Hz. Ali r.a. bir hutbesinde Allah Tealâ’ya hamd ü sena ve Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e salât ve selamdan sonra halka şöyle seslendi:

Bir kimsenin kabilesine olan ihtiyacı, kabilesinin ona olan ihtiyacından daha fazladır. Zira eğer bir kimse elini kabilesinden çekerse, kabileden sadece bir kişi eksilmiş olur. Ancak kabilesi ondan el çekecek olursa, onların sevgilerinden, himayelerinden ve yardımlarından mahrum kalır. (Kabile o kadar önemlidir ki) bir kimse diğerine kızdığı zaman, “Kabilen olmasaydı sana ne yapacağımı bilirdim..” der.

Şimdi size bu konuda Allah’ın Kitabı’ndan Lût a.s. ile ilgili bir ayet okuyacağım: (Lût a.s. tebliğine kulak vermeyen ve kendisine kötülük yapmaya kalkışan kavmine şöyle demişti:) “Keşke size yetecek bir kuvvetim olsaydı ya da sağlam bir kaleye sığınabilseydim.” (Hûd, 80). Bu ayette geçen “sağlam kale”den maksat aşirettir, kabiledir. Lût a.s.’ın (kendisini destekleyecek ve himaye edecek) bir kabilesi yoktu.

Kendisinden başka ilâh olmayan Cenab-ı Hakk’a yemin ederim ki, Allah Tealâ, Lût peygamberden sonra gönderdiği peygamberlerini muhakkak kavmi arasında nüfuzlu bir kabileden göndermiştir.

Allah Tealâ, Şuayb peygamberle ilgili olarak da kavminin, “Senin söylediklerinin çoğundan bir şey anlamıyoruz. Ayrıca seni aramızda cidden zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı muhakkak seni taşa tutardık.” (Hûd, 91) dediğini bildirmektedir.

Şuayb a.s. âmâ olduğu için kavmi kendisini “güçsüz” olarak nitelendirmişti. Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemin derim ki, Şuayb a.s.’ın kavmi, Rablerinin azametinden korktukları için değil, Şuayb a.s.’ın kabilesinden çekindikleri için kendisine ilişmemişlerdi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 372
favori
like
share
ceyerd Tarih: 03.03.2009 01:21
saol teşekkür ederim
nichole Tarih: 02.03.2009 23:18
ellerine sağlık