Kazancı Bedih lakabıyla tanınan Bedih Yoluk 1929 senesinde Urfa'nın Hekimdede Mahallesi'nde doğar. Culhacılık yapan babası Halil Usta'nın mesleğinden çocukluk yıllarında ilk sanat zevkini alır.
Gençlik döneminde, o yıllarda çok değerli bir sanat olan bakırcılık mesleğine Hasan Diyar Usta'nın yanında başlar ve 15 yıl kadar bu mesleği sürdürür.
1960 lı yıllarda belediyede işe girer ve 26 yıl çalışıp emekli olur.
1960'tan evvelin Urfa'sında, Dergâh-Balıklıgöl ve Hasan Padişah Camisi'nin arasında yer alan Mecmue'l Bahr denilen yer, yazın ve bahar aylarında dinlenilen, sefa sürülen tarihi bir mekandır. Suların toplandığı yer anlamına gelen Mecmue'l Bahr; yeşillikler ve güller arasına konulmuş kerevitlerde çay, kahve, nargile içen insanların sohbet için buluşma yeriydi. Bazı geceler müzikli toplantılarla fasıllar geçilir; Urfa'nın müzik ustalarından Mukim Tahir, Kel Hamza, Tenekeci Mahmut gibi ustalar bülbül sesleri ve su sesleri arasında burada meşk ederlerdi. Genç yaştaki Bedih ise babasıyla gittiği Mecmue'l Bahr'da gramofondan Hafız Burhan, Safiye Ayla, Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar gibi ünlü sanatçıları ilgiyle ve hayranlıkla dinlerdi.
Kazancı Bedih 17 yaşında Necim Şıhe (Şıhmüslüm Görgün) ile gittiği bir sıra gecesinde öylesine etkileyici bir müzik icrasıyla karşılaşır ki, hayatını etkileyen bir gece yaşar. O geceden sonra müzik meşkleri ve sohbetlerine katılmaya devam eden Kazancı Bedih'in müzik merakı artarak devam eder. Bu yıllarda Necim Şıhe kendisine cümbüş ve tambur çalmasını öğretir. Esasen birer meslek sahibi olup özel zevkleri müzik olan ustalardan; Damburacı Derviş, Hacı Nuri Hafız, Hafız Ahmet Uzungöl, Çulha Hafız, Hafız Şükrü Çadırcı, Tenekeci Mahmut'u müzik meclislerinde ilgi ile dinler ve birlikte olur. Özellikle Tenekeci Mahmut Usta'dan aldığı bilgilerle, müzik meclislerinde kendi tavrıyla okudukça dinleyenlerin beğenisini kazanır.
Nice bir hasret-i dildâr ile giryân olayım
Yanayım âteş-i aşkın ile büryân olayım
Görmedim gül yüzünü ah ü figân etmedeyim
Akıtıp gözyaşımı dert ile nâlân olayım
Doğduğu ve yaşadığı yöre kültürünün Kazancı Bedih'in kişiliği üzerinde etkisi büyüktür. Oluşan müzik birikimi ise yorumunun şekillenmesinde etkili olmuştur. Mensup olduğu "soylu kültür kaynağı"ndan birikiminin beslenmiş olması da "arının çevresindeki çiçeklerden yararlanıp bal üretmesi" misalidir.
Şanlıurfa'da "Takım" adı verilen belirli gruplar kendi aralarında sıra gezerler ve gecelere katılıp müzik icra ederler. Her takım kendi ustasının veya kurucusunun adı ile söylenir. Mesela; Mukim Tahir'in, Kel Hamza'nın, Tenekeci Mahmut'un, Kazancı Bedih'in, Aziz Çekirge'nin, Fazlı Öztop'un, Mehmet Nacak'ın takımları gibi... Bir süre sonra, arkadaşları Mehmet Çelik, Ali Kanun, Hasan Diyar, Necim Şıh (Şıh Müslüm Görgün), Çırçır Mahe, Nacar Celal ve Mustafa Usta ile bir "takım" oluşturan Bedih Usta'nın sesi yankılanır Urfa semalarında...
Ağarmış saçların bir dağ başında kare dönmüştür
O dağın dâmendinde gözlerim enhâre dönmüştür
Toplumun birikiminden beslenen sanatçının, edindiği kültür ve birikim sonucu oluşturduğu eserler toplumu olumlu etkilemektedir. Zaten; "ait olduğu toplumun kültürü, zevki, ruh ahengi, düşünce ve hayat felsefesinden habersiz bir sanatçının veya aydının o insanlara vereceği bir şey yoktur" sözü de bu gerçeği çok güzel ifade etmektedir.
