Baby GirL

Baby GirL

Üye
24.04.2005
Uzman Onbaşı
3.908
Hakkında

  • Konu: Limon Arzusu
    Vaktiyle hamile bir kadın, komşusuna misafir olur. Oturdukları odada dalları limonlarla dolu olan büyük bir limon ağacı görür. Canı limon ister ama bir türlü komşusuna söyleyemez, utanır.

    Bir ara komşusu mutfağa gidince o, yakasından çıkardığı bir dikiş iğnesini limona batırır ve deldiği yerden limon suyunu emmek suretiyle bu arzusunu tamin eder.

    Nihayet bir erkek evledı dünyaya gelir. dışarıda dolaşma, oynama, daha doğrusu yaramazlık yapma çağına gelince dışarı çıkar. O zaman bazı insanlar tutukla su taşırlar. bu çocuk eline bir çivi alır ve su taşıyan adamların arkalarına takılır. Tulukları deler ve akan sudan içmeye başlar. Bu durum birkaç gün böyle devam edince hemen çocuğun babasına durumu anlatır, bu yaramazlığından dolayı oğlunu şikayet ederler.

    Adam düşünüp taşınır. Çocuğunun niçin böyle yaptığına bir türlü akıl erdiremez. Durumu hanımına anlatır. Çocuğun niçin böyle yaptığını sorar. O da başından geçen hadiseyi olduğu gibi anlatır.

    Bu işin nerden kaynaklandığını anlayan aile reisi karısına:
    - Hemen komşuya git ve hareketini anlat, sonra da helallik dile. Şayet böyle yaparsan öyle zannediyorum ki oğlumuz da bu garip hareketlerden vazgeçer, der.

    Kadıncağız komşusuna gidip vakiyle başından geçen hadiseyi anlatır. Kendisnden özür diler, hakkını helal etrmesini ister. Komşu hanımı da bu duruma çok üzülür. Neden o zaman limon istemediğini; değil bir limonun ağaçta bulunan bütün limonların feda olmasını belirten komşu hakkını helal eder. O zaman Allahın izniyle çocukları da bu garip hareketlerinden vazgeçer.
#08.11.2005 00:49 2 0 0
  • Resül-i Ekrem (s.a.v her zamanki gibi meclisinde oturmuş ve dostları da etrafında halka şeklinde, onu bir yüzük taşı gibi ortaya almışlardı. Bu arada eski elbiseli fakir bir müslüman kapıdan içeriye girdi. İslami adetlere göre herkes her hangi mevkide olursa olsun bir oturuma girince nerede boş yer bulursa hemen oraya oturmalıdır. 'Benim canım şurasını istiyor' görüşüyle özel bir yere oturmak gerekmez. O adam etrafına bakındı ve boş bir yer buldu; gitti oraya oturdu. Tesadüfen ileri gelen zenginlerden birisinin yanına oturmuştu. Zengin adam elbisesini toplayarak ondan bir az uzaklaştı. Bu hareketleri izleyen Resul-i Ekrem (s.a.a) ona dönerek:
    - Fakirliğinden sana bir şey geçer diye mi korktun?
    - Hayır ya Resülallah.
    - Servetinden ona bir pay düşer diye mi korktun?
    - Hayır ya Resülallah.
    - Elbiselerin kirlenir diye mi korktun?
    - Hayır ya Resülallah.
    - O halde niçin yanından uzaklaşıp bir kenara çekildin?
    - Yanlış bir iş yaptığımı ve hata ettiğimi itiraf ediyorum. Şimdi bu hatamın telafisi ve bu günahımın keffaresi olarak servetimin yarısını bu müslüman kardeşime vermeye hazırım dedi. Çünkü ona karşı yanlış bir hareket yaptım. Beni bağışlayın ya Resülallah.
    - Eski giyimli adam: Fakat ben bunu kabul etmeye hazır değilim.
    - Cemaat: Niçin?
    - 'Çünkü bir gün beni de bir gururun sarmasından ve bir müslüman kardeşime, bu gün bu şahsın bana yaptığı gibi, aynı hareketi yapmaktan korkuyorum, der.
#08.11.2005 00:46 2 0 0
  • KÜÇÜK KIZ, kendini bildiği günden beri annesinden büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle, pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı.

    Ona göre, nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman. Ama ilk okula başlayınca işler değişti. Arkadaşları, onun
    hiçde güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi.

    Küçük kız, ilk önceleri onlara inanmadı. Çünkü herkes birbirini kıskanıyordu. Ama bir kaç yıl içinde gerçeklerle yüzleşti.
    Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü, çiçek bozuğu bir cilde sahipti.

