Tespitin doğruluğu hakkında yorum yapmaya gerek yok, ama yazıdaki şu kısım hakkında bişiler söylemek isterim:
"20. yüzyılda kadın, hemen her zaman ilişkinin acı çeken tarafı oldu. Bekleyen, üzülen, ezilen, aldatılan, terk edilen oydu.
Giden, bıkan, ezen, aldatan, terk eden rolü ise erkeğe düştü."
Şimdi genelleme yapıyorsun diyenleriniz olabilir, ama benim genellemem yazıda yapılan genelleme üzerine olacak, burada tasviri yapılan erkek tipi dışında kalan erkekler genel olarak kadınların ilgi alanı dışında kalıyor. Yani klasik efendi çocuk - serseri çocuk kıyaslaması. Kadınlar her ne kadar saygılı, kendisine değer verecek, nazik birini istediklerini söyleseler de, sonunda ilgilerini çeken ve tercih ettikleri taraf yazıda bahsedilen erkek tipi oluyor. Durum böyleyken tercihi yapan tarafın da bu durumda az da olsa payı olduğunu kabul etmek gerek.
uygulamayı doğru bulanların da yanlış bulanların da gerçekten mantıklı, haklı gerekçeleri var. bunların dışında çok çirkin tartışmalar içine girenler de var. zorunlu askerlik var olduğu sürece insanların askerliğin şekline itiraz edebilme şansı zaten yok, bu yüzden düzenlemelerin belirsizlik yaratmadan uygulamaya konulması gerekli, biraz da belirsizlik olması insanları geriyor, bu yüzden söylenmemesi gerekenler yüksek sesle söylenmeye başlandı.
Ben de bir kez yaşadım, ama senin söz ettiğin kadar uzun süreli değildi benim yaşadığım, sanki birisi sırtıma bastırmış hareket etmemi engelliyor gibiydi, ve kulağımın arkasından çok net bir şekilde "hani beni öldürecektin" dedi bir ses. Bir iki dakika ne konuşabildim ne de hareket edebildim. Sonra bunları yapmaktan vazgeçip rahatlamaya çalıştım, geçip gittikten sonra uykuya kaldığım yerden kolayca devam edemedim tabi, ertesi akşam da uyumaktan çekindim, bu kadar ucuz atlatmama rağmen seni anlayabiliyorum. Bu konuyla ilgili doktora görünmende fayda var arkadaşların söylediği gibi, dua da etmek gerekli tabi, Allah'tan istemek önemlidir.