Kazancı Bedih'in "Pir" ve "Ustalık" mertebesi...
Şanlıurfa'da gazel okuyucularının makam ve edebiyat bilgisine sahip olmaları gerekmektedir. Divan edebiyatının gazel türü şiirleri, müzik meclislerinde çeşitli makamlarda, ustalık gerektiren bir biçimde okunmaktadır. Bu nedenle Urfa'da gazel ve hoyrat okumayı hakkıyla icra edemeyenlere sanatçı gözüyle bakılmaz.
Yıllar geçtikçe Kazancı Bedih sıra gecelerindeki kişiliği, güzel sesi ve icrasından dolayı, çıraklıktan kalfalığa; kalfalıktan, ustalığa giden bir yolda "Pir" ve "Bedih Usta" lakabıyla da anılmaya başlar... "Sıra geceleri bir konservatuardır. Hepimiz o okuldan mezun olduk ne güzel. Yüzlerce türküden, gazelden, mayadan, hoyrattan oluşan dağarcığımız oluştu..." diye özetler her şeyi.
Kazancı Bedih; Fuzûlî, Nâbî, Nezîhe, Nesîmî, Fehîm, Abdî, Lütfî gibi şairlere ait gazelleri okuyarak yeni kuşağın ilgisini Divan Edebiyatı'na çekmiştir. Seslendirdiği eserleriyle bizlere geleneksel müziğimizden esintiler sunan Pir'in mızrabında ve sesinde duygusal ve dokunaklı bir ifade İle kendine has tavır hakimdir. Urfa müzik hayatında, yörenin özelliklerini de yansıtan, "Kazancı Bedih Tavrı" olarak bir tavır oluşmuştur. Onun tavrını yaşatan oğlu, değerli arkadaşım Naci Yoluk da babası gibi ud çalmakta ve gazel tarzını başarıyla sürdürmektedir.
1990'dan sonra, kendisinden bir kuşak sonraki sanatçılardan bağlama üstadı Mehmet Nacak, Abdullah Uyanık, Kazım Çiriş, Abdülkadir Karakuş, Mehmet Öncel, Naci Yoluk, Tahir Gümüş, İmam Karakurt, Kadir Eğlence, Yasin Aslan ile birlikte oluşturdukları "takım", Urfa gecelerinin ve nezih meclislerin sevilen, sayılan, vazgeçilmez topluluğu olur.
Urfa'da herkes tanırdı Kazancı Bedih Usta'yı. Türkiye'de tanınması ise televizyonlarda "mizansen sıra geceleri'nde gazel okudukça nasip oldu... Mahalli ve Ulusal televizyonlarda bir çok programa katıldı. Yüzlerce mahalli banttan sonra İstanbul'daki yapımcılar tarafından profesyonelce hazırlanan 15 kadar kaset ve cd'si yurt içi ve yurt dışında beğeni kazandı. Şanlıurfa'nın tanıtımına büyük katkıları oldu... 2003 yılında yapılan "Kazancı Bedih ve Oğlu" isimli kaset ve Vcd, Müzik geleneğinin babadan-oğula devamının güzel bir örneği olmuştur.
Mütevaziliği, içtenliği ve sorulara verdiği samimi cevaplarla, tam olarak izah edemese de, yerinin buralar olmadığını çok iyi biliyordu. 2003 Eylül ayında 76 yaşındayken, Bakırcılar Çarşısı'ndaki mesleğine dönme kararı vermesinin de bir anlamı vardı. Belki de Pir, Nezihe Yaşar'ın;
Mısralarıyla bunu anlatmaya çalışıyordu. Bazı sanatçıların ekranlarda boy gösterip halk müziği diye saçmalamaları onda burukluk yaratmıştı. Son röportajında, yorulduğunu, kazancılık mesleğini özlediğini, gençlerin yetişmekte olduğunu vurgulayıp dinlenmek istediğini, şöhretin kendisi için önemli olmadığını belirtmişti... Çünkü O halkın gönlünde "Pir"di...
Pir, bir önceki kuşağın son temsilciliğini gururla ifa etmiştir. Bugün genç kuşaktan gazel okuyanlar, Kazancı Bedih'ten feyzalıp etkilenmişlerdir. Yeni kuşaktan ise Mehmet Özbek, Mercan Özkan, Halil Sezgin, Halil Altıngöz, Musa Kaldı, Bakır Karadağlı, Mehmet Güzelgöz ve Bekir Çiçek gazel tarzını başarıyla yaşatmaktadırlar.