    "Badem" dediği gözleri ise şaşıydı. Vücudu da bir serviyi andırmıyordu. Demek ki annesi onu aldatmış ve yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.......

    Genç kızın anne sevgisi, kısa bir süre sonra nefrete dönüştü. Evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen yüzüne bakan yoktu. Üstelik de gözleri, bütün tedavilere rağmen düzelmiyordu.

    Genç kız, doktorların gizlice yaptığı konuşmalardan kör olacağını anladığında çılgına döndü ve kendisini hâlâ çocukluk yıllarındaki ifadelerle seven annesinin bu yalanlarına dayanamayıp evi terk etmeye karar verdi.

    Fakat annesi, uzak bir yerde iş bulduğunu söyleyerek ondan önce davrandı. Ve kazandığı paraları bir akrabasına gönderip, kızına bakmasını rica etti.

    Genç kız bir süre sonra görmez oldu. Karanlık dünyasıyla baş başaydı.
    Bu arada annesini hiç merak etmiyordu. Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı.
    Bir gün doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını söyleyerek kızı ameliyat
    ettiler. Ancak o, gözünü açtığında yine aynı yüzü görmekten korkuyordu.
    Fakat kör olmak zordu. En azından kimseye yük olmazdı. Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında, müthiş bir çığlık attı.
    Karşısında bir dünya güzeli vardı. Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü.

    Yüzündeki bozukluklar tamamen kaybolmuştu. Çok kemerli olan burnu düzelmiş, kepçe kulakları normale dönmüş ve yaban otlarını andıran saçları, dalga dalga olmuştu.
    Genç kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak

    - Sanki yeniden dünyaya geldim!. dedi. Yüzümde hiçbir çirkinlik kalmamış.
    Estetik ameliyatı siz mi yaptınız?
    Yaşlı doktor
    - Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!. diye gülümsedi.

    Annenin bağışladığı gözleri taktık. Sen, O' nun gözünden gördün kendini!..noimage
#13.06.2005 13:29 2 0 0
  • Kadin Çocuktur Aslinda

    Çocuk gibi davranmayi sever. Bir çocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadini. Ama ayni zamanda hiçbir kadin çocuk muamelesi de görmek istemez. Söyledigi seyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister. Yani bir kadinin çocukluk yapmasina izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz...

    Bir Kadin Güçlüdür Aslinda.

    Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez. Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler. Böylece hem daha çok kadin oldugunu hissedecektir hem de erkeginin ne kadar güce sahip oldugunu görecektir. Ancak kadini gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar...

    Bir Kadin Sevgidir Aslinda.

    Içinde her zaman olagan üstü bir ask tasir. Sevdiklerinden kolay kolay ayrilamaz. Sevdiklerini kolay kolay kiramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadinin tam anlamiyla sevebilmesi için yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birseyi sevmezse de onu asla sevmesi için zorlayamazsiniz. Belki kolayca yüregine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmedigi halde terk etmeyen kadinlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri "acimak" duygusudur...

    Bir Kadin Yalnizdir Aslinda.

    Hiçbir zaman kadini bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnizdir. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanin kapisini açamaz. Yalnizlik onun siginagidir. O siginaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar verir. Siginaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz...

    Bir Kadin Çilgindir Aslinda.

    Neler yapabilecegini hemcinsleri dahi hayal edemez. Yaraticiliginin siniri yoktur. Ama bunu ortaya çikartmak için hayatinin erkegini bekler. Hoyratça harcamaz yaraticiligini. Sadece erkegine saklar. Bir kadinin gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz demektir. Çünkü yasaminiz asla siradan olmayacaktir...

    Bir Kadin Hayattir Aslinda.

    Çünkü hayatin içinde olan her sey ancak kadinlar oldugunda anlam kazaniyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadinin elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup içtiginiz su arasindaki lezzet farkini anlayabiliyor musunuz? Anliyorsaniz ne mutlu size. Anlamiyorsaniz ne yazik ki yasamiyorsunuz
#25.01.2006 01:18 1 0 0
  • Londra'daki King College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, vücudumuzun bize hayatımızı kurtaracak tam 15 ipucu verdiğini ortaya koydu.
    Sağlıklı yaşam konusunda birçok araştırmaya imzasını atan; Londra'daki King College Hastanesi Gerontoloji (yaşlanma bilimi) Enstitüsü'nde araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Wale, "Sadece parmaklarınızın uzunluğu bile sizin sağlığınız hakkında kayda değer bilgi sahibi olmamızı sağlıyor aslında. Siz de vücudunuzla ilgili önemli detaylara; dikkat ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz " diyor ve ekliyor: "Vücudunuz; siz fark etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor.
    "Prof. Wale'ye göre, tırnaktan gözlere, doğum kilosundan avuç içine kadar vücuttaki her şey birer gösterge. O halde bir test yaparak ne kadar sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Wale'nin "İşte hayatınızı kurtaracak 16 ipucu" dediği test şöyle:

    1.Tırnaklar :
    Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik yada; morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.

