Gidiyorsun

Son güncelleme: 19.04.2008 21:56
  • teşekür ederim arkadaşım yorumun için
#10.01.2008 14:34 0 0 0
  • yüregine saglik, güzel paylasimin icin tesekkürler
#11.01.2008 00:14 0 0 0
  • Çok iyiydi herşeyi unutturdun bana ellerin dert görmesin ilk yazdıkların özellikle bu satırlar beni benden aldı tekrar çok teşekkürler...

    "Hayata hediye ediyorum istifa dilekçemi. Yüzüme yüklediğin gidişinin tüm kıvılcımları dönüşünü bekleyerek uyanıklığa tutuşturuyor kendini. Mutluluk yüzüme inemeden kirpiklerimde aslı kalıyor.
    Gidiyorsun
    Gelmeyeceğini sen de biliyorsun
    Giderken olsun yalanlarınla büyütme yüreğimi ne olursun.
    Gidiyorsun
    İğreti günleri kucaklamaya hazırlanıyorum.
    Sende ihyasını aradığım yarınlarımı sende ihlal ediyorum
    Gidiyorsun
    canımı acıtıyorsun "
#17.01.2008 16:32 0 0 0
  • teşekür ederim ufuk seninde şiirlerin çok iyi ben ilhamımı kaybettim bugünlerde yazamıyorum malesef :(
#21.01.2008 15:56 0 0 0
  • Merak etme bende başlarda endişelendiğim ve hiçbirşey yazamadığım zamanlar olmuştur. Ama bu insanın ruhunda olan birşey her ne kadar dışı kabuk bağlasa nasır tutsada kalbimizin içi hep aynıdır hiç değişmez. Sabırlı ol.
#21.01.2008 16:40 0 0 0
  • aslında benim başlarda değil şiir yazmaya başlamam 5 sene önce başladım iyisiyle kötüsüyle yaklaşık 500 şirim var bunlar en son yazdıklarımdı.Haklısın sadece yazdırcak duyguyu yakalamak yeterli
#22.01.2008 12:19 0 0 0
  • güzel şiirler paylşım için tşk...
#07.02.2008 00:53 0 0 0
  • Çok yıldızlı bir gecede, yanında ama uzakta belki;
    Sırtımı bir kayaya dayamışım, başımda deli bir rüzgar..
    Üşümüyorum da aslında, içimin titremesi soğuktan değil..
    Biliyorum yaz geceleri de üşüyebilir insanlar, biliyorum üşüsem gelir sarılırsın bana.
    Korkuyorum yalnızca; sanki az sonra bölünecek gökyüzü, sanki bulutlar saracak her yeri ve silinecek suretin, sen gideceksin. gitme istiyorum;
    Gözümü bir kuyruklu yıldıza dikip bilmemkaç yılda bir geçmesini beklemekten yorulurum;
    İçim eprir, biliyorum...
    Ya hiç geri gelmezsen?
    Göze aldım biliyorum, yine de tabiat bu; korkmadan edemiyorum.
    Şimdi gelip uykunun arasında rüyana süzülsem; içimde salındığın gibi girsem yüreğinden içeri ben de..
    İçimdeki hüzünlü huzurun adına bir ağıt yaksak birlikte..
    Kopmuş bir gitarın tellerini yeniden yerine takmaya yeter mi ki gücüm;
    Ellerimle bir geceyi, bir tual üzerinde resmetsem;
    Yahut adına aşk deyip bir kaç kırık cümleyle seni anlatsam...

    Üşümüyordum ki aslında;
    İçimin böyle titremesi soğuktan değildi...
#05.03.2008 08:32 0 0 0
  • Ağlarsın hep,
    yanarsın!
    pişman bir çocuk gibi,
    yazdıklarıma dalarsın..
    üzülürsün,
    gözümden dudağıma yaş olup,
    her Aralık süzülürsün..

    kızarım sana çoğu zaman,
    şiirler yazarım.
    okur içlenirsin belki,
    bilirim anlamazsın..
    yine de ağlarsın...

