Uyumak üzere yatağıma yatmış düşünüyorum bugün hangi güzel yalan hayali kursam, hangi kendim
tarafından uydurulmuş masalı anlatsam diye. Kararım belliydi zaten önceden. Ama yine de alışkanlık
gereği uzun uzun düşünüp karar aldım...

Son üç senedir her gece olduğu gibi bu gece de senin hayalini kuracağım hiç sevgilim olamayan ölesiye sevdiğim... Yemyeşil gözlerin, esmer tenin, siyah saçın, parmakları uzun ve ince yumuşacık ellerin...

Yine yalandan bana bir "seni seviyorum" dediğini düşündüm. Bu beni mutlu ediyor.

Birazdan yumuşacık dudaklarını öptüğümü hayal ettiğimde ağlamak üzere yastığıma sarılacağım. Kimse duymasın sesimi diye yüzümü tamamen yastığın az sonra arkaya çevireceğim yüzüne gömüceğim.

Ağladığım sürece hep mutlu olduğum masalı anlatacağım kendime. Ve masalın kötü sonuna gelemeden, gerçekleri göremeden uyumuş olacağım, rüyamda seni görmek üzere... Ve kabus görürsem eğer, gece yarısı 03:00-03:30 gibi uyanacağım terlemiş ve gözlerim ıslak bir şekilde. Karanlık odamda korkmuş bakışlarım oradan oraya gezerken gene o kimseye elletmediğim lanet olası gerçekleri bana anlatan siyah tondaki akustik gitara ilişicek. Hani "beni bir daha arama" dediğini duyduğumda telini kopardığım, aynı telde parmağımı kestiğim gitar. Oysa bana yüzünü dönüp de bunları diyememiştin bile, bakamamıştın sana "gitme" diye yavlaran şaşkın, korkmuş ve ağlayan gözlerime. Bİrşey dememi beklemeden gitmiştin sessizce. Hoş! Beklemiş olsaydın da hiç birşey diyemeyecektim zaten. Kapıdan çıktığından 2-3 saat geçmişti belki de, ama ben kımıldamadan, tek kelime edemeden, durmadan ağlıyordum. "Neden" diye kendime bile soramamıştım.

Hatırladığım son şey ise yatağımın yanında, başucumda bulunan resmimizin olduğu çerçeveye baktığımdı. Hatırlıyor musun?! O resmi çektiğimiz gün sen bana "meleğimsin" demiştin.

Sonrası kayıp...

Hastaneden döndüğümde odamı dağınık, çerçeveyi kırılmış buldum. Yatağımın üstünde de kanlı bir cam parçası... Gitarın üstünde hala kurumuş kan lekeleri duruyor biliyor musun?! Ellemedim!!! Dokunamadım ona.. O gün kaldığı yerde duruyor hala. Elletmedim kimseye.

Çerçeveyi ise kırılmış cam parçacıklarıyla beraber saklıyorum çekmecemde. Resmimiz ise yastığımın altında duruyor. Seni hala sevdiğimi kendime bile itiraf edemiyorum. Seni hala değil, hep seviyorum!

Ama bu kısım çoktandır unuttuğum bölümü hikayenin. Dedim ya! Sadece mutlu masallar anlatıyorum ben kendime. Sen orda biryerlerde olsan da sana bu anlattıklarımı kimseye söyleme...

Bagryana Metodieva

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 453
favori
like
share
pigg Tarih: 31.03.2010 19:37
Gerçek bir hikayemi çok başarılı ?