Bir boğaza bir tünel yapılması gerekmektedir ve bununla ilgili ihale açılır. İhaleye giren firmalar ise Japon, Fransız ve Türk şirketleridir, ancak üç firmadan da aynı fiyat alınır. Dolayısı ile sonucu görüşmeler belirleyecektir. İlk olarak Japon firma çağrılır:
Japonlar:
"Biz iki yakadan başlarız oratada en fazla bir metre hata ile buluşuruz, o da hemen düzeltilir, önemli bir şey değil." demişler.
Yetkililer:
"Güzel, ancak diğer firmalarla da görüşmek lazım." der.
Fransızlar:
"Biz de iki yakadan başlarız ortada en fazla on santim hata ile buluşuruz, nerdeyse kusursuz olur." demişler. Yetkililer bu habere çok sevinmiş, sıra ise Türk firmaya gelmiş.
Türkler:
"Valla biz de iki yakadan başlarız fakat ortada buluşur muyuz o bilinmez, buluşursak bir tane buluşamazsak iki tane tüneliniz olur."
Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek
dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat
cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir.
Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın
kapısından
iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir
ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez.
Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin
magazaya >gider.
Ve....
1.KAT'ın kapısında sunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin
calısacak >bir isleri var ve cocukları da severler".
Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: "Eh, hic yoktan iyidir ama
bir
de ust kata bakalım".
2. KAT'ın kapısında yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir isleri
var,
cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar.
Kızlar: "Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?"
3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var,
cocukları >severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de
yardım
ederler". Kızlar: "Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar
da var."
4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok
severler, >gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca
son derece romantiktirler".
>Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin
bekledigini bir dusunun!"
Ve bir kat daha cıkarlar...
5. KAT'ın kapısında sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve sadece,
kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur.
Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız
Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krızi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir hayal görüyor. Azraili görüyor ve soruyor:
"Benim saatim geldimi?"
Azrail cevap veriyor:
"Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve de 8 günün var".
Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdittiriyor, dudaklarını doldurtturuyor vs. Yeniden doğmuş gibi oluyor.
Daha uzun bir süre yaşıyacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatin değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya geçiyor ki ambulans çarpıyor. Ölüyor.
Cennette Azrail'e soruyor:
"40 seneden daha fazla yaşıyacağımı sanıyordum! Neden ozaman bana o ambulansın çarpmasını sağlayıp, beni öldürdün?"
Nasreddin Hoca, bir handa yemek yemek ister. Ancak onunla aynı zamanda başka bir yolcu daha hana girmiştir ve yemek üzere sadece bir balık vardır. Hancı bunu paylaşın der. Balık gelir ve hoca
-"Ben kafasını yemek istiyorum", der.
Diğer yolcu bunun nedenin sorar, Hoca açıklar:
-"Çünkü, balığın kafası zeka yapar, kafanın daha iyi, daha sağlıklı çalışmasını sağlar!"
Bunun üzerine diğer yolcu hemen münakaşa çıkarır ve balığın başını yemek istediğini söyler. Bunun üzerine Hoca balığın gövdesini, diğer adam da başını yer.
Bir süre sonra, balığın başıyla doymayan adam hocaya çıkışır:
-"Hocam, başını ben yedim ama sen bütün gövdeyi yiyip karnını doyurdun, bense aç kaldım."