FORVER_YOUNG

FORVER_YOUNG

Üye
05.06.2008
Acemi Er
49
Hakkında

  • ((¯`»¦«'¯)) Ne Olur Gel Artık (¯`»¦«'¯))


    Aralıksız batan sözcüklerinin, an be an yüzünü ölüme çevirdiği yerden yazıyorum sana. Dinleme.
    »♥«
    Ne bundan önce söylediklerimi ne de bundan sonra söyleyeceklerimi...

    Bu defa dinleme!
    »♥«
    Attığım her adımda bir parça daha yıkılan duvarların altında kalmaktan, ayıramadığın dakikaların geceler boyunca sinirini taşımaktan yoruldu ruhum. Ben çabuk yoruldum. Hiç bir masalın kahramanı olamayacak kadar uykum var. Sesinden esirgediğin yüreğin gibisin. Varlığının bir anlamı olsun derken, sen en çok da anlamsızlığa yakıştın nedense. Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu. Böyle olmamalıydı.

    »♥«

    Adresimi de sil adımlarından;sanırım bundan böyle evde olmayacağım.
    »♥«
    Nefesimle çoğalacakken, nefesimi tıkadın sen! Geçen her günde, soyunurken tüm kelimelerim yavaş yavaş sana, sen, durdurak tanımadan yeni bir kıyafetle çıktın karşıma.
    »♥«Parmak uçlarımda kaybediyorum sıcaklığını. Yazdıkça uzaklaşıyorum sesinden, teninden ve bakışlarından
    »♥«

    Seni unutmak istiyor kalbim çok acıyor.Susuyorum ağlamıyorum sensizliğe alışıyorum artık kan yaşları akıtıyorum.
    »♥«
    hava kararmaya başlayınca, daha çok arıyorum sanki seni. soğuktan mı korkum, karanlıktan mı, sensizlikten mi, yalnızlıktan mı, nöbetlerimden mi, çaresizlğimden mi...
    bil(m)iyorum....____________kahırdan
    »♥«
    artık hissetmiyorum... unutmaya başladım; kokunu, sevdiğin şeyleri, söylediğin şarkayı, bana bakışını, sevişini, sarılışını...
    »♥«
    yaşadık mı sahi senle?
    »♥«
    gülüyordum galiba. sen yüzüme çok yakıştığını söylüyordun gülmenin. ben gülünce sen gülüyordun. sen gülünce denizler duruluyordu gözlerinde. şimdi fırtına var.
    »♥«
    gülmek bana yakışmıyor (mu) !!!
    »♥«
    edebiyatı seviyor(d)um. sana olan aşkımı yüreğimden sonra en iyi o anlatıyordu. ben de hep yazıyordum. bak yine yazıyorm...
    »♥«
    küstüm,

    gel____(me) artık.
    aşk acı çekmekse
    sev____(me) artık.
    kara gecelerde ben bulurum yoldaş kendime,
    kork____(ma)
    çekmem fişini hayatın!!!
    yoruldum,
    kuramıyorum artık.
    nolur,
    gel_____(me)!!!
    »♥«
    bunların bi hayal olduğunu kimseye söyleme. herkes ben gelmeni istemiyorum bilsin. ne olur gel be!!!
    »♥«



    .......) ` - . .> ' `( .......
    ....... / .......\ ....... \ ........
    ....... |. . . . . |. . .| .......
    ....... \ . . . ./ . ./ .......
    ....... `=(\ /.=` ........
    ....... `-;`.-' .......
    .......`)| ......., ........
    .......|| _.-'| .......
    ....... ,_|| \_,/ .......
    ....... , ..... \|| .' .......
    ....... |\ |\ ,. ||/ .......
    ....... ,..\` | /|.,|Y\.......
    ....... '-...'-._..\||/ .......
    ....... >_.-`Y| .......
    ....... ,_|| .......
    .......\|| .......
    ....... || .......
#27.06.2008 00:43 0 0 0
  • ((¯`»¦«'¯)) Aşk ♥ Bitmektir ((¯`»¦«'¯))

