11 kişi bir helikopterden sarkan halata asılıdırlar.
10 erkek ve bir kadın. ip herkesi taşıyacak kadar
güçlü olmadığı için içlerinden birinin ipi bırakması gerektiğine
karar verirler. Yoksa hep beraber düşecektirler. Bu kişinin kim
olacağına karar veremezler ama o anda kadın çok etkileyici bir
konuşma yapar.
Tamamen gönüllü olarak ipi bırakabileceğini söyler.Çünkü bir
kadın olarak, kocası için, çocukları için ve aslında genelde erkekler
için her şeyi bırakmaya alışık olduğunu söyler,hem de karşılıksızca ...
Hikayesini bitirir bitirmez,tüm erkekler onu alkışlamaya
başlarlar....
işte kadının zekası...10 erkek toplam zekası=1 kadın zekası eder.
bir kardelen gibi tek mevsim değil 4 mevsim seviyorum seni.o zaman ben kardelenden cesurum sevgili...baş kaldırmıyorum belki düzene sensizliğe ama sessizce usulca asilce seviyorum ben seni.
özledim seni..
yokluğuna bir kaç fiil biriktirip özlemene özneler vurdum...
bir dağ başı ıssızlığı gecenin en karanlık noktasındaki en sönük ışık bile olsan umudumsun beklerim seni..
özledim seni...
oysaki ben küçücük bir dünyanın yüreği büyük prensesi sense prensiydin.en önemliside notaları sahipsiz yarım kalmış bir türkü artık senin yokluğun.hani geldesem gelemezsin biliyorum.cesaretimin tükenişliğini izliyor içimdeki küçük kız çocuğu.eteğimden çekiştiriyor kalbi kanıyor belkide seni özlediği için.
can susar gözlerim ağlar yokluğunun vahim noktasındayım anlayacağın.gözden kanda damlarmış ben bunuda gördüm.acıyı bal eyledim sensizlikte.bilirsin senden ödünç aldım ben suskunluğu.
özledim seni...
şairinde dediği gibi "ben burda sana yanarken sen kimbilir nerede üşüyorsun"
ben sana yanıyorum sende bana üşüyorsun.en olmadık zamanlarda düşüyorsun gözlerimden en vurgun saatlerde.hayallerimin en cam anında.camdan hayaller kuruyorum ben sana.öyle ya senin yokluğunda geçilen hayalde mantık arama.kızmada bana.seni yeşil gözlü bir güverciğinde görüyorum diye.yeşil gözlü güvercinmi! deme dedim sana kurduğum hayalde mantık arama.sınır tanıma....
özledim seni...
bir anadolu türküsü dolandı dilime.masallar büyüttüm.küçük bir prenses koca bir dev girdi araya.prensini bekledi hep prenses.devi yenmeye çalıştı küçücük bedeniyle.asilce savaştı hasret denilen devle.bütün silahlarını kuşandı.kurşuna dizdi yalandan askerlerini.gözlerini nöbet saldı yollarına.her adımda seni sordu sokaktaki kaldırım taşlarına.sende gözlerini kapa ve pusulu gözlerinin kahvesinde ara beni.
ey sevgili diyeceğim o ki...
"bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varsa kahve gözlerinin bin yıl hatırı vardır"bin yılda olsa beklerim seni...