Bazen içine attıkları kemiriyor insanı.
ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın.
yoksa gecenin bir yarısı öyle bir sızlatır ki içini dünya başına döner.
yine hüzün uğradı geceye.
sabah gittikçe uzaklaşıyor benden. o da sevmiyor beni herkes gibi.
yalnızlık ağızda çoğalan tatsız lokma, ne yutabiliyorum ne de atabiliyorum.
adı hasret, sızısı sonsuz, yatağım onsuz...
titrek bir iç çekişi hakim bedenime, onsuz olmayacak biliyorum.
duvarlar üzerime geliyor, daralıyor ruhum. Ecel gelse eğeceğim boynumu önüne bir koyun gibi.
gözlerimi kapatmak geçiyor içimden sonsuz bir uykuya, uyumak , uyumak... ve bir daha uyanmamak...
ne güzel bir vuslat demi ölüm denen meçhul son.
ama biliyorum ki her iki dünyada da olmayacak yanımda.
hey gidi hırçın rüzgar neden bu kadar acımasızca vuruyorsun pencereme. sen de mi intikam alıyorsun benden aklınca.
oysa benim gözlerim sende değil, hep aralık bıraktıgım kapımda.
o gelecek, gıcırdatarak silecek ölüm sessizliğini odamdan.
çek git şimdi , dövünme deli deli, insafsızca vurma kendini oradan oraya. yalnızlığımı da al git buralardan...
gizli bir mektup sıkıştrayım cebine. git onun kapısını döv usulca. gözyaşlarımı gotür. o yağmuru çok sever bilirim. penceresinden sız içeri. bir su gibi avuçlasın beni , ellerinden kalbine sızayım ...
....
yatağım onsuz , gece sonsuz...
silahım kurşunsuz,
sobam odunsuz...
Bismillahirrahmanirahīm
Elhamdülillâhi rabbil'alemin Errahmânir'rahim
Mâliki yevmiddin.İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în,
İhdinessırâtel müstakîm Sırâtallezîne en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn!
amin..
vatanı uğruna can veren sehitlerimizin mekanı cennet olsun ailelerine allahtan sabır diliyorum ve suanda vatani görevini yapmakta olan tüm mehmetçiklerimizin rabbim yar ve yardımcısı olsun
Hani ağlamak anadiliydi ya tüm dillerde ayrılığın
Gözlerimden kan süzüldü Gece'ye.
Siyahı delip geçen gözbebeklerim kan deryası.
Kızıldeniz utanacak içimdeki denizden
"Yaradan" için "Yar"
sevmeyi öğrettim de sana,
"Yaradan" için
"Yar"dan geçmeyi öğretememişim kendime
boylu boyunca yatıyor yüreğim yarda
Bileği kesik kalemim can döküyor şimdi kağıda.
Hiçimi dökmek istemiştim oysa...
infazlar sabaha karşı yapılır ya, birazdan bitecek GeCe az kaldı, beni
infazlayacağım şafakta.
Hani yüzbinlerce yıldız sönmeden sökmez ya şafaklar, son dileğim GeCeden
Eyy GeCe!...Kurban et yıldızlarını şafağa.
Bedel olarak gözlerimin karasını göndereceğim her akşam sana
Yarın, yevm-ül kıyam'da yanmayalım diye yanan yanlarımı bırakıyorum yanına
Vakit yakın
Can çekişiyorum canımı can yapanım.
Namlunun ucunda ayrılık, eli tetikte bekliyor günahlarım
vur emriyle
vurulacak sol yanım;
"Yar" verecek "Can" kaybından
Tütün ne ki?.. tuz bastım tırnağı sökülmüş parmak uçlarıma. On parmaklık
değil bu figan!
Bin elden beşbin tırnağın sökülüp tuza bastırılmasıymış ayrılık
Ama öyle ya, tuzu da sevmeli aşık
Bir türlü aydınlanamayan bir gün doğdu işte.
Yüzbin yıldız pahasına söküldü şafak.
"infazı tamamdır" mührü basıldı.
Kaydım düşüldü kitab-ül aşk'tan
düz çizgiye dönüştü çoktan yüreğimin monitöründe hayat.
Sabahın pusunda, iki yüreğin sağır edici feryadına "sus" düştü.
Pustu aşk sus-pus bir cenaze merasimi bu satırlar
üstad'ın dizeleri tek teselli mezar taşıma:
"ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar,
kavuşmak nasıl olmaz, madem ki ayrılık var?"...
ALINTI