Bu yazi sanal alemdeki rumuzuyla gizemlikartal`a
yani bana aittir
Cesitli sitelerde alinti olarak 250 ye yakin yazilarim paylasilmakta
kimi emege saygi acisindan yazinin altina isim rumuzu eklemekte
kimileride sizin gibi emege saygisizlik edip apartmakta
aklinca kendisine yamamakta....
Bu üstteki ne simdi yaziyi paylasiyorsunuz öbürüde emegine saglik diyor
sizde üstüne üstlük yanitliyorsunuz yani gaf üstüne gaf anlayacaginiz
yazik cok yazik ayipliyorum sizi
Bu özellikle main-board gibi özlü bir sitede hicde hos bir sey degil
Biz bazen bir yazimiza günlerce saatlerce kafa yorup emek sarfederken
Sizler 2 dakikada okuyup gecersiniz yaptiginiz beni uzdu acikcasi
Bütün temennim kendiminde üye oldugu bu site ortaminda böyle bir
olayin tekrar yeniden yasanmamasi sadece kendim icin degil
yapacaginiz tüm paylasimlarda emek vereni not düsmeyi unutmayin sakin
Gece gündüz durmasak, birden onca yol gitsek,
Karınca misaliyken oysa, kendimizi de fil bilsek,
Kupkuru bir çalıyız, yemyeşil dallara dönüşsek,
Avunup da dur insanoğlu, üç beş günlük kelebek !
Derelere bakıp dursak, sonra onu nehir bellesek,
iki kelamlık lafı nutuk deyip, O niyete ezberlesek,
Kanda kussak hergün, kızılcık şerbeti içtik desek,
Avunup dursakda hepimiz, üç beş günlük kelebek !
Ellerin yıllarca uğraşını, bir çırpıda bizim bellesek,
Dünya güzeli de bizim olsa, öyle de bir yar sevsek,
Karun hazinesi kadar malıda, değirmende öütsek,
Avunup dursakda cümlemiz, üç beş günlük kelebek !
Kuru ekmek azık diye, birde börek çörekler yesek,
Bir manâlı söz yerine, varıp çokca kem küm etsek,
Ücra köşede kulübe değilde, saraylara göz diksek,
Avunsakda yinede biz ki, O üç beş günlük kelebek !
O alemin curcunası, bilmemki senin neyine gerek,
Dünya denen şu yer ise, oysa bizim için bir denek,
Elimizden alınacak herşey elbet, zamanıda gelecek,
Ramazan söyler artık son sözü, onu da bir dinlesek,
Avunuruz oysa yinede biziz, üç beş günlük kelebek !
SAĞOL CiCeGiM !
Bir CAN' ın gönlünde zerre miktarı kadar da olsa
yer edinebildiysek ne mutlu bizlere ALLAH`a emanet ol sevgi ve selametle...Gizemlikartal
Evet neleri istemezki insan be dostlar, neleri..
Neleri özlemezki O gönül, nelere özlem duymazki
Yeri geldiğinde sıralar durur bütün istekleri
O kalbinden, gönlünden ne varsa birden.
Yüreğinden geçenleri,,,hepsinihepsini
Mescidi haram mümin Kıblesi,
Mekkede kâbeyi muazzaması,
Medinede ravzayı mutaharası,
Sadeti ebediyyededir baş tacı,
Orası ise rasülün istirahatgâhı,
O mekânda yapılan tevbeyi istiğfarı,
El açıp yalvarıp yakarmayı ÖZLEDiM !
Kalem olupda ismini yazmayı,
Kâğıt gibi duvaralara asılmayı,
Kelimeyi tevhit, tekbir selavatı,
Onlar gibi O dillerde dolaşmayı,
Söylendikce kubbelerde yankılanmayı,
Bu canı veren cananı yaradanı ÖZLEDiM !
Dağ bayır nice engeller aşmayı,
Allah Allah deyip sana koşmayı,
Bir melek misali semada uçmayı,
Kaf dağı derler bilinmeyen diyarı,
Alimlerle abidler zümresine ulaşmayı,
Oralara varıp ben sana kavuşmayı ÖZLEDiM !
Kıyamet dedikleri ol ahirin evveli,
Sağdan beklerim O günde defteri,
Şimşek gibi sırat deneni geçmeyi,
O ırmakdan kevser suyundan içmeyi,
Hasretimse cennetinle iki cihan serveri,
YA RAB ! O senin şeklini şemalini ÖZLEDiM !
