiz hale getirdiği gibi boğazdaki mayın tarama ve temizleme işini de başarıyla gerçekleştiriyordu. Ama 7-8 Mart gecesi Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın Gemisi, sezdirmeden liman bölgesine tekrar mayın döşedi. Gerek mayınlar ve gerekse bataryaların atışlarıyla İtilaf Kuvvetleri birçok gemi kaybederek geri çekilmek zorunda kaldı.

    18 Mart hücumu karadan yardım görmedikçe Çanakkale'nin geçirilemeyeceğini gösterdiğinden İngiliz, Fransız ve Anzak' (Avusturya ve Yeni Zelanda Ordusu) lardan oluşan 70.000 kişilik bir kuvvet 25 Nisan 1915'te Seddülbahir ve Arıburnu bölgelerinden karaya çıkarıldı. Bu karasal kuvvete 109 savaş, 308 taşıt gemisi ve özel çıkartma taşıtları destek verdi. Türk ordusu ise bu kuvvetlere karşı savunma görevini 5. Orduya verdi.

    Bütün bunlara karşın düşman kuvvetleri başarılı olamıyordu. İlk çıkarma günü Mustafa Kemal 17. piyade alayını Conbayırı' nda durdurdu ve Kocaçimen Tepesi' nin düşman eline geçmesini engelledi. Ardından Alçıtepe ve Arıburnu'na yapılan diğer bir saldırıyla da 5. Ordu kuvvetleri büyük kayıplar vermek pahasına geri püskürttü.

    Savaş tüm hızıyla sürdü ve deniz üzerinde de devam etti. Türk ordusunun Nurulbahir gemisi battı, Gülcemal vapuru yara aldı. Buna karşın İtilaf Kuvvetleri'nin Goliath zırhlısı battı.

    Haziran ayında Kanlı Siper Savaşları başladı. 50.000 kişilik Fransız ve İngiliz Ordusu, 25.000 kişilik Türk ordusu üzerine top ateşi desteğinde hücuma geçti. Bu hücum Çanakkale'de en kanlı savaş olmuştur. Çıkarmanın başlangıcından o güne değin Türk Ordusu 70.000'e yakın kayıp vermişti. Herşeye rağmen düşman ilerlemeyi başaramadı. Yeni hedef Anafartalar Platosu'nu ve Kocaçimen'i ele geçirmekti.


    noimage

    Anafartalar Zaferi
    İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda yeniden saldıra geçti ve Suvla kıyılarına baskın halinde çıkarma yaptı. Mustafa Kemal'in emriyle başlatılan süngü hücumunun peşi sıra düşman, siperlerinde bastırıldı ve ağır kayıplar verdirilerek geri püskürtüldü. Sonuçta Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazanmış oldu. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar Zaferi takip etti. Başlangıçta üç gün içinde Çanakkale Boğazı'nı geçeceklerini sanan İtilaf Devletleri bunu başaramadıkları gibi çok ağır kayıplar vermiştir.

    Bu savaşlar Mustafa Kemal'in askeri deha ve yeteneklerini ortaya çıkarması açısından büyük önem taşır. O, bu savaşları tarihin en çetin savaşları olarak nitelemiştir. Savaş yorgunluklarına eklenen ağır bir sıtma da bu sırada Mustafa Kemal'i çok hırpaladı. Buna rağmen kesin sonucu almadan Çanakkale'den ayrılmak istemiyordu. 21 Ağustos savaşlarından sonra bütün cephede saldırıya geçerek düşmanı denize dökmek istedi. Bunun için ikmal ve desteğe gereksinimi vardı. Fakat ordu komutanlığı 'harcayacak tek bir erimiz bile yoktur' gerekçesiyle bu saldırıya izin vermedi. Bunun üzerine Mustafa Kemal grup komutanlığından istifa etti. İstifası kabul edilmedi ve hava değişimine çevrildi. Üzüntü içinde ve hasta olarak döndüğü İstanbul'da İngilizlerin bir gece sessizce Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekildiklerini öğrendi (19 Aralık 1915). Mustafa Kemal'in rütbesi artık albaydı.

