YASARYAHYA

YASARYAHYA

Üye
09.10.2007
Acemi Er
18
Hakkında

  • Konu: MÜJDELER
    BİRİNCİ AYET Müjde



    كَتَبَ اللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا وَرُسُلِي



    Meali: Allahu Teala şöyle yazdı ve hükmetti ki, andolsun ben ve Resullerim galib geliriz.[1]



    Bu ayet manasıyla Resul-i Ekrem'e (asm) ittiba eden mü'minlerin galib geleceklerini haber verdiği gibi makam-ı ebcediyle 2007 ve 2010 tarihlerini göstermekle, kemiyeten az ve zaif olan ve zahiren mağlub görünen mücahidlerin 2007 tarihinden itibaren galebe etmeye başlayacakları ve 2010 tarihinden itibaren de bu galebenin kemale ulaşacağını müjdelemektedir.



    Tahlil: KEF 20, TE 4OO, BA 2, ALLAH 67, LAM 30, ELİF 1, GAYIN 1000, LAM 30, BA 2 ŞEDDELİ NUN 100, ELİF 1, NUN 50, ELİF 1, VAV 6, RA 200, SİN 60, LAM 30, YA 10; Yekunu 2010 eder. Eğer Allah lafza-i celalindeki iki elif (biri baştaki okunmayan elif, diğeri lam'dan sonraki gizli elif) ve "ene" kelimesindeki okunmayan elif sayılmazsa 2007 eder.





    İKİNCİ AYET Müjde



    كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةً بِإِذْنِ اللّهِ



    Meali: Nice sayıca az taife vardır ki sayıca çok olan taifeye Allah'ın izniyle galib gelirler.[2]

    Bu ayet-i kerime de manasının külliyetinde, şu anda sayıca az olan mücahidlerin Allah'ın izniyle galib geleceğini haber vermekle beraber, ayetteki غَلَبَتْ kelimesi makam-ı ebcediyle 1432 ederek, hicri 1432, miladi 2011 tarihinde mücahidin-i islamın galib geleceğini müjdelemektedir.



    Tahlil: ĞAYIN 1000, LAM 30, BA 2, TE 400; yekunu 1432 eder.





    ÜÇÜNCÜ AYET Müjde



    غُلِبَتِ الرُّومُ



    Meali: Rum mağlub oldu.[3]



    Bu ayet de Resul-i Ekrem'in (asm) zamanında birbiriyle savaşan rum ve sasani devletleri arasındaki harbde Rum'un bidayetteki mağlubiyetinden bahsederken mana-ı işarisiyle Rum'ların yani Hıristiyan aleminin istikbaldeki mağlubiyetinden haber vermektedir. Bu ayetteki غُلِبَتِ kelimesinin de makam-ı ebcedisi 1432 etmekle şu anda alem-i islamı zulmü ve esareti altına alan Hıristiyan aleminin hicri 1432 ve miladi 2011 tarihinde mağlub olacaklarını haber verip islamın galebesini müjdelemektedir.



    Tahlil: ĞAYIN 1000, LAM 30, BA 2, TE 400; yekunu 1432 eder.





    DÖRDÜNCÜ AYET Müjde



    فَإِنَّ حِزْبَ اللّهِ هُمُ الْغَالِبُونَ



    Meali: Muhakkak Allah'ın hizbi (yani hakiki Müslümanlar ve mücahidler) var ya, işte galib olanlar yalnız onlardır.[4]



    Bu ayet-i kerime de mana cihetiyle, hizb-ul Kur'an olan Müslümanların ve İslam mücahidlerinin akıbette galib geleceklerini haber vermekle beraber, makam-ı ebcedisiyle 1430 ederek hicri 1430 ve miladi 2009 tarihinde Müslümanların galib geleceğini müjdelemektedir.



    Tahlil: FE 80, ELİF 1, ŞEDDELİ NUN 100, HA 8, ZE 7, BA 2, ALLAH 67, HE 5, MİM 40, ELİF 1, LAM 30, ĞAYIN 1000, ELİF 1, LAM 30, BA 2, VAV 6, NUN 50; Yekunu 1430 eder.







    İşte şu dört ayet, hem manalarıyla hem de makam-ı ebcedileri ile 2007 tarihinden itibaren Müslümanların ve mücahidin-i islamın galebeye başlayacaklarını ve 2009, 2010 ve 2011 tarihinden sonra da zahir bir surette galebe edeceklerini müjdelemekte ve va'detmektedir.





    رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ

    Meali: Ey Rabbimiz! Resullerinin lisanıyla bize va'dettiğin şeyi bize ver ve bizi kıyamet gününde alçaltıp rezil etme. Muhakkak sen va'dinden dönmezsin.[5]




    --------------------------------------------------------------------------------



    [1] Mücadele Suresi- 21. ayet

    [2] Bakara Suresi- 249. ayet

    [3] Rum Suresi- 2. ayet

    [4] Maide Suresi- 56. ayet

    [5] Âl-i İmran Suresi- 194. ayet
#16.10.2007 09:59 0 0 0
  • Münafıkların ve Münafık başların Vasıfları...


