foto - CA-CHALLENGE
    Kurban Bayramınız Mübarek Olsun



    Kurban Bayramınız Mübarek Olsun








    Bilişim Suçları



    Bilgisayar ve İletişim Teknolojilerindeki gelişmeler, eğitimden ticarete, devlet sektöründen özel sektöre, eğlenceden alış-verişe kadar bir çok alanda klasikleşmiş anlayışı değiştirmiş ve hayatımıza yeni bir yaşam tarzı getirmiştir. Teknolojinin efektif olarak kullanmaya başlandığı günümüzde artık bilgi teknolojilerinin ortaya çıkaracağı yenilik ve değişimlere kendimizi hazırlamamız dolaylı yoldan şart haline gelmiştir.
    Hazırlanmamız gereken en önemli konulardan bir de; suçların teknoloji kullanarak işleniyor olmasıdır. Demeki buna ek olarak şunu da belirtmemiz gerekir ki Teknolojinin hayatımıza getirmiş olduğu yeni yaşam tarzına ek olarak yeni bir suç işleme şekli kazandırmıştır. Düz mantık şu; Suç işleme şekilleri, teknolojiye paralel olarak gelişmektedir.
    Bilişim Suçlarıyla ilgili olarak karşımıza bir çok tanım çıkmaktadır; Bilgisayar suçları, dijital suçlar, internet suçları, siber suçlar, ileri teknoloji suçları v.b. Diğer ülkelerde ise; Computer Crimes, IT Crimes (İnformation Technologies), Cyber Crimes, Crimes of Network v.b. Aslında her bir tanım bize bir açıklık getirmektedir. Çünkü bu uç türleri bir bilgisayar vasıtasıyla yapılabileceği gibi bir network veya İnternet üzerinde de olabilmekte, yada bir ufak elektrik devresi veya kredi kartı da kullanıla bilinmektedir. Bilişim kelimesi ise Bilgisayar ve bilgisayar teknolojileri ile iletişim teknolojilerini kapsadığından “Bilişim Suçları” adı altında toplanmıştır. Dolayısıyla bilişim suçları terimi kullanıldığında bahsedilen bu teknolojileri kullanarak işlenen bir suç unsuru olduğu unutulmamalıdır.

    Bilişim Suçlarının Sınıflandırılması
    Bilişim Suçları tanımına uyan konuların sınıflandırılması ve tanımlanmasının yapılması yapılacak olan çalışmalara hazırlık teşkil edecek ve her bir suç tipi daha rahat anlaşılmış olacaktır. Burada suç türleri arasında farkı oluşturacak olan ana etken “suçun işleniş amacı” olmalıdır. Bu tür suçlar hangi yöntemle işlenmiş olursa olsun, hangi amaca hizmet ettiğine bakmak gerektiği kanısındayım. Örneğin bir bilgisayara girmenin çeşitli yolları mevcuttur, virüs,trojan,bug kullanarak gibi, ama asıl önemli nokta “suçun amacı”. Yani bu örnekte olduğu gibi “sisteme girme” eylemi. Kullanılan metodlar ise ancak suçun ağırlaştırıcı sebeplerini oluşturabilir. Mesela bir sisteme girmek için önce bir başka sisteme girmek veya ön hazırlık yapmak maksadıyla bir yazılım oluşturmak (trojan). Suç tiplerine bakacak olursak;

    1.Bilgisayar Sistemlerine ve Servislerine Yetkisiz erişim.
    Anayasamızda da belirtilen “Özel Hayatın Gizliliği”maddesine aykırı olarak teknolojik dinlemelerin yapıldığı güncel olarak karşılaşmaktayız. Daha modern bir yapıya ulaşan iletişim kavramı artık bilgisayar vasıtasıyla yapılmakta ve çoğu insan artık önemli bilgilerini (banka,kişisel v.s. gibi bilgiler) bilgisayarlarda saklamaktadırlar. Bunlara ek olarak birde Bankaların, Hastanelerin, bir çok özel şirketlerin hatta ve hatta güvenlik ve istihbarat birimleri bile hizmete özel bilgilerini bu ortamda muhafaza etmektedirler. Bu denli bilgilere ulaşmak yine bilgisayar teknolojilerini kullanarak yapılmaktadır.

    2.Bilgisayar Sabotajı.
    Bu suç türü iki şekilde karşımıza çıkmaktadır.
    1. Bilgisayar teknolojisi kullanarak sistemine sızılan bilgisayardaki bilgilerin silinmesi, yok edilmesi ve değiştirilmesi.
    2. Hedef alınan sisteme uzaktan erişerek değil de bilakis fiziksel zarar vererek yada sistem başında bulunarak bilgisayardaki bilgileri silmek,yok etmek veya değiştirerek zarar verilmesi.
    2.sinde önemli olan mala verilen zarar değil de içindeki bilgilerdir, çünkü bilgi her zaman için çok değerlidir hele ki telafisi mümkün değilse.
    3.Bilgisayar Yoluyla dolandırıcılık.
    Klasik olarak bildiğimiz ve karşılaştığımız dolandırıcılık suçunun bilgisayar ve iletişim ortamları üzerinden yapılıyor olmasıdır. “Bilgisayar yoluyla dolandırıcılık” en çok kredi kartlarının suiistimaliyle yapılmaktadır. En basiti bu işlem için geliştirilmiş birçok “Card Generator” bulunmaktadır. İstenilen kredi kartı şirketi için mantıksal olarak olası kredi kartı bilgileri üretilmekte ve bu olaydan kredi kartı sahibinin haberi bile olmamaktadır. Bununla birlikte birde finans bilgileri bulunan sistemler üzerinde değişiklikler gerçekleştirilerek hesap transferleri yapıla bilinmektedir.

