main_love

main_love

Üye
28.02.2005
Acemi Er
27
Hakkında

  • Var mi beni içinizde tanıyan
    Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
    Kalmasa da şöhretimi duymayan
    Kimliğimi tarif etmek zor benim

    Kimsesizim; hışmım da yok hasmım da
    Görünmezim; cismim de yok resmim de
    Dil üzmezim; tek hece var ismim de
    Barınağım gönül denen yer benim

    Bülbül benim lisanımla ötüştü
    Bir gül için can evinden tutuştu
    Yüreğine toroslar dan çığ düştü
    Yangınımı söndürmedi kar benim

    Niceler sultandı kraldı şahtı
    Benimle değişti talihi bahtı
    Yerle bir eyledim taç ile tahtı
    Akıl almaz hünerlerim var benim

    Kamil iken cahil ettim zalimi
    Vahşi iken yahşi ettim zalimi
    Yavuz iken zebun ettim Selimi
    Her oyunu bozan gizli zor benim

    İlahimle Mevlana'yı döndürdüm
    Yunusumla öfkeleri dindirdim
    Günahımla çok ocaklar söndürdüm
    Mevla'danım hayır benim şer benim

    Sebep bazı Leyla bazı Şirin'di
    Hatırım için yüce dağlar delindi
    Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
    Kuvvet benim, kudret benim fer benim

    Yeryüzünde ben ürettim veremi
    Lokman hekim bulamadı çaremi
    Aslı için kül eyledim Keremi
    İbrahim'in atıldığı kor benim
    Benim adim aşk...
#03.01.2006 11:51 0 0 0
  • Benim şehirlerimde
    Yağmur sağanak gök ğürültülü yağar
    Bir anda doluya çevirir
    Penceremi tıkırdadır..

    Asil ve nurlu bir çocuğun kapı aralığından baktığı gibi
    Nur topu beraklığında doğar,güneş
    Yağmur; arsız toprağın koynunda
    Bin bir figür dansın
    Yüreğime nakşettiği andır..

    Benim şehirlerimde tomurcukları düşürmez yağmur
    Sadece yaprakları severek okşayarak
    Gül (Sansürlü Kelime)ürür kubbedeki evine
    Sizin şehrinizde nasıl yağar yağmur...

    Benim şehirlerimde bir sevda yokuşudur yagmur
    Yokuşlardan akar gelir
    Henüz adını koymadığım kertenkelenin
    Gözlerinin içindi aşkın pırıltısını görürsün
    o ise ıslanmayı dener.

    Alırsın avuçlarına yağmurları
    Yağmadığında avuçlarımda duanın yükseldiğini
    Bir bulutun arkasına gizlenmiş
    Gülümseyerek inişi vardır
    benim yagmurlarımda..

    Özümsersiniz; siz hiç görmediniz degilmi
    Üzüm tanelerinin yıkandığını
    Üzüm gözlüm deyip de
    Bir asma ağacının dibinde sevdiğinizi doyasıya kucaklamayı
    hiç denemediniz değil mi..

    Size şu kadar söyleyeyim
    Bahar yağmurlarını bekleyin
    tefekler ağacın dallarını sevmeye başlarken
    Güneşin nasıl göz kırptığını
    dimağınızda kalan son noktadır..

    Oh çekerek bir nefes çekin içinize
    İşte o zaman ALLAHIN ne kadar büyük olduğunu
    Hissedeceksiniz..
    Ve sizin yağmurlarınız yağacak
    sonsuza dek..
#03.01.2006 11:51 0 0 0
  • Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

    "Ey İnsanlar:

    Fani bir dünyaya ve sonu olan bir hayata nasıl rağbet ediyorsunuz? Hİç şüphesiz itaat edenler sekiz kapısından cennete girerler.

    Her bir cennette yetmiş bin bahçe bulunmaktadır. Bu bahçelerden her birinde de yakuttan yapılmış yetmiş bin köşk vardır. Bu köşklerde ise zümrütten yetmiş bin ev ve bu evlerin herbirinde kırmızı altından yetmiş bin oda vardır.

    Bu odaların her birinde beyaz gümüşten yetmiş bin asma kat vardır ki, bu asma katların her birinde de yetmiş bin siyah renkli sofra bulunmaktadır.

