Başkent Ankara ilk kez yerli bir diziye ev sahipliği yapıyor. Kültür eski Bakanı Fikri Sağlar ve Gazeteci Emin Özgönül'ün senaryo danışmanlığını üstlendiği, "Kod Adı" adlı televizyon dizisi, dün start aldı. İlk çekimler Armada alışveriş merkezi ve Gölbaşı Eymir gölü içindeki Bağ evinde yapıldı.
Polisiye kurmaca biçimindeki dizide yaşanmış olaylardan yola çıkılıyor. Büyük bölümü Devlet tiyatrosu sanatçılarından oluşan dizi oyuncularının canlandıracağı karakterler arasında, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasiler de var.
Ayrıca bu dizide ilk kez aktif politikanın içinde bulunan bir siyasetçi, TBMM Susurluk Komisyonu eski Başkanı AKP Nevşehir milletvekili Mehmet Elkatmış da rol alacak.
Çağan Irmak Supervizor
Asmalı Konak ve Babam ve Oğlum başta olmak üzere çok sayıda önemli projeye imza atan Çağan Irmak'ın, süpervizör olarak görev aldığı dizinin yönetmenliğini ise, Kırık Kanatlar ve Seher Vakti isimli dizilerin yönetmeni Çağatay Tosun yapacak.
Kanal D'de Eylül ayından itibaren yayınlanmaya başlanacak olan dizinin senaryosunu da, Gürdal ve Merve Karaoğlu ile Özge Yoldaş yazdı.
Elkatmış komisyon başkanı
"Derin ilişkileri" polisiye kurmaca biçiminde ekrana getirecek olan dizide birçok ünlü sanatçının yanı sıra, Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı görevinde bulunan ve geçmişte de TBMM Susurluk Araştırma komisyonu Başkanlığı yapan Nevşehir milletvekili Mehmet Elkatmış da gerçek hayattaki gibi, komisyon başkanı olarak rol alacak.
Uca, Cumhuriyet Savcısı
Dizide Çetin Öner, Korel Cezayirli, İhsan Sanıvar ve Gerçek Sağlar gibi sanatçıların yanı sıra, TBMM Susurluk Komisyonuna gelerek önemli itiraflarda bulunan emekli Astsubay Hüseyin Oğuz da gerçek hayattaki biçimde bir rol alacak. Arif Sağ gibi bazı sanatçılar da misafir oyuncu olarak dizi bölümlerinde görev yapacak.
Pişti proğramından olaylı biçimde ayrılan ve halen Pasaparola adlı yapımda görev alan Metin Uca da dizinin bir bölümünde Cumhuriyet Savcısı rolü ile ekrana çıkacak...
Ankara'daki ilk dizi
Ankara'da çekilen ilk dizi üvanını da taşıyan dizi için Dikmen semtindeki bir bina da plato haline getirildi. Bu platoda Emniyet Müdürlüğü, siyasi parti genel merkezi, ofisler ve bir evin içi dizayn edildi. Dizi, için Ağustos ayında da sanatçıların da katılımı ile bir kokteyl verilecek.
Dizi filmin çekimlerinde son model teknik cihazlar ile Jimmy jip adlı cihaz da kullanılıyor. Filmin çekimlerine Eylül ayı başına kadar Ankara İstanbul ve Kıbrıs'ta devam edilecek. Ankara'da TBMM binası içinde de çekimler yapılacak...
Ceylan eşinden ayrılmış genç ve güzel bir kadındır ve sekiz yaşındaki oğlu Ali'yle yaşamaktadır. Eşinden ve ailesinden destek görmediği için geçim sıkıntısı çekmektedir. Büyük bir otelde kat görevlisi olarak çalışmaktadır.
Holding sahibi iyi bir ailenin oğlu olan ve holdingin yöneticiliğini yapan Kerem kız arkadaşıyla yaşadığı evden ayrılıp Ceylan'ın çalıştığı otele yerleşir. Ceylan'ın oğluyla küçük bir kaza sonucu tanışan Kerem yine komik bir tesadüf sonucu Ceylan'ı otelde kalan zengin bir kadın olan Neslihan'la karıştırır.
Ve herkes için sürpriz bir aşk.
Masum bir yalanla başlayan bu aşk gerçek ortaya çıkınca çetrefil bir komik duruma dönüşecektir. İki farklı sınıfı, iki bambaşka yaşam standrdını karşı karşıya getirecek bu birliktelik dizimizin ana çatışmasıdır.