    Bir şarkı çalar hislenirsin..
    gece yarısını vurur saat,
    nemlenirsin..

    Kalbin nerden bilsin aşkı?
    sevince anlarsın.
    kanatırlar seni de,
    ağlatırlar!..
    o soğuk ellerinle
    şiir bile yazarsın...

    Vurulunca umutların
    isyan edip yas tutarsın,
    kanarsın gecelerce..
    dostların el olur,
    soran olmaz halini..
    baharlar zindan olur,
    ağlarsın!..

    Sonra yine güz gelir,
    Eylül'de ben gelirim..
    senin gözlerinde yaş diner,
    benim yüreğimde sızı..

    Artık ne bahar,
    ne kış,
    ayıramaz ikimizi...
#07.03.2008 16:02 0 0 0
  • Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum
    Ve eğer gitmek zorundaysan
    Hemen gitmeni dilerim
    Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor
    Ve beni yalnız bırakmayacak
    Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.
    Bu acı fazla gerçek
    Zamanın silemediği çok fazla şey var
    Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim
    Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım
    Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum.
    Fakat hala bana sahipsin
    Sen beni ışığınla büyülerdin.
    Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım
    Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor
    Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı
    Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.
    Bu acı fazla gerçek
    Zamanın silemediği çok fazla şey var
    Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım
    Ama hala benimle olmana rağmen
    Baştan beri yalnızım ...
#07.03.2008 16:14 0 0 0
  • Yüreğine sağlık arkadaşım
#09.03.2008 12:48 0 0 0
  • EYLÜL

    Hüznün adıdır eylül..
    Ve eylül bir mevsimin ilk ayı gibi dursa da, çok kişi için kendisi bir mevsimdir tek başına..
    Oysa aslında bir kadındır eylül..
    Erken inen serin akşamlarda, şalı omuzlarında, bakışları dalgın..
    Uysal adımlarla yürür bir uçurumun sonuna dek, öylece bir başına..
    İnce, narin ve solgun bir eski zaman kadınıdır eylül..
    İçinde söz verilmiş bir aşkın matemi,
    Yüzünde sadeliğin kırılgan güzelliği..
    Kim görse içi burkulur hüznünden
    Kim görmese eksik yaşar yüreği bir şeyleri..
    Hüzün eylüldür, eylülse bi duygudur,
    Gözlerinde hiç damlamayan buğu,
    Ve ıssızlık, ellerinde yer eden..

    Sonra yağmurdur eylül,
    Camdan süzülen damladır, sen kollarını kavuşturup bakarken bir kış günü sokağa..
    Ya da belkide o damlayı bırakırken, kopuş anında hissettiğidir bir bulutun..
    Yani bazen hüzün, yağmurla bulut arasında..
    Veya bir kış günü, uzak bir yere yollarken sevgiliyi,
    Ve bilirken içten içe bu bir ayrılık ve artık dönüşü yok geri,
    O son bakıştaki gözüne batan dikendir hüzün..
    Sonra sevgilinin otobüse doğru attığı o ilk adımdır ardından..
    Ve bir el sallayışı camın arkasından,
    Ve bir de..
    Son bir hoşça kal.. Duyulamayan..

    Sonrası zaten tüm o kalabalığın bir uğultuya dönüşü olur kulaklarında..
    Ve kendini bile geride bırakıp kaçma isteğinin sarması seni..
    Her şeyden, o andan ve kendinden,
    Koşarak yağmur altında, kimseleri umursamadan kaçmak istersin uzaklara..
    ayakların çarpa çarpa sulara koşmaya başlarsın,
    Ayaklarındaki isyan, dağıldığın o yol, vardığın ev, kendini kapadığın oda ve hüzün..
    Daha dün sevgiliyle sarılıp uyumuşken sen,
    Şimdi kendini bir başına bıraktığın o yatağın her yerine sinmiş giden sevdiğinin kokusunda..
    Sadece bir su değildir bazen yağmur kısaca..
    Yağmur anısı içine sızan bir duygu olur bazen..
    Ve yağmur kimi zaman da şahidi olur bir ayrılığın..
    Yani yüreğin sanki derdini bulutlara fısıldamıştır da,
    Bulutlarda seninle beraber ağlıyorlarmış gibi damla damla..
    Yağmur hem yoldaşın, hem halden anlayanın, hem de hüznün olur..
    Ve ince ince yağar yorgun ruhuna