Evet dostlar
Yüce Mevla tüm dua, dilek ve isteklerimizi kabul eylesin..
Bizi yüzüstü bırakmasın bizden razı olup rıza göstersin..
Vel hasıl cümlemiz için hayırlı ne ise onu nasip eylesin
El açıp çokca DUA edilsin O umutlar hiç sakın yitirilmesin
Sevgiyle kalın..mutlu vede umutlu kalınSevgilerle !
Yazan seslendirip görüntüleyen : Gizemlikartal
Not : Gizemlikartal imzasıyla paylaşıma sunulan
Okuduğunuz - izleyerek dinlediğiniz bu Şiirler
bizzat şahsın kendisi tarafından kaleme alınıp
yazılarak seslendirilmiş ve video görütüleri
hazırlanmıştır...Sevgilerle...Gizemlikartal
Vuslatdır Dileğim !
( Dini Şiir )
Yiyip içtikde, doyduk pekce,
Mevlaya yazdık, bir dilekce,
Gün gelip, iş işden geçince,
O an ölüm, tepemize binince,
O yaradan bizi de görürmüki !
Cenneti var hep, bin bir çeşitli,
Türlü türlü, oysa onun her biri,
Nasıldır tuğba ağacıyla kevseri,
Ne halde evleri, ne eder hurileri,
Birde oradaki, nimetlerin herbiri,
Hak ettikmi ki, beklermi ki bizleri
Bize sunulurda ona, girermiyizki !
Rıdvan ise, O cennetlerin bekçisi,
Zebanilerle malik cehenneminkisi,
Ta doğuştan bu yana, yazar kimisi,
Atılan adımla, her sözle her nefesi,
Kurtuluş sayılır günahların tövbesi,
Göz yaşıyla yapsam şükür secdesi,
O yüce rahman rahim bağışlarmıki !
Yıllarca başı gövde üstünde dolaşdım,
Sonra tutup gövdeyi baş üstüne aldım,
Ağır geldi cürmüm, inan kaldıramadım,
Bunca suçla ayıbıda, hep benmi yaptım,
Başda günahlı gövde, nede ağır allahım,
Şimdi suç günah ayıpla, ben ne yaparım,
Onca günahlarla acep, affa uğrarmıyımki !
Beni kendimi, O benliğimden gizledim,
Kalu belada emrettin, O an söz verdim,
Sözlerin hepsi yarım kaldı, bitiremedim,
Sana olan kulluğumu, hiç beceremedim,
Duy sesimi ya rab ! bense affımı isterim,
Birde şefaatin deyip, Ol nebiyi beklerim,
Sana hasret, cemaline vuslatdır dileğim,
Yürek yanıp kavrulur, O mevlayı özlerim !
Evet Dostlar !
Ben bilemem ben bilemem,
Bilmediğimi de söyleyemem,
Cennet onda cehennem onda,
Elindedir her ikisinin tapusuda,
Bilmem parsel hangisinde buluna,
Çokca tövbe edelim O bizi yaradana,
Herşey rızana kaldı mevla ey rabbena,
Ne olur bizi mahsun çıkarma huzuruna,
Yarab cümlemizi nail eyle tüm umutlarına !
CiCeGiM demiş ki
bunlari sizmi yaziyorsuunuz??gercektenn cook güzell Allah(c.c) razi olsun
...ve bizim cevabımız ise aşağıda...
Gizemlikartal tarafından kaleme alnıp yazılan
(manzara resimli) okunan (mp3) ve (Video) görüntüleri
hazırlanan Buram buram memleket kokan hasret, sevinç,
inanç, gurbet, özlem, sevda ve bazen de acılarla hüzün dolu
olan duygu yüklü 120 ye yakin ŞiiRLER... dir onlar
...Herbiri ayrı düşündürür kimi zaman sevince boğsada
Yinede bazen yürek yakarlar ! ...sevgiyle kalın
Bir gün gözden, kalksa perde,
Bütün alem, hepten dile gelse,
Gönül olan bitene kulak verse,
Hoş güzele ve birde çatlak sese,
Herşeyi de tek tek sana söylese,
DUYSAK DA BiR, DUYMASAKTA!!!
