Sevgili halkman96 bunu söylemek için çok geç. (: 5. sezon başından beri Matt Smith var zaten. 4. sezon sonundaki özel bölümlerden olan The End of Time ve The End of Time 2'yi izlersen nasıl değiştiğini de görebilirsin. =)
Dizi takipçileri bilecektir ki belirli olaylardan sonra zaman lordumuz yenilenme geçirir ve bedeni değişir. Christopher Eccleston dizi yeniden çekilmeye başladığında Doktor karakterini canlandıran ilk isimdir. Ama geçmişi de ele alacak olursak 9. Doktordur. David Tennant 10. Doktor olmakla beraber gelmiş geçmiş en iyi Doktor'dur. (: Şu an ise Doktor karakterine Matt Smith hayat vermekte. (:
Her zaman olmasını istediğim şey olacak sanırım yakın zamanda. Ama başka canlıların ya da yaşanabilir başka gezegenlerin varolduğunu öğrenmeyi ne kadar istesem de içimi bir korku kapladı. Sanki sonumuz bambaşka canlılar tarafından gelecekmiş gibi düşünüyorum. Çok fazla bilim kurgu seyrediyorum sanırım.
Şu sıralar sınavlardan zaman buldukça izlediğim animedir. Shinigamiler üzerine kurulmuştur ve gerçekten iyi bir mesajı vardır. Tavsiye ederim. Çizgi film(!) deyip geçmeyin...
Naruto... İzlediğim ilk anime. Dünyadaki en iyi animelerden birisi. Sevimli, sakar, düşünmeden davranan, cesur Naruto ve sevmeden edemeyeceğiniz takım arkadaşları Sasuke ve Sakura. Ayrıca unutamadığım, hatta aşık olduğum, 7. takımın yani Naruto'nun takımının Sensei'si(ninjalık hocası) Kakashi Hatake...
Bir de Naruto çizgi film değil ki. Anime...
Death Note... Bitirdiğim ilk anime. O yüzden kıymetli. L.'e karşı ayrı bir sempatim, Misa'ya karşı ayrı bir nefretim var. Bittiğinde üzülebileceğiniz bir anime. Her anime gibi verdiği bir ders, bir mesaj var elbette...
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. Anime çocuklar için değil, yetişkinler içindir!!!
"Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakir görmek, hele şu veya bu politik veya ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, en az, onların oluş ve yontuluş tarihini bilmemekten, hatta sevmemekten doğan büyük bir gaflettir.
Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de tarihi vardır.
Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş; birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle tamamıyla milli bir sanatla işleyip Türk yapmışsa, evlatlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler."
Türkçe Günden Güne Muammalaşıyor
Ben bu bahse nereden geldim biliyor musunuz? Her devrin Türkçesini derinlemesine bilen kıymetli edebiyat tarihçilerimizden Nihad Sami Banarlı üstadımız "Türkçe'nin Sırları" adı altında pek güzel bir kitap çıkarmış, bir nüshasını da bana göndermek lütfunda bulunmuş. Onu başından sonuna kadar okumaya başlamadan önce şöyle bir karıştırırken, Türkçe'nin nasıl bir karışıklıklar deryası içinde yüzdüğünü, içine biraz da mizah karıştırılarak anlatan paragraflar gözüme çarptı da dertlerim deşilmiş oldu.
Şimdiden esrar küpü haline gelmiş olan Türkçe, çözülmez bir muamma niteliğine bürünmeden bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
- Şevket Rado-
- Hayat -29 Haziran 1972, Sayı: 27-
(Kitabın İçinden)
''Yazılı'' için okumaya başlamıştım. O yüzden biraz önyargılıydım. Ancak gerekten okumaya değecek kitaplardan biri. Türkçeye hiç bakmadığınız gibi bakıyorsunuz. Bazen okurken yüzünüzde bir tebessüm oluştuğunu hissediyorsunuz bazen de okuduklarınız dokunmuşcasına içiniz sızlıyor. Vampir serilerinden çok çok önce okumamız gereken bir eser diye düşünüyorum...
Sürekli ilk bölümden, gelinen son bölüme kadar yayınladıkları için repliklerin büyük çoğunu ezbere biliyorum. Ama güzel... Kral Arthur efsanesinin bambaşka bir yönü...