    Eylül bazen hüzün, bazen şarkılardır..
    Ezgidir nota nota..
    Ve en hüzünlü şarkı ağaçlarınkidir sonbaharlarda..
    Sen kulağını dayadığında bir ağaca,
    Ellerinle dokunduğunda, yada sarıldığında..
    Ağacın içinden çekilen hayat ve yaprakların sessiz çığlıklarıdır bir şekilde duyduğun
    kulaklarınla olmasa da..
    Ve bu duyduğun hüzündür aslında,
    Çünkü ağaçların da şarkısı ve yapraklarında ağıtları olur bazı zamanlar,
    Hüzün görmeye uygun gözlere ve duymaya açık yüreklere ezgisini duyurur mutlaka..

    Bazen anlatması bile zordur..
    Nasıl diyeyim, hani çok sevdiğin birinin mezarına gidersin,
    Hani sonra konuşursun onunla biraz,
    Hani biraz dertleşirsin,,
    Sonra yıllar önce ellerinle diktiğin ağacın artık kocaman olmuş dallarından bi yaprak koparmak için uzatırsın elini..
    İşte o an hüzün belki de elinin titreyişindedir senin,
    Sevdiğinden bir parçaya dokunmuş gibi hissedersin
    Sonra o yaprağı alırsın usulca,
    Sonra parmak uçlarınla seversin bir an onu avucunda dalgınlıkla,
    ve cüzdanını açar ardından sevdiğinin resminin yanına koyarsın o yaprağı incitmeden
    ve yavaşça
    ve bi de bakarsın o an farkettirmeden yanağından süzülüp dudağının kenarına kadar akmış bir damla göz yaşının nemidir yanağındaki serinlik..
    Zaten hemen peşi sıra gözlerin de üşür senin ben bilirim..
    Ve zaten sen de kaparsın gözkapaklarını elinde olmadan sıkıca..
    işte o an hüzün senin
    hem yanağındaki nemde,
    hem içindeki serinlikte,
    hem de,
    hem de..
    hıçkıramayışında, yüreğinin

    Herkesin hüznü kendine aslında.
    Tarifi de öyle, çeşit çeşit herkese göre
    İki heceli bir kelimedir ama öyle çok dokunuşları ki ruha..
    Bazen sadece mutsuzluk değildir, sonra sadece yağmur, ya da sadece eylül..
    Sadece yitip gidenlerimiz veya..
    Sadece yarım kalan yanlarımız da değildir hüzün tek başına..
    Asil bir duygudur aslında, mağrurdur da üstelik ve dosttur da ayrıca..
    Yağmayan yağmur, üşütmeyen esintidir de hüzün bazen, ki gülüşlere bile sinebilir..
    Ve bakışlar ve gözler sanırım en sevdiği yerlerdir..
    Bazen yaradır, ama kanamaz. Evet gizli bir can çekişmeye benzer, ama öldürmez..

