el*nino

el*nino

Üye
14.11.2005
Acemi Er
46
Hakkında

#18.11.2005 00:21 0 0 0
#17.11.2005 20:56 0 0 0
  • ALMAN ORDUSU VE MİCROSOFT

    --------------------------------------------------------------------------------
    19 Mart 2001 ...

    Kaydettikleri tüm verilerin ve yazışmaların ABD gizli servisleri tarafından öğrenildiğini farkeden Alman ordusu ve Dışişleri Bakanlığı, Microsoft yazılımlarını kullanmayacaklarını açıkladı.

    Alman Der Spiegel Dergisi'nde yer alan iddiaya göre, asrın casusluğu Microsoft programlarındaki gizli ana şifreyi kullanan Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından gerçekleştirildi.

    Alman yetkililer, Telekom ve Siemens'ten güvenli yazılım programları geliştirmelerini talep etti.


    bunun yanısıra ufak bir kaç eklemede ben yapmak istiyorum.

    yahoo - google - hotmail - ıcq gibi elektronik iletişim ve arama motorlarıda oluşturdukları veritabanları ile kayıtlı tüm kullanıcılar hakkında cok ince detaylara kadar bilgi sahibi oldukları biliniyor.en önemli olay ise bunların fbı cıa ve mosad gibi bir takım istihbarat servislerinin veritabanlarına aktarıldığı iddaası.
#17.11.2005 15:51 0 0 0
  • bu konu çok ilgimi çekti oldukça eski tarihli bir gazete makalesinden.sizlerle paylaşmak istedim.yanlız döküman olduğu için burada yayımlamak daha doğru olur diye düşündüm.umarım anlayış gösterirsiniz.

    makale tarihi: 06.02.2004


    Casusunuz Windovs

    Son bir yılda dünyanın muhtelif yerlerinde gen bilimiyle ilgilenen 100'ü aşkın bilim adamının bir çoğu normal gibi gelen ölümlerle hayata veda ettiğini biliyor muydunuz?

    İsviçre'de eğitimcilik yapan akademik kariyer sahibi bir dostumdan aldığım son mesaj, bana tekrar "Neler oluyor?" sorusunu sordurdu. Olay şöyle gelişiyor:

    Bir amatör, internette bitki genetiği ile ilgili 10 gün süren yoğun bir arama tarama faaliyeti gerçekleştiriyor. Bir süre sonra işyerine bir telefon geliyor. Telefondaki ses randevu talebinde bulunuyor.

    Tahmin edin bakalım, gelen kim? Evet, bir İsrail Yahudisi. İsrail'deki bir firmanın temsilcisi olduğunu söyleyen şahıs bitki genetiği alanında ortak projeler üretme teklifiyle geldiğini söylüyor. Anlaşılan o ki, muhataplarının bu alanda ne kadar mesafe kat ettiğini, neler bildiğini öğrenmek istiyor.

    Muhatap, kendisinin mesleğinin ve uzmanlık alanının bu olmadığını, zaten iş yerindeki faaliyetlerinden de bunun anlaşılabileceğini dile getiriyor. Aldığı cevap, dostumun arkadaşının ağzını hayretten bir karış açık bırakıyor:

    "O halde niye bitki genetiği konusunda araştırma yapıyorsunuz?"

    Sentim Bilgisayar'ın Network Grup Sorumlusu, mesajın devamında bizzat yaşadığı bir olayı aktarıyor. Yaklaşık üç yıl önce Filipinler'de bir ISP'nin veri alış-verişini izlerken birden bir şey fark ediyor: Kendi bilgisayarından sürekli bilgi çekiliyor. Fakat bu onun bilgisi ve isteği dışında yapılıyor. Olayın kahramanı diyor ki:

    "Kendi kendime güldüm, biz hackerlik yaparken el alem bizi hackliyordu. Hemen işi gücü bıraktım olayın peşine düştüm. Kendi yazdığım firewall programının raporlarında hiçbir problem gözükmüyordu. Bilgisayarımda port taraması yaptım ilginçtir ki güvenli iki port dışında başka hiçbir portum açık değildi. Sonunda detaylara inince öğrendiklerim gerçekten kanımı dondurdu. Çünkü 128 bitlik SSH lar halinde (yani şifrelenmiş şekilde) bilgisayarımın fiziksel özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda harddiskimdeki tüm verilerin dosya isimleri biryerlere gönderiliyordu ki tahmin edersiniz bu yer Amerika'daki bir yerdi. Nasıl oluyordu da bilgisayarımdaki veriler birleri tarafından gizlice çekiliyordu. Bunun önüne geçmeye çalıştım nafile. Çünkü bilgisayarımdan ya internete girmeyecektim ya da duruma katlanacaktım. Hemen temiz bir HDD takıp bilgisayarın fiziksel adresini değiştirdim. Benim için problem sona ermişti ya başkaları için?"

