ilke61

ilke61

Üye
18.12.2008
Acemi Er
34
Hakkında

  • İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyesi Alman asilli Prof. Naumark ile bir kısım talebesi Boğaziçi'nde geziye çıkarlar. Talebelerden biri prof. Naumark'a su soruyu sorar:

    - Avrupa bizi neden sevmez hocam ? prof. Naumark şu cevabi verir:

    - Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir, Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:

    1. Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama faraza laik söyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.

    2.Sizler farkında değilsiniz ama, onlar su gerçeğin farkındadırlar: Tarihten Türk çıkarılırsa tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.

    3. Avrupa'nın pazarı idiniz. Simdi Avrupa'yı pazar yapmaya başladınız.

    4. En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.

    5. Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar ise orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordusuna mezar ettiler.

    6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine

    benzeterek hakimiyet sağladılar.önce ahlaki değerlerinizi yıpratmaya başladılar giyiminizden yaşantınıza kadar sonra kendi içinizde sizi bölmeye başladılar A-B-C-D gibi

    7. Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini feda etmeseydiler, İslamiyet bugün belki sadece Hicaz'da varlığını devam ettirirdi, Kaldı ki Vahhabiliği kuranlar da, İngiliz Dominyon Bakanlığının adamlarıdır. Bati her yerde İslamiyet'i, sapık inançlara kanalize etti.Ama Osmanlı, Asr-i Saadet'i devam ettirdi.

    8. Kilise size kin kusmaktadır. Ve sebepleri yukarıdadır.

    9. Ben Türkiye'ye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı, simdi 19 üniversite var. (O tarihte öyle idi simdi ise çok daha fazla.) Osmanlı zamanında ise her yerde bir medrese vardı tarihinize bakin her medresede bilim eğitimi vardı ilk denizaltını Osmanlının yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuzdur belki de ama Avrupa bunu biliyor

    10. Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupa'nın refahı ve medeniyeti yıkılır.Ama sizde bunun olması bu şartlarda çok zor.

    11. Yine sizler, Avrupa'nın tarihi düşmanısınız ve daima düşman olarak kalacaksınız."



    Evet, almasını bilene ders ve ibretlerle dolu bir itirafname...
#15.03.2009 21:40 0 0 0
  • TÜRK BAYRAĞININ KUTSAL ANLAMI


    Türk Bayrağı rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz. Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.

    Bilindiği gibi, genellikle Hıristiyan milletler bayraklarına Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir. Haç'ın anlamı Hazreti İsa (a.s.)'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inandıkları için Hıristiyanlar onu sembol olarak alırlar. Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir? Dolunay (Bedir) ayın ondördüncü gecesindeki haliyle daha parlak olmasına rağmen niçin ayın en az ışık verdiği yay şeklindeki zayıf şekil sembol almıştır? İşte burda Hilal'in gücü burda çıkmaktadır. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil olarak alınsaydı Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Halbuki "Hilal" şekli dolayısıyla değil, ismi dolayısıyla sembol olmuştur. Bu anlamı da "ALLAH (c.c.)" isminden almıştır. Bilindiği gibi Arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 "He", 1 "Lam", 1 "Elif", ve yine 1 "Lam" harfleri bulunmaktadır. Yani 1 "He", 1 "Elif" ve 2 tane "Lam" bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeride:

    * "He

    * "Lam"

    * "Elif"

    * "Lam"

    * Toplam Olarak =99

    ALLAH (c.c.) kelimesi de yine bir "Elif", iki "Lam" ve bir
    "He" ile yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99 rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği için rakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerini kullanıyoruz. 99'da Esmaul Hüsna'yı temsil eder.Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal'i koymak hem anlamlı, hem inançlarımıza daha uygundur.Çünkü inancımıza göre, "ALLAH (c.c.)"ı sembol olarak bile ifade etmek mümkün değildir. Aksi halde putperestlerin düştüğü hatayı tekrarlamış oluruz. Bu sakıncadan dolayı "ALLAH (c.c.)" ın zatı ve ismi tenzih edilerek, o ismin harf ve ebcedi bakımından eş değerlisi olan "Hilal" sembol yapılmıştır. Madem ki sembolik anlam taşıyacaktır o halde Hilal yazmaktansa Hilalin şeklini yapmak arasında hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal şekli daha uygun, daha anlamlıdır. Böylece Hilal'in sembol olarak seçilmesinde şu mantık silsilesi görülmektedir:

