Nasil girdik birbirimizin aklina?
Carpistik mi? Hayir.Yildirim carpmasi miydi?
Yok canim! Sen zaten paratoner gibiydin, benim firtinalarim ise cok basKa
kalplerin cografyalarinda esiyordu.
Tanistik, birbirimizi tanidik mi?
Tanistigimiz pek soylenemez, birbirimizi tanidigimiz ise hic soylenemez
Yavas yavas birbirimize alistigimiz icin mi oldu butun bunlar?
Hayir. Bir turlu alisamadik birbirimize.Sen hâlâ irkiliyorsun!
Ben hâlâ laflarimi karistiriyorumDogrusu su ki, birbirimizin yanindan gelip gecerken, ne olduysa oldu iste,
takildik,
hatta yapistik sankiSenin sozlerin kaldi bende, benim gozlerim sende
Senin basini one egisin, gulusun, onca kalabalik icinde kendi basinaligin iz
birakti bende
Benim bakislarim kaldi sende
Senin yuruyusun, benim durusumIki de bir cikan bir kopca gibi, ikide bir acilan citcit gibi
Bir baglandik, bir koptuk; bir takildik, bir ayrildik.
Her ayrilista kimselerin anlayamadigi, isitemedigi kucuk bir "cit" sesi
cikti belki.
Ama o her "cit" kemiklerimiz kiriliyormus gibi aci veriyordu
Ayrilik dedigim, oyle melodram sahneleri degil elbette.
Kalpte bir sizinti, esirgen mi? bir bakis ve inatci bir suskunluktu bizim
icin ayrilik
En beteri ise davranis dilimize dokulmus inkâr ve reddetmeydi
Anlayamadik gitti bunu.
Basimiza gelen bu tuhaf seyi yok saydik;
Gulduk gectik bazen, baska seylere yorduk.
Uzerine gitmedik.
Ama uzerinden de gecemedik iste!
Birbirimizden ayri, kendi hayatlarimizin irmaginda akip durduk.
Asklar, acilar yasadik; sevdik, sevildik, sevindik, uzulduk.
Yine de benim aklimin kuytusunda hep sen vardin, senin aklinin kuytusunda
hep ben
Sen hep ortalarda gorunmemi istedin, ben de seni hep gorebilmeyi