    Bir gurup arkadaşla birlikte tefsir okuyoruz. Celaleyn'i esas almakla birlikte, bazan beş altı tefsire baktığımız da oluyor. Dersimiz esnasında Kur'an-ı Azimüşşan'ın mucizesine şâhit oluyoruz ve"Allahu Ekber" diyerek âyet-i kerimelere ve günümüzde olup bitenlere daha dikkatli bakıyoruz.

    Fatihâ-i Şerifeden sonra Bakara Sûresine başladık. Malum, ilk önce beş âyet-i kerime ile Mü'minlerin vasıfları zikrediliyor. Daha sonra iki âyet-i kerimede kâfirlerden bahsediliyor. Hemen peşinden tam 12 âyet-i kerimede münafıklar anlatılıyor. Münafıklarla ilgili âyet-i kerimelerin tefsirlerine bakınca ibretle ve hayretle ürpermekten kendimizi alamıyoruz. Meselâ, 8. âyet-i kerimeden sonra münafıklar tarif edilmeye, onların kullandıkları silahlar ve uyguladıkları taktikler, kurdukları tuzaklar tanıtılmaya başlanıyor.

    Kur'an-ı Azimüşşan bizlere, münafıkların "insan sınıfından" gözükmelerine rağmen gerçekte insan olmadıklarını, muzır hayvanlardan da aşağı ve tehlikeli olduklarını haber veriyor.

    9. Âyet-i Kerimede münafıkların kullandıkları dört silah şöylece sıralanıyor: 1) Kandırmak: Bunlar Müslüman değilken, Müslüman gözükürler. 2) İfsat (bozgunculuk) 3) Mü'minlerin aklını teshir etmeye çalışırlar. Müslümanlara "Sefih, budala, gerici,vs" derler. 4) İstihza: Müslümanlarla alay ederler. Bu âyet-i kerimede münafıkların Müslümanları ilânihaye kandıramayacaklarını ve Müslümanların imanın verdiği ferasetle bunları sezeceğini ve bütün münafıkların sonunda teşhir edilerek rezil edileceklerini haber veriyor.

    11. Âyet-i kerimede münafıkların, "Bizim gayemiz, Müslümanlarla kâfirlerin arasını bulmak. Aralarında diyaloğu sağlamak" diyeceklerini haber veriyor. Sahabe-i kiram, "Bu tâife bizim aramızda yok. Bunlar ileride zuhur edecek" diyor.

    Diğer âyet-i kerimelerde, münafıkların Müslümanlara karşı nasıl, Hıristiyan ve Yahudilerin yanına gittiklerinde nasıl davranıp konuştukları haber veriliyor. Burada Münafıkûn Suresi'nin 4. âyet-i kerimesine baktığımızda münafıkların elebaşılarının vasıflarının net biçimde tarif edildiğini görmekteyiz.

    Âyet-i Kerimede belirtildiği üzere bunların en bâriz üç vasfı şudur:

    1) Vücutları büyüktür, heybetlidirler, yakışıklıdırlar.

    2) Bunlar yaslanmış bir ağaç gibidir. Bir yere yaslanarak otururlar ve illa baş köşeye geçmek isterler 3) Belagatli konuşurlar. Kitleleri konuşmalarıyla teshir ederler. Bir cemiyet içinde konuşurken lafı ölçüp biçerek, düzgün biçimde söylerler.
#10.10.2007 10:53 0 0 0
  • Evet hakikaten insan etkileniyor.ağlamakla ilgili bir hadisi şerif aklıma getirildi.biz kardeşimize SUİ ZAN etmiyoruz kesinlikle.Yanlış anlaşılmasın .Bizlere bir ders olsun diye naklediyorum.bu güzel kuran ziyafeti içinde teşekkür ediyorum.
    Gerçekten ağlamak... Yalancıktan ağlamak...
    Ağlamanın da çeşitleri var. Gerçekten ağlamak var, yalancıktan ağlamak var. "Yalancıktan ağlama da olur muymuş?" demeyin, olur! Seyredenler söyledi: Geçenlerde bir televizyon programında, programın sunucusu bir bayan artiste sormuş: "Siz filmlerde ağlama sahnesinde gerçekten ağlıyormuş gibi yapıyorsunuz ve gözyaşı döküyorsunuz. Bu nasıl olur? Siz istediğiniz zaman ağlayabilir misiniz?" Bu soru üzerine karşısındaki bayan hiç duraklamaksızın âniden ağlamaya başlamış, gözyaşı dökmüş. Hemen ardından kahkahayı patlatmış. "Gördünüz mü?" demiş.

