Başörtülü kız kürsüden indirildi!

Son güncelleme: 13.12.2013 10:33
  • @keskinkilic_68 adlı üyeden alıntı:
    ben soruyu düzeltebilir miyim

    acaba biz gerçekten müslüman mıyız ki bunlar başımıza gelio
    Orijinali Göster...


    Böyle bir soru biraz tehlikeli olmuyormu yani hangi dine sahip olundugunun süphesi icersine giriliyor.
    Elhamdülillah Müslümanim (niz) ama ne yazikki
    Allahin emrettigi gibi dinimizi yasayamiyoruz :(
    Dolaysiyle kaybedisimizde hep bundandir.
#02.12.2007 23:18 0 0 0
  • @**poyraz** adlı üyeden alıntı:
    [alinti=#2246699]MaRaBoGLu61[/alinti]

    "Müslümanligin simgesi" diye bi kavram olamaz bu farz dır allah ın emri zaten muhalefet olanlarda Müslümanligin simgesi diyerek mazeme cıkartıyorlar kendilerine cümlelerimize dikkat edelim. ayrıca bizim hayır olarak gördükleriz şer, şer olarak gördüklerimizde hayır olabilir. tabi en doğrusunu allah bilir
    Orijinali Göster...
    "Müslümanligin simgesi" diye bi kavram olamaz bu farz dır allah ın emri zaten muhalefet olanlarda Müslümanligin simgesi diyerek mazeme cıkartıyorlar kendilerine cümlelerimize dikkat edelim. ayrıca bizim hayır olarak gördükleriz şer, şer olarak gördüklerimizde hayır olabilir. tabi en doğrusunu allah bilir
    @**poyraz**
    Yukarida yalnis bir telafuzda bulunmusum, haklisin kardes
    Düzeltelim hemen durumu,Islam dininin geregi Allahin emri farzdir
#03.12.2007 08:55 0 0 0
  • BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de düzenlenen Meme Kanseri konulu kompozisyon yarışması ödül törenine, okul müdürünün uyarısı üzerine türbanını çıkararak katılan Kalkandere İmam Hatip Lisesi öğrencisi Emine Elif Azder'in babası Mustafa Azder'i telefonla arayarak, konuyla bizzat ilgileneceğini söylediği bildirildi. Valilik de, konuyu İl İnsan Hakları Kurulu'nun gündemine taşıyarak inceleme başlattı.
    Rize İl Sağlık ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen 'Meme Kanseri' konulu kompozisyon yarışmasında Kalkandere İmam Hatip Lisesi ikinci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Emine Elif Azder birinciliği kazanmıştı. Azder, 29 Kasım 2007 tarihinde Valilik Mavi Salon'da düzenlenen ödül törenine, iddiaya göre okul müdürü Kazım Kaya Başaran'ın uyarısı ile türbanını çıkararak katıldı. Azder burada ödülünü Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut'un elinden aldı. Olayın medyada yer almasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kız öğrencinin babası Mustafa Azder'i telefonla arayarak konuyla bizzat ilgileneceğini söylediği öğrenildi. Başbakan'ın kendisini aradığını doğrulayan Baba Azder, "Bana olayı sordu ve kendisinin konuyla bizzat ilgileneceğini söyledi'' dedi.

    BABA: YANILTILDIK

    Mustafa Azder, kızının ve kendisinin yanıltıldığını ifade ederek, "Okul müdürü ve diğer öğretmenleri, törenin Meme Kanseri ile ilgili olması dolayısıyla sadece bayanların programda yer alacağını söylediler. Ben de bayanların yanında kızımın başörtüsünü çıkarmasının sorun olmayacağını düşünerek ödül törenine katılmasına müdahale etmedim. Ancak kızım tören salonuna girdiğinde beklenmedik bir sahneyle karşılaştı. Tören salonunda kadınlar gibi erkeklerin de bulunduğunu gördü. Kızım yoğun bir psikolojik baskı altında kaldığı için salonu terk edemedi. Hem kızım hem de ben ahiret gününde bizlere karşı yapılan bu yanlışın ve saygısızlığın hesabını soracağız'' dedi. Azder, kızının yaşananlardan çok etkilendiğini ve artık bu konuda yorum yapmak istemediğini de sözlerine ekledi.