Gwen'e artık iyice gıcık olmaya başladığımı söylemeden edemeyeceğim...
Sezon başında araştırdığımda 3. sezonun Dünya'da yayınlanmasına rağmen Cnbc-e'nin yeni bölümleri 2010'da vereceğini öğrenmiştim. Aynı karar sanırım hala geçerli. Zira harıl harıl Jay Leno yayınları devam ediyor. Oysa şu sıralarda Dünya'da 3. sezonun 10. bölümü yayınlanmış durumda...
DOCTOR WHO
Televizyon tarihinin en uzun soluklu ve en başarılı bilimkurgu dizisi olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na geçen İngiliz menşeli Doctor Who, 2005'te baştan aşağı yenilenen versiyonuyla
CNBC-e izleyicilerinin beğenisine sunuluyor. Yayın hayatına 1963'te başlayan kült dizi, yaptığı zaman yolculuklarıyla kötülerin en büyük düşmanı haline gelen Doktor adlı eğlenceli bir karakterin etrafında dönüyor.
Başrolde izleyeceğimiz ünlü İngiliz oyuncu Christopher Eccleston, seneler içinde Doktor'u canlandıran dokuzuncu aktör olmanın gururunu yaşıyor. Yardımcısı Rose ile birlikte İngilizlere özgü sıradan bir polis kulübesine girip, zamanlar ve mekanlar arası yolculuklara çıkan Doktor'un nefes kesen maceraları, bugüne kadar 39 ayrı ödüle layık görüldü.
Karakterler:
Doctor(Christopher Eccleston)
Gizemli Doktor'umuz insan dostlarıyla birlikte çıktığı heyecan verici uzay ve zaman yolculuklarında kötülere karşı savaşıyor. Tam bir maceraperest olan Doktor bir "Zaman Lordu" ve ırkının hayatta kalan son üyesi.
Rose Tyler(Billie Piper)
Bir alışveriş merkezinde çalışırken kendini hiç bilmediği fantastik bir dünyada bulan Rose, Doktor'un yeni seyahat arkadaşı. Cüretkar, cesur ve eğlenceli bir yapıya sahip olan Rose, Doktor'a macera dolu seyahatlerinde eşlik ediyor. Bu seyahatlerinden vakit buldukça da annesini ziyaret ediyor.
Mickey Smith(Noel Clarke)
Micky, Rose'un erkek arkadaşı. Ayakları yere basan biri olduğu için ne Doktor'dan ne de onun zaman yolculuklarından hiç haz etmiyor.
Jackie Tyler(Camille Coduri)
Rose'un annesi Jackie güvenilir, dürüst bir insan. Kızını fazlasıyla önemsiyor ve onu evrende gezmeye çıkaran bu gizemli adama güvenmiyor.
Veeee bu da Tardis. Doctor'un uzay gemisi. Aslında ona ait olan tek şey... Tardis bulunduğu yere göre şeklini değiştirebiliyor. Ancak Doctor'dan duyduğumuz kadarıyla bir arıza sonucu mavi bir polis kulübesi şeklinde kalmış. Tardis telapatiyle gittikleri yerlerdeki konuşmaları kendi dillerine çeviriyor. Üstelik Tardis canlı. Kalbini daha sonraki bölümlerde görme fırsatımız olacak. Yüksek uzay teknolojisiyle yaratılan Tardis'in içi dışından daha büyük. (Bu teknoloji Zaman Lordlarına ait.)
Ve bu da Tardis'in içi...
Ocakta Cnbc-e'de 2. sezonu başlayacak. Ben ilk 4 sezonunu izledim. 5. sezonu bekliyorum. Hiçbir ''uzay dizisi''ni bu kadar çok sevmemiştim. Tavsiye edilir...
İnsanı bir katile hayran bırakan kitap. İnsanı bir katile hayran bıraktıran hayal gücü... Böylesi bir kitabı bir başkası yazamazdı zaten... Grange'in en sevdiğim eseridir... Tavsiye edilir...
Şu sıralar 200 lü sayfalarını yokladığım ancak sınavlardan zaman bulamadığım, meraktan çatladığım kitap. Başlarken yazarından olsa gerek bir sevinçle, heyecanla başladığım kitap. Okunası, okutulası bir kitap...