Gönül ise birgün bir yar sevse,
Başta herşey toz pembe gitse,
Sonra da birden yüzüstü dönse,
Biz başbaşa kalınca kederimizle,
Tümden acılar, sızılar olursa içinde,
SEVSEK DE BiR, SEVMESEKDE!!!
Dünya dolusu mal bizim olsa,
Haddi hesabıda, bilinmez oysa,
Helal haram, hepside karışıksa,
Hepten ahlı, lanetli ve uğursuzsa,
Bir yetim hakkıda varsa, hayırsızsa,
ZENGiNLiKTE BiR, FAKiRLiKTE!!!
Yaşlanıp elden, ayaktan düşsek,
Ve sonrasında, bastonlara binsek,
Eğer bir kaşık suya muhtaç isek,
Sabır gösterip te, şükürde etsek,
Peki hangisi münasip sizce desek,
YAŞAMAKTA BiR, ÖLMEKTE!!!
Ecel gelipde birgün bizi bulursa,
Hayatımız O gün tamam olursa,
Belki amel, ibadetler, noksansa,
Şayet kalbdeki imanımızda tamsa,
Yalnız umut ALLAHIN RIZASI`ysa
Ve bizi sonra dilediğine koyacaksa,
CENNET TE BiR, CEHENNEMDE!!!
Ve DOSTLAR dileyelim ki :
RABBiN rızası hepimiz için CENNET olsun!!!
Bizi onunla mükâfatlandırıp onunla onurlandırsın!!!
Onlar ki güzel yurdumun bir köşesinde, köyde, kasabada, taşrada doğdu,
Yıllar aylar zaman geçti, gün geldi, artık toprağı yurdu, onu doyurmaz oldu,
Kimileri bir hışımla çıkıp evinden, elinde ne varsa satıp, tutunca bir an yolu,
Eskiden kağnılarla, kamyonlarla giderken, şimdikiler otöbüslerde alır soluğu,
Artık ankaralı izmirlidir, veya diyarbakır bursalı, belkide izmit, istanbullu,
Bir kaç milyon ise yurtdışında, avustralya, amerika ve de avrupalı olmuştu,
Öncekiler, buna kader, yazgı deyip durdu, şimdikiler bulduğu işi beğenmiyordu,
Şimdilerde oysa artık ekmek aslanın ağzı yerine, tam midesinde çadır kurmuştu !
Bazıları fabrika işçisiyken, kimileri ise yer altlarında, madenlerde çalışıyordu.
Kimileri mala mülke, refaha, bir çok şeye, çalışıp, çabalayarak kavuştu,
Şansı olanlarsa marketler zinciri, şirketler, fabrikalar patronu olmuştu,
Çoğunun yediği önünde iken, yiyemediklerini ise hep ardında bulmuştu !
Bazılarının oysa çoktan ümitleri tükendi, mahvolup harap , perişan oldu,
Öyleleri de var ki kendini, mapusta, hücre de,parmaklıklar ardında buldu,
Elde avuçta ne varsa hiç kalmadı, tüketmişti dahi cebindeki en son kuruşu,
Ona artık yaşam çekilmez oldu, çıkmazdaydı, kayboldu gitti, hüsranla bitti sonu,
Herkesin baş ucunda ayağında bir taş, tahta olurken onun mezarı dahi bilinmiyordu!!!
Sen kolaymı sanırsın, şu an bizim yaşadığımız yeri, oraları GURBET denen yurdu,
Gönül şimdilerde kıpır kıpırdır, sıla dersen gözden ırakta, burnumuzda tüter oldu,
GURBETÇi, gurbette yaşamaktadır her gün, bin bir çeşit derdi, kederi vede sorunu,
Bilemedim bu nasıl adalet, böylemiydi hak hukuk, acep bizim için düzen bumuydu. !
Bu ne biçim yasa, bu nasıl bir duruşma, tümden de onlardan yana, şu gâvurun kanunu,
Gün geçmez, onca üzerimizde oynanan, tüm hilleleri. horlanışları, ve de türlü oyunu,
Bizlerin onlardan farkı, tenimiz esmer, saçımız gözümüz siyahtır, unutmayalım bunu,
Hatırlayalım dostlar, bize bunca yapılanı, unutma ha, sakın ola, yabancı olduğumuzu...!!!