    OKUL MÜDÜRÜ KENDİNİ SAVUNDU

    Kalkandere İmam Hatip Lisesi Müdürü Kazım Kaya Başaran ise, ödül töreni öncesi öğrencinin kendisine gelerek nasıl davranması gerektiğini sorduğunu vurgulayarak, "Kızımız bana geldi. Adana Kozan'da yaşanan olayı hatırlatıp 'Orada ne yapmam gerekir?' diye sordu. Ben de ona, 'Orası Valilik. Nasıl gitmen gerektiğini biliyorsun, sizi sevenleri zor duruma düşürmemek için gerekeni yaparsın' dedim. Sonuçta baskı olmadan kızımız başını açarak ödülünü aldı'' dedi.
    Konuyla ilgili DHA'ya açıklamada bulunan Rize Valisi Kasım Esen, çelişkili ifadeler ortaya atıldığını belirterek, "Şu anda yaptığımız incelemede zorla başının açtırıldığı yönünde bir bulgu yok. Fakat biz basında yer alan haberleri ihbar kabul edip konuyu İl İnsan Hakları Kurulu'nun gündemine alıp detaylı olarak inceleyeceğiz. Sonucunda da gerekeni yapacağız'' dedi.
#03.12.2007 18:47 0 0 0
  • @Sari Menekse adlı üyeden alıntı:
    [alinti=#2248472]keskinkilic_68[/alinti]

    Böyle bir soru biraz tehlikeli olmuyormu yani hangi dine sahip olundugunun süphesi icersine giriliyor.
    Elhamdülillah Müslümanim (niz) ama ne yazikki
    Allahin emrettigi gibi dinimizi yasayamiyoruz :(
    Dolaysiyle kaybedisimizde hep bundandir.
    Orijinali Göster...

    Böyle bir soru biraz tehlikeli olmuyormu yani hangi dine sahip olundugunun süphesi icersine giriliyor.
    Elhamdülillah Müslümanim (niz) ama ne yazikki
    Allahin emrettigi gibi dinimizi yasayamiyoruz :(
    Dolaysiyle kaybedisimizde hep bundandir.

    benim demek istediğim kendimizi gerçekten bi sorgulayalım gerçekten müslüman gibi mi yaşıyoruz manasında söledim

    tabi ki de elhamdülillah müslümanız

    lakin biz hakkıyla yaşayamadığımız için bunlar başımıza geliyor biz hakkıyla yaşıyor olsak bunlar başımıza gelmez zannediyorum
#03.12.2007 21:03 0 0 0
  • noimagenoimageBaşörtüsü düşmanı hemşireye suç duyurusu

    Cep telefonlarına gelen 'Acil kan aranıyor' mesajı üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kan vermeye giden kadından başörtülü olduğu için hakaretlerde bulunarak kan almak istemeyen hemşire hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
    Başörtüsü düşmanlığında sınır yok
    Suç duyurusunda bulunan mağdur avukatı Mustafa Asım Kahyaoğlu, verdiği dilekçede Hemşire Zübeyde Tuncer'in müvekkiline hakaret ettiğini, ayrımcılık yaparak aşağılamada bulunduğunu belirterek, gerekli cezai müeyyideye çarptırılmasını istedi.