    3.Bilgisayar yoluyla sahtecilik.
    Bilinen klasik sahtecilik suçunun, ileri teknoloji ürünlerini kullanarak yapılmasıdır. Bilgisayar suçlarının tanımı içerisinde bu suçlarla bakıldığında diğer sahtecilik suçlarından ayırt edebilmek için “Bilgisayar Yoluyla Sahteciliği” ayrı olarak ele almak gerekir. Çünkü; Bilgisayar kullanarak üretilmiş sahte para, kimlik, kıymetli evrak v.b. suçunda, yapılacak incelemede teknik olarak işleyişi incelemek gerekir. Yani kısacası klasik sahtecilikle teknolojik suç arasında ince nokta yakalamak gerekebilir.

    4.Kanunla Korunmuş bir yazılımın İzinsiz kullanılması.
    Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser olarak kabul edilen bilgisayar yazılımlarının lisans haklarına aykırı olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar yazılımları satın alınırken üzerinde gelen lisans sözleşmesine göre bir yazılımın bir adet kopyası ancak satın alan kişi tarafından yapılacağı ve bu yazılımın başka bir kişi tarafından kopyalanamayacağı ve kiralanamayacağı belirtilmektedir. Bir çok yazılım şirketinin yazılım korsanlığına karşı hukuki mücadelesini yürüten “BSA”’nın (Business Software Alliance) verdiği rakamlara göre ülkemizde lisanssız yazılım kullanımın %80 üzerinde olduğu belirtilmektedir.

    5.Yasadışı Yayınlar.
    Yasadışı yayınlar karşımıza 3 şekilde çıkmaktadır.
    1. Vatanın Bölünmez bütünlüğüne aykırı olarak hazırlanmış terör içerikli internet sayfalarıdır. Özellikle Terör Örgütleri tarafından hazırlanan bu sayfalarda Türkiye içerisinde yayınlayamadıkları bölücü fikirlerini internet ortamında çok rahat teşhir edebilmektedirler.
    2. Halkın ar ve haya duygularını incitecek şekilde genel ahlaka aykırı pornografik görüntüler içeren internet sayfalarıda yayınlanabilmektedir. Yurtdışında genel itibariyle çocuk pornografisi üzerine yoğunlaşmıştır. Ülkemizde ise böle bir ayrım yoktur. Gerek çocuk pornografisi gerek Büyük pornografi ülke çapında yasaktır.
    3. Kişi ve kurumlara karşı işlenen hakaret ve sövme içerikli sayfalar mevcuttur. Bunlar genelde şahsi olaylar sonucunda ortaya çıkmaktadır veya eleştiri boyutunu yalan yanlış bilgilerle abartma durumudur.

    6.Diğer Suç tipleri.
    6. maddeye kadar bahsetmiş olduğum suç tip veya türleri genel itibariyle hepimizin bildiği ve en yaygın olan türlerdir. Bunlara ek olarak bir çok suç türü daha maddelenebilinir.


    ALINTI





    Main-Board 8 Yaşında
    Nice Senelere...
    Burnout (tükenmişlik) Sendromu


    Burnout (tükenmişlik) Sendromu' Son günlerde yeni iş ortamları yönetimler yapılan işlerin nitelikleri ve bağımsız çalışabilme durumları çalışanlarda özellikle sağlık çalışanları arasında çok yaygındır.

    Günümüz iş dünyasında teknolojinin ilerlemesiyle birlikte üretim ve verim kalitesinde gözle görülür bir azalma dikkati çekmektedir. 19. yy'da Sanayi Devrimi ile işlevlerinin bir kısmını makinelere devreden insanşimdi bu içine girdiği girdaptan kendini kurtaramamaktadır. Böyle oluncada insanın iş dünyasında sürekli sorunlarla karşılaşması da kaçınılmaz olacaktır. Son dönemde ise yeni iş ortamları yönetimler yapılan işlerin nitelikleri ve özerklik durumları çalışan insanda özelliklede sağlık çalışanları arasında 'Burnout (tükenmişlik) Sendromu' denilen bir durumu ortaya çıkarmıştır.

    Burnout kısaca kişinin kendisine büyük hedefler koyup daha sonra istediklerini elde edemeyip hayalkırıklığına uğrayarak yorulduğunu ve enerjisinin tükendiğini hissetmesi olarak açıklanabilir.

    Tükenmişlik sendromu duygusal fiziksel zihinsel bulgu ve belirtiler içermektedir ;
    Duygusal tükenmişlik belirtileri ; Depresif duygulanımdesteksiz güvensiz hissetme ümitsizlik evde gerilim ve tartışma artışı kızgınlık sabırsızlık huzursuzluk gibi negatif duygularda artış nezaket saygı ve arkadaşlık gibi pozitif duygularda azalma olarak görülebilir.