ister yurtta, vatanda ol, isterse yurtdışında, gurbet artık bizlerin diyarı,
Buraları olmuş çok zamandır, yarım asıra yakındır, insanlarımızın mekânı,
Yaşandı ve yaşanılır oralarda, günlük sayısızca hüzün, sevinç ve de anı,
Kimi gününü gün etmekle meşgul, ötekini ise sarmış gurbetin, gamı tasası,
Çoğunluğumuz ise gün ve gün, aşındırır oldu doktor veya hastane kapısı,
Ön sokaklar aydınlık, fır fırıldak ışıklı, Arkalar köhne karanlık, acılarla kaplı,
Sıladaki sevenlerimizin bazıları, hasretle ve özlemle, beklemekteyken yolları,
Oysa kimileri de bizleri soyulacak birisi,sağılacak << KOYUN>> sürüsü sandı,
Gurbet denen oralar, O diyarlar, O yurtlar ise, bazılarının başının belası!!!
Bilip görmeyen, tanımamış olanlar için ise, oysa onların daha hâlâ tatlı rüyası!!!
Bazılarının ise başının belası .Kimilerinin oysa daha hâlâ tatlı rüyası!!!
ALLAH, ALLAH, deyip dursak,
Biz yoluna, bir baş koysak,
O kaf dağının, ardına varsak,
Gelip geçene, bir yol sorsak.
BulurmuyuzBulurmuyuz!!!
Can da alevdir, ateşimiz,
Kor olur yanar, yüreğimiz,
Hak, hakikatdır dileğimiz,
Eksik kalan, bir pirimiz,
BulumuyuzBulurmuyuz!!!
El açtık, boştur avucumuz,
Mücrim oysa, bir çoğumuz,
Nurlu yolmudur, yolumuz,
Kan revanken, sağ solumuz,
BulurmuyuzBulurmuyuz..!!!
Gelip gidiyoruz, Ömür tükendi,
Artık yendi bizi, şu dünya fendi,
Hayat biçar etti, gönül ise özendi,
Güç takat da kalmadı, hepten bitti,
Bize şimdi, ışık tutacak bir efendi,
BulurmuyuzBulurmuyuz..!!!
Alevler, hepten köze dönse,
Köz de öz için, yanıp tütse,
Biri çıkıp, hadi kalk git dese,
Ah bir de nefsimiz izin verse,
Deli gönül varsa, yollara düşse,
BulurmuyuzBulurmuyuz!!!
Hayat tükenmiş gec kalmışız,
Defter verdiler, boş bırakmışız,
Günler geçti, yazı yazmamışız,
Ondandır, sel olan gözyaşımız,
Geçte olsa kalemdir arayışımız,
BulurmuyuzBulurmuyuz!!!
Korkularım var, içim böldü,
Can titreyerek, terler döktü,
Hayat değirmen oldu, öğüttü,
Kederimse azaptan, O ürküttü,
Ecel yakın, amel ise züğürttü,
Bu gidişle acep, abidler yurdu,
BulurmuyuzBulurmuyuz!!!
Hazırlıksız olup, yola çıkmışız,
Vasıtalar arasında, yaya kalmışız,
Birden tükenmiş, mahvolmuşuz,
Edep haya, ilim irfandır soruşumuz
BulurmuyuzBulurmuyuz!!!
Ben bir damlayken, öze dönüştüm,
Dile gelip yazdım, hemde konuştum,
Dünya şevkinden, hepten savuştum,
Onca oyunlarla, hillelerle vuruştum,
Hikmet nerededir, onu sormuştum
BulurmuyumBulurmuyum!!!
Yerleri, gökleri,cümle alemi yaratan,
Dağ, taş, ağaç, çiçeklerle donatan,
insanı, hayvanı,nebatı birden barındıran,
Önce seni yaratan, ALLAH'ı UNUTMA !
Bir damla sudan, seni yoktan var eden,
Sadece ruh iken, sana beden giydiren,
Onca günahını bağışlayıp, birden affeden,
Şükret seni yaratan, mevlayı, UNUTMA !
Medine-i münevvereye varır isen,
Mescid- i nebeviyi, ziyaret eder isen,
Birde hücre-i saadet`i de görür isen,
Iki cihan serveri, Hz. Muhammed'i UNUTMA !
Mekke ye şayet yolun düştüğünde,
Mescid-i Haramı görmek nasip olduğunda,
Hacer-ül esved`e el ile yüz sürdüğünde,
Makamı ibrahimi, zemzemi, tavafı UNUTMA !