    İlkbaharın mutluluk, neşe ve heyecan dolu rüzgârları ile savrulan bir diken vardı ormanın derinliklerinde ki düzlükte. Daha birkaç gün önce hayata merhaba demişti. Ormanın o vahşi duyularına karşı bir tomurcuk, bir tohum ile karşı koymaya gelmişti Sevilmediğini, sevilemediğini de hissediyordu. Kötüydü sanki. Suç işlemişçesine soğutuluyordu hayattan. Belki de, işlememiş olduğu bir suçun cezasını çekiyordu. Tek suçu diken olmaktı. Ama yine de savaşına yılmadan devam edecek Büyümeyi Büyümeyi Hep büyümeyi arzulayacak Büyüyecekti
    Sıradan ama güçlü bir sonbahar rüzgârı esiyordu. Bu bahar rüzgârıyla beraber uzak diyarlardan gelen bir tomurcuk düştü dikenin yanına Diken bunun farkında değil di ama Ertesi gün yeni bir güne merhaba diyen diken artık yalnız değildi O tomurcuk filizlenmiş ve dikene yeni bir arkadaş olmuştu Aynı boya gelmiştiler iki hafta sonra Belki de o tomurcuğu büyüten dikendi Belki de sevgiydi, sevilmekti Dikenin farkında olmadan verdiği aşktı onu büyüten. O da âşıktı zaten. Daha ilk günden beri o küçük filize âşıktı En şiddetli yağmurlarda onu bir şemsiye gibi korumuş. Güçlü bahar rüzgârlarını engellemişti. Onu yaşatmak için, ormanın vahşiliğinden korumak için her şeyi yapmıştı Aslında kendisi için yapıyordu Yine yalnız kalmamak için yapıyordu farkında olmadan Onu hayata bağlamak için elinden geleni yapıyordu yani Daha adını bile bilmiyordu oysa Diken gibi kendisini korumak için dikenleri vardı Diken olabilir miydi? Neden olmasın ki Dikenin tüm duaları bunu istiyordu zaten
    Mutluydular, âşıktılar birbirlerine Hem de sırılsıklam Umut yaratıyorlardı birbirlerine. Bu kocaman dünyaya küçük de olsa umut bağlıyorlardı Hayaller kuruyorlardı geleceğe dair Birbirlerine olan sevgilerini bütün dünyaya bildiriyorlardı Aşkları dillere destan olmuştu Tüm orman bu aşkı konuşuyorlardı Büyümüş Büyümüş Büyümüştü Artık kocaman bir aşk olmuştu
    ♥♥♥

    ♥♥♥

    Her sabah gibi yine sabahı umutla kucaklayan diken şaşkındı Sevdiğinin bir gül olduğunu anladı Goncası olmuştu. Gülmüş meğerse Tüm hayalleri de bir sabah da yıkılıverdi Tüm sevgisine, tüm aşkına, umutlarına, hayallerine kilit vurdu o sabah Her şey oraya kadarmış Gül ve diken Olmazdı Onu sevmeye hakkı da yoktu zaten Güle layık değildi
    Gül olduğunu anlayan sevgili hala mutluydu Gül olmasının nelere yol açacağının farkında değildi henüz Seviyordu Mutluydu Âşıktı Onun için daha ötesi yoktu
    Her sabah olduğu gibi yine neşeli bir sohbet başladı aralarında
    --- Günaydın aşkım Ne güzel bir gün değil mi... bak bir de çiçek açıyorum Ne güzel dimi
    --- Evet, çok güzelsin Hatta çok ötesi Yarın daha da büyük bir çiçek olacaksın Bir gül açacaksın
    --- Gül mü?
    --- Evet gül Sen bir gülmüşsün meğersem
    --- EE Ne olmuş?
    --- Ben ise bir diken Artık beni sevmezsin Sevmede Sana layık değilim çünkü
    --- Olsun ben yine seni seviyorum Sana aşığım Sensin ne yaparım ben
    --- Sen bir gül ben diken Korkma seni seven çok olur Benim ise olmaz İleride bir insan gelecek. Seni görecek. Alıp götürecek Bense senden önceki gibi yalnız kalacağım
    --- Gitmem Seni bırakmam Sensiz yapamam Bırakamam seni
    --- Neyse boş ver Zaten artık seni sevmiyorum Ben gülleri sevmem
    --- Peki, şu ana kadar beni sevmemiştin mi? Şu açtığım gonca mı seni bu hale getirdi?
    ---
    Susuyordu diken Kalbine taş basıp susuyordu Artık bakmıyordu âşık olduğu güle Gülse bir an bakması için hep onu izliyor, onun için gözyaşı döküyordu Oysa diken mutlu görünmek için her şeyi yapıyordu Geceleri gül gibi sessizce ağlıyordu Belki de kaderin yaptığına ağlıyordu
    Günler geçti aradan Diken yine susuyor Gülse hep ağlıyordu Sevgili artık kocaman olmuştu, beyaz yapraklarıyla etrafına güzellik saçıyordu Her büyüyüşü de dikenin acısını büyütüyordu Peki diken bu acıya asıl katlanacaktı Bu ikiyüzlülüğünü nasıl affedecekti Gündüz gülüp, gece ağlamak neyin nesiydi
    Bir gün bir aile pikniğe gelir ormanın içindeki o düzlüğe ve suskun olan diken konuşmaya karar vermişti
    --- aşkım Camım Seni çok seviyorum Beni affet
    --- !!!
    --- bakma öyle işte İnsanlar geldi Birazdan alıp götürecekler seni ama bilmeni istiyorum ki; sana hep aşıktım, seni hep sevmiştim ve hep aşık olacağım, hep seveceğim Sonsuza dek
    --- ben sensiz yaşayamam ki
    --- yaşaman lazım Bizim için, aşkımız için, umutlarımız ve en önemlisi benim için yaşaman lazım
    Gül ağlıyordu Ayrılmanın hüznüyle dolmuştu ve ilk kez birbirlerine dokundular Doya doya sarıldılar Kokularını çektiler bedenlerine Tek şey kalmıştı Beklemek Ayrılığı beklemek
    Küçük bir kız geldi yanlarına. Gülün ve dikenin birbirlerine sarılmış olduğunu fark etti. Gülü incitmeden alabilmek için dikeni hiç umursamadan koparttı ve gülü köküyle beraber aldı