    Fiziksel tükenmişlik belirtileri ;
    Güçsüzlük kronik yorgunluk enerji kaybı yıpranmahastalıklara karşı daha hassas olma sık baş ağrılarıbulantı kas krampları bel ağrısı uyku bozuklukları gibi değişik sorun ve yakınmaları içerir.
    Zihinsel tükenmişlik duyguları ise ; Doyumsuzlukkendine işine ve genel olarak yaşama karşı negatif tutumlar içerebilir. bunların sonucunda ise işi bırakmasavsaklama gibi davranışlar görülebilir.
    Ayrıca tükenmişlik sendromunun oluşmasında etkili olduğu düşünülen 3 durum dikkati çekmektedir :
    Rol Çatışmaları : Birbiriyle çakışan sorumluluklar taşıyan insan öncelikler koyarak sorumluluklarını sıralamak yerine herşeyi aynı düzeyde iyi yapmaya çalışabilir. Bu durumda yorgun düşer ve sonuç tükenmişilk sendromu olur.
    Rol Belirsizliği : Çalışan kendisinde iyi bir kariyer portresi çizmesinin beklendiğini bilir ama kendisine rehberlik ya da model alacağı biri olmadığından bunu nasıl başaracağından emin olamaz. Ve bunun sonucunda da faydalı olacak hiçbirşeyi başaramadığı kanısına kapılabilir.
    Aşırı yüklenme : Hiç kimseye hayır diyemeyerek altından kalkabileceğinden çok daha fazla sorumluluk yüklenen kişi sonuç olarak tükenme noktasına dayanabilir.
    Tüm bunların dışında çalışma ortamıyla ilgili bazı problemlerde strese ve kişinin kendisini yaptığı işte mutsuz hissetmesine neden olabilir. Bu problemlerden en önemlileri :
    · Aşırı iş yükü ve dinlenme zamanının az olması
    · Yöneticilerin yetersizliği denetim yetersizliği veya her ikisi
    · Yetersiz uzman eğitimi ve yönlendirme
    · Yaptığı işi kontrol etme veya etkileme duygusundan yoksun olma
    · Çalışanlar arasında destek ve sosyal iişkilerin olmaması
    · Aşırı zor ve yoğun iş ortamı olarak sıralanabilir.
    Bornout ile başetmek başlangıçta kişinin kendi çabalarıyla mümkün olabilmektedir. Ancak ilerlemiş ve daha ciddi durumlarda problemi çözümleyebilmek için bir takım yöntemler uygulanmaktadır. Problemi kendi kendine çözmek isteyen kişinin kendisine bir takım sorular sorması gerektiği kabul edilmektedir ;
    · Yorgunluk hissiniz ne zaman başladı?
    · Bu yorgunluk hissi ne zaman hayatınızda önemli bir yer tutmaya başladı?
    · İş arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde hangi noktadan sonra kişisel hoşgörünüzü kaybettiniz?
    · Bulunduğunuz projelerde sorumluluğunuzun ne olduğunu tam olarak biliyor musunuz?
    Bu sorulara verilecek cevaplar kişinin kendisini daha iyi hissetmesine değerlerini ve önceliklerini yeniden yapılandırmasına yardımcı olacaktır. İkinci adım isekişinin hayatında bazı değişiklikler yapmasıdır. Kişinin işine karşı cazibesi azaldığında işi veya en azından sorumlulukları değiştirmek yararlı olacaktır. Belkide bu zamanda işe bir süre ara vermek en iyisi olacaktır.
    Tükenmişlik sendromu ile başedebilmek için bu tarz kişisel önlemler dışında daha ciddi yöntemler de bulunmaktadır. Bu yöntemlerin uygulama alanları bireysel olarak çalışanlar çalışma grupları ve işverenler olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bu sendrom ile başedebilmek adına strateji belirleme planlama ve uygulama daha çok işveren ya da çalışma koşullarını belirleyenlerin kararlarına bağlıdır.

    Bireysel ve Grup Olarak Çalışanlar

    Tükenmişlik sendromu ile başetme yöntemleri oluşturmak ve bunları yaşama geçirebilmek için bireysel kontrol olanakları çok önemlidir. İş ortamlarını kontrol etme olasılığının az olduğu yerlerde bireysel baş etme yöntemleri öncelik kazanmaktadır. Tükenmişlik sendromunu önlemek veya iyileştirmek için takım çalışması oluşturmakta başka bir yararlı yöntemdir. İşyerinde sosyal destek amaçlı gruplar kurmak ve toplantılar düzenlemek benzer koşullar altında çalışanların iş ortamlarının zorlukları ve stresle baş etme yöntemleri hakkında karşılıklı fikir alıp vermelerini sağlamak için uygun bir ortam olabilir. Eğitim içerikli uygulamalar bireysel başetme yöntemlerini geliştirmek amacı ile oluşturulmuş teknikler içermektedir. Stresi ve tükenmişliği kanalize etmek sıklıkla kas gevşetici egzersizler ile olanaklıdır.




    Hipokondriyazis Nedir?



    Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durmasıdır



    RUHSAĞLIĞI.ORG - Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durmasıdır. Yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine karşın bu düşünceler sürüp gitmektedir. Vücudun normal çalışmasına ait bir takım belirtilere anormal gözü ile bakılmakta ve yanlış anlamlar yüklenip hastalık belirtisi olarak düşünülmektedir. Örnek olarak kalp atışları terleme öksürme esneme kabızlık gibi durumlar ciddi bir hastalığın (kanser kalp krizi ağır bir nörolojik hastalık gibi ) işaretleri olarak kabul edilmektedir. Ayni anda bir çok organa ait kuşku olabilirken sadece bir organ veya hastalığa ait kuşku da bulunabilir.


    Hipokondriyaziste kişinin düşünce içerikleri hastalık kuşkuları ve kaygıları ve hastalık tanıları ile doludur. Bedenlerinin çeşitli yerlerine bir bozukluk bir ağrı olup olmadığını anlamak için dokunabilirler bastırabilirler. Ellerini göğüse kalp bölgesine tutabilirler. Nabız yoklayabilirler. Bedenin çeşitli bölgelerindeki bir ağrıya duyuya aşırı dikkat vardır. Göğüste bir kas ağrısı hemen kalp hastalığı kuşkularını doğurabilir. Bir gaz sancısı bağırsaklarda ciddi bir hastalığın işareti olabilir. Hipokondriyaziste sürekli hastalık düşünüldüğünden bu durum kişinin başka konularla ilgilenmesini engelleyebilir dolayısıyla da ilişkilerini kısıtlayabilir kişinin sürekli bir kaygı ve bunaltı yaşamasına neden olabilir.


    Hipokondriyazta kişinin tıbbi yayınları ve ilaçları yakından takip etmesi çok rastlanılan bir durumdur. Çoğu zaman bu durum kişinin hastalıklar konusunda doktorla yarışmasına psikiyatriste sevk edildiklerinde kendilerinde vücutsal bir hastalık olduğunda ısrar etmelerine neden olur. Bunu kanıtlamak için sayısız doktoru dolaşıp gereksiz masraflara girmeleri çok yaygındır. Gerçek bir kalp kanser mide hastası genel olarak hastalığını düşündüğü kadar başka konuları da düşünür. Ayrıca hekimin verdiği güvenceler kendisini rahatlatır ve bunlara inanır. Oysa ki hipokondriyak hasta çok kısa bir süre inanıyor gibi görünse bile az bir zaman sonra tekrar doktor doktor dolaşmaya başlayabilir.