Elbet arafat`a da gidersin,
Orada mevlaya yalvarırsın,
Daha neresi var diye sorarsın,
Minayı, müzdelifeyi, şeytan taşlamayı UNUTMA !
Bir tarafta yunus emre, bir yanda hacı bektaşi veli,
Görmeden olurmu hiç, birde mevlanayı, balıklı gölü,
Hatırla sakın, ahmed yesevi ile tapduk emreyi,
Anadoludaki ulu canlar ı, evliyaları UNUTMA !
Bu vatan ki, nice günler gördü geçirdi,
Bir karış toprak için, onca canlar verildi,
Ne ocaklar söndü,dul yetim kaldı kimileri,
Birde, senin için şehid olmuş, ecdadı UNUTMA !
Yıllarca bir çok, mal mülk edindin,
Bin bir türlü onca nimetten yedin,
Bir kaç evlat onlarca torunlar için,
Sakın ola Rabbine şükrü UNUTMA !
Yeri geldi, çok günahlar işledin,
Hatasız kul olmaz, hatalar da ettin,
Kimi zaman oldu, yalan da söyledin,
Ecel yakın, ölüm var, tövbeyi UNUTMA !
Sabahın seherinde, kalktığında,
Abdest alıp, namaz kıldığında,
O an Rabbine, secdeye vardığında,
insanlık için duayı, gözyaşı dökmeyi UNUTMA !
Bir söz verdik, sonra onu bile yerine, getiremedik ki,
Söz dediğinde durulur, biz onu dahi, yapamadık ki,
Kul olalım diye, gönderildik dünyaya, beceremedik ki,
Selalar verilip, cenazeler defnedildi, umursamadık ki,
Her gün, her anımız bir başka, bu ne işdir, bilemedik ki!!!
Varıp birde, engin denizlere açılsak, boğulurmuyuz ki,
Sonra da dağlara, doruklara tırmansak, tutunurmuyuz ki,
Bilebilsek ışık nerede ? ödül kimde ?, kavuşabilirmiyiz ki
Yolumuz düşsede, varsak bir meclise, adam sayılırmız ki,
Uğraşıp, öğüt alsak, yaşamaya çalışsak, başarabilirmiyiz ki!!!
Çevremizdeki alemde, neler olup bitmekte, biliyormuyuz ki,
Yan kapı komşularımız, ne halde nasıldır, soruyormuyuz ki,
Karnı tok, sırtı pekmidir, ne yapar nasıl geçinir, rahatmıdır ki,
Her birimiz, öbüründen şüpheci, kimseden de emin değiliz ki,
Hergün başka alemde, biz bizi bitirmekteyiz, buda yaşam mıdır ki!!!
Durmadan koşuşturmaktayız her an, buda bir ortam mıdır ki.
Değerlerimiz dedik, sonra birden unuttuk, her şey paramıdır ki,
Çıkarsız iş yapmaz olduk, hepten kudurduk, bu insanlıkmıdır ki,
Uyduk birine, olmaz yerde kuyuya taş attık, sonra çıkaramadık ki,
Hepten hedefsiz, tümden, birden gafletteyiz, şimdi, işmi bu bizim ki!!!
Vatan millet bayrak, örf adet değer, gelenek dedik, içtenmiyiz ki,
Yanıbaşımızdaki işbitirici asalak yalakalardan, kurtulurmuyuz ki,
Ümitsiz de olsak, biz adalette güvenilir bir yargıç, bulurmuyuz ki,
Duruşma kararını, onlara verilecek hükmü cezayı, duyarmıyız ki,
Hak hukuk, bir tamam yerinde, imrenilecek bir ülke, olurmuyuz ki!!!
Gün ola harman ola, kader güler, bizde güzellikler, görürmüyüz ki,
Çarklar kendine döner, birgün bu devirde biter, bunu anlıyormuyuz ki,
Bizler tohum oldup ekildik, tarlalara serpildik, acep ürün olurmuyuz ki,
Ömür akıp giderken, ırmak gibi vadiden, taşlara değmeden, gidermiyiz ki,
Doğadakilere bak, ne esirdir, ne tutsak, bizde öyle olsak, imreniyoruz sanki,
Bu gidişe güç yetmez, kanaat sabır da edilmez, bilmem huzurlu, mutlumuyuz ki,
Ben diyeceğimi dedim artık, varın siz söyleyin şimdi, HAYATMI BU BiZiMKi..?
........ Biz hiç yaşamıyoruz ki!!!