Endotrakeal entübasyon, koniotomi (krikotirotomi) ve trakeotomi genellikle acil olarak uygulanan ve hayat kurtaran yöntemlerdir.
Endotrakeal Entübasyon
Hava yolunu sağlamak için kullanılan en basit ve hızlı yöntemdir. Hemen yapılabilir olması, fazla ekipman gerektirmemesi, koniotomi veya trakeotomi gibi invaziv bir yöntem olmaması en büyük avantajlarıdır. Larengeal travmalarda, servikal vertebra fraktürü olan hastalarda, anatomik nedenlerle endolarengeal yapıların görülemediği durumlarda relatif olarak endotrakeal entübasyon kontrendikedir. Uzun süre entübe olacağı düşünülen hastalarda uygun ortamda trakeotomi açılması uygundur. Erişkin hastalarda 3 günden fazla entübasyon tüpünün kalması trakeal stenoz riskini artıran önemli bir faktördür. Çocuklarda ise bu süre kıkırdakların elastikiyeti nedeniyle çok daha uzun olabilir.
Koniotomi (Krikotirotomi)
Hava yolu obstrüksiyonu olup endotrakeal entübasyonun mümkün olmadığı bazı acil durumlarda hava yolunun cilde en yakın olduğu krikotiroid membran bölgesinden çok az alet ve diseksiyon ile hava yolu sağlanmasıdır. Ancak bir takım dezavantajları bulunmaktadır. Tiroid ile krikoid kıkırdak arasındaki mesafe krikoid kıkırdağa zarar vermeden tüpün yerleştirilebileceği kadar fazla değildir. Bu sorun çocuklarda daha da belirgin olarak karşımıza çıkar. Eğer krikoid kıkırdak zedelenirse burada oluşacak perikondrit nedeni ile kolaylıkla larengeal stenoz gelişebilir, bu da koniotominin başlıca komplikasyonudur. Buraya konulan tüp ne kadar uzun süre kalırsa komplikasyonun ortaya çıkma riski o oranda artar. Bunun için acil durumlarda açılan koniotomi, hasta kısmen stabil olunca uygun ortamda (24-48 saat içerisinde) trakeotomiye çevrilmelidir.
Trakeotomi
Etkileri
Üst solunum yolundaki tıkanıklığın by-pass edilmesi
Trakeobronşial sistemdeki ölü boşluğun 70-100 ml. azaltılması
Hava yolunun direncinin düşürülmesi
Aspirasyona karşı korunmanın sağlanması
Refleks apne olmadan hastanın yutmasına olanak tanınması
Trakea temizliğinde kolaylık sağlanması
Trakeobronşial sisteme kolaylıkla ilaç verilmesi ve nemlendirilebilmesi
Öksürüğün şiddetinin düşürülmesi
Zamanlama
Hava yolu obstrüksiyonu olan hastada akut hipoksemi bulguları genellikle çok açıktır. Nabzın ve solunum hızlarının artması, şiddetli huzursuzluk, rahatlayamama bulgular arasındadır. Arteryel pO2 düştükçe semptomlar ağırlaşır. Siyanoz, hipotansiyon, hipopne ve bradikardi O2 desatürasyonuna ait geç dönem belirtileridir ve acil trakeotomi açılmasını gerektirir. Genel olarak bir hastada %50 O2 solunduğunda %82'lik bir O2 saturasyonunu koruyamıyor ya da pCO2 50 mmHg'nın altına düşüyorsa trakeotomi endikedir.
Endikasyonları
Üst solunum yolu obstrüksiyonu
Orofarenks ve hipofarenks seviyesinde
Orofarenks ve hipofarenks tümörleri
Anjionörotik ödem
Larenks seviyesinde
Konjenital larengeal anomaliler
Larenks travmaları
Yabancı cisim
Larenks ödemi
Larenjitler
Difteri
Bilateral abduktor paralizi
Tümörler
Boyun kitlelerinin basısı
Alt solunum yollarının korunması
Solunum paralizileri
Santral paraliziler
Kortikal ve kortiko-bulber paraliziler
Spinobulber paraliziler
Periferik paraliziler
Yutma güçlüğü ve aspirasyon
Ventilatör destekli solunuma yardımcı olunması
Hava yolunu korunması amaçlı
Komplike maksillofasiyal travmalar
Orofarenks ve hipofarenksi ilgilendiren büyük cerrahiler
Şiddetli kronik obstrüktif akciğer yetmezliği
Komplikasyonları
Erken komplikasyonlar: Ameliyatta ya da hemen sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlardır;
Solunumda hipoksik uyarının sonlanmasına bağlı apne
Kanama
Kardiyak arrest
Komşu yapılarda yaralanma (özofagus, n.rekürrens, plevra)
Pnömotoraks, pnömomediastinum
Krikoid kıkırdak yaralanması
Orta vadedeki komplikasyonlar: Ameliyattan birkaç saat ya da birkaç gün içerinde ortaya çıkan komplikasyonlardır;
Trakeit, trakeobronşit
Trakeal erozyon ve kanama
Hiperkapni
Atelektazi
Tüpün yerinden çıkması
Tüpün tıkanması
Ciltaltı amfizemi
Aspirasyon
Geç komplikasyonlar: Bunlar daha çok trakeal tüpün fazla tutlması nedeniyle ortaya çıkarlar;