    Hipokondriyaziste depresyon çok görülen bir durumdur bu da kişide çabuk yorulmaya uyku bozukluğuna istek azalmasına ve bunun gibi şeylere yol açabilir. Bu da kişide hasta olduğu inancını arttırıp daha fazla yatakta yatmasına kendisini ağır işe sokmamaya çalışmasına dolayısıyla da hastalıkla ilgili daha çok düşünmesine neden olur. Kişi sık sık sevk almaya check-up tomografi MR incelemeleri yaptırmaya başlar.


    Bütün bunlar da kişinin toplumsal ve mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.


    Hipokondriyak belirtiler depresyon şizofreni ve anksiyete bozukluklarında da sık görülür. Depresyonda özellikle yaş dönümü depresyonlarında kişilerin sıklıkla bedenlerini fazla dinledikleri görülmektedir. Fakat dikkatli muayene ile hastadaki uyku bozukluğukaramsarlık isteksizlik iştahsızlık zevk alamama gibi belirtilerle depresyon tanısı konur. Anksiyete bozuklarında zaman zaman somatik şikayetler olabilir fakat klinik tabloya bunaltı ve panik durumları hakimdir. Kişide bedensel bir hastalıkla aşırı derecede uğraşma durumu yoktur.


    İyi incelendiği takdirde bedensel uğraşlar başlamadan önce oldukça uzun süren sıkıntılı bir dönemin olduğu görülür. Örneğin ağır iş koşulları gibi ekonomik sorunlar geniş bir ailenin yükünü uzun bir süre yüklenmiş olma gibi. Aile içindeki sorunlar ya da diğer sorunlar nedeniyle hastanın uykusu bozulur büyük sıkıntılar duyar bir süre sonra da artık kendi bedenini düşünmeye başlar.


    Hipokondriyazisin oluşmasında ve sürmesinde doktor yaklaşımlarının etkisi de büyüktür. Bazen muayene sonrasında hastasına yanlış bir şey söyleyen kuşku aşılayan hekim yatkın kişilerde hipokondriyazisin gelişmesine neden olabilir.Hekimlerin sık sık değişik muayeneler yapması çok değişik ilaçlar denemesi sorunu pekiştirir. Örneğin daha çok kalbinden yakınan bir hastaya kalbi destekliyor düzenliyor gibi reklamları yapılan bir takım damlalar ya da haplar verilmesi kalp hastalığı endişesini artırır. Genel olarak bir ruh sağlığa uzmanına muayene için gelen kişi çoğu kez yıllardan beri hastalığı bir yaşam biçimi durumuna sokmuştur. Toplum ve aile içinde bu hastalar evham hastaları olarak da tanınır. Ve kendilerine hiçbir hastalıkları olmadıkları tekrar tekrar söylenir. Bu sözlerin etkisi olmayınca aile ve çevredekiler hastadan bıkabilirler. Bu da sorunun artmasında ve sürmesinde etkili olur.


    Bu bozukluğun sıklığı ve yaygınlığı ile ilgili bilgiler net değildir. Erkeklerde ve kadınlarda eşit yaygınlıkta görülmekte belirtiler en sık 20-30 yaşlarında başlamaktadır. (fakat herhangi bir yaş döneminde de görülebilir.) Toplumsal konum eğitim düzeyi ve medeni durumdan etkilenmediği düşünülse de gelişmekte olan ülkelerde daha yaygın olarak görüldüğü düşünülmektedir. ABD’de değişik sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar arasında sıklığı % 4-14 arasında değişmektedir. Hastaneye başvuranların % 4-6 sında belirlenmiştir.


    Hipokondriyaziste psikiyatrik tedaviye direnç vardır. Öncelikle kişinin psikiyatrist/psikoloğuyla çok iyi bir ittifak kurması gerekmektedir. Doktor doktor dolaşmaması bir iş ya da bulmasıdikkatini günlük yaşam sorunlarına yöneltmesi konusunda fikir birliğine varılması gerekmektedir. Kişinin sosyoekonomik durumunun iyi olmasıtedaviye yanıt veren anksiyete ya da depresyonunun bulunmasısemptomlarının birden başlaması herhangi bir kişilik bozukluğunun bulunmaması ve hastanın semptomlarıyla ilişkili psikiyatrik olmayan tıbbi bir durumun bulunmaması düzelmenin daha çabuk olacağına dair olumlu işaretlerdir. Sonuç olarak uygun bir tedavi ile hastaların üçte biri ile yarısında önemli ölçüde düzelmenin gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir.