    Mesela sen gökkuşağısın
    ve bütün renklerin var ama göstermek istemiyorsun çabalayıp, bunun gibidir işte biraz hüzün.
    Bazen senin kendini bırakmışlığında saklıdır..
    sonra ipek bir mendile sarıp, sandığa koyduğun gönül kırıklarını her gün açıp açıp bakmayı da andırır biraz hüzün..
    Veya biri yanınızdayken sizi gülümseten şeylerin
    artık yanınızda değilken o biri, özlenmesidir sızı gibi..
    ve yalnızlık kokulu çiçektir de aynı zamanda..
    Ve sonu bir türlü yazılamayan şiir gibidir, bu bir ömürlük hayatta..
    Çok derin bir üzüntü hali değildir, fakat neşelide değildir..
    farklı bi ruh hali,uzun soluklu bi melankoli de denilebilir..
    Daha ne diyeyim, yüreğinizin deniz kıyısıdır hüzün..
    Birlikte büyüdüğü kardeşidir gönlünüzün..
    Bir şarkıdır, hiç kimseye söylenen ve karşı konulmazdır bazen..
    Dudağınızın bir kenarını yukarı çekerken gülüş, hüzündür diğer kenarını inceden aşağıya eğen..
    Yağmurlu sonbahar akşamlarında, yaprak dökümlerindeki hüzündür eylül..
    Eylülse bir duygu
#12.03.2008 19:13 0 0 0
  • çok güzel dizeler yüreğine sağlık arkadaşım
#16.03.2008 19:03 0 0 0
  • teşekkür ederim arkadaşım
#17.03.2008 07:04 0 0 0
  • BENDE MUTLUYUM ARTIK

    Çok uzun gecelerim oldu benim,
    Dertler çemberine aldı nefesim daraldı kalbim sıkıştı...
    Çare çok uzak, umut çölde raslanan bir pınar kadar hayaldi...
    Kime can dediysem kimden medet umduysam hangi dala sarılıp yaşamaya çalıştıysam..
    Yanıldım, kandırıldım, uçurumlardan aşşağıya bırakıldım...
    Sehbalı hazan düşlerim oldu benim...
    Tek kurşunla vurulan, sırtından bıçaklanan düşlerim...
    Seyir edip giden herşeye bakıp sadece seyretmekle kaldım ben
    Yaşamayı bırakıp suyun döküldüğü o deryaların en dibine vurdum...
    En yakınım uzak oldu en sevdiğim el...
    Gözlerime ne kıl koparsam kar diye bakan insanlar tanıdım
    Ve halime acıyan..

    Aşktı belkide tek sebep yalpalalmama,
    Yığılıp düştüğüm yerde kalmama.
    Ve aşktı belkide tek sebep kan kırmızısı şiirler yazmama...
    Aşktan umudu kesip dostlara sarılmak vardır hani,
    Derdime deva olur sanmak..
    Ve ardından tepetaklak olmak...

    Hiç bir şey mutlu edemez beni dersiniz hani ...
    Sonra bir gün gelir o gün yaşanılan en büyük acılar unutulur...
    Biri gelir beklenilendir o ...
    Uğruna geceleri ateşe verdiğinizdir o...
    Uğruna herşeyden vazgeçtiğinizdir o...

    Bu kez şansım döndü! dersiniz.
    Yanılmayacağınızı bilir ve iddialı sözler etmeye,
    Ben artık mutluyum!
    Diye hiç çekinmeden haykırmaya başlarsınız.
    Koşulsuz güvenir koşulsuz seversiniz!
    Özlemenin o büyük acısına garip bir hazla bağlanır
    Bir tek gün şikayet etmezsiniz...

    Bende iddalı sözler ediyorum artık.
    Geçti tüm acılarım, unutuldu, kapandı yaralarım...
    Ve haykırıyorum bende...........
    Bende Mutluyum Artık!!
#22.03.2008 08:47 0 0 0
  • Yere bakan gözlerimden mazi doldu bu kaderime
    Bir rûya gibiydi güzelliğin çöktü üzerime
    Zaman aramızda kaldı artik yaşanır sevgilerde
    Hayatı yenilerde yaşar engeller acılarla, düşler doludizgin eskilerde


    Yumduğun o gözlerin bir türlü çıkmaz içimden
    Elbet çıkarsın bir gün sende bu bedenimden
    Tertemiz hayaller tükenmez hasret ve kederden
    Unutamaz ki bu Can seni senden, kendimden, bu dünyadaki her şeyden

    Üzerimde bir sevda bulutu; geceyi çevirdi gündüze
    Elimde kalan son bir umudu atıverdiler denize
    Sensizliğin sayısı aklımda sanki bir bilmece
    Hapis kalan sade ben miyim? Kuşlar bile uçamıyor ayaklarına birer kelepçe


