Fransız girişimci Renault 20. yüzyılın başlarında Fransa'nın en büyük otomobil şirketini kurdu. Motorlu araç sporlarına tutkun olan Renault, şirketini Birinci Dünya Savaşı sıralarında ülkesinin en büyük silah yapımcısı haline getirdi.

Renault, 12 Aralık 1877'de Paris'te bir tüccarın üç oğlundan biri olarak dünyaya geldi. Henüz öğrenciyken taşıt araçlarına meraklı olan Louis, yeni gelişmekte olan motorla işletilen otomobillerin çekiciliğine kapılmıştı. Biriktirdiği paralardan 20 yaşındayken, motor gücü 0.75 beygir olan De Dion Bouton markalı üç tekerlekli bir otomobil satın aldı. Paris yakınlarında Billancourt'daki eski bir garajda bu aracı parçalarına ayırdı ve pek çok ayrıntısını düzeltti.

Bu yeniliklerden Renault'nun ilk küçük otomobili olan Voiturette ortaya çıktı. Bu aracın önemli yeniliği 3 ileri ve 1 geri vitesli mekanik dişlisiydi; 3'üncü vites sabit bir mil aracılığıyla doğrudan doğruya hareket ettirici arka dingile bağlanmaktaydı. Voiturette önceki kayış ya da zincir tahrikli otomobillere oranla daha sessiz ve daha verimliydi. Renault 21 yaşına geldiği 1898 yılının sonunda bu otomobili için ilk siparişlerini aldı. Erkek kardeşleri Fernand ve Marcel ile birlikte Renault Freres şirketini kurdu ve Şubat 1899'da buluşu için patent aldı.

Yüzyılın başında yaygın olan motorlu spor tutkusuna Renault da kapıldı. 1899'da ilk kez 172 km.'yi aşkın Paris-Trouville yarışına 22 yaşında katıldı ve bu yarışı kazandı. Böyle etkinliklerin satışı artırıcı bir reklam aracı olduğunu gören Renault, bunun ardından çok sayıda otomobil yarışına katılmayı sürdürdü.

Renault 20. yüzyılın başından sonra Voiturette'i giderek geliştirdi. B modeli 1900 yılında kapalı karoserisi olan ilk taşıt araçlarından biridir. Genç girişimci yılın sonunda Billancourt'daki fabrikasında 110 kişi çalıştırıyordu. Bir yıl sonra yeni geliştirdikleri spor tipi araba (E modeli) Paris-Bordeaux ve Paris-Berlin yarışlarında ikili zaferiyle sansasyon yarattı. İki silindirli motoru olan H modelinin (1902) ardından, Marcel Renault'nun Paris-Viyana yarışında zafere ulaştırdığı ilk dört silindirli K modeli geldi.

Renault'nun iki silindirli taşıt aracı (8CV) Paris'te taksi olarak ünlendikten sonra, şirketini başta gelen Fransız üreticisi haline getiren otomobilin seri üretimine başladı. Renault dış ülkelerde, 1907'de New York, Londra ve Berlin'de şubeler kurduğu gibi gemi ve uçak motorları üretimine de girişti. Kardeşlerinin ölümünden sonra (Marcel 1903, Fernand 1909) Louis fabrikayı kendi başına yönetti, yeni gelişmelere yoğunlaştı, üretim programını geliştirdi, iş bölümü ve seri iş bandı üretimini başlattı. Firması Birinci Dünya Savaşı'nda ülkesinin en büyük silah üreticisi oldu.

Başka yeniliklerin (1906: Amortisör, 1909: Solda direksiyon, 1921: Servo freni) yanı sıra Renault'nun taşıt araçları 20'li yıllarda uluslararası üstünlüklerini kanıtladılar. Otomobilleri kısa mesafelerdeki hız rekorlarının yanı sıra, uzun mesafelerde de (örneğin; çöl yarışları) yeteneklerini gösterdiler. Otomobil alanındaki çok sayıda yeniliğin arasında, hemen hemen her yıl yeni modeller çıkaran Renault'nun piyasaya sürdüğü Vivaxuatre 1933'ten sonra Paris'te sürekli taksi olarak kullanıla geldi.

Hitler'in Almanya'daki iktidarı ele geçirdiği yıl, Renault, Havacılık Bakanlığının isteği üzerine, yeniden uçak üretimine başladı. Birkaç yıl sonra, yaşam boyu çalışmasının ürünü olan fabrikasının 1940'ta Alman birlikleri tarafından işgal edilmesine ve 1942/43'te bombalanmasına tanık oldu. 24 Ekim 1944 tarihindeki ölümünden kısa bir süre önce Renault, ülkesinin müttefikler tarafından kurtarılışını gördü. 67 yaşında ölen Renault, fabrikasının 1945'te devleştirildiğini göremedi.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 337
favori
like
share