Mevsimsiz Zamanlardı

Son güncelleme: 11.10.2007 00:51
  • noimage

    Sesin
    Uzun namlulu
    Bir silah gibi
    Soğuk ve zalim
    Menzili yüreğim
    Sesim
    Değmez sesine şimdi
    Şiirim
    Adresini yitirmiş mektup
    Düşer kuytu sessizliklere

    Mevsimsiz zamanlardı
    Kalkıp sana gelmiştim
    Yitik zamanların ekspresiyle
    Bir masal başlangıcıydı
    Havada akasya, saçlarımda bahar vardı
    Yıldızları indirip gökyüzünden
    Göğsüme takmıştım gözlerin diye
    Hiç bir şey almamıştım yanıma
    Yüreğim senden başka herşeye dardı

    Sorsaydın hatırımı
    Yüreğini koyup sesine
    Böyle koymazdı elbette suskunluğun
    Bir fincan kahvenin hatırını
    Sarardım incinen ellerime.

    Mevsimsiz zamanlardı
    Kalkıp sana gelmiştim
    Çocuk yüreğimde küçük sevinçler vardı
    İpek tüllerde gülüşler getirmiştim
    Oysa bilmezdim
    Sesinde gizli hançerler taşıdığını
    Bilmezdim
    Sözcüklerin böylesi kanatıldığını

    Sevseydin beni
    Bu şehrin gecelerine
    Böyle yazmazdım seni
    Gözümü yatırıp lila rengi ufuklarıma

    Sevsedin beni
    Bu şehrin sokaklarına
    Böyle düşürmezdim beni
    Sesini saklayıp titreyen soluklarıma

    Mevsimsiz zamanlardı
    Aşk diye tutuşan bir meşaleydi mehtap
    Ben kalkıp sana gelmiştim
    Ardımda bıraktığım sadece korkularımdı
    Kemanlar uğulduyordu göğsümde
    Çelik aynalarda yankılanan adındı
    Oysa bilmezdim
    Dudağındaki ıslıkla gövdem kesik içinde kalırdı

    "bu sevda bu şehre sığmaz"
    Göğsüm hüznün yatağı artık
    Kalkıp gidemem şimdi
    Sevinçlerim satılık
    Veda
    Uzun namlulu bir silah
    Menzili yüreğim
    Mermisi ayrılık

    Gülcihan Atalay
#10.10.2007 08:17 0 0 0

  • "bu sevda bu şehre sığmaz"
    Göğsüm hüznün yatağı artık
    Kalkıp gidemem şimdi
    Sevinçlerim satılık
    Veda
    Uzun namlulu bir silah
    Menzili yüreğim
    Mermisi ayrılık

    yüregine emegine saglik seren abla
#10.10.2007 08:27 0 0 0
  • emegine sağlık
#10.10.2007 09:41 0 0 0
  • tesekur ederim
#10.10.2007 20:44 0 0 0
  • @Serendipity adlı üyeden alıntı:
    noimage

    Sesin
    Uzun namlulu
    Bir silah gibi
    Soğuk ve zalim
    Menzili yüreğim
    Sesim
    Değmez sesine şimdi
    Şiirim
    Adresini yitirmiş mektup
    Düşer kuytu sessizliklere

    Mevsimsiz zamanlardı
    Kalkıp sana gelmiştim
    Yitik zamanların ekspresiyle
    Bir masal başlangıcıydı
    Havada akasya, saçlarımda bahar vardı
    Yıldızları indirip gökyüzünden
    Göğsüme takmıştım gözlerin diye
    Hiç bir şey almamıştım yanıma
    Yüreğim senden başka herşeye dardı

    Sorsaydın hatırımı
    Yüreğini koyup sesine
    Böyle koymazdı elbette suskunluğun
    Bir fincan kahvenin hatırını
    Sarardım incinen ellerime.

    Mevsimsiz zamanlardı
    Kalkıp sana gelmiştim
    Çocuk yüreğimde küçük sevinçler vardı
    İpek tüllerde gülüşler getirmiştim
    Oysa bilmezdim
    Sesinde gizli hançerler taşıdığını
    Bilmezdim
    Sözcüklerin böylesi kanatıldığını

    Sevseydin beni
    Bu şehrin gecelerine
    Böyle yazmazdım seni
    Gözümü yatırıp lila rengi ufuklarıma

    Sevsedin beni
    Bu şehrin sokaklarına
    Böyle düşürmezdim beni
    Sesini saklayıp titreyen soluklarıma

    Mevsimsiz zamanlardı
    Aşk diye tutuşan bir meşaleydi mehtap
    Ben kalkıp sana gelmiştim
    Ardımda bıraktığım sadece korkularımdı
    Kemanlar uğulduyordu göğsümde
    Çelik aynalarda yankılanan adındı
    Oysa bilmezdim
    Dudağındaki ıslıkla gövdem kesik içinde kalırdı

    "bu sevda bu şehre sığmaz"
    Göğsüm hüznün yatağı artık
    Kalkıp gidemem şimdi
    Sevinçlerim satılık
    Veda
    Uzun namlulu bir silah
    Menzili yüreğim
    Mermisi ayrılık

    Gülcihan Atalay
    Orijinali Göster...
    Veda
    Uzun namlulu bir silah
    Menzili yüreğim
    Mermisi ayrılık


    PayLaşan Yüreqine SaqLık Arkadasım (:
#11.10.2007 00:51 0 0 0