    Benim yaşayan yanımsın şimdi yağmurla yarışan
    Sevdiğim şarkıda nakarat, burada büyük bir kahraman
    Yanık bir türkünün notalarında sana olan duygular
    Satır satır yazılmış vedalar ve son kahkahasında bendim o ağlayan

    Karanlığın içinden koşuyorum hızlıca sana doğru
    Başlangıçları bitişinden yakalıyorum yokluğunu
    Karanlık gecelerde sevdim, hep mavi hayallerim oldu
    Ayrılığı gösteriyor şimdi; çünkü sana kurulu bütün saatlerim durdu

    Hiç varamadım farkına, düşünmedim ki yarını
    Uzağı taşıyamadım, şimdi çekiyorum iste kahrını
    Yeni acılar taşıyorum, dünde kalan göz yaşlarını
    Mutluluğu satıyorum zararına, kaldır üstümden parçalayan o bakışlarını

    Vermeden alamazsın mutluluğu, vardır her şeyin bedeli
    Var edemezsin ki yokluğu, bulunmaz bıraktığın gibi
    Sensizliğin ölüm olduğunu çözdüm ve anladım ki
    Söndürmeye yetmez artık aşkım, içimde yanan bu sıcak alevleri

    Maddeler halinde erimiş, yalana inanmış düşlerim
    Hep yanlış yerlerde yönüm; sana dönük seni beklerim
    Bedenimi savuran rûzgarlara karşı gelirim
    Suçsuzluk hüküm giymiş tüm sevgilerde,


    ..ama ben yine de sadece seni isterim..


    Çek gözlerini, hiçbir şeyin kalmasın
    Al yarıda böldüğün uykuları da kalbim bir daha gelecek sanmasın
    Kilitlensin kelimeler, cümleler tamamlanmasın
    Ne gerek var sözlere; seninle başlayan şiirlerim yarım kalsın
    Sen gidiyorsun ya gökler ağlasın, yıldızlar düşsün yeryüzüne
    Hatıraların çıkmasın gün yüzüne... Aklımda bir tek adın kalsın..
#25.03.2008 16:01 0 0 0
fLy fLy foto
  • Şiirlerinizin hepsi çok güzel ... Beğenerek okudum. Yüreğiniz dert görmesin...
#26.03.2008 00:16 0 0 0
  • teşekkür ederim arkadaşım elimden geldiği kadar hissetiklerimizi yazmaya çalışıyorum
#26.03.2008 15:23 0 0 0
  • Kalbimi her kapayışımda, biraz daha hızlı uçuyor şehrin kuşları.
    Gün ışığının yorgun bakışları, sızıyor içime.
    Bana her baktığında uzayıp gidiyordu evren,
    güneşim oluyordu gözlerin, kapayıp gittin.
    Hani bir adımda asılı kalacaktık ikimiz?
    öylece sonsuza dek, hani müzik hiç bitmeyecekti, hiç yorulmayacaktı

    Hatırlıyor musun bir keresinde, bir şeyler karalıyordum,
    Hani şu yediğimiz poğaçaların sarıldığı kağıdın ucuna.
    Tam bitmemişti ve sen eğilip bana
    'bu benim olsun benden başka kimse okumasın' demiştin.
    Sana verdiğim ve senden başka hiç kimsenin okumadığı o kağıt
    şu an masamda duruyor ve su anda bu satırlar o kağıdın,
    'hiç kimse okumasın' diye aldığın ve giderken
    bana bıraktığın kağıdın arkasına yazılıyor.

    Dün akşam gene o parçayı çaldım,
    Hani şu her çaldığında beni dansa kaldırdığın,
    Dans ettiğinde sürekli gözünü kapa
    Çünkü ben her gözlerinin göremediği bir yerdeyim..
    Dipteyim, sondayım..
#31.03.2008 07:34 0 0 0