    2. Nefeslerinizi sayın :
    Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

    3. Gözler :
    Aynada gözlerinizden birine bakın. İris'in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan kalp sorunlarının da en büyük habercisi.

    4. Avuç içinize bakın :
    Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demek.

    5. Hafıza kontrolü :
    Bir tepsinin üstüne rasgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer'le karşılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

    6. Kas kontrolü :
    Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa,kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.

    7. Görünüş :
    Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün.
    Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.

    8. Tiroit misiniz? :
    Kollarınızı yere paralel olarak tam karşınızda birşeye uzanıyormuş gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok.

    9. Düz yürümek :
    Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.

    10. Doğum kilonuz :
    Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

    11. Beliniz kalın mı? :
    Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riskiniz daha fazla.

    12. Tuvalet sıklığı :
    Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık tuvalete gitmektir.

    13. Nabız kontrolü :
    Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70'in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

    14.Dişlerinizi fırçalayın :
    Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir.

    15. Parmak uzunluğu :
    İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla.

    16. Ayak bilekleri :
    Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

    Dr. Ahmet Cetinbudaklar
#08.11.2005 04:32 1 0 0
  • Evet ßayanLar
    ßu ßöLümde tek konumuz var
    ßende dü$ündüm ta$ındım
    ta$ındım dü$ündüm..
    ßoard'ımızın resimLerinin Savcısını eLe aLmak istedim..
    ßütün ßayanLarı ßekLiorum
    Karßeyaz aßLam hakkında dü$ünceLeriniz ?

    (ßen ßu konuyu acarken $eyi dü$ündüm
    Her hafta ßi ßayan icin konu acaLım
    oLumLu oLumsuz özeLLikLerini
    Sayqı Sevqi Cercevesinde payLa$aLım
    ßirßirimizi daha iyi anLayaLım , tanıyaLım
    yanLı$mı dü$ünmü$üm ? :)
    iLk hafta taLihLisi Kayßeyaz aßLam
    Hadi ßa$LayaLım..)
#02.11.2005 03:28 1 0 0
  • Konu: ÖNEMLİ
    @Whirling Dervish

    1. qüzeL ßi konu saoL deqindiqin için
    2. sen MiLLetini haLkını tanımıyormusun ey Dervish ?
    3. ßu DevLet KadınıyLa erkeqiyLe i$cisiyLe ciftcisiyLe Asker Doqmu$ Vatan uqruna Can vermi$tir.
    4. 2 ve 3üncü MaddeLere dayanarak diyorum ki

    - ßu miLLet Her$eyi Hazmetmi$ qörünsede hiç 1$eyin aLtında kaLmaz. heLede Vatan ßayrak söz konusu oLduqu zaman...
#13.09.2005 21:05 1 0 0
  • Çocuğunuzun yuvaya hazır olup olmadığını, onun davranışlarından anlamak mümkün. Annelerinden ayrılırken sıkıntı yaşamayan çocuklar, okul ya da yuvaya daha kolay alışıyor

    noimage

    Türk Psikologlar Derneği'nden Doç.Dr. Melike Sayıl, bir çocuğun ilkokul ya da yuvaya hazır olduğunun en önemli işaretinin, anneden ayrılırken sıkıntı yaşamaması olduğunu belirtti. Anneden ayrılmaya istekli olan çocuklar yetişkinlerle kolayca kaynaşabiliyor. Ayrıca bu çocuklar parklara gittiklerinde de kolayca arkadaş edinebiliyorlar. Çocuğun, bu korkunun önüne geçebilmesi için ev dışındaki yaşam konusunda cesaretlendirilmesi gerekiyor. Bu cesaretlendirmenin de çocuğun hayal kırıklığı yaşamayacağı, strese girmeyeceği ortamlarda yapılması öneriliyor. Örneğin çocuğun yuvaya alıştırılması için öğretmeniyle önceden tanıştırılması, yuvanın bahçesini bir kaç kez ziyaret etmesi, 10 dakikalık sürelerde yuvanın oyun salonuna girip çıkması gerekiyor. Hatta çocuğun yuvaya uzun bırakıldığı ilk günün akşamında diğer çocuklardan çok daha erken bir saatte alınması öneriliyor.
#04.09.2005 13:26 1 0 0