    GÜL GİTMİŞTİ DİKEN ÖLMÜŞTÜ AŞK BİTMİŞTİ

    ♥♥♥
    ♥♥♥

    ((¯`»¦«'¯)) Aşk ♥ Bitmektir ((¯`»¦«'¯))
#10.06.2008 21:32 0 0 0
  • ♥.·'¨'°÷·..♥ Aşk Üstüne ♥,.·'¨'°÷·..♥

    Yunan mitolojisindeki aşkla ilgili hikayeler her zaman çok renkli, yaratıcı ve entrika doludur (Homeros saolsun). Günümüzde kullandığımız kelimelerin birçoğu, özellikle Avrupa dillerindeki kelimeler, Yunan Mitolojisi'nden etkilenmiştir. Burada aşkla ilgili birkaç hikayeyi ve bunların günümüze yansımalarını göreceğiz. Platonik (karşılıksız) aşkı, aşkta güveni, ve ruh eşi konularını ele alan üç hikaye ile şekilleneceğiz.
    İlk olarak, platonik aşk...
    Bu terim, Platon'dan gelmektedir (bu kısım mitoloji değil gerçektir, tabii ki). Kendisi okulunda bir öğrencisine aşık olmuştur ve o zamanlar kızlarla erkekler ayrı ayrı eğitim görmektedirler. Burdan anlıyoruz ki Platon bir erkek öğrencisine aşık olmuştur ve karşılık alamamıştır, bu tür aşka da adını vermiştir (ama platonik aşkın homoseksüellikle bir alakası yoktur).
    Karşılıksız aşkın yansıması olarak Echo'nun hikayesi bir örnektir... Echo'nun da kitaptan kitaba değişen hikayeleri bulunmaktadır.
    Pan, mitolojide çoban ve sürülerin yarı insan-yarı keçi tanrısıdır; flüt çalmaktadır ve yaptığı müzik, "panik" kelimesinin de kökenidir ve hareketli, neşeli, hatta gürültücüdür.
    Pan, bir gün küçük bir vadiden geçerken bir nenfin (nymph) şarkı söylediğini işitir. Bu bir orman perisi olan Echo'dur. Yalnızlığı seven, Zeus'un perileri olan "muse"lerden flüt çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrenen bu genç kız Echo, insan topluluğundan ve tanrılardan kaçar, evlenmek istemezdi. Onun ahenkli ve berrak sesini duyan Pan, ona karşı vahşi bir sevgi duydu. Onun yeteneğini kıskanan ve onun güzelliğinden istifade edemeyen bu keçi sakallı mabut, etraftaki bütün çobanların yollarını şaşırttı. Bu şaşkınlıkla bir gün nenfe hücum ettiler, onu öldürdüler ve vücudunun parçalarını dağıttılar. O günden beri, her tarafa dağılmış olan Echo'nun kendine özel bir yeri yoktur. Gürültüyü duyduğu her yerdedir. Ölümden sonra da müzik hafızasını kaybetmemiştir. Kulağına çarpan sesleri tekrarlar.
    Diğer bir masala göre de Echo'nun felaketine sebep olan Pan değil, baş tanrı Zeus'tur. Bir gün Çapkın Zeus arza inerek bazı güzel nenfleri ziyaret etmişti. Evlilik tanrışası olan kıskanç karısı Hera onu yakalamak istediği zaman Echo onun dikkatini başka tarafa çekti ve uzun tutarak nenflerin saklanmaları için vakit kazandırdı; fakat Hera bu hileyi anlamıştı. Sözleriyle kendisini aldatmış olduğundan, ona ceza olarak söz söylemesini kısıtlayacağını bildirdi. Hera'nın emri yerine geldi. O zamandan beri Echo, hiçbir zaman ilk defa söze başlayamaz ve ona söz söylendiği zaman susamaz. Ancak durmadan işittiği seslerin son kısmını tekrar eder.
    Başka bir masala göre de (ki bu bence en güzelidir), Echo, geyikleri kovalıyan bir avcı gördü. Adı Narcisse olan bu genç avcıdan daha yakışıklı bir delikanlı az bulunurdu. Onu görür görmez Echo şiddetli bir aşka tutuldu. Gizlice onu takip ediyor, günden güne aşkı alevleniyordu. Derdini açığa vuramıyordu. Delikanlı da izlendiğini hissediyor ve rahatsız olup ormanlara kaçarak gizleniyordu. Ümitsizliğe kapılan Echo başarısızlığını saklamak için derin bir mağaraya kapandı. Artık dağlarda görünmez olmuştu. Beslediği aşk onu günden güne eritti. Bütün vücudu tükendi, kanı çekildi. Ondan geriye yalnız kemikleriyle sesi kaldı. Kemikleri kaya şeklini aldılar, sesi de her tarafta dolaşarak seslenenlere cevap verir oldu.
    Diğer taraftan Narcisse'in "narsist kişilik bozukluğu"na da isim veren yersiz gururu tanrıları kızdırmıştı. Onun bu anlamsız gururunu ve katı kalbini cezalandırmak için, ona garip bir heves verdiler. Bir gün av ve yaz sıcağının yorgunluğu ile sakin ve şeffaf bir pınarın başına geldi. Su ayna gibi parlaktı. Narcisse su içmek için eğildi ve berrak suya yansıyan yüzünü gördü. Suda aksini görüp büyülenen Narcisse hareketsiz kalmıştı. Adeta aşkla aksine bakıyordu, hiçbir kuvvet onu ordan ayıramıyordu. Yavaş yavaş, güneşin altındaki buz gibi, renginin solduğunu ve eridiğini gördü. Güneş onu yakarak bitirdiği zaman kızkardeşleri onun için ağladılar ve mezarının üstüne koymak için saçlarını kestiler. Cesedi götürmek için hazırlandıkları vakit, onun yerinde sarı ve beyaz bir çiçek buldular ki bu çiçek onun adını taşıyan nergistir.
#10.06.2008 21:16 0 0 0
  • Konu: Hayata Dair




    Özgürlük, içindeki duvarlarda gizlidir...

    Kendisi ile barışık olmayan herkese darılır...

    Herkes,kendi uçurumlarının derinliğine inanır...

    Yaşınız çok geçmeden hissettiğiniz yaşta olmayı öğrenin...

    İdeallerimiz çoğunlukla bize değil,yaşımıza aittir!...

    Yalnız kaldığında ağlayabilen bütün insanlar masumdur...

    İnsanları sevin,buna ihtiyacınız var...

    Kendini aşan herkes yarışın birincisidir...

    Birini değiştirmek istiyorsan,bu fikrini değiştirerek kendinden

    başla...

    Köyün ortasındaki vadi,köyün iki yakasını ayırırmı,birleştirirmi?...