    Bu sofralardan her birinde mücevherden yapılma yetmiş bin tabak ve her bir tabakta yetmiş bin çeşit yemek vardır. Her bir asma katta kırmızı altından yetmiş bin yatak, bunların her birinde yetmiş bin ipek, kalın ve ince atlastan yapılmış yetmiş bin döşek bulunur.

    Yine yataklarının her birinin yakınında içinden hayat suyu, süt, şarap ve balın aktığı yetmiş bin nehir vardır. Bu nehirlerin her birinin ortasında yetmiş bin çeşit meyve bulunur. Her bir evde yetmiş bin erguvandan çadır ve her bir döşekte beyaz tenli gözde hurilerden biri bulunmaktadır. Bu hurilerin her birinin elinin altında henüz ergenliğe adım atmamış saklı cevherler misali yetmiş bin hizmetkar kız vardır.

    Her bir köşkün tepesinde yetmiş bin kubbe, her bir kubbede de kimsenin gözünün görmediği, kulağının işitmediği ve hiç bir beşerin hayal dahi edemeyeceği (güzellikte) rahman tarafından verilmiş yetmiş bin hediye bulunmaktadır.'Onlar için diledikleri meyveler, iştahla arzu duyacakları kuş etleri ve şahin gözlü, saklı incilere benzeyen huriler vardır. Bunlar onlara işledikleri iyi amellere karşılık bir mükafat olarak verilirler.' (Vakıa 56/20-24)

    Cennetlikler cennette ölmez, yaşlanmaz ve üzülmezler. Oruç tutmaz, namaz kılmaz ve hastalanmazlar.Onların küçük veya büyük abdeste çıkmak gibi bir ihtiyaçları olmaz.

    Onlar oradan çıkarılacak da değiller.
#03.01.2006 11:43 0 0 0
  • Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

    "Ey insanlar!

    Siz nasıl oluyor da Allah'a isyan ediyorsunuz?Halbuki siz daha güneşin verdiği harerete feryat ediyorsunuz, cehennemin ateşine nasıl dayanacaksınız?

    O cehennemin 7 tabakası vardır.İçindeki ateşin harereti birbirini yer.

    Her bir tabakasında yetmiş bin ayrı ateş bölümü vardır.Her bir bölümünde yetmiş bin bina vardır; her binada yetmiş bin ev vardır. Her evde, yetmiş bin kuyu vardır. Her bir kuyuda ateşten yetmiş bin tabut ve her tabutta ateşten yetmiş bin akrep vardır. Tabutların her birinin üstünde de yetmiş bin adet zakkum vardır.

    Bu ağaçların her birinin altında ateşten yetmiş bin görevli ve emrinde ateşten yetmiş bin melek ile ateşten yetmiş bin koca yılan bulunmaktadır.

    Bu ateşten yılanların boyu yetmiş bin ziradır. Her bir yılanın karnında öldürücü siyah zehirden bir deniz bulunmaktadır.
    Her bir akrebin bin tane kuyruğu vardır. Kuyruklardan her birinin boyu yetmiş bin ziradır. Kuyruklarda yetmişer bin rıtl öldürücü zehir bulunur. 'Zatıma, Tur'a , yayılmış ince deri üzerinde yazılı kiataba (Kur'an'a), Beyt-i Ma'mur'a, yükseltilmiş göğe, dolan denize andolsun ki rabbinin azabı muhakkak vuku bulacaktır.'(Tur 52/1-6)

    Ey ademoğlu! Ben bu ateşi ancak kafir, kovucu, riyakar, malını zekatını vermeyen, zina eden, faiz yiyen, içki içen, yetimlere zulmeden, ölünün ardından dövünenler ile komşusuna eziyet eden ve işçi çalıştırdığı halde ücretini ödemeyenler için yarattım. 'Ancak tövbe edip iman ederek salih amel işleyenler müstesnadır. İşte onlar, Allah'ın kötülüklerini iyiliklerle değiştireceği kimselerdir.Allah çok affedici ve çok acıyandır.' (Furkan 20/70)

    Ey kullarım! Nefislerinize acıyın; zira bedenler zayıf, yol uzun, yük ağır, sırat incedir. Hepinizin hesabını görecek olan zat ise her şeyi görendir. Hüküm verecek olan hakim, alemlerin rabbidir."
#03.01.2006 11:42 0 0 0
#20.05.2005 19:37 0 0 0
#22.04.2005 09:06 0 0 0