Anadolu'da doğan, adını duymadığımız kimileri; türkülerini, ağıtlarını, gazellerini söyleyip "seslerini" bile bir kayıtla bırakamadan göçüp gittiler bu alemden...
Sesi bize yâdigâr kalan Kazancı Bedih'in 60 yıllık müzik hayatında sayısı bilinmeyen kayıtları yapıldı bantlara, cd'lere... Yaşarken çok değerli izler bıraktı arkasında.
Anadolu'nun zengin kültürünün yok edilmeye çalışıldığı yıllarda, Kazancı Bedih gönlü ve diliyle kutsal miras olarak taşıdığı ezgileri Türkiye'ye hediye edip göçtü sessizce...
20 Ocak 2004'te sanat dünyası acı bir haberle sarsıldı. Değerli bir sanatçının, yanına hayat yoldaşını da alarak çıktığı "kahırlı bir yitiklik öyküsü" kaldı geride... "Acaba yaşarken kıymetini bildik mi?" sorusunu sordurdu herkese... Doyumsuz eserlerini bizler de kutsal bir miras gibi geleceğe taşımalıyız... Ruhu şad olsun.
Türküler, gazeller, mayalar, uzun havalar bir kez daha öksüz kaldı sevgili dostlar. Çünkü gidenlerin yerini doldurmak öyle kolay değil. Sadece Şanlıurfa'nın değil bütün Türkiye'nin başı sağ olsun...
şanlı urfa,balıklıgöl,harran,balıklı göl,urfa haber,şanlıurfa,sanliurfa,
devlet hastanesi,harran üniversitesi,urfa wikipedia,hilvan,
şanlıurfa haber,şanlıurfa siverek,şanlıurfa harran,şanlıurfa akçakale,şanlıurfa birecik,
diyarbakır şanlıurfa,şanlıurfa barosu,şanlıurfa ili,şanlıurfa tarihi,
izmir şanlıurfa,adana şanlıurfa,şanlıurfa rehberi,şanlıurfa turizm,
şanlıurfa gazetesi,sanlıurfa balıklı göl,şanlıurfa resimleri,
weather şanlıurfa,gaziantep şanlıurfa,şanlıurfa valiligi,
şanlıurfa haritası,şanlıurfa hilvan,şanlıurfa belediyesi,ankara şanlıurfa,
şanlıurfa belediye,şanlıurfa valiliği,sanlıurfa balıklı göl,
tc şanlıurfa,şanlıurfa milli eğitim müdürlüğü,istanbul şanlıurfa,şanlıurfa otel,
şanlıurfa balıklıgöl,şanlıurfa harranüniversitesi,şanlıurfasuruç,şanlıurfahalfeti,şanlıurfadevlet hastanesi
şanlıurfa hava durumu,şanlıurfa telefon rehberi,şanlıurfa telefon,şanlıurfa final,şanlıurfa video,
şanlıurfa net,şanlıurfa guneydogu,tvşanlıurfa web,
şanlıurfa chat,şanlıurfa fan sitesi,şanlıurfa judo,şanlıurfa gtv1,şanlıurfa dedaş,şanlıurfa miletvekilleri,
şanlıurfa sırrın,şanlıurfa şrt,şanlıurfa,şanlıurfa merkez,şanlıurfa spor,
şanlıurfa el ruha,şanlıurfa telekom,şanlıurfa uçak seferleri,şanlıurfa efsaneleri,şanliurfa milli ğitim müdürlüğü,
şanliurfa eczaciodasi,şanliurfa haber,şanlıurfa endüstri meslek lisesi,
sanliurfa com,şanlıurfa eczacı,sanliurfa belediyesi,şanliurfa com,şanlıurfa otoyolu,
sanliurfa haber,sanlıurfa net,şanlıurfa haber com,şanlıurfa harita,şanlıurfa kurtuluşu,
şanlıurfa eczacı odası,şanlıurfa kapakli pasaji,şanliurfa balikligöl,şanlıurfa fem,
sanlıurfa eczacı odası,şanlıurfa yenişehir,şanlıurfa kuyumcular,sanlıurfa resimleri,şanlıurfa endüstri meslek,
şanlıurfa güvercinleri,şanliurfa barosu,şanlıurfa öğretmen evi,
şanlıurfa gezilecek yerler,şanlıurfanın kurtuluşu,şanlıurfa kalesi,şanlıurfa radyo,
şanlıurfa gündemi,şanlıurfa güneydoğu,şanlıurfa belediyespor,şanlıurfa hacı adaylar,
şanlıurfa edessa,şanlıurfa edessa tıp merkezi,şanlıurfa cesur,şanlıurfa gap havalimani,
şanlıurfa balıklıgöl, devlet hastanesi,şanlıurfa balıklı göl resimleri,şanlıurfa harran otel,