    Bir tartışmaya bütün sözlerinizi söylemiş kadar sakin

    başlarsanız,bunu

    haklılığınızın göstergesi sayarlar

    Bazı şeyler nedensizde güzeldir,neden aradığınız zaman,onu

    bulursunuz,ama güzelliği yitirirsiniz...

    Yaşam boyunca her yaş,bazı şeyler ancak o yaşta yapılabildiği için güzeldir...

    Herşey hakkında yargı sahibi olan,herkesi kendi hakkında yargıç yapar...

    Düşünmeye zaman ayırırsan,zaman kazanırsın...

    Para cesur insanları satın alabilir,ama cesareti asla...

    Kültür üzerinde yetiştiğimiz toprağın bileşimidir...

    Bildiğim en iyi şey ,zamanla öğreneceğimdir...

    Nefret etmek, kendinizi asla unutmamaya mahkum etmektir...

    Bir insana sonuna kadar güvenirsen,onun insan olduğunu unutursun...

    Aykırı düşün,bakalım tepkin ne olacak...

    Bir şeyi çok önceden beri biliyorsan,geçirdiği değişikliklerden

    haberin yok demektir...

    Gülümse!

    İyi bir neden bulacaksın...

    Çıkış yolunu kendin bulacaksın,çünkü nereye gideceğini en en iyi sen

    biliyorsun...

    İnsan parayla ölçülebilen tüm varlıklarını yitirdiğinde, geriye

    kalandır...









    Bir gün yolunuzu kaybederseniz,

    Bir çocugun gözlerinin içine bakın.

    Çünkü bir çocugun bir yetiskine her zaman ögretebilecegi

    üç sey vardır;

    *Nedensiz yere mutlu olabilmek,

    *Her zaman mesgul olabilecek bir sey bulmak,

    *Elde etmek istedigi sey için tüm gücüyle savasmak.


    *_.·'¯¯`·..·'¯¯`·._* *_.·'¯¯`·..·'¯¯`·._*






    * Isterseniz yanlıs düsünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün.

    *_.·'¯¯`·.Doris Lessing.·'¯¯`·._*

    * Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.

    *_.·'¯¯`·.Confucius.·'¯¯`·._*

    * Insanların mutlulukları yada mutsuzlukları,talihin olduğu kadar Kendi karakterlerinin de eseridir.!!

    *_.·'¯¯`·.La Rochefoucauld.·'¯¯`·._*

    * Mutlu olduğunuz zaman, size bu mutluluğu veren faziletleri sonradan kaybetmeyiniz!

    *_.·'¯¯`·.A.Maurois.·'¯¯`·._*

    * Mal kaybeden, bir şey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmistir.

    *_.·'¯¯`·.Goethe.·'¯¯`·._*

    * Herşeyi bildiğini sanma! gerçekte çok bilgili olsanda kendine Cahilim diyebilecek cesaretin olmalı.

    *_.·'¯¯`·. Ivan Pavlov.·'¯¯`·._*

    * Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır.

    *_.·'¯¯`·.Çin atasözü.·'¯¯`·._*

    * Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

    *_.·'¯¯`·.Necip Fazıl Kısakürek.·'¯¯`·._*

    * Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.

    *_.·'¯¯`·.Aristo.·'¯¯`·._*

    * Yazı yazmayi öğrenmek, herşeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.

    *_.·'¯¯`·.Amie S.·'¯¯`·._*

    * Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır.

    *_.·'¯¯`·.J.f kennedy.·'¯¯`·._*

    * Üç kişinin bildiğini, bütün köy biliyor demektir!

    *_.·'¯¯`·.(Alman atasözü.·'¯¯`·._*

    * Kötü bir cemiyetin bozamadığı insanı, Kötü bir arkadaş bozar

    *_.·'¯¯`·.La Edri.·'¯¯`·._*

    * Sanssizliga katlanabiliriz, çünkü disaridan gelir ve tümüyle rastlantisaldir. Oysa yasamda bizi asil yaralayan, yaptigimiz hatalara hayiflanmaktir.

    *_.·'¯¯`·.Oscar Wilde.·'¯¯`·._*

    * Iyi agaç kolay yetismez ;rüzgar ne denli güçlü eserse,agaç da o denli saglam olur.

    *_.·'¯¯`·.J.Willard Marriot.·'¯¯`·._*

    * Dünya güzeldir, ama bir şairin gözüyle daha da güzel olur.