    Ergen ve Gencin Estetik Kaygıları


    Bu konu çoğu anne babanın dinlemek zorunda kaldığı yakınmalarla ilgilidir. Erkekler çelimsiz olduklarından veya tam bir erkek gibi görüntüleri olmamasından yakınırken kızlar ise kilo sorunu yaşar. Bazı ergenler görünüşleri nedeniyle intihar etmeyi bile düşünür.
    Örneğin merkezimize başvuran son derece güzel görünümlü 17 yaşındaki danışanımız çenesinin dışa çıkık olduğunu düşünüyordu. Annesini bir estetisyenden randevu alması için zorluyordu. Yine 15 yaşında başka bir kız danışanımın yaptığı sağlıksız diyetin etkisinden ötürü beyne giden damarları hasar görmüştü ve yapılan tıbbi tedavi sonrası merkezimize devam etmişti. 19 yaşında erkek olan bir başka danışanım ise hiç bir görünüm sorunu olmadığı halde göğüslerinin büyük olduğunu düşünüyordu.
    Beğenilmenin bir çok şeyden önemli olduğunu düşünen ergenler için görünüm oldukça önemlidir. Sivilceleri yüzünden okula gitmek istemeyebilirler. Her insanın az ya da çok kusurları olabilir. Burada anlatılmak istenen görünümünden memnun olmayan ergenin sosyal ve öğrenim hayatına devamda ciddi sorunlar yaşaması halidir. Ayrıca görünümü hakkında obsesyonlar geliştirmesi uygun olmayan zayıflama yöntemlerinin denenmesi duruş bozuklukları olması ve gerekmediği halde estetik ameliyat olmak istemesi gibi sorunlardan bahsedilmektedir.
    Yazılı ve görsel basının estetik kaygıların oluşumuna etkisi sanıldığından yüksektir. Ülke sorunları ayyuka ulaşmışken medyanındiyet selülit vücut geliştirme haberlerini her gün yayımlaması insanı hayrete düşürmektedir. Bu günlerde 15-20 yıl öncenin TRT haberleri milletçe özlenmektedir. İşte bu beyin uyuşturan haberler gençleri fazlasıyla etkilemiştir. Erkekler birer Arnold kızlar birer manken olma telaşına düşmüşlerdir. Estetik kaygılar 90’lı ve 2000’li yılların sosyal afyonu olmuştur. İnsanlar kendi gerçeklik ve önceliklerinden uzaklaştırılmışlardır.
    Ergenlik çağındaki çocuğunuz kaygılarını dile getirdiğinde ona gülmeyin ve sorunlarını başkalarıyla konuşmaktan kaçının. Değişim gösteren bir çocuğa saygıyla yaklaşmak ve ilgili davranmak çok önemlidir. Estetik kaygılar özel ve sosyal hayatta sorunlara yol açıyorsa ailenin psikolojik destek alması önerilir.



    Gençlik çağı psikolojisi



    Gerçekten gençlik hem toplumsal hem biyolojik hem de ruhsal bir kavramdır. Türk toplumu gerçek anlamda genç bir toplumdur. Nüfusumuzun % 60’ını 25 yaşın altındaki çocuk ve gençler oluşturmaktadır. 50 milyonluk hiç bir Batı ülkesinde nüfus içindeki gençlik kesimi bu kadar büyük değildir. Ülkemiz gençliği sorunsuz bir gençlik sayılabilir. Çünkü varlıklı toplumların gençlerine özgü hastalıklarına daha tutulmadı. Ülkemizde gençler arasındaki uyuşturucu kullanımı o kadar değildir. Gençlik suçluluğu da nüfusumuza ve genel suçluluk oranına göre düşüktür. Gençlik yalnız olumsuzlukların toplandığı bir çağ değildir. Gençlik tatlı hayallerin tutkuların ve idealizmin filizlendiği sıkı arkadaşlıkların ilk sevgilerin yaşandığı dönemdir. Yeniliğe ve ileriye doğru atılımların yapıldığı kendini kanıtlama ve kendi kimliğini ortaya koyma çabalarının yaşandığı dönemdir. ARİSTO 2300yıl önce gençliğin özelliklerini çok çarpıcı anlatmıştır. Şöyle ki; tutkuludurlar huysuz ve öfkelidirler. Kendilerini içtepilerine kaptırırlar; tutkularının kölesi olurlar. İsteklerinin önüne dikilen en küçük engele bile katlanamazlar. Onura başarıya paradan çok değer verirler. Çünkü paraya gereksinimleri olmamıştır. Eli açık ve iyilikseverdirler. Çünkü kötülükleri tanımamışlardır. Çabuk güvenirçabuk bağlanırlar. Çünkü aldatılmamışlardır. Yüksek amaç ve hayalleri vardır; çünkü daha yaşamın sillesini yememişlerdir. Koşulların sınırlayıcı etkisini öğrenmemişlerdir.

    Gençler yanılınca çok yanılırlar. Sevgide de nefrette de aşırıya kaçarlar. Her şeyi bildiklerini sanır ve onun için yanlışlarında sonuna kadar direnirler.
    Gençlikte Arkadaşlık

    Gençlik çağı evden kopma ve topluma açılma çağıdır. Ergenliğe giren bir gence evi dar gelmeye başlar. Ana-babanın öğütlerinden ve karışmalarından usanan genç kendini dışarı atar. Çünkü soluk alabildiği özgür davranabildiği yer dışarı ortamıdır. Evle bağları gevşeyen genç kendini dışarıda bulur. Kendi gibi bağımsızlık arayan aynı kaygıları yaşayan benzer bocalamayı yaşayan yaşıtlarına takılır. Evinde anlaşılmadığını değer verilmediğini çocuk gözüyle bakıldığını sanan genç için arkadaş kümesi bir kurtuluş bir sığınaktır. Gencin sıkı arkadaşlık kurmadan topluma açılması düşünülemez. Bu bakımdan arkadaşlık ilişkileri toplumsal ilişkilere öncülük eder. Arkadaşlarca aranmak beğenilmek ve benimsenmek benlik saygısının önemli bir koşuludur. Genç bu ilişkilere girerek zekasıyla spor ve sanat yetenekleriyle kendini kanıtlar. Arkadaşlık kurabilmek ve sürdürebilmek başlı başına bir başarı ruh sağlığının bir ölçüsüdür. Ailesine bağımlıgüvensiz ve sıkılgan bir çocuk okulda başarılı olabilir ama arkadaşlık kurmada çok yetersiz olabilir. Gençlik çağında gençlerin ruh hekimlerine başvurma nedenlerinin başında arkadaşsızlık yakınması gelir.