    ANKARA BÜROSU
    Cep telefonlarına gelen 'Acil kan aranıyor' mesajı üzerine kan vermeye giden kadından başörtülü olduğu için hakaretlerde bulunarak kan almak istemeyen hemşire hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusunda bulunan mağdur avukatı Mustafa Asım Kahyaoğlu, verdiği dilekçede Hemşire Zübeyde Tuncer'in müvekkiline hakaret ettiğini, ayrımcılık yaparak aşağılamada bulunduğunu belirterek, gerekli cezai müeyyideye çarptırılmasını istedi.
    Ekim ayı içerisinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yatmakta olan bir hastaya cep telefonlarına gelen 'acil kan aranıyor' mesajı üzerine kan vermek için eşi ve kızı ile birlikte giden Şaziye Gerede, burada görevli Hemşire Tuncer'in başörtüsü taktığı gerekçesiyle kendisine hakaret ettiğini belirtti. Hemşirenin kan almak yerine kıyafetine bakarak; "Bu nasıl kılık kıyafet, burası cami mi? Buraya böyle bir kıyafetle nasıl gelebiliyorsun? Buna nasıl cüret ediyorsun? Siz kendinizi ne sanıyorsunuz? Çık dışarı, buraya böyle giremezsin" dediğini bildiren Şaziye Gerede, üniversite yönetimi ile YÖK'e dilekçe vererek hemşire hakkında soruşturma başlatılması ve gereğinin yapılmasını istediklerini, ancak dilekçelerinin işleme konmadığını kaydetti. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını bildiren Gerede, hemşirenin ölümle pençeleşen bir hastaya kan vermek üzere kan merkezine gelen kim olursa olsun böyle davranmasının çok yanlış olduğunu kaydetti.
    Şaziye Gerede'nin avukatı Mustafa Asım Kahyaoğlu ise Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği suç duyurusu dilekçesinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kan Merkezi'nde görevli Hemşire Zübeyde Tuncer'in tek amacı insani bir görev yaparak acil kan ihtiyacı olan bir hasataya kan vermek olan Müvekkili Şaziye Gerede'ye hakarette bulunduğunu, ayrımcılık yaptığını ve aşağıladığını belirtti. Hemşirenin Şaziye Gerede'ye karşı suç işlediği gibi Gerede'nin şahsında belli bir dini görüşe sahip kişileri de aşağıladığını bildiren Kahyaoğlu, bu fiille de kanunun bir başka hükmünün ihlal edildiğini belirtti. Hemşire Zübeyde Tuncer'in Şaziye Gerede'ye karşı giriştiği fiille Anayasa'daki temel hak ve özgürlükler ile vicdan özgürlüğüne ilişkin hükümleri de ihlal ettiğini kaydetti. Avukat Mustafa Asım Kahyaoğlu, dilekçesinde; Hemşire Zübeyde Tuncer'in Müvekkili Şaziye Gerede'ye karşı fiilinde TCK 125. maddede tanım bulan 'hakaret', TCK 122. maddede yer alan 'ayrımcılık' ve TCK 216. maddede belirtilen 'aşağılama' suçlarını işlediğini belirtti.
#07.12.2007 13:41 0 0 0
  • Kusura bakmayın ama müslüman bir ülkede böyle bişey nasıl yapılabiliyor anlamış değilim.Biz sadece müslümanız başka hiçbirşey değiliz.Laiklik miş yok daha başka şeylermiş yok bu büyük devlet adamıymış beni zerre kadar alakadar etmez.Beni Peygamberimiz MUHAMMED MUSTAFA (S.A.S),diğer peygamberler ve sahabeler ilgilendirir.Gerisi saçmalıktır.Bu çizginin dışında olanlar benim için mide bulandırıcıdır.O kızı o kürsüden indirenleri umarım ki ALLAH (C.C) KAHHAR ismiyle kahreder
#10.12.2007 09:24 0 0 0
  • Allah Büyük... Ve Hakim..
#10.12.2007 12:56 0 0 0
  • gerçekten güzel bir konuyu ele aldın teşekkürler
#10.12.2007 22:35 0 0 0
  • Acaba ßöyle ßir Olayı Yapmaya Cesaret Eden Şahısların Aileleri Nasıl Çok Görmek İsterdim Kesin ßir Yere Gittikleri Zaman Yada Konuşmaya Çıktıkları Zaman MAyo Falan İle Çıkıyorlardır'ki Onları ßaş Örtüsü ßu Kadar Rahatsız £tsin
    Allah Celle Celeluhu Herşeyi Şüphesiz Görüp İşitendir ...
    ( Kınıyorum ):(
#11.12.2007 06:39 0 0 0
  • Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsunki daha dün bir başörtülü milletvekili meclis kürsüsünde konuşma yaptı.nerden nereye
#13.12.2013 10:33 0 0 0