    *_.·'¯¯`·.Goethe.·'¯¯`·._*

    * İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar.

    *_.·'¯¯`·.Daniel Defoe.·'¯¯`·._*

    * Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.

    *_.·'¯¯`·.Oscar wilde.·'¯¯`·._*

    * Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır: Ya kendi aklından faydalanmak,yahut da başkalarının akılsızlığından faydalanmaktır.

    *_.·'¯¯`·.La Bruyere.·'¯¯`·._*

    * Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.

    *_.·'¯¯`·.Cenap Şahabettin.·'¯¯`·._*

    * Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.

    *_.·'¯¯`·.Tolstoy.·'¯¯`·._*

    * Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.

    *_.·'¯¯`·.Balzac.·'¯¯`·._*

    * Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.

    *_.·'¯¯`·.HZ.MUHAMMED.·'¯¯`·._*

    * İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler.

    *_.·'¯¯`·.Montaigne.·'¯¯`·._*

    * Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar.

    *_.·'¯¯`·.Goethe.·'¯¯`·._*

    * Gerçek bir arkadaş, iki gövdede yaşayan bir ruhtur.

    *_.·'¯¯`·.Aristo.·'¯¯`·._*

    * Kadın olsun , kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır.

    *_.·'¯¯`·.Cenap Şahabettin.·'¯¯`·._*


    * Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

    *_.·'¯¯`·.Newton.·'¯¯`·._*


    * Ayni dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.

    *_.·'¯¯`·.Mevlana.·'¯¯`·._*


    * Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil, yemek mideyi doyurur, ruhu değil.

    *_.·'¯¯`·.Shaw.·'¯¯`·._*



    *_.·'¯¯`·..·'¯¯`·._* *_.·'¯¯`·..·'¯¯`·._*



    İlkelerin olacak
    Seni satın alamayacaklar
    Aptalların uydurduğu
    Atasözlerine
    inanmayacaksın:
    "Paranın satın alamayacağı şey yoktur."
    "Herkesin bir fiyatı vardır."
    Gibi sözlere kanmayacaksın
    Onurunla, kimliğinle
    ve beyninle akıllı yaşayacaksın
    Üreteceksin, seveceksin,
    Sevileceksin
    İnançlarının arkasında duracaksın
    Sevgilerin karşılıksız,
    Yardımların gizli olacak!
    Seni attan, ottan ayıran özelliğin
    Farkına varacaksın
    Çünkü sen insansın
    Ve bunu yakaladığın gün
    bembeyaz yaşayacaksın.



