Siyer/TEBLİĞİN BEŞ DEVRESİ

Son güncelleme: 16.09.2008 13:55



  • Davet`in bes devresi olup birinci devresi:
    Nübüvvet devresidir.



    Davetin ikinci devresi:En yakin hisim ve
    akrabayi, Ahiret azabiyla korkutup uyarma devresidir.Davetin ücüncü
    devresi:Kendi kavmini,Ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir.Davetin
    dördüncü devresi:Kendilerine, daha önce Ahiret azabiyle korkutup uyarma
    devresidir.Davetin besinci devresi ise: Zamanin sonuna kadar, bütün Cinlerden ve
    insanlardan, kendilerine davet erisebilecek olanlari, ahiret azabiyle korkutup
    uyarma devresidir.




    PEYGAMBERIMIZIN VAZIFESINI ACIKTAN
    ACIKLAMASININ EMREDILMESI




    Peygamberimiz, Tebliğin ilk devresi olan
    nübüvvet devresini üç yıl geçirdikten sonra



    açıktan tebliğ emri geldikten sonra
    akrabaları olan Abdülmuttalip oğullarını kendisine inanmalarını ve ona yardımcı
    olmalarını istemişti.



    Fakat akrabaları kendisine yardım etmediği
    gibi Amcası Ebu Leheb hakaret etmiş, bizi buraya bunun için mi çağırdın diyerek
    hakaret etmişti.



    Bundan sonra Peygamberimiz, Kureyş
    kabilelerini, Safa tepesi yanına toplayarak onları İslama davet etti, bu
    davetten de Kureyşilerden açık bir destek alamadı. Hatta Amcası Ebu Lehep
    Peygamberimize Hakaret ederek ona taş attı, bunun sonucu Tebbet suresi inzal
    oldu.








    İŞKENCELER




    Peygamberimiz tebliği açıktan yapmaya
    başlayınca Kureyşiler müslüman olanlara işkence yapmaya başladılar.



    Bu işkencelerin en fazlasını Peygamber
    efendimiz Aleyhisselam görüyordu.Ona, hakaret ediyorlar,namazını kılarken
    üzerine pislik atıyorlar,geçeceği yollara diken,butrak gibi şeyler saçıyorlardı.
    Secde de iken Deve İşkembesini ve pisliğini kafasına atıyorlardı.



    Diğer Müslüman olan insanların da hemen
    hemen hepsi işkence görüyordu. Bunlardan köle ve cariye olanların işkencesi
    öylesine ağırlaşmıştıki tahammül sınırlarını aşmıştı.



    En çok işkence gören Sahabileri şöyle
    sıralamak mümkün:



    Bilal-i Habeşi,Zinnure Hatun,Ümmü Ubeys,Nehdiyye
    Hatun,Amir b.Füheyre,Lübeyne Hatun, Ebu Fukeyhe,Habbab b.Eret,Yasir b.Amir,Miktat
    b.Amr,Suheyb b.Sinan, vb...








    EBU CEHL'IN PEYGAMBERIMIZI ÖLDÜRMEĞE
    KALKIŞMASI



    VE NADR B.HARİSİN BİR KONUŞMASI ,



    Nadr b.Haris'in Peygamberimiz Hakkındaki
    Konuşması:



    Ebu Cehl, başından geçeni, Kureyşli
    müşriklerine anlatınca, Nadr b.Haris, kalkıp "Ey Kureyş cemeati ! Vallahi, sizin
    başınıza hiç bir zaman, bir benzerile mübtela olmadığınız,bundan sonra da, kolay
    kolay çaresini bulamayacağınız bir iş gelmiş bulunuyor!



    Muhammed; Şakaklarına ak düştüğünü
    gördüğünüz zamana kadar, içinizde,en çok hoşunuza giden bir gençti.



    En doğru sözlünüz ve en emininiz idi.



    Nihayet, size getirdiği şeyle gelince, ona
    (Sihirbaz!) dediniz.



    Hayır! Vallahi, o, bir Sihirbaz değildir!



    Biz, Sihirbazları ve onların üfürmelerini,
    düğümlemelerini görmüşüzdür.



    Siz, ona (Kahin!) dediniz.



    Hayır! Vallahi, o, bir kahin değildir.



    Biz, kahinleri ve onların titreyişlerini,
    görmüş ve Seci'li sözlerini, dinlemişizdir



    Siz, ona (Şair!) dediniz.



    Hayır! Vallahi, o, bir Şair de, değildir.



    Biz, Şiiri görmüş ve onun her çeşidini:
    Hezec'ini, Recez'ini.. dinlemişizdir.



    Siz, ona (Mecnun!) dediniz.



    Hayır! Vallahi, o, bir mecnun da değildir.



    Biz, delilikleri, görmüşüzdür.



    Onun ise, ne boğulması, ne çarpınıp
    titremesi, ne evhamlanması, ne de,



    sözlerini, karıştırması, vardır.



    Ey Kureyş cemeati! Durumunuzu iyice
    düşününüz, gözden geçiriniz!



    Çünki, vallahi, sizin başınıza, büyük bir
    iş gelmiştir ! ' ' dedi




#16.09.2008 13:55 0 0 0