    Gençlikte Benlik

    Ben benlik kişilik çoğunlukla eş anlamlı olarak kullanılan kavramlardır. Kişiyi kişi yapan başkalarından ayıran duygu tutum ve davranışların tümünün örgütlenmiş bütünlüğünü anlatır. Her insanın ulaşmak istediği bir benlik vardır. Kişi özlediği kendine yakıştırdığı bu ideal benlik kavramını geliştirmeye çabalar. İdeal bene yaklaştıkça mutlu olur. Kimi zaman ideal ben bir düş bir özlem olarak kalır. İdeal benliğe ulaşamazsa kişi mutsuz olur. İdeal benliğin gerçek dışı olduğu durumlarda kişi bunalıma düşer kavramını geliştirmeye çabalar. İdeal bene yaklaştıkça mutlu olur. Kimi zaman ideal ben bir düş bir özlem olarak kalır. İdeal benliğe ulaşamazsa kişi mutsuz olur. İdeal benliğin gerçek dışı olduğu durumlarda kişi bunalıma düşer. Kendi kendinden beklentisi çok yüksek olan kişi genellikle bilinçdışı dürtülerin ve tutkuların buyruğundan çıkmayan kişidir.

    Gençlikte Kimlik Karmaşası

    Kimlik karmaşasına giren gençler kendilerine belli bir yön veremeyen bir yerde kök salamayan gençlerdir. ERİKSON (1968) kimlik karmaşasını yaşayan genci şöyle tanımlar: İnsanlara yaklaşma ve sıkı ilişkiler kurmada başarısızlık gösterir ve bunun sonucu yalnızlık çeker. Uygun olmayan rastgele kişilerle arkadaşlık eder. Çalışamama kendini bir işe verememe dikkatini toplama güçlüğü belirgindir. Yarışmadan kaçar ve yeteneklerine uymayan işlerde kendini tüketir. Ailenin ve toplumun onaylamadığı rollere girer. Ters ya da olumsuz kimliğe bürünür. Kimlik karmaşasında kurtulmak için gençler değişik yollara başvururlar. Dış ülkelere göçüp yerleşerek uyruk değiştirerek din değiştirerek kendilerine yeni bir kimlik bulmaya çalışırlar.

    Toplum içinde bir yer edinemeyen kök salamayan ve geleceğinden de umudu kesilen genç topluma sırt çevirebilir. Çocukluğundaki kötü örneklere dönüş yapar. ‘Madem ben sizi istediğiniz gibi olamıyorumöyleyse istemediğiniz gibi olacağım’ der. Sınıfını uyruğunu dininiülkesini yetiştiği ortamın tüm değer yargılarını yadsıyabilir. Kimi genç de topluma sırt çevirmek yerine topluma meydan okuyarak olumsuz kimliğini kanıtlamaya çalışabilir. Şiddet eylemcileri teröristler bunlara örnek gösterilebilir. Bunlar içinde en çarpıcı örnek hiç şüphesiz ki MEHMET ALİ AĞCA’dır. Zemzem kuyusuna işeyerek üne kavuşan insan gibi o da değer verilen insanları öldürerek ünlü kişiler arasına girmiştir.

    Aile Tiplerine Göre Çocuğa Verilen Önem

    ÇOK SEVEN-KOLLAYAN GEVŞEK DİSİPLİNLİ AİLE

    Çocuğa büyük sevgiyle bağlanmışlar tam benimsemişler. Çok sıcak verici ancak çok koruyucu ve kollayıcıdırlar. Tüm yaşamları çocuğa göre düzenlenmiştir. Yalnız çocuk için yaşıyor gibidirler; bir dediğini iki etmezler.

    SIKI DİSİPLİNLİ SEVECEN AİLE

    Bu aileler de çocuklarına karşı sevecen ilgili ve düşkündürler. Çocuğun tüm maddesel ve ruhsal gereksinimlerini karşılarlar. Çocuğun sağlığı ve öğrenimi için hiçbir özveriden kaçınmazlar.

    BASKICI-İTİCİ SEVGİSİZ AİLE

    Gence bu ailelerde küçükten beri yeterli sevgi ve sevecenlik gösterilmemiştir. Aile ortamı gergin ilişkiler düşmancadır. Bol eleştiriazar aşağılama ve dayak vardır.

    SEVGİSİ YETERSİZ DİSİPLİNLİ GEVŞEK AİLE

    Bu aileler çocuğa karşı ilgisiz ruhsal gereksinimlerine karşı duyarsızdırlar. Çocuk ayak altında dolaşmadıkça ağlamadıkça ya da bir muzırlık yapmadıkça ilgilenmezler.

    PARÇALANMIŞ AİLEDE GENÇ

    Ölüm veya ayrılık nedeniyle bölünmüş ailelerde büyüyen çocukların gençlik çağında çok değişik uyum sorunları ortaya çıkabilir. Çocukluğu babasız geçmiş bir genç erkek genellikle bir genç kızdan daha çok sorunlarla karşılaşır.

    SEVEN BENİMSEYEN DEMOKRATİK AİLE

    Çağdaş bir ailedir. Ana-baba arasında saygı vardır. Sorunlar buyruklarla değil konuşarak çözümlenir. Evde gerginlik yerine ılımlı bir hava vardır.

    GELENEKSEL ATAERKİL AİLE

    Geleneksel Türk ailesinde babanın tartışılmaz salt otoritesi vardır. Evde ilk ve son sözü söyleyen babadır. Babayla çocuk arasında korkuyla karışık saygılı bir uzaklık vardır.

    Ruhsal Hastalık Kavramı

    Ruhsal hastalık insanın duygu düşünce ve davranışlarında olağan dışı sapmaların aykırılıkların bulunmasıdır diye tanımlanabilir.

    Ruhsa hastalık belirtileri rahatsız edici acı verici kişiyi ve çevresini mutsuz eden türden belirtilerdir. Kişinin uyumunu bozar ilişkilerini sarsar çalışmasını etkiler.