Artık iyice yaşlanmakta olduğunu fark eden Naşit, hayatında eksik kalan tek şeyin oğlu Selim'in mutlu bir aile kuramaması olduğunu fark eder. Oğluyla konuşan hatta ona evlenmesi için uygun gördüğü birkaç iyi aile kızından bahseden Naşit, oğlunun sürpriziyle karşılaşır. Selim, evleneceği kıza karar vermiştir.
Naşit, Selim'in Sevgilisi Nazan ve müstakbel kayınvalidesi Neriman'la tanıştığında korkuya kapılır. Çünkü iş hayatının kurdu, insan sarrafı olan Naşit, Nazan ve Neriman'ın bir servet avcısı olduğunun farkına varmıştır. Ancak bu konuda Selim'i ikna etmesi imkansızdır. Çünkü Selim aşıktır ve aşkın da gözü kördür. Zaten babasıyla yıllarca çatışmış olan Selim'i inandırmak mucizelere kalmış bir iştir Naşit için...
Oğlunu bu tuzaktan kurtaramayacağını düşünerek bu evliliğe razı olan Naşit, çaresizlik içinde karalar bağlamışken, şans yüzüne güler ve karşısına Leyla'yı çıkarır. Tabi bu karşılaşma Naşit'i ilk anda sevindirecek türden değildir. Ne de olsa Leyla'ya cüzdanını kaptırmasına ramak kalmıştır. Leyla, Naşit'in kendisini karakola götüreceğinden emin olduğu anda Naşit, bir anlaşma teklif eder.
Bu anlaşma Leyla'nın Selim'i kendisine aşık ederek Nazan'dan vazgeçirmesini şart koşmaktadır. Leyla, yaşlı babaannesini düşünerek bu anlaşmayı kabul eder.
Anlaşmaya göre; Naşit, Leyla'yı kendi yalısının yanında ki yalıya yurtdışından yeni gelmiş zengin bir ailenin kızı gibi yerleştirecektir. Arkadaşları ise yalının uşağı, şöförü, aşçısı gibi işler üstlenecektir. Leyla'dan tek istediği ise oğlunu kendisine aşık etmesi ve Nazan'a olan kör aşkından kurtarmasıdır. Tek şart ise oğlu ona aşık olduğunda oğluyla evlenmeye kalkmayacak ve ortaya çıktığı gibi bir anda kaybolacaktır.
Sevda Çiçeği de bu konseptin, yani; Leyla'nın Selim'i kendisine aşık etme çabası, bu süreç içinde de aslında yavaş yavaş Selim'e aşık olmasını konu alır. Elbette itiraf etmese de aynı süreçte Selim'de yavaş yavaş ona aşık olacaktır...
Bir iki ufak ülkeyi saymazsak dünyadaki bütün ulusların ülkelerini savunmak için bir orduları vardır ve bunların birçoğunda, bizdeki gibi askerlik zorunludur. Ama bu zorunluluğu vatani görev olarak addeden; görevini ifa etmek üzere kıtasına giderken davullarla zurnalarla uğurlanan; görevinin zorluğuna bakmaksızın, vatana hizmet etmek için ileri atılan ve sonunda, görevini tamamladığında, gözleri çakmak çakmak, gözleri gururla parlayarak evine dönen bir ulus, bir asker, bir Mehmetçik daha yoktur dünya üzerinde...
Yaşadığı zorluklar yok mu; tabii ki var... Kim ister "baba ocağından, ana kucağından" ayrılmayı... Ya da arkasında sevdiğini bırakıp gitmeyi... Onca zaman sevdiklerinden ayrı kalmak zordur. Ama vatana hizmet etmek için hepsine katlanır Mehmetçik... Zaman zaman geride bıraktıklarını düşünüp gözleri buğulansa da yeni evinde kendine yeni kardeşler, yeni arkadaşlar bulur.
Yapanlar bilir; başka bir tadı, başka bir havası, hatta başka bir lisanı vardır asker ocağının... Görev hakkıyla yerine getirildikten sonra keyifli bir oyundur her şey. Şakalaşmalar, takılmalar, gazinoda oturup anlatılan "sivillik" anıları, askerden sonrası için kurulan hayaller... Kocaman bir sınıfta gibisinizdir; komutanlarınız öğretmenlerinizdir; size görevlerinizi öğretirler, derdiniz olduğunda dinler, çoğu zaman evlerine gitmek yerine sizinle beraber kalırlar bu kocaman sınıfta... Ödevinizi, görevinizi yaptıktan sonra aynı okulda olduğu gibi arkadaşlarınızla şakalaşır, spor yapar, keyifli zamanlar geçirirsiniz.