şanlıurfa çamlıdere,şanlıurfa ilceleri,şanlıurfa merkez,şanlıurfa yollari,şanlıurfa otoban,
şanliurfa siverek,şanlıurfa emek sineması,şanliurfa balikli göl,
şanlıurfa cesur turizm,şanlıurfa karaali,şanlıurfa ceylanpınar,sanlıurfa bozova,
sanliurfa ceylanpinar,şanliurfa bozova,şanliurfa akçakale,
şanlıurfa karaköprü,şanliurfa viranşehir,şanlıurfa türküler,şanlıurfa aşiretleri,
şanliurfa hilvan,şanlıurfa asbap geceleri,şanlıurfa suruc,şanlıurfa gov tr,şanlıurfa 20 zırhlı tugay,
şanlıurfa sıra gecesi,şanlıurfa tanitimi,şanlıurfa bilinmeyenler,
şanliurfa birecik,şanlıurfa sıra geceleri,şanlıurfa atatürk baraj,
şanliurfa suruç,şanliurfa tarihi,şanliurfa hakkindaki her sey,şanliurfalilar,şanliurfanin gecmisi,
urfa hakkindaki her sey,urfalilar,urfanin gecmisi,şanlıurfa sanatcilar,şanlıurfa unluler,şanlıurfa zenginler
HAYATI
Kazancı Bedih 01.01.1929 tarihinde Şanlıurfa'nın Siverekli Mahallesi'nde doğdu. Babası Dalyanlardan Culhacı (Dokumacı) Halil, annesi Şatıroğullarından Zemzem'di.
Müzikle ilgisi küçük yaşlarda başlayan Kazancı Bedih, ailenin tek çocuğu olduğundan babasının ısrarıyla 14 yaşında evlendi.
Asıl mesleği kazancılıktır; bu nedenle kendisine 'Kazancı Bedih' denilmekte idi. Kazancı olarak ilk ustası Hasan Diyar'dı ve uzun zaman bu ustanın yanında çalışmıştı. Daha sonra Aziz ve Kadir Ucar Usta'ların yanında kazancılık yapmıştır.
1949 yılında askere gitmiş, Bingöl'de, ve Elazığ'da Bando Bölüğü'nde askerliğini tamamlamıştır. Sonra belediyeye girmiş ve 26 yıl çalıştıktan sonra 1986 yılında emekli olmuştur.
Boş gezmemek ve geçimini sağlamak için son olarak Eski Hal pazarı civarında demlik ve cezve tamiriyle ilgili küçük bir dükkan açmış bu işi yapmaktaydı. Ayrıca bir mevlüt grubuyla birlikte mevlütlere gidip ilahi ve gazel okumaktaydı.
Şanlıurfa'nın yetiştirmiş olduğu en ünlü gazelhanlardan olup, Fuzuli, Nabi, Nezihe, Furugi, Abdi gibi çeşitli şairlerin gazellerini Şanlıurfa makam geleneğine uygun olarak, davûdî ve etkileyici sesiyle okurdu.
Bir güfteyi farklı makamlarda icra edebilme meziyetine sahip olan Bedih, ud, tambur ve cümbüş çalmasını da çok iyi bilmekteydi.
Gazelin yanında çok güzel maya, hoyrat ve türkü de okumakta olan Bedih, eserleri kendine has bir tavırla icra etmekteydi. Çok bilinen bir maya, Kazancı Bedih'in okuyuşuyla değişik bir anlam kazanırdı.
İbrahim Tatlıses, Selahattin Alpay gibi birçok ünlü sanatçı da dahil olmak üzere, kendisinden sonra yetişen bir çok ses sanatçısı, gazel okurken Kazancı Bedih'i taklit ederek onun tavrında okumaya çalıştılar. Kazancı Bedih, gazelleri çok güzel okuduğundan dolayı kendisine 'Pir' denilmekte idi.
MÜZİK YAŞANTISI
Babası, gençlik yıllarında Bedih'i beraberinde Mecbelbahır'a götürdü. Mecbelbahır, Balıklıgöl'den çıkan suyun bir kanalla Hasan Paşa Camii'ne geçtiği yerde ağaların ve yeşilliğin olduğu bir yerdi. Mekanı çay bahçesi olarak çalıştıran kişi müziğe çok meraklıydı ve kurduğu gramofondan, müşterilerine günün en sevilen sanat müziği parçalarını, Hafız Burhan, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla gibi ünlü sanatçıları dinletirdi.