    Evet, anladığınız gibi windovs "casusluk" yapıyordu. Hem de parasını bizden alarak&

    İlginçtir, şimdiye dek bilim ve sanat CD'lerinin kopyalanması konusunda bir çok özel ve tüzel kişilik bendenizden bu işin fıkhi hükmünü sordu. Bu sorular içerisinde Windovs ürünlerinin kopyalanması sorusu hayli yekun tutuyordu. Bu fakir her seferinde Windovs dışı ürünlerin kopyalanmasıyla Windovs ürünlerini iki ayrı kategori olarak değerlendirdim. Gerekçelerimi de açıkladım. O gerekçelerim arasında Windovs'un "casusluğu" bulunmuyordu. Şimdi artık o da var. Ve böyle yapmakla nasıl isabetli bir değerlendirme yaptığımı şimdi bir kez daha anlıyorum.

    Sonuç dehşet: Windovs, her kullanıcısının muhbiri olan bir program. Ona para vererek alanları "safalak" konumuna düşürerek casusluk ettiği yetmiyormuş gibi bir de zımnen hakaret ediyor. Orwel'in 1984'ünde bizi gözetlediğini söylediği "büyük birader"in gözlerinin Windovs olduğu anlaşıldı.

    Peki, ne yapmalı?

    Aslında bu soruya cevap bulmak benim işim değil. Alanım da değil. İşi bilenler şu soruyu hep soruyorlar: Windovs kaynak kodlarını neden açıklamıyor? Bu yıl itibarıyla Windovs 98'den kaynak desteğini çekeceğini açıklayan Microsoft, iş kaynak kodlarını açıklamaya gelince yan çiziyor.

    Türkiye Microsoft ürünlerini en çok kullanan ülkelerin başında geliyormuş. Oysa ki başta Çin ve Rusya olmak üzere bir çok devlet resmi birimlerde bu firmanın ürünlerini yasaklamış bulunuyor.

    Bu olaylar Microsoft'un "Büyük kulak ECHELON & ENFELOP" projesinin bir parçası olduğu kanaatini pekiştiriyor. Bu proje uydu üzerinden telefon, faks, e-posta da dahil her türlü haberleşmeyi anahtar kelimeler vererek tarama projesi. Bu kelimelerden birinin geçtiği bir mesaj dünyanın neresinde olursa olsun gönderen ve gönderilen kişi, saat ve dakikası anında tesbit ediliyor.

    Proje karşıtı küresel muhalefet gittikçe artıyor. 21 Eylül'de tüm dünya ECHELON'u protesto için mesaj bombardımanına tutacakmış. Anahtar kelimeler "terör" vs. olacakmış. Ben protestoculara bir iki tüyo vereyim: asıl yazacakları kelimeler "cihad", "İslam", "Müslüman", "Kur'an" vs. olmalı. Çünkü bu projeyi şimdilerde İslam'ı hedef almış bulunuyor.
#17.11.2005 15:45 0 0 0
#15.11.2005 22:29 0 0 0
  • Klavye sesleri ile saldırı Kaliforniyalı bilim adamları, klavye tuşlarından gelen sesleri algılayarak girilen metni anlayan bir yazılım geliştirdiler.

    Bu işlemi gerçekleştirmek için öncelikle klavye seslerini algılayan bir mikrofon gerekli. Kısa bir öğrenme süresinden sonra yazılım, girilen metni %96 doğrulukla tahmin edebiliyor. Yazılımın temelinde bir sözlük ve dil bilgisi veri bankalarında alınan sinyallerin işlenmesi ve düzeltilmesi de yatıyor. Tabii arka seslerin oluşturduğu gürültüler de hata payını artırıyor.
#15.11.2005 14:04 0 0 0
  • Bermuda Seytan Ucgeni
    Atlas Okyanusu'ndaki bu bolgede, ozellikle son 60 yilda bircok gemi ve ucak kaybolmus ve bunlardan geriye tek bir iz bile kalmamisti. Kimsenin aciklama getiremedigi bu esrarengiz fenomen,icinde bilimadamlarinin da bulundugu pek cok insan tarafindan "dogaustu bir takim guclerin yaptirimi" olarak algilandi ve oyle lanse edildi.

    Ancak, uzun yillardir devam eden arastirmalar birkac yil once bir sonuc verdi ve bu gizemli olaylarin aslinda basit bir "dogalgaz cilvesi" oldugu aciklandi.Yer altindan fiskiran dogal gazlar, sadece yuksek kara parcalarindan degil,deniz ve okyanus tabanlarindan da cikarlar. Cunku deniz tabanlari da ustu suyla kaplanmis alcak kara parcalaridir.