#10.06.2008 21:10 0 0 0
  • SIZE="4"]>> >Erkekler.. Hem sikayet ederiz hem severiz onlari.Neden biliyor
    >
    > >>musunuz? ÇÜNKÜÜ!!
    >
    > >>
    >
    > >> >1. Çünkü güçlü kollarinda kendimizi güvende hissediyoruz.
    >
    > >>
    >
    > >> >2. Çünkü bizden farklilar.
    >
    > >>
    >
    > >> >3. Çünkü hepimiz birer mazosistiz bize aci çektiren seyler
    >
    > >>hosumuza
    >
    > >>gidiyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >4. Çünkü banyodan islak ve bellerine sarili bir havluyla
    >
    > >>çiktiklarinda
    >
    > >>çok seksiler.
    >
    > >>
    >
    > >> >5. Çünkü bokser'lari onlara çok yakisiyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >6. Çünkü yapili vücutlarina, adelelerine asla karsi koyamiyoruz.
    >
    > >>
    >
    > >> >7. Çünkü aksam yemegi için yaptiklari sadece omlet olsa da bu
    >
    > >>büyük
    >
    > >>bir ustalikmis gibi gurur duyuyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >8. Çünkü öpüsürken gözlerimizi açip baktigimizda o "ask sarhosu
    >
    > >>bakisini" paylastigimizi görüyoruz.
    >
    > >>
    >
    > >> >9. Çünkü annesiyle konusuken birden nasil olup da anne kuzusuna
    >
    > >>dönüstügüne
    >
    > >> >inanamiyoruz.
    >
    > >>
    >
    > >> >10. Çünkü arabami, televizyonumuz veya müzik setimiz bozuldugunda
    >
    > >>"ben
    >
    > >>hallederim" edasiyla tamir etmeye çalisiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >11. Çünkü saçimizla oynadiklarinda nasil bu kadar yumusak
    >
    > >>olduguna
    >
    > >>inanamadiklarini söylüyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >12. Çünkü bize, ilk defa bizi önemsediklerini açiklarken
    >
    > >>utaniyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >13. Çünkü seks yapmadan hemen önce bizi incitmemesi için
    >
    > >>saatlerini
    >
    > >>çikartiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >14. Çünkü bir seye konsantre olduklarinda alinlarinda minik bir
    >
    > >>çukur
    >
    > >>olusuyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >15. Çünkü yaramazlik yapmis küçük bir çocuk gibi gözümüzün içine
    >
    > >>endiseyle bakip biz gülene kadar öyle kaliyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >16. Çünkü alisveristen nefret etseler bile bizimle gelip
    >
    > >>çantalarimizi
    >
    > >>tasiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >17. Çünkü gögüslerimize büyülenmis ve hipnotize olmus gibi
    >
    > >>bakiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >18. Çünkü tisörtlerini veya kazaklarini bizden farkli olarak,
    >
    > >>bogaz
    >
    > >>kismindan tutarak çikariyorlar ve bu onlari daha seksi yapiyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >19. Çünkü restoranda yemegimizi begenmezsek bizimle tabaklarini
    >
    > >> >degistiriyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >20. Çünkü maç yaparken sürekli düsüp sakatlandiklari halde, basit
    >
    > >>bir
    >
    > >>üsütmeden ödleri kopuyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >21. Çünkü e-mail'imize eglenceli ve erotik mesajlar yolluyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >22. Çünkü dans ederken o güçlü kollari birer yastiga dönüsüyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >23. Çünkü sinemada elele, kolkola hatta yanak yanaga film
    >
    > >>seyretmek
    >