İşte bu; vatani görevini yapmak için ileri atılan, her türlü zorluğa katlanarak ödevini yerine getiren ve sonrasında keyifle gülüp eğlenen Mehmetçiğin, bizim Mehmetçiklerin hikâyesi... Anadolu'nun bir köşesinde, görevli oldukları taburda yaşanan dostlukların, özlemlerin, dayanışmaların, keyifli anların hikâyesi...
Ayşegül, annesi ve babası yurtdışında çalıştığı için Melda ve Selda adlı çılgın iki halası ile birlikte yaşamaktadır. Ancak bu tablo aldatıcıdır. Yeni okuluna alışmaya çalışan Ayşegül'ü 16.yaşına bastığı gün büyük bir sürpriz beklemektedir. Bu büyük sürpriz Ayşegül'ün hayatını tamamen değiştirir ve bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmaz.Yıllardır kendisinden saklanan sırrı, halaları, doğum gününde ona açıklar. Ayşegül sihirli güçlere sahip bir cadıdır.Üstelik sadece o değil, iki halası ve Amerika'da çalıştığını zannettiği babası da cadıdır. Bu gerçeğe Ayşegül inanmak istemez ve karşı çıkar. Ancak 16.yaşına bastığı için yasak kalmış tüm güçlerini kullanabilme yetisine sahip olmuştur.Üstelik 16. yaşgünü hediyesi olan büyülü kitap aracılığıyla binlerce kilometre uzakta olduğunu zannettiği babası ile konuşabilmektedir. O artık istese de istemese de bir cadıdır. Önceleri bu durumu inkar eden Ayşegül cadı olmaktan mutsuzdur. Fakat okulda yeni tanıştığı, ilk bakışta hoşlandığı Selim ve ona rakip okulun popüler kızları, fikrinin değişmesine neden olur.Tuğçe ve grubunun saldırılarından kurtulmak ve Selim'i etkilemek cadılar için çok basit işlerdir.Halalarının rehberliğinde Ayşegül bu büyülü dünyayı keşfetmeye ve onlar gibi deneyimli cadı olmaya çalışır. Ancak bu sasıldığı kadar kolay değildir. Acemilik Ayşegül'ün başına bir çok dert ile birlikte ilginç serüvenler de getirir.
Yoksul bir genç kızın kendisine verilen şans öpücüğünü iyi kullanıp yükselmesi... Kendi kaderini kendisinin yaratması ve zirveye talip olması... Güçlü ve akıllı günümüz "Külkedisi"nin heyecan veren serüveni...
İstanbul'un varoş mahallelerinden birinde yaşamakta olan, kaynakçı Mehmet ve manikürcü Nermin birbirlerini ölesiye seven iki gençtir. Evlenip yuva kurmak istedikleri halde parasızlık yüzünden sürekli zorluk yaşarlar.
Yoksulluk üzerlerine bir kabus gibi gelir. Kader, adeta bu iki sevgiliyi birbirlerinden koparmak için ağlarını örmektedir. Nermin gün geçtikçe yoksulluğun onu ittiği umutsuzluğa kapılmakta, Mehmet ise bütün uğraşlarına rağmen Nermin'i mutlu edecek bir gelecek için ikna edememektedir.
Nermin mutlu olacağına dair tüm inancını yitirmeye başladığı bir dönemde, cemiyet hayatının ünlü isimlerinden birisi olan Belkıs Özmermercioğlu, manikür yaptırmak için Nermin'i ihtişamlı malikanesine çağırır. Belkıs, bu ihtişamlı malikanede; kocası Sefa, kızı Filiz ve ünlü bir playboy olan oğlu Ender'le yaşamaktadır.
Ender, kız kardeşi Filiz'le aşk üzerine girdiği küçük bir münakaşanın ardından, bir iddia kazanmak uğruna Nermin'i gözüne kestirir. Bu olay umutsuz bir aşkı taşımaya çalışan Nermin'in kaderini değiştirir. Ender, başta zararsız görünen, ancak sonrasında Nermin'in hayatını cehenneme çevirecek taktiklerle, genç kızın hayatına bir daha çıkmamak üzere girmeyi başarır.
Nermin zengin ve ışıltılı bir dünyaya doğru gün geçtikçe yakınlaşmaya ve bunun bedeli olarak hayatının aşkı Mehmet'ten uzaklaşmaya başlar.
Mehmet için ise, artık hayatta tek bir önemli şey vardır; intikam. Yoksulluk yüzünden kaybettiği aşkının intikamını alacaktır. Bunun da tek bir yolu vardır; zengin olmak! Hem de ülkenin önemli zenginlerinden birisi olan Ender ve ailesini önünde diz çöktürebilecek kadar güçlü bir zengin olmak...