    Rakamlarla Çanakkale Savaş Kayıpları
    Çanakkale Savaşları 8,5 ay sürdü. İtilaf Devletleri, Çanakkale'ye önce 70.000 kişi göndermişlerdi. Sonradan bu kuvvet 500.000'e çıkarıldı. Bunun 400.000'i İngiliz, 79.000'i Fransız ordusundandı. İngilizlerin kaybı 115.000'i ölü, yaralı, esir ve memleketine gönderilen 90.000'i hasta olmak üzere 205.000 idi. Fransızların kaybı 47.000 idi. Türklerde ise ölü, yaralı ve hasta sayısı 252.300'ü buldu.

    I. Dünya Savaşı devam ediyor ...

    Muş ve Bitlis'in geri alınışı
    Mustafa Kemal bir süre İstanbul'da ve Sofya'da dinlendi. 1916 yılı başında Edirne'de 16. Kolordu komutanlığına atandı. Bir ay sonra aynı numara altında Muş ve Bitlis dolaylarında yeniden kurulan başka bir kolorduya nakledildi. Bu göreve girerken tümgeneralliğe yükseltildi (1 Nisan 1916). 16. Kolordunun savunmakla görevlendirildiği cephe, Van gölü güneyinde Çapakçur boğazına kadar seksen kilometre uzunluğundaydı. Doğu cephesinin kuzey kesiminde (Kafkas Cephesi) Erzurum kaybedilmişti. 3. Ordu Trabzon, Bayburt, Kopdağı çizgisine çekilmişti. Başkomutanlık, Rusların güneye sarkmasını önlemek için Diyarbakır'da yeni bir ordu toplamaya çalışıyordu (2. Ordu). Mustafa Kemal burada yalnız değildi. Kazım Karabekir Paşa ile beraberdi. Önce cephe hattını geri çekti, sonra ani bir saldırıyla Muş ve Bitlis'i geri aldı (6-7 Ağustos 1916). Kendisine altın kılıçlı imtiyaz madalyası verildi. 5 Mart 1917'de 2. Ordu komutan vekili, 18 Mart'ta da asaleten ordu komutanı oldu.

    Mustafa Kemal Sekerat'ta bulunan 2. Ordu komutanlığına gelince orada Ordu Kurmay Başkanı İsmet Bey'le (İnönü) tanıştı. Daha sonra Hicaz Kuvvei Seferesi komutanlığını alması önerildi. Şam'a kadar gidip durumu yakından inceledikten sonra bu görevi kabul etmedi ve Başkomutanlığa, Hicaz'ın bir an önce Hicaz'ın boşaltılmasını, oradan elde edilecek kuvvetlerle Suriye'nin desteklenmesini önerdi. Enver Paşa, Hicaz boşaltmasını Mustafa Kemal'e önerdi. Bu suretle Müslümanların kutsal makamını boşaltma işini Mustafa Kemal'e yaptırarak onu harcamaya bir kez daha girişmek istiyordu. Bu öneriyi kabule yanaşmadı, tahliyeden ve Suriye'ye yeni bir seferi kuvvet gönderilmesinden de vazgeçti.
#24.11.2006 17:48 1 0 0
  • Konu: GS2004
    PAŞAM Heleki vasın Dünya seninle Güzel
#04.11.2006 22:58 1 0 0
  • noimage