    Ancak, okyanuslar cok derin altindaki bolgelerden cikmak isteyen dogal gazlar, oradaki cok düşük ısının da etkisiyle katı hale donusurler ve "hidrat" denilen beyaz ve tebesirimsi bir madde haline gelirler. Cok derinlere dalabilen robot kameralarinin bu bolgedeki karbeyaz okyanus tabanini ve bazi gemi enkazlarini resimlemesinden sonra konuya su bilimsel aciklama getirilmistir;

    Bu bolge, Gulf Stream denilen sicak su akintisinin da gectigi yerdir.Tabanin bazen isinmasi yuzunden, bu "tebesir gazlar" erir ve sudan hafif olduklari icin yuzeye dogru yukselirler.

    O anda, tabandan yuzeye kadar bir bosluk (vakum-girdap) olusur ve okyanus adeta delinir. O sirada oradan gecen yuzer ne varsa, derin bir kuyuya duser gibi hizla okyanusun dibini boylar. Cunku, gazin kaldirma kuvveti gemileri tasiyacak guce sahip degildir. Gaz yukselmesi sona erince bosluk tekrar suyla dolar ve geriye hicbir iz kalmadan kocaman gemiler kilometrelerce derine gomulmus olurlar.

    Ucaklarin duserek kaybolmasi ise gene ayni sebeptendir. Yuzeye cikan dogal gazlar , havadan da hafif olduklari icin yukselmeye devam ederler. Bu kez vakum , bolgenin uzerindeki atmosferde olusur. Oradan tesadufen gecen bir ucak hemen irtifa kaybeder ve motorlari durur. Cunku, motorlardaki benzinin yanmasi icin oksijene ihtiyac vardir ve o boslukta hava olmadigi icin oksijen de olmaz. Boylece ucak da, hizla okyanus tabanini boylar.
#15.11.2005 13:30 0 0 0
#15.11.2005 11:39 0 0 0
  • Bilgisayar yazılımları, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında yasal koruma altındadır.

    Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda yapılan son değişiklikler 12 Mart 2004 tarihinde Resmi Gazate'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre korsan yazılım kullanılması, kopyalanması veya satışa sunulması halinde uygulanacak cezalar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir :

    - 150 milyar TL'ye kadar ağır para cezası;
    - 4 yıla kadar paraya çevrilmeksizin hapis;
    - 3 seneye kadar meslek veya ticaretten men;
    - Korsan yazılım yüklü bilgisayarlara el konulması
#15.11.2005 11:29 0 0 0
  • Lisanslı Yazılım Kullanmak İçin 10 Sebebiniz Var!

    1. 4 yıla kadar olan hapis cezasından korunursunuz.

    2. 150 milyar liraya kadar olan ağır para cezaları sizi hiçbir şekilde etkilemez.

    3. Korsan yazılım kullanıp adları basında yer alan kişiler gibi prestij kaybına uğramazsınız.

    4. Korsan yazılımın beraberinde getirebileceği virüsler, bozuk diskler ve hatalı yazılımlar gibi faktörlerden etkilenmezsiniz.

    5. Yeterli bir dokümantasyonla çalışmalarınızı sürdürürsünüz.

    6. Kullandığınız yazılımların yeni sürümlerini çok daha uygun maliyetlerle temin edebilirsiniz.

    7. Yazılım sektörünün yeni yazılımları daha düşük maliyetlerle geliştirmesine ve sunmasına katkı sağlarsınız.

    8. Sektörün gelişmesine paralel olarak yeni istihdam olanaklarının yaratılmasında pay sahibi olursunuz.

    9. Kayıtdışı ekonominin büyümesini engelleyerek vergi gelirlerinin artmasına yardımcı olursunuz.

    10. Ülkemizin, yazılım telif hakları konusunda çağdaş ülkeler düzeyine yükselmesine katkıda bulunursunuz.

    -Kopya Yazılımları Kullananları Ne Gibi Sorunlar Beklemektedir?

    -Aşağıda sayılanlar bu sorunlardan yalnızca birkaçıdır.
    *Virüsler, bozuk diskler ve hatalı yazılım;
    *Yetersiz dokümantasyon;
    *Lisanslı kullanıcılara verilen ürün teknik desteğinden yoksun kalma;
    *Lisanslı kullanıcılara sağlanan yeni sürümlere yükseltme olanağına sahip olmama.

    Bunlara ek olarak, eğer kopya yazılımları satın alır ve kullanırsanız, yalnız yazılım geliştiricinin haklarını çiğnemekle kalmaz, tüm endüstriye zarar vermiş olursunuz.

    -Lisanslı Yazılım Kullanmanın Avantajları Nelerdir?

