BAYRAĞIMIZ VE İSTİKLAL MARŞIMIZ
bayrak bir devletin hakimiyetini bağımsızlığını ve şerefini temsil eder bu sebeple kutsaldır.bayrağa saygı
gösteririz milli marş ait olduğu ülkenin tarihi özelliklerini yaşam tarzını övücü bir dille anlatır.
özel bir güfte ve bestesi olan bu marşlar milletin en önemli vazgeçilmezlerden biridir. milli günlerde
resmi törenlerde uluslar arası karşılaşmalarda söylenir. milli marş söylendiği zaman orada bulununların
ayağa kalkarak saygı duruşuna geçmeleri uluslarlar arası bir ahlak kuralıdır.bazı milli marşlar o devletin
hükümdarını bazıları ise kendi milletlerini mübalağalı bir şekilde göklere çıkartırken istiklal marşımız
tarih boyunca daima hür yaşamış aziz milletimizin bu özelliğini vatan bayrak ve hürriyet sevgisiyle
imanın nasıl yoğrulduğunu güzel bir uslupla dile getirmektedir. mehmet akif ersoy
(kahraman ordumuza ) armağan ederek istiklal marşımızı yazmış ve 1921 de t.b.m.m, de bütün
milletvekillerinin coşkusuyla ve alkışlarıyle istiklal marşımız kabul edilmiştir. böylece türk milleti
bağımsız yaşama arzusunu dile getirmiştir bir milli marşa kavuşmuştur merhum mehmed akif kendisine
teklif edilen ödülü kabul etmeyip hayır kurumlarına bağışlayıp istiklal marşı şiirlerini topladığı:
safahat adlı kitabına almamıştır. bayrağımızın kırmızısı: vatanımız uğruna canlarını bu vatan için
feda eden şanlı ecdad ve şehidlerimizin bizim için canla başla savaşıp bu toprakları kazananlardır.
onlara minnet borçluyuz . onların önünde eğilip dua edecez onlara minnettar olacağız sonsuza kadar.
kanlarının rengi kırmızı olduğundan bayrağın etrafı kırmızıya boyanmıştır. ayyıldız: ise güzel
dinimiz olan islamiyeti temsil eder.bayrağımızı canımız gibi korur cok
severiz göklerde dalgalanmasından gurur duyarız hepimiz ona saygı ve sevgi gösterir gururla taşırız.
ÖLÜM VE ÖTESİ
--------------------------------
beni nereye götürüyorsunuz? geriye dönüş yok artık....
Geçmiş zamanın birinde aynı mahallede oturan iki adam vardı. Onların çocuklukları da o
mahallede geçmişti. Bu samimi arkadaşlardan birisi babasının yolundan gidip tüccar,
diğeri ise okuyup alim
olmuştu. Artık araları eskisi gibi değildi. Tüccar olanı aşırı mal şımartmış, dinden uzaklaştırmıştı.
Zamanla Allah'ı da inkar eder hale gelmişti. Arkadaşı buna çok üzülüyor, düzelmesi için dua ediyordu.
Kaç defa yanına gitmiş ve onunla sohbet etmişti.
Arkadaşım! Boş ver bu eski lakırdıları. Dünyaya bir kere geliyorsun. Her şey burada yaşanıp bitecek.
Başka dünya falan yok. Bende çok büyük bir hatırın var. O yüzden bırak bu hikayeleri de beni rahat bırak,
diyordu. Aradan yıllar geçti ve her iki arkadaş da ölüm döşeğindeydi artık. Kısa bir zaman sonra da
sırayla hayata gözlerini yumdular. Alim zat, omuzlar üzerinde mezarlığa doğru götürülüyordu.
Mezarına doğru yaklaşırken mezarının cennet bahçelerinden bir bahçe olduğunu görmüştü.
Kendisini taşıyanlara şöyle diyordu:
(Çabuk, daha çabuk, acele edin! Beni hemen yerime ulaştırın )
Bir an önce kendisi için hazırlanan o güzel ortama kavuşmak istiyordu.
Kısa bir zaman sonra ise:
inkarcı tacir tabutun üzerinde mezarlığına doğru getiriliyordu. Gözlerini
bu dünya hayatına yumduktan sonra inkar ettiği gerçek hayatı görmüştü. Çok pişman olmuştu;
ama artık iş işten geçmişti ve şöyle sesleniyordu: ................................!
Eyvah nereye gidiyorum! Beni nereye götürüyorsunuz? Ben o cehennem çukuruna giremem.
dehşetli alevlerin içinden beni çıkarın diye feryat etmeye başladı ama onu taşıtan insanlar onu
duymuyorlardı.
bile artık işişten geçmişti dünya hayatında işimizi sevdiklerimizi aşımızı annemizi babamızı cok
sevip ALLAH ın bizleri bu dünyaya misafir yolladığını iyi bilmeliyiz atalarımız ne güzel söylemiş:
ne ekersek onu biçersin. ahiret yolculugumuza iyi hazırlanmalıyız çünkü amel denen nurlu
hakikat yolunda hızlı şekilde ilerlemeliyiz. bu kainata; gökyüzünü dağlara taşlara denizlere
bir bakalım ve ibrek alalım her şey ALLAHI zikrederken ya bizler uykumuzda rahat olamayız
allah bizlere eş dost akraba ev araba mülk vermedimi ? el ayak . göz, burun kulak, kalb(cok degerli şeyler)
onları hiç bir şeyle değiştirebilirmiyiz bir düşünün ? okuma azmi,yaşama azmi, güç kuvvet,
o yüce varlık dilerse bizleri tekrar diriltir tekrar öldürür. o yücedir. rahimdir. gafurdur .ondan
geldik yine ona döneceğiz.
''Ancak tüccarın sesini oradakilerin hiçbiri duymuyordu''
Nitekim bir hadislerinde Allah Rasulü şöyle buyuruyordu: Onun çığlıklarını her şey işitir; ancak
insan hariç. İnsan bu çığlığı ve feryadı işitseydi dengesini kaybeder ve kendine gelemezdi.
Artık onlar gerçek dünyaya göçmüşlerdi. O dünyada herkes burada yaptığının karşılığını bulacaktı.
Ne mutlu, bu dünyayı bir imtihan dünyası olarak görüp ona göre hareket ederek cenneti kazanan insanlara.......
hüseyin zaric/ istanbul /türkiye