Nedenleri: Parmak emme küçük yaşlarda sık görülen bir alışkanlıktır. Genellikle dört yaşına kadar kendiliğinden ortadan kalkar. Alışkanlığın sürekli dişlerin çıktığı yaşlarda da sürmesi, bu dişlerde ve damakta yapısal bozukluklara yol açar. Bu bozuklukların nedeni parmağın ön dişlere ve damağa uyguladığı başınçtır. Ortaya çıkan bozukluğun derecesi emmenin süresine, sıklığına, şiddetine ve emme sırasında parmağın pozisyonuna bağlıdır.
Tedavisi:
Parmak emmeyi önlemenin en etkili yolu parmak emmeye eğilim gösteren çocuğu emziğe alıştırmaktır. Emziğin hem verdiği zarar daha azdır, hemde daha kolay bırakılabilir.
Tedavinin zamanlaması çok önemlidir. Çocuğun kendisi bu alışkanlıktan kurtulmayı istemedikçe, tedavinin başarıya ulaşması imkansızdır.
Çocuğun çevre baskısına uğramaması ve alay edilmemesi için okul çağından önce bırakması psikolojik yönden çok faydalıdır.
Çocuk baskı altına alınmadan cesaretlendirilerek, ödüllendirilerek pozitif yönlendirilmelidir.
Eğer her şeye rağmen 6 yaşına kadar alışkanlık kırılamamışsa diş hekimine başvurularak profesyonel yardım alınması gereklidir.
Aspirinle beraber alınan Plavix adlı ilaç, kalp krizinden ölümleri önlemede yeni umut oldu. Çinde yaklaşık 46 bin hasta üzerinde yapılan araştırmada başarılı sonuçlar elde edildi.
Damar tıkanıklıklarını önleyen yeni bir ilaç sayesinde, kalp krizi ve inmeler yüzünden binlerce ölüm önlenebilecek. Oxford Üniversitesinden Zheng-Ming Chen, Plavix adıyla satılan clopidogrel maddesi içerikli ilacının aspirin ile birlikte alınması halinde, binlerce yaşamı kurtarabileceğini keşfetti. Dünyada her yıl 10 milyon kişinin kalp krizi geçirdiğini söyleyen Dr. Chen, bu ilaçların hastalara birlikte verildiği takdirde en az 5 bin kalp krizi kökenli ölümün ve bir o kadar da öldürmeyen, ama tekrarlayan kalp krizinin önleneceğini bildirdi.
Araştırmacılar, Çinde 1250 hastanede 45 bin 800 hasta üzerinde yaptıkları çalışmalarda, 4 hafta boyunca günde bir aspirin ile birlikte 75 miligram clopidogrel verilen hastaların, etkin madde içermeyen placebo verilen hastalara göre yüzde 7 daha az kalp krizinden öldüklerini saptadılar. Tekrarlanan kalp krizlerinde ise yüzde 14 düşüş görüldü.
Şule Yılmaz - İstanbul Üniversitesi'nin (İÜ) ebeveynlerle yaptığı bir araştırma, televizyon ve reklamların özellikle 7-12 yaş grubu çocukların beslenme kalitesi ve şeklini belirlediğini ortaya koydu.
İÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Radyo-TV Yayıncılığı Radyo
Programı Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr. Nalan Kösebalaban Doğan ile okutman
Bahar Söz, ''Televizyonun çocukların beslenme alışkanlıklarına
etkisi'' konulu bir araştırma yaptı.
Çalışma, 2 ilçedeki 2 ilköğretim okulu ile 2 çocuk yuvasına giden
0-6 ile 7-12 yaş grubu 520 çocuğun ebeveynleriyle gerçekleştirildi. Bu
çocukların 374'ünün evinde en az 2 ve 2'den fazla televizyon bulunduğu
ve yarıdan fazlasının 2 saatten fazla televizyon izlediği belirlendi.
Araştırma, çocukların yüzde 44'ünün reklamlardan etkilendiğini
ortaya koydu. Buna göre, katılımcı ailelerin yüzde 39'u, çocuklarının
reklamı yapılan ürünlerden etkilenerek sıklıkla istediğini ifade etti.
Yine ailelerin yüzde 90.4'ü, fast-food tarzı hazır gıda reklamlarının
çocukları üzerindeki etkisinin olumsuz olduğunu düşündüğünü bildirdi.
7-12 yaş çocukların ev dışında okul, arkadaş ve televizyonun
etkisiyle tercihlerini değiştirmesinin söz konusu olabildiği
belirtilen araştırmada, özellikle bu yaş grubu çocukların beslenme
kalitesi ve şeklini, aileden çok televizyon izleme süresi ve
reklamlardan etkilenme düzeyinin belirlediği vurgulandı.
-OBEZİTE RİSKİ ARTIYOR-
Araştırmayı yorumlayan Yrd. Doç. Dr. Nalan Kösebalaban Doğan,
televizyonun bir etkisinin de beslenme alışkanlıklarına yönelik
olduğunu, fast-food tarzı beslenme ve hazır gıdaların giderek günlük
beslenmenin bir bölümünü oluşturduğunu söyledi.
Yapılan araştırmaların, okul öncesi çağda çocuğun beslenme
alışkanlıklarını aileler etkilerken, okul çağında arkadaş, televizyon
ve özellikle reklamların etkilediğinin ortaya koyduğunu kaydeden Yrd.
Doç. Dr. Doğan, şöyle dedi:
''Bu etki, onları reklamı yapılan gıda ürününe sahip olmaya
yönlendirmekte. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları yerini, tek tip ve
çeşitli katkı maddelerini içeren fast-food veya benzeri beslenme
şekline bırakmaktadır. Televizyon izleme süresinin artması,
beraberinde fiziksel aktivitenin azalmasını ve öğün dışı fazla hazır
gıda tüketilmesinin artmasını getirmektedir. Bu durum ise çocuklarda
obezite riskini artırmaktadır.''