    -Lisanslı yazılım kullananlar;


    *Virüs tehlikesine karşı korunur;
    *Teknik destek güvencesinden yararlanır;
    * Doğru ve eksiksiz dokümantasyon rehberliğinde çalışır;
    *İhtiyaçlarına özel çözümlere rahatlıkla ulaşabilir;
    *Yazılımından daha yüksek verim alır;
    *Yazılımını düşük maliyetle güncelleştirme olanağına kavuşur;
    *Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler hakkında sürekli bilgilendirilirler.


    Yazılım üreticileri, bilgisayarlarımızda kullandığımız, hayatımızı çok kolaylaştıran programları geliştirmek için zaman, para ve çaba harcamaktadırlar. Yatırım ve emeklerinin ürünü olan yazılımların bedellerini onlara değil de kopya yazılım satanlara akıttığımızda ise, yeni ürünlerin geliştirilmesi için gereken kaynağı kurutmuş oluruz. Oysa yeni programlar yaratmak için, yazılım geliştiricilerin bu kaynağa gereksinimleri var. Kopya bir bilgisayar yazılımı aldığınızda, harcadığınız para doğrudan yazılım korsanının cebine gider; yazılımın gerçek üreticisi ise hakkını alamaz, mağdur olur.
#15.11.2005 11:28 0 0 0
  • -Yazılım Korsanlığı Nedir?

    Yazılım korsanlığı, lisans belgesi taşımayan, yasadışı yöntemlerle çoğaltılmış yazılımların ticaretini, dağıtımını yapmak ve bu yazılımları kullanmak anlamına gelir.

    -Telif Hakları Nasıl İhlal Edilmektedir?
    Telif hakları genellikle 7 şekilde ihlal edilmektedir.

    *Kullanıcı Kopyalaması
    Birkaç adet lisanslı yazılım yüklü bilgisayar satın alınıp bu bilgisayarlardaki lisanslı yazılımların diğer bilgisayarlara yüklenmesi; CD ya da programların sahip olunan lisanslardan fazla sayıda çoğaltılması ve el değiştirmesidir.

    *Eşanlı Kullanım
    Tek bir bilgisayar için kullanılması gereken bir yazılımın birden fazla bilgisayarda, yeterli sayıda lisans temin edilmeden paylaştırılarak kullanılmasıdır.

    *Sabit Disk Yüklemesi
    Bilgisayarların, sabit disklerine kopya yazılım yüklenmiş şekilde satılmasıdır. Burada hem satıcı hem de kullanıcı eşit derecede sorumludur.

    *Sahtecilik
    Orijinal ürünü kopya üründen ayıran hologram, paket, logo gibi belirgin özelliklerin taklit edilerek illegal yollardan ticaretinin yapılmasıdır.

    *İnternet Yoluyla Kopyalama
    Web sayfası aracılığıyla, yazılımın korsan olarak bilgisayarlara yüklenmesidir.

    *BBS (Bülten Panolarından Yükleme)
    Fikri haklara tabi yazılımların, bir elektronik bülten panosundan yüklenmesidir.

    *Yazılım Kiralama
    Kopya yazılımların, lisans sözleşmelerine aykırı olarak evlerde veya işyerlerinde kullanılmak üzere kiralanmasıdır.


    Yukarıda söz edilen yöntemlerden hiç biri yasal değildir ve sizi teknik ve yasal birçok sorunla karşı karşıya bırakmanın yanı sıra itibar kaybına uğramanıza da neden olabilir. Lisanslı yazılım kullanmanın tek yolu vardır: Programın kullanıldığı her bir bilgisayar için bir lisans edinmek.
#15.11.2005 11:25 0 0 0
  • Merhaba arkadaşlar.

    *AB sürecinde suandaki telif hakları konsundaki 7. madde şart koşuluyor.Yani bir anlamda artık devlet ilgili birimlerce bu işi korsancılığı yok etmek zorunda.Sizce devletin bu konuda izleyeceği politika biz kullanıcıların bu konuya bakış açısını değiştirebilirmi?

    *Çoğumuz pc lerimizde lisanssız ürün kullanıyoruz bu bir gerçek.Peki neden?

    Öncelikle bu konuda kendimce bir yorum yapayım.

    Her ne olursa olsun kararlı bir politika ile bile bu iş çözülmez.Sonuçta kararlı bir yasal kullanıcı mantalitesinin oluşması lazımki bizler yani mevcut jenerasyonu bu konuda tutabileceklerini sanmıyorum.

    Peki neden kullanıyoruz?Tabiiki tek neden olmasada ekonomik olarak yetersiz bir tüketiciyiz.aslında dolaylı olarak ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumun etkisi var ve en büyük neden budur diye düşünüyorum.

    sizlerinde düşüncelerinizi paylaşmanızı rica ediyorum.
#15.11.2005 11:09 0 0 0
#15.11.2005 00:00 0 0 0