Kainatın Efendisine...Seni hayal etmek bile bu kadar mutlu eder mi insanı? Ya ruh inceliğimizinşahitleri olan, meleklerin kulaklarındaki küpelerden daha değerli olan ogözyaşlarımızı Senin için sarfetmek... Ağyara dökülürken o inci tanelerininızdırap vermesi, ama asıl hakiki sahibine atfedince sonsuz güzelliklere garkolması... Her şey Senin varlığınla alâkadar olunca ehemmiyet kazanıyor. Bütünvarlık Sana hasret Efendim, Senin getirdiğin o nurlu çağı özlüyor. Öyle ki,dünyanın ikindi vakti en saadetli asırdı. Çünkü kainat yaratılış sebebinitanımıştı. Bütün varlık Sana aşık olmuş, esfel-i safilindenâlâ-yı illiyyine çıkmıştı.Ay Senin aşkından dolayı ikiye bölünmüştü. Yılan, Hazreti Ebu Bekiriısırmak zorunda kalmıştı, sırf Seni görebilmek için...Bir ağaç kütüğü inim inim inleyerek ağlıyordu ve hasretle kopan bir taş, Sanabir kez olsun dokunabilmek için o mübarek dişine çarpmıştı.Şimdi biz de Seni özlüyoruz ya Rasûlallah!Olur ya, bir gün gelirsin diye boş bir seccadeye gül koyuyoruz; öyle ki, o gülbile Seni orada beklerken sararıp soluyor. Biz bir gül kadar bile olamadık yaRasûlallah!Bunca günahımıza rağmen yine de, rüyada bile olsa teşrif eder misin? Günahlarlakirlenen kalbimizi temizler misin ya Rasûlallah?Bizler burada Sana müştak seyircileriz. Hepimiz ayrı ayrı fıtratlardayaratıldık. Büyük kova-küçük kova misali, Senin aşkını istidadımıza göredolduruyoruz.Hakiki erenler, büyük kovalara sevgi kaselerini daldırırlarken, yolda kalmışlarveya Senin sevgini tam derk edememişler küçük kovalara daldırıyorlar.Bizler bu dünyada olmasa da, Cennette Senin o mübarek gül cemalini göreceğimizinümidi içerisindeyiz. Belki de Sen "Bu güzelliğe sizin kalbiniz dayanmaz,olduğunuz yerde düşüp kalırsınız" düşüncesiye, yüzünü nazlı bir gelin edasıylasaklıyorsun. Ne kadar da düşüncelisin!Bizler de, bunları düşünürken sadece Hak rızasına ve sana kilitleniyoruz.Yaptığımız salih amellerde, bizim Seni zahiri olarak göremediğimizi ama Seninher an bizi gördüğünü hissederek on sekiz bin aleme Seni sevdiğimizihaykırıyoruz.Bu haykırışın içinde dönüp bir anlık kendimize baktığımız zaman Hazreti Sevban(radiyallahu anh) gibi korkuyoruz. Cennete gitsek bile aşağı mertebelerdetakılıp kalacağız diye, ama hemen ardından Senin ruhlara hayat üfleyen elmas,yakut, pırlanta sözlerin çınlıyor kulaklarımızda:"Kişi sevdiğiyle beraberdir"Bizler istidadımız nisbetinde Seni çok seviyoruz ve inanıyoruz ki, Sen debizleri çok seviyorsun. Sevmesen gözyaşlarına boğulur muydun?Günahlarımız dağlar cesametinde ama Senin o engin sevgi denizinde, bizimgünahlarımız sadece bir damla hükmünde kalır.Şimdi ya Rasûlallah, ölü ruhlarımızı diriltip yine sevgi şerbetiyle imdadımızakoşar mısın? Kanayan manevi yaralarımıza merhem sürer misin? Ve bir gün, rüyadabile olsa, O nazlı yüzünü gösterir misin?Binlerce Salat, binlerce selam, ağaçların yaprakları adedince, denizlerinköpükleri adedince ve yağmur katrelerinin miktarınca Senin üzerine olsun Ey Allah'ın Sevgilisi
Rabbimiz, Sen avuçlarımıza düşen gözyaşlarından haberdârsın. Sen o elleri ve göz yaşlarını geri çevirmezsin.
Sevgili Rasulün, bizim hakkımızda ne dilediyse, biz de onları diliyoruz. Bizim için nelerden sakındıysa, biz de onlardan sakınıyoruz. Bütün işlerimizi Sana havale edip, her şeyimizle Sana sığınıyoruz.
Her bir şerden ve kötülükten Sana sığınıp, her bir güzeli ve hayrı Senden istiyoruz.
Bizi, kendine dost seçinceye kadar yaşat ve aşkınla yandığımız bir anda canımız al!.. Ki ölüm, aşkın adı olsun. Ölüm, vuslatın tadı olsun.
Ey gecenin ve dahî asaletin, zerafetin, muhabbetin hayran kaldığı kara sevdamız, Kabe!
Ey Ravza! Ey Efendimiz! Ey canımız! Ey yanık, en yanık hüzün!
Ey gözyaşımız! Ey yangın yürekli Medine!
Ey Peygamberimi seven Uhud! O'nu sevmeyi senden mi öğrenmeliyiz?
Ve her şeyin sahibi! Sevmeye, şükretmeye, kulluğa aciz kaldığımız! En güzide yolculuğumuzun ev sahibi! Gönlümüzün sahibi! Bizlere aşkını ve "ümmeti" diye endişelenen Sevgili Habibinin muhabbetini bahşet! İstiyoruz ki, gönlümüzün inşirâhı hep sürsün!
Bizler, bu çatı altında, güzide bir ortam ve büyük nimetler içinde bulunuyoruz. Nimetin büyüklüğü altında ezilsek bile, biliyoruz ki, kadrini idrak edemiyoruz. Kadrini bilemiyoruz diye elimizden alma Rabbim!
Afv et bizi! Senin evlerinden bir ev olan bu mekanı ve bunun gibi mekanları, evlerini, mescitlerini koruyacağın gibi, bizleri de kıyamete kadar koru...
Rabbimiz! Bizleri Sana layık kul, Peygamber Efendimizv -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e layık ümmet eyle!
Âmîn... Âmîn... Âmîn...
__________________
__________________
dünyada iki şeyi unutmayın, ALLAHI ve ÖLÜMÜ , dünyada şu iki şeyide unutun ,birinin size yaptığı KÖTÜLÜĞÜ ve sizin birine yaptığınız İYİLİĞİ .HER