    Nevrozlar

    BUNALTI NEVROZU

    Bunaltı sürekli olabildiği gibi yoğun biçimde nöbet nöbet de gelebilir. Bunaltı nöbeti geçiren bir kimse belirsiz bir korku içindedir. İçi daralırsık sık solur soğuk soğuk terler döker göğüs sıkışır boğazında lokma kalmış gibi bir tıkanma duyar çarpıntısı vardır.
    Çocuklukta yaşanan bunaltının en önemli nedenlerinden biri ana-babadan ayrılma ana-babayı yitirme durumlarıdır.

    FOBİK NEVROZ

    Saçma abartılmış ve gerçeğe uymayan korkulara fobi adı verilir. Korku benliğin sağlıklı bir tepkisidir. Kişiyi tehlikelere karşı uyarır ve önlem almasını korunma yolları aramasını sağlar. Fobik kişi benliği tehlikeye sokmayan durum ve nesneler karşısında korkuya ve paniğe kapılır. Köpekten korkan bir kimse bir yavru köpek yanından geçse bile dizinin bağı çözülebilir. dokunmak ya da kucağına almak ise paniğe kapılabilir.

    HİSTERİK NEVROZ

    Hasta hiçbir organik bozukluğu olmadığı halde birden bacaklarının tutmadığından ellerini kollarını oynatamadığından yakınır. Sanki birden felç olmuş gibidir. Ancak sinirlerde ve kaslarda bir bozukluk yoktur. Gündüz kolunu-bacağını oynatamayan hasta uykudayken serbestçe oynatır.

    OBSESİF-KOMPULSİF NEVROZ

    Kişi düşüncesinin saçma olduğunu bilir. Ama bunaltı çekmekten kendini alıkoyamaz. Aklından kovmaya çalışır ama başaramaz. Örneğin bir anne yeni doğan çocuğu ile ilgili olarak aklından geçen ‘Ya çocuğumu boğarsam. Ya elimdeki bıçağı çocuğuma saplarsam’ gibi düşünceden çok büyük sıkıntı duyar.

    DEPRESİF NEVROZ

    Depresyon genel bir çöküntü durumudur. Depresyona giren bir kişi yaşama sevincini yitirir. Sürekli üzgün. kederli isteksiz ve yorgundur. Günlük işler ona büyük bir yük gibi gelir. Yaptığı işten tat almaz. Gülmeyi unutmuş gibidir. Canı konuşmak istemez.

    Psikozlar

    ŞİZOFRENİ

    Şizofreni genç yaşlarda başlayan düşünce duygu ve davranışlardaki ağır bozukluklarla birlikte giden kişinin ruhsal dengesini ve uyumunu bozan bir psikozdur. Genellikle ergenlik çağı ile 45 yaş arasında ortaya çıkar. En yaygın psikoz türüdür. Hastaneye başvuranların % 20’sini oluşturur.

    MANİK-DEPRESİF PSİKOZ

    Hasta depresyona girdiği zaman tam bir çöküntü içinde görünür. Yemez-içmez uyumaz; insanlardan kaçar. Bezgin üzgün ve elemlidir. Çalışma gücünü yitirmiştir. Hasta suçluluk duygusu çeker. Öyle ki hasta ikinci Dünya Savaşı’nın kendi yüzünden çıktığını söyleyecek kadar gerçekten kopabilir.

    Ruhsal Tedavi

    Ruhsal tedavi (Psikoterapi) ruhsal bozuklukları konuşma yoluyla düzeltmeyi ve iyileştirmeyi amaçlayan tedavi biçimidir. En yoğun tedavi biçimi Psikanaliz’dir. Bu tedavide hasta divana uzanarak değil hekimle yüzyüze konuşarak tedavi edilir. Hastanın beklentileriyle hekimin amaçları çelişiyor tedavi süreci verimli olmaz. İyi bir arkadaşla dertleşme sorunlarını paylaşma ve dayanışma bir ölçüde ruhsal tedavidir. Hekimin hastasını tanımasından daha önemlisi hastanın kendi kendini tanımasıdır. Hastanın yardım almaya istekli ve işbirliğine yatkın olması ruhsal tedavide ön koşuldur. Hekimlikte hastanın isteğine karşın tedavi uygulanamaz.

    Gençlerle ruhsal tedavi sürdürülürken ana-babalarla düzenli ya da belli aralıklarla görüşmeler yapmak gerekir. Genç ana-babası arasında kalırsa tedavinin etkisi olmaz. Örneğin tutucu bir aileden gelen bir genci daha bağımsız davranmaya yöneltmek gençle ana-babanın daha çok çatışmasına yol açar. Böyle bir durumda tedavi son bulur.