    HEDEF KİTLE : A/B
    19 EKİM 2006 PERŞEMBE
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 NEWCASTLE UNITED-FENERBAHCE [NET] SHOW 14,40 45,50
    2 BESIKTAS-TOTTENHAM [NET] KAND 7,70 28,40
    3 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,50 24,30
    4 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 6,10 23,30
    5 SOHRET [NET] ATV 5,40 19,50
    6 ON EMIR (Y.S) [NET] STAR 4,40 15,00
    7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 4,20 16,60
    8 CAGRI (Y.S) [NET] KAND 3,30 14,10
    9 IFTARA DOGRU [NET] STAR 3,00 16,40
    10 YABANCI DAMAT (TKR) [NET] KAND 3,00 15,90
    11 ATV SPOR HABERLERI ATV 2,70 11,00
    12 HABER GUNLUGU ATV 2,70 10,30
    13 SAHUR OZEL [NET] STAR 2,50 27,70
    14 TRT ANA HABER BULTENI TRT1 2,40 9,70
    15 SEVDA CICEGI [NET] SHOW 2,40 9,20
    16 KADIR GECESI MEVLUD DUASI KAN7 2,40 7,60
    17 SERAP EZGU ILE BIZ BIZE [NET] SHOW 2,20 21,70
    18 UCAN KUS [NET] SHOW 2,20 12,60
    19 RAMAZAN SEVINCI TRT1 2,10 11,90
    20 SIRCA KOSK [NET] STAR 2,10 9,80
    21 STAR SPOR STAR 2,10 8,40
    22 SPOR GUNDEMI KAND 2,10 7,40
    23 KADIR GECESI MEVLID YAYINI TRT1 2,10 7,00
    24 EN SON BABALAR DUYAR (TKR)-GUNDUZ [NET] STAR 2,00 19,90
    25 SABAHLARIN SULTANI [NET] KAND 1,90 22,00
    26 CARKIFELEK [NET] SHOW 1,90 14,80
    27 OMER MUHTAR ''COL ASLANI'' TRT1 1,90 6,90
    28 CHELSEA-BARCELONA STAR 1,80 23,80
    29 GUNUN ICINDEN SHOW 1,80 8,70
    30 SAMANYOLU ANA HABER BULTENI STV 1,80 6,80
    31 ESRA CEYHAN''LA [NET] KAND 1,70 16,40
    32 PANIK ODASI (Y.S) [NET] ATV 1,70 14,60
    33 IBRAHIM BEY VE KURAN''IN CICEKLERI (Y.S) ATV 1,70 5,60
    34 GUN AYDIN [NET] SHOW 1,60 18,40
    35 SAMPIYONLAR LIGI MAC OZETLERI STAR 1,50 25,60
    36 LUTFEN BU KONUYA GIRMEYELIM [NET] STAR 1,50 13,90
    37 SPOR SAYFASI [NET] SHOW 1,50 5,80
    38 MAC BASLIYOR KAND 1,50 5,70
    39 HABER SAATI [NET] KAN7 1,50 5,70
    40 DOBRA DOBRA [NET] KAND 1,40 25,80
    41 GUN ARASI HABERLERI KAND 1,40 15,10
    42 HULYA AVSAR''LA SEN BILIRSIN [NET] ATV 1,40 10,10
    43 SAFIYELI FAIK SABAHLARA SENLIK [NET] STAR 1,30 16,10
    44 YESIL ELMA [NET] STV 1,30 12,40
    45 ABBAS GUCLU ILE GENC BAKIS KAND 1,20 16,70
    46 TANRI MISAFIRI. [NET] ATV 1,20 14,70
    47 MACA DOGRU KAND 1,20 4,40
    48 GUMUS (TKR) [NET] KAND 1,10 10,50
    49 KADIR GECESI MEVLID YAYINI TGRT 1,10 4,20