    > >>çok zevkli.
    >
    > >>
    >
    > >> >24. Çünkü boynumuzun arkasindan öpülmek muhtesem bir duygu.
    >
    > >> >25. Çünkü bizi dizlerine oturttuklari zaman "agir miyim?" diye
    >
    > >>sordugumuzda "HAYIRRRR" diyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >26. Çünkü yeni tras olmus, yumusak ve mis kokan yüzlerine
    >
    > >>dokunmak
    >
    > >>müthis bir duygu.
    >
    > >>
    >
    > >> >27. Çünkü kalabalik bir ortamda, bizi korumak veya yol göstermek
    >
    > >>için,
    >
    > >>ellerini nazikçe sirtimiza koyuyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >28. Çünkü onlarin büyük, sicak ellerinin içinde bizim elimiz
    >
    > >>küçücük
    >
    > >>ve narin kaliyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >29. Çünkü tras köpügü içindeki yüzleri çok tatli.
    >
    > >>
    >
    > >> >30. Çünkü egzersiz yaparken çok seksi oluyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >31. Çünkü arkamizdan gelip bize sikica sariliyor ve öpüyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >32. Çünkü kirli sakal onlara çok yakisiyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >33. Çünkü hava buz gibi oldugunda üsüdügümüzü söyledigimiz zaman,
    >
    > >>üstlerindeki montu vermekten çekinmiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >34. Çünkü gitmek istedigimizde yaramaz çocuklar gibi
    >
    > >>bacaklarimiza
    >
    > >>yapisip,gitmemize izin vermiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >35. Çünkü suçlu olduklarini yüzlerine vurdugumuzda bunu kabul
    >
    > >>edip pis
    >
    > >>bir gülümseme takiniyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >36. Çünkü en önemli olay için bile hazirlanmalari sadece 3 dakika
    >
    > >>sürüyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >37. Çünkü söyledigimiz bir sözü anlayamadiklarinda en tatli ses
    >
    > >>tonlariyla "Efendim canim?" diyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >38. Çünkü erkek arkadaslariyla çene yaristirdiklari halde, bizi
    >
    > >>yemege
    >
    > >>çagirirken dilleri tutuluyor!!!
    >
    > >>
    >
    > >> >39. Çünkü bizi eve biraktiklarinda gözlerinde o "Seni gecenin
    >
    > >>ilerleyen saatlerinde arayacagim" diyen seksi ve muzip bakis var.
    >
    > >>
    >
    > >> >40. Çünkü gün içinde ne kadar sert olsalar da uyurken bir bebege
    >
    > >>dönüyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >41. Çünkü kiz arkadaslarimizla olan sorunlarimizi çözmeye
    >
    > >>çalisiyor
    >
    > >>ama isin
    >
    > >> >içinden çikamiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >42. Çünkü özel günlerde, hatta canlari istedigi her zaman bize
    >
    > >>çiçek
    >
    > >>gönderiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >43. Çünkü yaptigimiz yemek kötü bile olsa, dünyanin en güzel
    >
    > >>yemegiymis gibi
    >
    > >> >davranip istahla yiyorlar.
    >
    > >>
    >
    > >> >44. Çünkü sabah uyandiklarinda kisik sesli, saçlari dagilmis ve
    >
    > >>gözleri sis oluyor.
    >
    > >>
    >
    > >> >45. Çünkü onlar da bizi SEVIYOR!!!!!!!...........
    >
#07.06.2008 11:48 0 0 0
  • Seni görünce bir kez daha anladım benim için ne anlama geldiğini, hayatımı nasıl zenginleştirdiğini, ruhumu nasıl tatlandırdığını... Hissedince senin içindeki beni, dinleyince senden beni, bendeki benin senle yaşadığını anladım.

