Çıkış tarihi: 27 Şubat 2009
Tür: FPS
Platform: PlayStation 3
Yapımcı: Guerrilla Games
Yayıncı: SCEA
Türkiye distribütörü: Aral

Daha önce PS2'de oynadığımız Killzone ve PSP versiyonu Killzone: Liberation, beklentileri karşılamakta zorlanan oyunlar olmuştu. Killzone 2'nin yapımına başlanmasıyla izlediğimiz videolardan ve gördüğümüz ekran görüntülerinden farklı bir oyun ile karşılaşacağımızın sinyallerini almıştık. Yapımcı Amsterdam Guerilla Games, ağzımızı açık bırakan tanıtım filmiyle PlayStation 3'te işlerin çok farklı olacağını göstermişti. Sonunda heyecanlı bir bekleyişin ardından PS3 versiyonunu oynama fırsatı bulduk. Killzone 2'yi oynarken, daha önce izlediğimiz videolarda açık kalan ağzımızı kapatmakta bir hayli zorlandık. Doğrusunu söylemek gerekirse KZ2, geleceğin FPS türünü belirleyebilecek nitelikte.

HAZIRLANIN! SALDIRIYORUZ!
Killzone 2'de savunma yapmaktan sıkılan ISA askerleri, Helghast askerlerine kendi dünyalarında saldırmaya karar veriyor. Vekta'nın işgal edilmesinden 2 yıl sonra ISA yeni bir plan ile ortaya çıkıyor. Başkent Pyrrhus'un kontrolünü ele geçirmek için uzun ince bir yola koyulan ISA birlikleri, soluğu zalim diktatör İmparator Visari'nin yönetimindeki Helghan gezegeninde alıyor. İşte bizim hikayemizde tam bu noktada başlıyor. Oyunda sevgili "Sev" karakterini yönetiyoruz. Sev nereye biz oraya diyen takım arkadaşlarımızla Helghan'ın derinliklerine, en gudubet köşelerine kadar iniyoruz. Helghast askerlerinin gözlerinde parlayan o ateşi söndürmek için ant içmiş Alpha takımı olarak, önümüze geleni ardımıza koymadan ilerlemeye çalışıyoruz.

Helghastların eli de armut toplamıyor. Hazırlıklı oldukları her hallerinden anlaşılıyor. Yeni teknoloji silahlarla ve teçhizatla donanmış askerler ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını çok iyi biliyor. Evet, düşmanların korkunç denilebilecek kadar gelişmiş yapay zekalarını farkedince, bu savaşın sadece kovala, yakala ve öldür mantelitesinden ibaret olmadığını anlıyoruz. Doğrusu Helghan gibi bir yerde hayatta kalabilmekte böylesine gelişmiş bir zekayı gerektirir diye düşündükten sonra aklımıza, "ne işim var benim bu düşman gezegeninde" sorusu geliyor.

FPS YETENEKLERİMİZİ TEST EDELİM
Tek oyunculu mod toplam 10 görevden oluşuyor. Her yeni bölüm "bakalım bunu yapabiliyor musun, hadi bunu yaptın o zaman bunu da yap" der gibi önümüze bir çok yenilik çıkarıyor. Örneğin binaların tepelerinde uçan Helghast pilotlarıyla cebelleşirken, takviye güçlere karşı koymanın yollarını arıyoruz. Acımasız savaş makinalarının yanında, dalga halinde gelen Helghast araçlarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Oyunun akıcılığını kuvvetlendiren tüm bu unsurlar, klasik FPS monotonluğunun kırılmasını sağlıyor. KZ2, özellikle yapay zekanın bir FPS için ne kadar önemli olduğunu her yönüyle gösteriyor. Helghastlar, bir anda gözden kaybolup hiç beklemediğimiz anlarda saklandığımız siperin arkasında belirerek bizi öcü görmüşe çevirebiliyor.

Silahlar her zaman FPS türünün en tatlı meyvalarındandır. Killzone 2 bu konuda bizi kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor. Klasik tüfekler, makinalılar ve ağır silahların yanında şarj olabilen veya bomba atabilen silahları da kullanabiliyoruz. Bir suçlunun eline geçerse insanlığa büyük tehdit oluşturacak uçaksavarlar, roketlerle donatılmış tanklar ve sabit makinalılar oyundaki cephaneliğimizi oluşturuyor.