    Görüldüğü üzere ağlamak da bir "sanattır" bir hüner ister. Bunun eğitimini alanlar bile vardır. Ta ki muhataplarını etkilesinler diye.

    Bir kimse kendi başına ağlıyorsa, oturup ağlasın. Onun kimseye zararı yoktur. Ama kitleler önünde ağlıyorsa, işte o vakit durup düşünmek lazım: "Acaba bu adam (veya bayan) niçin ağlıyor?" diye...

    "Varsın ağlasın, bize ne zararı var", demeyin. Size de herkese de zararı olabilir. Nasıl mı? Adam ağlar, sızlar peşinden bir atraksiyonla paranızı alıp götürür. Adam ağlar, sızlar, peşinden cerbezeli birkaç sözle imanınızı alıp götürür. Paranızın gitmesi neyse de, imanınız giderse işte o vakit yanmışsınız demektir.

    Demek ki neymiş: Ağlamak çok mühimmiş. Sakın, "varsın ağlasın, bana ne!" diye vurdumduymazlık etmeyin.

    Geçenlerde "Muhtar'ul Ehâdis"te okuduğum hadis üzerine ürperdim. Bakınız Efendimiz (asm) "yalancıktan ağlamak" üzerine ne buyuruyor.

    "Bir kulun kötülük ve mâsiyeti [günahları] son haddini bulduğu zaman o kul, gözlerine hâkim olur; istediği zaman yaş dökerek ağlar." (İbni Adiyy: Akabe İbni Amir; Muhtaru'l Ehâdis, s. 11, 80 No'lu hadis.)

    Peki gerçek ağlamayla, yalancıktan ağlamayı nasıl ayırd edeceğiz? Bu hususta size bir ipucu vereyim. Bir kimse gerçekten ağlıyorsa, konuşamaz, tıkanır kalır. Şayet yalancıktan ağlıyorsa, hem ağlar, hem konuşmasına devam eder.

    Bu ölçüye göre artık kim gerçekten ağlıyor, kim yalancıktan ağlıyor, rahatlıkla ayırt edebilirsiniz.

    Ağlayan çocukları görmüşsünüzdür, gerçekten ağlıyorlarsa tıkanırlar, konuşamazlar. Hıçkıra hıçkıra ağlarlar, birkaç kelimeyi sürekli tekrar ederler ama gerisini getiremezler. İşte o gerçekten ağlıyor demektir. Bir de "artistlik yapan" çocuklar vardır. Sözde ağlarlar ama bülbül gibi de konuşurlar. İşte o zaman anlayın ki, onu ağlaması sahtedir. Ya annesinden, ya babasından bir taviz kopartmaya çalışmaktadır.Mekke ve Medine'de o mübarek Mescidlerin imamlarında çokça rastladım. Bilhassa azabı bildiren âyet-i kerimeleri okudukları zaman ağlamakta idiler. Öyle ki tıkanıp kalıyor, bir kelime daha okuyamıyorlardı. Bir defasında Ramazan-ı Şerifin son gününde Mescid-i Nebevi'de idik. Teheccüd namazından sonra vitir namazını kıldık. Bilenler bilir son rekattaki duâ kısmında bazan yarım saat duâ edilir. İşte o sırada dünyanın dört bir tarafında zulme uğrayan Müslümanları sayan İmam efendi, mazlumların kurtuluşu için duâ etti ve o arada hislenerek ağladı. Mübalağasız, belki üç-beş dakika konuşamadı, Mescidin içerisindeki on binlerce Mü'min de hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. İşte bu ağlama "gerçek" ağlama idi
#10.10.2007 10:28 0 0 0
  • Allahın ve Peygabmberin hoş görmediğini hoş görmek küfürdür.islamın
    dışındakilerin cehennemlik olduğunu Allah söylüyor. fıkıh kitablarıda şöyle bir kayıt geçiyor.
    Bir kimse islamın dışında bir dini kabul edenin kafir olduğuna hükmetmezse veya kafir olup olmadığı hususun şübheye düşerse veya Müslüman olmayanların yollarını doğru bulursa o kimse kafir olur. ENVAR CİLT 2 syf 320
    Bakın peygamber efendimiz (asm) yahudi ve hırıstıyanlarla savaşmış onlardan cizye almış yahudileri medineden sürmüş hurmalıklarını yakmış.sehabeyi kiram ona keza....eeee şimdi bizim ölçümüz ne KURAN SÜNNET İCMAİ KIYAS bir mesele bu dört şeye uğyorsa doğrudur. yoksa yanlıştır.ÖLÇÜYÜ İYİ BİLELİM.
    MÜMİN MÜMİNİ HOŞ GÖRÜR
#09.10.2007 15:57 0 0 0