    50 YAGMURDAN SONRA [NET] STV 1,10 4,10
    51 KADIR GECESI MEVLID YAYINI KAN7 1,10 3,40
    52 EYUP SULTAN''DA SAHUR [NET] KAN7 1,00 12,00
    53 ILK ASKIM (TKR) [NET] ATV 1,00 9,90
    54 GOKHAN TASKIN''LA GECE HATTI [NET] FLAS 1,00 3,90
    55 BELALI BALDIZ (TKR) [NET] ATV 0,90 8,50
    56 PERSEMBE HIKAYELERI [NET] SHOW 0,90 8,20
    57 FLASH HABER BULTENI [NET] FLAS 0,90 3,70
    58 KADIR GECESI MEVLID YAYINI STV 0,90 2,60
    59 SAKLAMBAC (TKR) [NET] ATV 0,80 9,10
    60 SHOW TV HABER (OGLE) SHOW 0,80 8,90
    61 MICKEY VE DONALD''IN MACERALARI (OGLE) TRT1 0,80 7,60
    62 MEGA MILYONER ATV 0,80 3,80
    63 SPORDA BUGUN STV 0,80 3,20
    64 KANAL 1 ANA HABER BULTENI K1 0,80 3,20
    65 KURSUDEN GONULLERE (KANDIL OZEL) STV 0,80 2,90
    66 MAC BASLIYOR [NET] SHOW 0,80 2,80
    67 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 0,70 18,20
    68 KOD ADI (TKR) [NET] KAND 0,70 14,80
    69 EN KOMIK AN (GECE) SHOW 0,70 12,30
    70 GERCEGIN ISIGINDA [NET] SHOW 0,70 9,90
    71 SUPER SABAH [NET] ATV 0,70 9,30
    72 SASKIN ASIK (Y.S) SHOW 0,70 9,30
    73 VAY ANAM VAY (TKR) KAND 0,70 8,60
    74 BIZIM EVIN HALLERI [NET] TRT1 0,70 7,20
    75 HABER 13 TRT1 0,70 7,00
    76 EYUP SULTAN''DA IFTAR [NET] KAN7 0,70 4,40
    77 TGRT ANA HABER BULTENI TGRT 0,70 2,70
    78 ISLAMIYETIN DOGUSU. [NET] KAN7 0,70 2,60
    79 TGRT SPOR TGRT 0,70 2,40
    80 SELAHADDIN EYYUBI [NET] TRT1 0,70 2,20
    81 CIFTE BELA (Y.S) [NET] K1 0,70 2,10
    82 CUNEYT ARKIN''LA SIRLARA YOLCULUK (TKR) [ STAR 0,65 17,00
    83 RABBINE DON (T.S) [NET] SHOW 0,60 11,80
    84 DERIN KOKLER TRT1 0,60 6,20
    85 CIZGI FILM PARTISI [NET] K1 0,60 6,00
    86 WOODY WOODPECKER SHOW (OGLE) K1 0,60 5,60
    87 HABER MARATONU KAN7 0,60 5,00
    88 METIN AKPINAR ILE MUHABBET [NET] K1 0,60 2,70
    89 SPOR HABERLERI (18:00) TRT2 0,60 2,60
    90 ASR-I SAADETTEN TABLOLAR [NET] KAN7 0,60 2,60
    91 ISIKLI AYAKKABILAR (TV FILMI) [NET] TGRT 0,60 2,00
    92 KADIR GECESI MEVLID YAYINI FLAS 0,60 1,80
    93 COCUKLAR DUYMASIN (TKR) [NET] ATV 0,50 10,40
    94 HUZURA DOGRU TGRT 0,50 9,70
    95 SONSUZ ASK [NET] SHOW 0,50 8,30
    96 BESINCI BOYUT (TKR.) [NET] STV 0,50 7,70
    97 SABAH NESVESI [NET] STV 0,50 7,00
    98 NUR ERTURKLE HER SABAH [NET] KAN7 0,50 6,60
    99 SOZUN OZU [NET] KAN7 0,50 6,20
    100 HIRSIZ-POLIS (TKR) KAND 0,50 6,10