    Bugün tekrar sevdim gökyüzünü, tekrar içime çektim denizin kokusunu, çünkü bu gün seni gördüm, seni dinledim, seni hissettim...Günler sonra bu gün yeniden yaşadım, nefes almanın ötesinde içine daldım hayatın.

    Gideceksin biliyorum, terk edeceksin beni yokluğuna. Nasıl yapıyorsun bunu? Senden başka hiç kimsesi ve hiçbir şeyi olmayan birinden nasıl vazgeçiyorsun, niye vazgeçiyorsun, kimin için vazgeçiyorsun?

    Dünyaya yabancı olan birini nasıl evsiz, kimsesiz, yurtsuz, yuvasız bırakıyorsun? Niye bırakıyorsun, kime bırakıyorsun, kimin için bırakıyorsun?

    Yokluluğun adını daha koyamadım biliyor musun? Sensizliği tanımlamaya gücüm yetmiyor.

    Uzağımda olduğun zaman ne kadar değersizleştiğimi anlatacak kelimeleri bulamıyorum.

    Uzağında olduğum zaman nasıl önemsizleştiğimi ifade edecek cümleleri kuramıyorum. Beni bana bırakmaya nasıl cesaret ediyorsun? Bensiz yaşamayı nasıl göze alıyorsun? Niye göze alıyorsun, kimin için göze alıyorsun?

    Sen gidince ben kitap okuyamıyorum, türkü dinleyemiyorum, çiçek toplayamıyorum, konuşamıyorum, düşünemiyorum biliyorsun. Bana nasıl kıyıyorsun, niye kıyıyorsun, kimin için kıyıyorsun?

    Her gidişinde benim biraz daha eridiğimi biliyorsun. Bir gün döndüğünde beni bulamamaktan korkmuyor musun? Nasıl korkmuyorsun, niye korkmuyorsun? Anlayamıyorum, anlatamıyorsun
#06.06.2008 22:09 0 0 0
  • Seni görmek istemiyorum,seni görünce kanatlarım kırılıyor, omuzlarım çöküyor. Seni gördükten sonra yüreğime çöreklenen ağrıyı günlerce iyileştiremiyorum. Seni her gördüğümde biraz daha ıssızlaşıyorum,soluyorum senin gözlerine her baktığımda.




    Sürekli seni görmek istiyorum,seni göremeyince omuzlarım çöküyor,kanatlarım kırılıyor. Seni göremeyince yüreğim ağrıyor günlerce.Seni görmediğim her saniye biraz daha ıssızlaşıyorum,soluyorum gözlerinden uzak olduğum her an.



    Ne senle yaşayabiliyorum ne de sensiz...



    Ya benim doğduğum günü silebilseydim tarihten, ya seni tanıdığım günü...

    Ya kendimi değiştirebilseydim ya sana hissettikleri mi...

    Ya kendimi yok edebilseydim ya da senin benim için ifade ettiğin anlamı...

    Ya ben olmasaydım ya da sen olmasaydın içimde...
#06.06.2008 22:04 0 0 0