Şöyle dönüp baktım geçen yıllara
Yıllar yorgun hayal yorgun ben yorgun !
Göz yaşlarım karışınca fallara
Hayra yoran diller yorgun ten yorgun !
Garip gönlüm kaldırmadı sızını
Geçmişlerden bulamadım izini
Hele bir gün düşününce mazimi
Hayal ettim günüm yorgun dün yorgun !
Yüzümü çevirdim sıladan yana
Umutlarım döndü dert ile gama
Sol yerine bakınırken sağıma
Yola çıktım yolum yorgun,yön yorgun !
Güneş doğar,şafak vakti gün yorgun !
Yureginize kaleminize saglik. Baska sitelerden de okuyorum sizi. Siirleriniz cok guzel. Butun siirlerinizde kafiyeye onem gosterip zor olani secmissiniz. Anlami bozmadan bu sekilde yazmak buyuk maharet ister. Hep yapmak istedigim lakin beceremedigim bir tarzdir. Tebrik ederim. Hep gorelim sizi buralarda. Sayenizde birseyler ogrenirim insallah
Canım hocam Halil SOYUER'i rahmetle anıyorum.
Onun 'KİM BUNLAR' İsimli şiirinden etkilenerek yazılmıştır.
- - - KİM BUNLAR - - -
Benim gönül dünyama kimleri davet ettim
Bazıları vardı ki gelmeye erindiler!
Mutlu olduğum anlar gözlerimde parlarken
Bazıları vardı ki gülmeye erindiler!
Sabır çekip oturdum kıbleye yüzüm verip
İnsanların içini bir bir içime serip
Olanın ve bitenin o an farkına varıp
Sorduğum soruları bilmeye erindiler!
Çıkmazların içinde bir çıkar yol aradım
Gönlümde ki yer çoktu onları da sarardım
Ne yazık ki ben var ya bu uğurda sarardım
Gözümdeki yaşları silmeye erindiler!
Gönlüm sükut etmedi kaybetmiştim kendimi
Karıştırdım içimde boylam mıydı enlem mi
Yitirince anladım benliğimde ki beni
Kaybolan umudumu bulmaya erindiler!
Kendime geldiğim an vakit artık geçmişti
Benim gönül dünyamdan kimler gelip geçmişti
Müstehakmış onlara yanlış bir yol seçmişti
Bencilliği taşlara çalmaya erindiler!
Açtığım bu gönülde kalmaya erindiler...!
Gülümseyen gözlerle insanları sınadım
Yanlarına vardım da farkına varmadılar!
Buz gibi gönüllerde dolandım adım adım
Kollarında hardım da farkına varmadılar!
Gönülleri gezince göz yaşlarım sel oldu
Dostum diye sarıldım yakınlarım el oldu
Gözyaşım damladıkça bu yüreğim kül oldu
Yanıp yanıp durdum da farkına varmadılar!
Çıkardılar önüme acımasız yılları
Yoluma set çektiler diken oldu dalları
Sevgiye muhtaç sandım aciz mahzun kulları
Ben onları sardım da farkına varmadılar!
Siper oldu bedenim başım yere düşmedi
Ne hançerler yedim de yüreğimi deşmedi
Deli gönlüm yansa da bir an olsun esmedi
Yüreklere kardım da farkına varmadılar!
Bak yiine biçar kaldım attığım her adımda
Bildiğim bir çok yürek şimdi zehir tadında
Hep hüsran mı çıkacak bu gönlümün falında
Ben onlara yardım da farkına varmadılar...!
Albümden bir kaç resim,takılınca gözüme,
Gözyaşım akacakmış,nereden bilecektim !
Kurduğum aşk mabet'in,yanı başında duran,
Çakallar yıkacakmış,nereden bilecektim !
Maziye dalıp gittim,boş hayaller kurarak,
Viran olan gönülden,ne hesaplar sorarak,
Gördüğüm kabusları,hep karşımda bularak,
Duranlar bakacakmış,nereden bilecektim !
Sevgi,saygı neymiş ki,karıştırıp adabı,
İnat edenlerin de,olmadı ki muradı,
Bilek bükülmez amma,başıma bu çorabı,
Örenler bükecekmiş,nereden bilecektim !
Göz yaşım damladıkça,solan ümit bağları,
En güzel anılarım,oldu hüzün dağları,
Ansızın boşaltınca,aşk'a kızgın yağları,
Başımdan dökecekmiş,nereden bilecektim !
Haziran'a kış dendi,baharıma zemheri,
Ne diyeyim bilmem ki,işte aşkın eseri,
Bu şirrete ben selam,verdiğim günden beri
Üstüme çökecekmiş,nereden bilecektim !
Nereden bilecektim..!