Yukarı Mezopotamya'nın bittiği yerde kurulmuş olan Mardin, Artukoğulları döneminden kalma taş işçiliği ile antik bir görüntüye sahiptir.

Büyük bir ovanın kuzeyindeki bir tepenin yamaçlarında kurulmuş, Türkiye’nin Irak ve Suriye ile bağlantısını sağlayan kara ve demiryolu üzerinde yer alan kentin çok eski bir geçmişi vardır.Bir rivayete göre, Mardin kentinin kuruluşu Nuh Tufanı’na kadar dayanmaktadır.

Hurri-Mitanni Krallığı, Eti, Sur, Babil, Pers, Roma, Arap ve Selçuklu egemenliği altında kalmıştır. Daha sonra Artukoğulları Devleti’nin "Tabaka-Ilgaziyye" denilen Mardin kolu kurulmuş ve bu dönemde kent büyük bir imar görmüş, gelişmiştir.

Persler’in "Marde" dedikleri Mardin ilinin adı, Bizanslılar’da "Mardia", Araplar’da "Maridin", Süryaniler’de "Merde-Merdo-Merdi" şeklinde kullanılmıştır. Türkler yöreyi aldıktan sonra ilin ismi Mardin’e dönüşmüştür.

Mardin Kalesi, Kasımiye Medresesi, Ulu Cami, Zinciriye Medresesi şehir civarındaki tarihi yerlerdir. Dayrül-Zaferan Manastırı, Harizm Medresesi, Ulu Cami çevredeki diğer görülmeye değer turistik ve tarihi yerlerdir.


Yüzölçümü 12.760 kilometrekare olan Mardin, kuzeyinde uzanan Güneydoğu Toroslar ile güneyindeki Arabistan platformunun kesiştiği alanda yer almaktadır. İl toprakların büyük bir bölümünü "Mardin- Midyat Eşiği" denilen alan kaplar.

Nüfusu, 1997 sayımına göre 646.826 olan Mardin’in Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur, Yeşilli ilçeleridir.

MARDİN EVLERİ

Volkanik bir bölgede bulunan kentin mimarisinde kullanılan temel gereç kolay işlenebilen kalker taşıdır. Kapalı yaş## biçiminin tüm özelliklerini yansıtan Mardin Evleri, 4 metre yüksekliğe varan duvarlarla çevrelenir ve sokaktan ayrılır. Bu duvarlarla sert iklime karşı da koruma sağlanmış olur. Haremlik ve selamlıktan oluşan evlerde çoğunlukla mutfak yoktur. Mardin evlerinin en önemli özelliği Midyat işi denilen taş işçiliğidir. Kapı ve pencereler sütuncuklar, kemerler ve çeşitli motiflerle bezelidir. Merkez yerleşmesi 1979 yılında kentsel sit ilan edilmiştir.

MAR YAKUP MANASTIRI

İlk adını Marislium adlı bir rahipten alan manastır, daha sonra Marevgan Manastırı diye anılmıştır. Söylentiye göre doğunun müjdecilerinden Marevge rahiplerinden Marbinyamin’in en yaşlı şagirtinin kemikleri bu manastıra gömülmüştür. Manastır bir süre Marhonesya adıyla tanınmıştır.

DEYR'ÜL ZAFARAN MANASTIRI

Mardin’in doğusunda 9. yüzyılda yapılmış olan Süryani Manastırı günümüzde ziyaret yeri ve kimsesiz Süryanilerin barındığı düşkünler yurdudur. 1932’ye değin Süryanilerin dinsel merkeziydi. 52 Süryani patriğinin gömülü olduğu manastır, bölgedeki çok sayıda manastırın en büyüklerinden biridir. İlk kez M.S. 4. yüzyılda yapılan manastırda "mahzen" denilen gizli ibadet yeri en eski bölümdür. Daha sonraki yüzyıllarda eklenen bölümlerle genişlemiştir. Deyr’ül Zeferan Manastırı, kayaya oyulmuş Meryem Ana Kilisesi ve Mar Yakup Manastırı ile üçlü oluşturan yapıların çevresinde koruyucu olarak üç kale yapılmıştır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 618
favori
like
share