    ALLAH (c.c.) à Hilal (isim) à Hilal (şekil)

    ALLAH(c.c.)'ın birliği (Tevhid) inancı ve bu inancın La ilahe İllallah (ALLAH
    (c.c.) tan başka Tanrı yoktur) formülüyle ifade edilen manası böylece Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur.
    Bilindiği gibi bazı İslam ülkeleri bayrağında, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i Tevhid'i yazarak sembole gidilmeden bayrağına koymuştur.Ancak birtakım manaların sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlamlıdır. Hilal'in kucağındaki Yıldız, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden alınmıştır. Ancak bu şekil yine Arapça "Muhammed" yazısının şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci "mim" in başı, "ha" harfinin dirseği, ikinci "mim" in kıvrımı ve "dal" harfinin alt ve üst kanadı beş tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten İslam'ın şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inancını, yıldız Peygamber'e bağlılığı dile getirir.
    ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da İslam'ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile yıldızla İslam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur.

    Claude Farrere dilimize "Türklerin Manevi Gücü" adıyla çevrilen eserinde (s.36) Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayatında nasıl bir önem taşıdığını anlatmaya çalışır: "En mükemmel gemiler, yarım ay şeklinde amiral gemisinin etrafına sıralanmıştı. Evet yarım ay şeklinde... Ve hilal şekli gerçekten Müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!..." diyerek Türk toplumunun hayatında örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri olduğunu anlatır. İstiklâl marşımızda, "Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal." "Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?" mısralarında bayrağın ve hilalin şahsına dile gelen hitap, aslında doğrudan doğruya ALLAH (c.c.)'a niyazdır. ALLAH (c.c.)'dan, artık bu millete rahmet ve merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten "Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;" mısrasında bu dilek daha açık bir dille ortaya konmaktadır.

    Hilal sadece bayrağımızda değil, kandil geceleri yapılıp dağıtılan ay çöreğinde de görülür. Camide ve kışladaki ders nizamı da, Mehter Takımının nöbet vurma sırasında aldığı şekil de hep Hilal şeklidir.
#15.03.2009 21:38 0 0 0
  • Eğer gençlerimiz tarihi bilmezse olacağı bu. unutturuluyor Türk oldukları ve yine unutturuluyor yapılanlar. Yunanların, ermenilerin ve diğer devletlerin yaptıklarını kaç kişi biliyor. Bilmiyor ve insanlık sevgisi aşılıyorlar sözümona. ama yunanlılar hala Türk düşmanlığını gündemde tutuyorlar okullarında. Türk kelimesi her yerde yasaklanıyor. Bizim okullarda bir sarıgelin belgeseli izletildi olay oldu. Neymiş efendim ermeni çocuklar rencide ediliyormuş. Yaa benim Türk gençliğimin bilmesi gerekenler bildirilmiyor kii.

    Harika bir yazı İLBEYİ, eline emeğine sağlık.
    Allah içimizdeki ermenilerden bizi korusun. Amin
#15.03.2009 21:30 0 0 0
  • Bizde milliyetçiliğimizi yozlaştırmasa idik bunlardan çok ileri olacaktık. Ama bizdeki yabancı hayranlığı, insan sevgisi varyaaa engelliyor milliyetçiliğimizi:(