    19 EKİM 2006 PERŞEMBE
    NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
    1 NEWCASTLE UNITED-FENERBAHCE [NET] SHOW 13,10 40,10
    2 BESIKTAS-TOTTENHAM [NET] KAND 7,70 25,80
    3 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 6,50 22,80
    4 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 4,90 16,80
    5 ON EMIR (Y.S) [NET] STAR 4,70 14,80
    6 CAGRI (Y.S) [NET] KAND 4,50 19,10
    7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 4,40 15,80
    8 IFTARA DOGRU [NET] STAR 4,20 18,40
    9 SOHRET [NET] ATV 4,00 13,10
    10 SEVDA CICEGI [NET] SHOW 3,90 13,60
    11 YABANCI DAMAT (TKR) [NET] KAND 3,70 16,70
    12 SAHUR OZEL [NET] STAR 3,30 31,80
    13 KADIR GECESI MEVLUD DUASI KAN7 3,20 10,20
    14 GUN AYDIN [NET] SHOW 2,70 25,80
    15 SAMANYOLU ANA HABER BULTENI STV 2,70 9,60
    16 KADIR GECESI MEVLID YAYINI TRT1 2,50 7,70
    17 CARKIFELEK [NET] SHOW 2,20 13,90
    18 EN SON BABALAR DUYAR (TKR)-GUNDUZ [NET] STAR 2,10 19,90
    19 HABER SAATI [NET] KAN7 2,10 7,60
    20 SPOR GUNDEMI KAND 2,10 7,20
    21 SIRCA KOSK [NET] STAR 2,00 9,30
    22 KADIR GECESI MEVLID YAYINI TGRT 2,00 7,10
    23 ATV SPOR HABERLERI ATV 2,00 7,00
    24 KADIR GECESI MEVLID YAYINI KAN7 2,00 5,90
    25 RAMAZAN SEVINCI TRT1 1,90 8,50
    26 GUNUN ICINDEN SHOW 1,90 7,40
    27 MAC BASLIYOR KAND 1,90 6,80
    28 MACA DOGRU KAND 1,90 6,70
    29 YAGMURDAN SONRA [NET] STV 1,90 6,50
    30 SERAP EZGU ILE BIZ BIZE [NET] SHOW 1,80 17,20
    31 HULYA AVSAR''LA SEN BILIRSIN [NET] ATV 1,80 10,20
    32 HABER GUNLUGU ATV 1,80 6,60
    33 KANAL 1 ANA HABER BULTENI K1 1,80 6,30
    34 SABAHLARIN SULTANI [NET] KAND 1,70 15,80
    35 TRT ANA HABER BULTENI TRT1 1,70 6,10
    36 STAR SPOR STAR 1,70 6,10
    37 CHELSEA-BARCELONA STAR 1,60 24,80
    38 ILK ASKIM (TKR) [NET] ATV 1,60 14,90
    39 UCAN KUS [NET] SHOW 1,60 9,50
    40 SPORDA BUGUN STV 1,60 5,70
    41 SPOR SAYFASI [NET] SHOW 1,60 5,70
    42 ISLAMIYETIN DOGUSU. [NET] KAN7 1,60 5,40
    43 KURSUDEN GONULLERE (KANDIL OZEL) STV 1,60 4,90
    44 EYUP SULTAN''DA SAHUR [NET] KAN7 1,50 15,40
    45 BELALI BALDIZ (TKR) [NET] ATV 1,50 14,40
    46 ESRA CEYHAN''LA [NET] KAND 1,50 12,70
    47 ISIKLI AYAKKABILAR (TV FILMI) [NET] TGRT 1,50 4,70
    48 KADIR GECESI MEVLID YAYINI STV 1,50 4,60
    49 SAFIYELI FAIK SABAHLARA SENLIK [NET] STAR 1,40 13,80
    50 SAKLAMBAC (TKR) [NET] ATV 1,30 11,80
    51 EYUP SULTAN''DA IFTAR [NET] KAN7 1,20 6,40
    52 OMER MUHTAR ''COL ASLANI'' TRT1 1,20 4,30
    53 MAC BASLIYOR [NET] SHOW 1,20 3,60
    54 SAMPIYONLAR LIGI MAC OZETLERI STAR 1,10 20,70
    55 TANRI MISAFIRI. [NET] ATV 1,10 10,80
    56 YESIL ELMA [NET] STV 1,10 10,70
