dün gibi aklımda sana su diyişim
dudağına ilk dokunup cayır cayır 3 gün yanışım,
daha dün gibi...
oysa arada koca yıllar
nasılda unutulmazmış çocuk sevdamız
ne kadarda temizmiş duygularımız
zaman bizi böyle bırakmamamlıydı.
hani gülen yüzüm
hani seni görmeden önce, havaya bakan gözlerim
hiç değişmedi
yine aynı yolda yürüyorum
oturduğumuz banklarda seni yad ediyorum
ağlamalarını, kızmalarını, gülmelerini
ne bilim ilk elini tutuşunu hiç unutmadım
hani sorarsan? seni sevmektende vaz geçmedim!
olmadıda, sen bir türk bense bir kürttüm.
aramızda koskoca kültür vardı.
adamların başka Diyarlar bulduğu bir devirde nasılda girdi aramıza 'koskoca 'ailen
nasılda yalan olmaya başladı, korkularınla sevdamız
ama ben yine seviyorum
hani yolda yürüdümüzde üstünde
kırmızı bir mont, yırtık bir papuçla
bana bakışın, nasılda hala çarptırıyor kalbimi
sen değiştin; üstün, başın, beni seven, yüreğin
ama bunu bil hala yüreğimdesin
alır o kalbini topraga gömersinde
yine o yürek katlanamaz bazı seylere,
ben seni gözleri kör sevdim oysa sen
o kocaman sevgimi kalbine değil beynine yazmışsın
kalbin benden önce
çoktan dolmuş
seni ilk gördüğüm gün
her sey mıh gibi aklımda
hani o sürmeli gözlerinle başındaki sapkan
hiç çıkmıyor aklımdan
gözleirn turuncu elbiselerin
ilk elini tutuşun ilk saçına dokunuşum
unutulmazdı
hani sana tavla öğretmiştim
tavladan sonra bin yemin etmiştik
biz bir biirmiziniz eller ayıramaz bizi
umuttuk biz bir güneştik sevdası olanalara
biizm sevdamız öyle olmalıydıki
ferhatla şirin dahi kıskanmalıydı
öylede oldu
el ayırmadı bizi ayıramadı
ama sırtımdan vuduğun hancer her şeyden
ama her şeyden ağır geldi
unutmak kolay değil
unut diyorsun
yaptım diyorsun biliyorum hataydı
ama unut
olmuyor be gülüm her gece her gece
rüyalarımda kabuslar görüyorum
kolaymı unutmak
hatılıyormusun bana o kadar kız bakmıştı
bir sürü kız bneimle gezermisin çıkarmısın demişti
erkek olmama rağmen hatırlarmısın
ben dönüp bakmamıştım bile
yüzlerini dahi hatırlamamıştın ikinci sefer gösterişinde
senin için hayallerimi yıktığımı ne çabukta unuttun
dediğim gibi bizim sevdamız öyle oldiki
ferhat olsaydı dayanamazdı
halime şirin olsaydı güzel iki çift laf söylerdi sana
şimdi sen başka bir memelekette ben se amedde
dedin ya unut böyle giderse unutacak ......kalmayacak
karanlık bir sevda bizimki
her seyin yalan olduğu bir dünyada
doğruların yalanların yerini tuttuğu
sevdaların yalan olduğu bir dünyada
sedamız vardı !hatırlarmısın sevgilim
hani bir günümüz dahi olsa bir kelebek misali
yine arayıp bulurduk bir birimizi
bulmasak bile umut ederdik kavuşmayı
yolunda ölmekte varmış diyip ölecektik
olmadı her sey böyle toz pembe
şimdi ben kararmış kağıtlara
solmuş gülleri takıp
anlamsız yaşamlar yazıyorum
kim bilir sende nerede ne zaman
kiminle olduğunu bilmesemde
sevdiğine inandığın günü hayal ediyorsundur
her seyin bir umut olduğu bir dünyam
hani varmasam bile yolunda bir kelebek
bir umıuttu bir sevgi
adı konulmamış bir aşktı
tek beklentim kırmızı bir güldü
tek rüyam dizlerinin dibinde yaşlanmak
senle tanıdığım rekleri senle soldurmak
tattığım farkın soluduğum havayı senle tüketmek
şimdi sen uzaklarda bense sensiz
ağlamak alışkanlık oldu geceleri
gidişim yakın hissediyorum
umudu olmayan
sensiz ben
hiç sevmemiştim sevememiştim böyle
kimse senin verdiğim sıcaklığı verememişti bana
kimse senin gib kokmuyordu
kimse elimi senin kadar sıkı tutmuyordu
kimse senin gib bağlamıyordu beni hayata
dayanamıyorum
her sey senin giittiğin gün bitti
ben kımızı güllerle dolu odamda gelinlikle senin bekliyorum
belki gelirsin diye