    İnşallah gelecek nesillerimiz bilinçlenecek.
#15.03.2009 20:48 0 0 0
  • Bende topraktan yaratıldım buna inanıyorum. Evrim geçiren hiç bir şeye rastlamadım. Benim öğretmen arkadaşım bana aynen şunu söyledi; "sen inancın gereği diyorsun topraktan geldim diye ama ben inanmıyorum toprağa ben maymundan geldim." Bunu söyleyen kişi öğrenciye birşeyler öğretiyor düşünün artık siz. Ona söylediğim şey ise 1- sen maymun olabilirsin ben değilim 2-madem maymundan geldik neden maymunun organları insana nakledilemiyor" verdiği yanıt şu "bilim adamlarının bir bildiği varmıştır da ondanmış ...yanii kem küm"
    Bu müslümanlara karşı yapılan bir oyundur. İnancı olmayanların savunduğu kolay bir yoldur.
    Ne diyelim maymunum diyebilen hayvan sözüne kızmamalı:D:D
#15.03.2009 20:42 0 0 0
  • gamLı kardeş, siz daha önce yazmış olduğum yazıyı okumadan yanıtlamışsınız. Demişsiniz ki "Müslüman olan o atalarımız bu duayı kullanmışmıdır.?." ben bu duanın Türkler müslüman olmadan önce yazıldığını ve bu şekilde dua edildiğini yazdım. Yazılmış olan zamanı da göz önünde bulundurun demiştim. Müslüman olduktan sonra yazılan bir dua değil.
    Sadece şunu söyleyeceğim milliyetçilik ile ırkçılık karıştırılmasın. Herkes anlamak istediğini anlar. Ben Türküm demek, Türkler en üst seviyede olsun her zaman demek ırkçılıksa ırkçıyım kardeşim:)
#12.03.2009 21:39 0 0 0
  • Çok güzel yaaa. Eline sağlık İLBEYİ

    Adını anmak istemediğim şerefsizin kategorisinde çok kişi var ama neyse. Allah hepsini ıslah etsin, ıslahı mümkün değilse kahretsin (amin).
#10.03.2009 18:52 0 0 0
  • Bu Türk kelimesi yada Türklerin iyi seviyede olması neden bu kadar tepki çekiyor. Türkler Müslümanlığa o kadar çok hizmet etmiştir kii tarih kitaplarını açarsanız zaten görürsünüz. Şu an Avrupa Türk kelimesini Müslümanlık olarak alıyor. Bu kadar hizmet veren bir ırkın neden ırkçılık yaptığını düşünüyorsunuz anlamıyorum. Türkler Müslüman olmadan önce de töreleri Müslümanlığı andırıyordu. Sizce Müslümanlık kabul edildikten sonra Türkler ırkçılık etmiş olsa idi kaç tane ırk kalırdı bir düşünün. Türk Türklüğünü unutursa devlet ortadan kalkacaktır. Zaten tüm dünya bunun için uğraşıyor ve sizin gibi düşünenlerde buna alet oluyor. Bırakın Türk demeyi ırkçılıktan saymayı.
    Türküm ve de dünyaya defalarca gelsem defalarca Türk olmak isterdim. Türk olan atalarımın Müslümanlığa verdiği hizmetten dolayı gurur duyuyorum. Ama asla öteki ırklar küçüktür demedik. İşte TÜRK budur.


    İLBEYİ'ninde söylediği gibi "Türk milletinin aleyhine yazılan ve dillendirilen her konuya verilecek bir cevabımız vardır."
#10.03.2009 18:45 0 0 0
  • Eeee bir oyun ünlü olmasın, herkes benimdir der:D

    Kolbastı Trabzonun oyunudur. Üniversitede okuduğum yıllarda Giresunlu olupta bu oyunu oynayan birini görmesim ama Trabzonda herkes her düğünde oynar bunu. Engin ERŞEN Hocam gösteriyi hazırlamadan önce de herkes tarafından oynanırdı bu oyunTrabzonda:)
#04.03.2009 18:35 0 0 0
  • Arkadaşlar bu dua Oğuz Kaanın, Türklerin Müslüman olmadan önce ettiği duadır. Yorum yaparken duanın yazıldığı zamanda göz önüne alınmalıdır. Çok güzel bir dua ve canı gönülden amin diyorum. Biz değerlerimize sahip çıkmadıkça değil Türklüğümüz, Müslümanlığımızda tehlike altındadır. Şu da bir gerçek ki Türkler hiç bir zaman intikamdı, soykırımdı yapmadı. Eskiden olan savaşlarda her zaman Müslümanlığa hizmet etmişlerdir. Eski orta doğu ile şimdikini kıyaslarsanız bir fikir sahibi olabilirsiniz. Yahudileri bile Hitlerin zulmunden gene Türkler korumuştur. Bir devletin yaşayabilmesi için mutlaka değerlerine diline ve kültürüne sahip çıkması gerekmektedir. Bu ırkçılık olamaz.

    İLBEYİ çok güzel açıklamış bunu. Yüreğine sağlık..
#04.03.2009 18:18 0 0 0
#18.12.2008 12:47 0 0 0
#18.12.2008 12:44 0 0 0