Takımımız ise sadece dekor olsun diye oyunda yer almıyor. Alpha Squad'ın her biri birbirinden tecrübeli ve cesur üyeleri ne yapacağını çok iyi biliyor. Bu durum oyun sırasında bize kahramanlık hissi veriyor. Fakat öyle iyi bir ayar çekilmiş ki, testesteron her ne kadar üst seviyelere çıksa da mekanikler ve oynanış hiç bir zaman abartıya kaçmıyor.

YAPAY ZEKA YERİNDE DURMUYOR
Killzone 2'nin oynanışı baştan sona çok eğlenceli. Oyunun mekanikleri çok iyi çalışıyor. Belki biraz vahşice gelecek ama düşmanların vurulma anı oldukça tatminkar. Helghastların kırmızı ışıklı gözleri ölürken yavaşça sönüyor. Daha öncede belirttiğimiz gibi düşmanları avlamak keklik avlamaya benzemiyor. Helghastlar oldukça zeki. Olduğu yerde durup ateş etmekle kalmıyor, iyi siper alıyor, el bombaları fırlatıyor ve çevreyi lehine kullanmaya çalışıyor. Bunu daha da açmak gerekirse siper aldığımız yerde çok uzun süre kalamıyoruz. Düşman askerleri çevreyi kuşatıyor, devamlı yer değiştiriyor ve bizi yerimizden çıkarmak için el bombaları fırlatıyor.

Killzone 2'nin kötü diyebileceğimiz yanları ise tek oyunculu modun biraz kısa olması. Silahlar her ne kadar çeşiti bol olsa da, bazı noktalarda donuk ya da oyunun seviyesinin altında kalabiliyor. PS3 kontrolleri için bir kaç farklı konfigürasyon bulunuyor fakat kooperatif oynanış bulunmuyor. 10 bölümün toplam oynama saati bir kaç saati geçmiyor. Bu kadar eğlenceli bir oyunun böylesine kısa olması en büyük handikapı olarak göze batıyor. Bunun yanında ilerleyen günlerde yapımcıların yeni ek paketler sunması da olası görünüyor.

GERÇEKÇİ SİLAHLAR TUTUKLUK YAPIYOR
Oyuna başlarken elimize aldığımız M82-G, tüm oyun boyunca kullanılan en efektif silah olarak göze çarpıyor. Aşamalar boyunca ilerledikçe çoğalan Helghast askerlerinin karşısında diğer silahlar M82 kadar etkili olmuyor. Kimisi ağır kalıyor kimisi ise yeteri kadar verimli olamıyor. Saldırı tüfekleri, yarı makinalı tüfekler ve hatta alev makinası bile güvenilir birer silah olmaktan uzak kalıyor. Bu tür silahlar sadece mermi bittiğinde işe yarıyor. Aslında silahların böyle olmasının nedeni gerçeğe daha yakın olarak oyuna entegre edilmesi. Fakat bu gerçekçilik oyunun silahlar konusundaki tatmin duygusunu azaltıyor.

Genel kontroller iyi olsa da konfigürasyon olarak pek fazla seçenek yok. Buna rağmen varolan hazır tuş konfigürasyonları mantıklı bir şekilde sıralanıyor. Yine de bir kaç fazladan seçenek hiç fena olmazdı. Belki biraz gereksiz bir şikayet ama bir oyun bu kadar iyi olursa, biz de içinde kötü bir şeyler bulmak zorundayız :)

Killzone 2'de eleştirilebilir bir diğer konu ise kooperatif oynanışın olmayışı. Kısa süren tek oyunculu modun ardından bir arkadaşımızla aynı takımda yer alıp Helghastların hakkından gelmek çok eğlenceli olabilirdi.

TAKTİK ÖN PLANDA
KZ2'nin çok oyunculu modunda çeşitli boyutlarda 8 harita bulunuyor. Tasarımlar tek kelimeyle mükemmel. Çok oyunculu modu daha anlamlı hale getirmek için bazı görevler de yer alıyor. Kilit noktaları korumak, propaganda mesajlarını iletmek, farklı VIP karakterlere suikast düzenlemek ya da korumak ve doğrudan "deathmatch" oynamak mümkün. Ayrıca takımlara ayrılarak çıkış noktasının isteğe göre belirlenebilmesi, çok oyunculu savaşlarda taktiğin ön planda olmasını sağlıyor. Kısaca Killzone 2'nin çok oyunculu modu oldukça tatminkar ve eğlenceli.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 483
favori
like
share