sonsuzluğa uğurlanan bir canın ardından
ne yaşayabilir ki insan yalnızlığında kaybolurken
acıların çığ gibi büyüyerek üzerine geldiğini
güneşin hiç doğmayacağı günlere uyandığını düşünürken
gözyaşıyla sönmüyor yürek yangını
sözyaşını dökmek içindeki tüm zehri kelimelere yükleyip
deli nehirler gibi akıtmak gerek
seni anlıyorum acını paylaşıyorum güçlü ol sabır dilekleri
daha çok can yakıyor aslında bilmiyorlar
bir yanı eksikken bir parçası yokken duymuyor yürek bu sözleri
sevgiyle bakan gözlerine bakmıyor artık gözlerim
sıcacık ellerini tutmuyor ellerim
uyandığımda günaydın diyen o sesini duyamıyorum
ne olacak bana nasıl baş ederim sensizlikle nasıl iyi olurum ben bilemiyorum
her yer karanlık güneş doğmuyor günüme
hep yağmurlu hep kasvetli hava senden sonra
kapatıp kendimi bir odaya seni yaşıyorum seninle nefes alıyorum
bilmiyorlar ki seninle vardım bende sonsuzluğa
yinede devam eden hayatın akışında savrulacağım
oradan oraya çarpacak bedenim ama yanmayacak canım
yokluğun kadar ne acıtır ki yüreğimi bedenimi ruhumu
senin sözlerinle senin adımlarınla senin gösterdiklerinle
devam etsemde yaşamaya hep eksik hep yarım kalacağım
ve vuslat denen o büyük kavuşmayla sarılacağım sana
sonsuzluğa uyuduğumda....
elif.... nacizane içimden dökülen cümlelerdi bunlar