Zaman zaman Mukim Tahir gibi o devrin ünlü sanatçıları dinlenmeye oraya gelir ve okurlardı.
Kazancı Bedih de babasıyla Mecbelbahır'a gider, gramofondan ünlü sesleri ve ustalarının sohbetlerini dinlerdi.
Müziğe olan merakı bu şekilde gelişti ve cümbüş çalmaya merak sardı. Hafız Ahmet, Hafız Culha, Hafız Dellek Mahmut ve Şükrü Hafız'ı çeşitli müzik meclislerinde dinledi. Bir kısmı ile müzik meclislerine katıldı.
Şanlıurfa'da eskiden müzik gruplarına 'Takım' denirdi ve bir yere çağrıldığında herkes takımı ile giderdi.
Kazancı Bedih'in takım arkadaşları Mehmet Çelik, Ali Kanun, Hasan Diyar, Necip Şıbe, Çırçır Mahe, Şıhmüslüm Görgün, Nacar Celal, Mustafa Usta'ydı.
Sonraları, Tenekeci Mahmut, Aziz Çekirge, Gacı İmam Kayıs, Cuan Mahe ile çeşitli müzik meclislerine katıldı. Bunların dışında Seyfettin Sucu, demir İzzet, Mahmut Coşkunses, İbrahim Tatlıses, Kadir Sema gibi birçok ses sanatçısı ile müzik meclislerinde bulunmuştur.
HİÇ PLAK YAPMADI
Hiç plak yapmadı. Kasnak teybin Şanlıurfa'ya gelişinden sonra bant yapma meraklılarının aranan kişisi oldu ve yüzlerce mahalli banda herhangi bir ücret almadan gazel, maya ve türkü okudu.
Kazancı Bedih, müzik meclislerinde birçok şairin gazelini kendi tavrına göre çeşitli makamlarda okurdu.
Sık okuduğu gazeller şöyle sıralanabilir: Nezihe Hanım'dan 'Gümrahlarını goncayı zibaya değişmem', 'Sabret gönül eyyamı yare de kalmaz', Kuddüs'den, 'Aldanma gönül devleti ikbale güvenme', Abdi Efendi'den 'Hüsnün senin ey dilber nadide kamer mi', 'Nice bir nar'ı aşkınla ciğer yansın kebap olsun', Fuzuli'den 'Öyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir', Nabi'den 'Sakın terk-i edepten kuy-umah-bubu hudadır bu', Baba Kâni'den 'Gamı Aşkın-la ahvalim perişan oldu gettikçe' Ruhi'den 'Nice bir dağdağa ile berbad olalım', Muharrem Hoca'dan 'Karadan ağa dönüp dest-i dilara okuruz'.
ZORLUKLA OKUYUP YAZIYORDU
Okur yazar olmadığı için önceleri gazelleri dinleme yoluyla ezberleyen, ama uzun gazelleri bu şekilde öğrenmek zor olduğu için gece mektebine giden Kazancı Bedih, pek iyi olmasa da okuyabiliyor, meramını anlatabilecek kadar da yazabiliyordu.
Bazen sanat müziğinden bir şarkıyı kendi üslubunda, değişik bir yorumla uzun hava gibi okurdu. Buna örnek olarak rast makamındaki 'Kara gözlüm efkarlanma gül gayri' şarkısı gösterilebilir. Bu şarkıyı başka makamda uzun hava olarak bir çok meclislerde okumuş ve dinleyenlerin beğenisini kazanmıştır.
Bundan başka 'Yeşil kurbağalar', 'Eminem', 'Atıma verdiler sarı samanı', 'Neyleyim de Karamanın elini', 'Kara göz' gibi uzun havaları kendi uslubuyla çok güzel şekilde okumaktadır.
Yüzlerce mahalli kasetin yanında İstanbul'da doldurulan kasetlerde de gazel, maya ve türkü okumuştur.
Urfa Gecelik isimli kasetler dizisinde okuduğu gazeller, yurt çapında çok beğenilmiştir.
Bugün gazel okuyan bir çok kişiyi yetiştirmiştir. Birçok kişi de mahalli bantlarını dinleyerek ondan faydalanmıştır. Yetiştirdiği kişilerden biri de oğlu Naci Yoluk'tur. Oğlu da kendisi gibi ud çalıp, gazel okuyarak gazel okuma geleneğini sürdürmektedir. Sesi ve okuma tavrı babasına çok benzemektedir.