    57 VAY ANAM VAY (TKR) KAND 1,10 10,60
    58 PANIK ODASI (Y.S) [NET] ATV 1,10 9,10
    59 ASR-I SAADETTEN TABLOLAR [NET] KAN7 1,10 5,20
    60 FLASH HABER BULTENI [NET] FLAS 1,10 4,00
    61 IBRAHIM BEY VE KURAN''IN CICEKLERI (Y.S) ATV 1,10 3,50
    62 GUN ARASI HABERLERI KAND 1,00 10,20
    63 HUGO VE TOLGA ABI [NET] K1 1,00 7,70
    64 KURSUDEN GONULLERE STV 1,00 5,50
    65 KADIR GECESI MEVLUD DUASI STV 1,00 3,40
    66 BIZIM EVIN HALLERI [NET] K1 1,00 3,30
    67 CUNEYT ARKIN''LA SIRLARA YOLCULUK (TKR) [ STAR 0,90 20,05
    68 DOBRA DOBRA [NET] KAND 0,90 14,60
    69 CIZGI FILM PARTISI [NET] K1 0,90 8,60
    70 GUN ORTASI HABERLERI ATV 0,90 8,40
    71 GUMUS (TKR) [NET] KAND 0,90 8,20
    72 WOODY WOODPECKER SHOW (OGLE) K1 0,90 8,00
    73 LUTFEN BU KONUYA GIRMEYELIM [NET] STAR 0,90 7,70
    74 SON ILAC (TV FILMI) [NET] STV 0,90 4,40
    75 IKI DAMLA GOZYASI (TV FILMI) [NET] TGRT 0,90 4,10
    76 18:00 HABERLERI TRT2 0,90 3,70
    77 GOKHAN TASKIN''LA GECE HATTI [NET] FLAS 0,90 3,50
    78 ANA HABERE DOGRU K1 0,90 3,20
    79 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 0,80 20,70
    80 HIRSIZ-POLIS (TKR) KAND 0,80 10,60
    81 MAHPUS (T.S) SHOW 0,80 10,40
    82 SUPER SABAH [NET] ATV 0,80 9,70
    83 MICKEY VE DONALD''IN MACERALARI (OGLE) TRT1 0,80 7,10
    84 INCI ERTUGRUL SIZIN SESINIZ [NET] TGRT 0,80 6,30
    85 KUTSAL TOPRAKLAR STV 0,80 5,40
    86 IFTAR ZAMANI [NET] STV 0,80 4,80
    87 TGRT SPOR TGRT 0,80 2,70
    88 KANAL 7 SPOR KAN7 0,80 2,70
    89 TGRT ANA HABER BULTENI TGRT 0,80 2,60
    90 CIFTE BELA (Y.S) [NET] K1 0,80 2,40
    91 COCUKLAR DUYMASIN (TKR) [NET] ATV 0,70 13,20
    92 BESINCI BOYUT (TKR.) [NET] STV 0,70 13,00
    93 EN KOMIK AN (GECE) SHOW 0,70 12,10
    94 SONSUZ ASK [NET] SHOW 0,70 10,80
    95 ABBAS GUCLU ILE GENC BAKIS KAND 0,70 10,80
    96 BUYU (TV FILMI) KAN7 0,70 9,70
    97 SABAH NESVESI [NET] STV 0,70 8,30
    98 SHOW TV HABER (OGLE) SHOW 0,70 7,10
    99 PERSEMBE HIKAYELERI [NET] SHOW 0,70 6,80
    100 TRT SPOR TRT1 0,70 2,60
#21.10.2006 10:25 1 0 0
#03.09.2006 12:57 1 0 0
  • Hapishane müdürü hic ziyaretcisi gelmeyen mahkuma sordu :
    - Senin hic kimsen yok mu ? Gelip gidenin olmuyor. Mahkum boynunu
    bükerek cevap verdi:
    -Var ama , hepsi de icerde.
#19.03.2006 11:29 1 0 0
  • Konu: dualar
    yaradalan mahkum ne aciziz allah vermesin birde yol gösteren olmasa GAVUR GÖMÜLDÜK heleki varsin SAGOL BiZi DiRiLDiYiN icin
#15.03.2006 15:46 1 0 0
  • Konu: dualar
    amin tum dualar kaul olsun
#14.03.2006 15:35 1 0 0
  • Konu: dualar
    ALLAH kudretini üzrinden eksik etmesin BABAM sen nesli tükenmis insanlardansin VAROLASIN.
#13.03.2006 12:48 1 0 0