    Ergen ve Gencin Arkadaş Edinme Sorunları


    Kendi gençliğinizi düşündüğünüz zaman bu dönemde hayatınızda en büyük paya sahip olan kişilerin arkadaşlarınız olduğunu görürsünüz. Hatta bu dönemde arkadaşlarla geçirilen vakit aile ile geçirilen vakitten daha fazla bile olabilir; çünkü bu dönemde ergen ailesinin anlayamayacağı kızacağı ona yardımcı olamayacağını düşündüğü konuları yaşıtları ile rahatlıkla konuşabilir. Ergenin arkadaş edinmesionlarla gezmeye gitmesi oyun oynaması vakit geçirmesi bir şeylerini paylaşması karşı cinsle flört etmesi psiko-sosyal gelişiminde pozitif anlamda rol oynar. Ergenlikte arkadaşlık bu kadar önemliyken arkadaş edinemeyenler sıkıntı içerisindedir. Arkadaş edinememenin birçok nedeni olabilir.
    Kafaları çok fazla karışık ve duyguları çok çabuk incinen ergenler bu dönemde içlerine kapanık olabilir. Başarısız olma kaygısı düşüncelerine hakim olduğunda karşılarındaki insanlara uyum sağlayamayacaklarını düşünebilirler. Yapılan ufak bir hareketi büyütebilir kafalarında kurup “Bu insanlar beni istemiyor” yargısına varıp kendilerini geri çekebilirler. İçine kapanık ve utangaç ergenler arkadaşlık için gerekli olan ilk adımın karşı taraftan gelmesini bekler. Eğer karşı taraftan gelen bir hareket varsa ardından o kişiye güvenip güvenemeyeceklerini tartarlar. Güveniki tarafın da çabası sonucu oluşacak bir şeydir. Eğer ergen karşı taraftan güven bekler kendisini çekip hiçbir şey yapmazsa arkadaş adayını kaybedebilir. Hatasının farkına varsa bile “Yine beceremedim işte !” düşüncesiyle kendini suçlar ve diğer çocuklara sokulmakta tereddüde düşer.
    Genellikle ergenler okul ortamında arkadaş edinir. Estetik görünüm arkadaş edinmede bu dönemde oldukça önemlidir. Aşırı şişman zayıfuzun kısa olan sakatlığı özrü hastalığı olan ergenler arkadaş edinmekte zorlanabilir. Farklı olanlara karşı olumsuz tavır takınan ergenler bu tip çocuklarla dalga geçebilir onları aralarına almayıp dışlayabilir. Bu durumda farklı olan ergenlerin benlik değerleri sarsılır ve bu ergenler içlerine kapanabilirler. Takılan lakaplarla derste yapılan kötü şakalarla diğer çocukların önünde aşağılanmaya maruz kalan bu ergenler okula gitmek istemeyebilir. Özgüvenleri zedelenen ergenlerkendilerini inciten kişilerden uzak durdukları gibi başka insanlarla da arkadaşlık yapmakta zorlanabilirler; çünkü arkadaş olmaya çalışacakları diğer kişilerin de kendilerine bu şekilde davranacaklarını düşünürler.
    Bazı ergenler okulundaki veya mahallesindeki akranlarından kendini oldukça farklı hissedebilir. Onların dinlediği müziği giyimlerini ve hayata bakışlarını beğenmeyebilir. Bu durum da arkadaş sorununa yol açabilir.
    Okul değiştiren ergen için de arkadaş edinmek zor olabilir. Geldiği okulun çocukları tarafından kabul görmeyebilir.
    Bazı ergenler ailelerinin yoksulluğunu sorun edip akranlarıyla arkadaşlık etmek istemeyebilir.
    Ergenin aile durumu sosyal çevredeki faaliyetlerini yakından etkilemektedir. Ailesi tarafından takdir edilmeyen sürekli eleştirilenkötü muamele gören ya da ilgisiz bırakılan çocukların benlik değerleri düşüktür. Ailesi tarafından şiddet gören çalışmaları takdir edilmeyensürekli diğer çocuklarla kıyaslanan ergenler ya içlerine kapanık veya gergin ve saldırgan olabilir. Bu iki durum da ergenlerin diğer çocuklarla uyumunu güçleştirir. Fazla geçimsiz olan ergenler içlerine girdikleri ortamda huzursuzluğa neden olacakları için arkadaşsız kalabilirler.
    Aileler çocuklarının arkadaş edinememe sorunlarına ilgisiz kalmamalıdır. Kaldı ki bu sorun sanıldığından fazla yaşanmaktadır. Merkezimize baş vuran ergenlerle yapılan eğitim ve terapi çalışmaları sonrasında sosyalleşme becerisinde artış gözlemlenmektedir. Ergenlik döneminde arkadaşlığın önemi ve yeri psiko-sosyal gelişim için olağanüstü öneme sahiptir. Ayrıca bu sorun ergenlik döneminde halledilemezse gelecekte bazı sosyal ve psikolojik sorunlara zemin oluşturabilir.



    Disleksi Nedir, Bir Hastalık mıdır?


    Öğrenme zorluğu bir çocuğun özellikle okul ortamında gerektiği şekilde öğrenmesini engelleyen bir durumu belirten genel bir tanımdır. Öğrenme zorluğu olan bir çocuk dinleme kendini ifade etme. Okuma yazma neden-sonuç ilişkisi oluşturma matematik becerilerini kazanma ve kullanmada önemli güçlüklerle karşılaşır.

    Bir çocuğa öğrenme zorluğu tanısı koyabilmek için o çocuğun zekasının normal hatta normalin üzerinde olduğuna duyu organlarıyla ilgili bir zorluğunun olmadığına çevreden aldığı uyaranların yeterli olduğuna emin olmamız gerekir. Öğrenme zorluğ genel olarak üç başlık altında incelenir: Okuma zorluğu (disleksi)yazma zorluğu (disgrafi) ve matematik zorluğu (diskalküli). Öğrenme zorluğu yapısal nedenleri olduğu düşünülen gelişimsel bir bozukluktur. Bu zorluk çocuğun okul yaşamında çeşitli sıkıntılar yaşamasına neden olabilir; bu nedenle çocuğun okul yaşamının başında bu konuyla ilgili profesyonel destek alması onun öğrenme için gerekli becerilerini geliştirmesine ve kendine uygun öğrenme yolları bulmasına yardımcı olabilir. Ancak öğrenme zorluğunun kesin bir çözümü yoktur.

    Kaç Tür Disleksi Vardır? Bunları Kısaca Tanımlar mısınız?

    Öğrenme zorluğu şu alt başlıklar halinde incelenebilir:

    1. Gelişimsel Konuşma ve Dil Bozuklukları: Dil alanındaki zorluklar genellikle öğrenme güçlüğünün ilk habercisidir. Bu çocuklar sözcükleri telaffuz ederken zorlanabilirler örneğin itfaiye yerine itmaiye problem yerine proglem diyebilirler. Bazı çocuklar da konuşmayı bir iletişim aracı olarak kullanmakta çok becerikli değillerdir; isteklerini duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlanırlar ayrıca kendilerine söylenen şeyleri tam olarak anlayamazlar. Bu çocuklar sıklıkla "şey işte filan" gibi sözcükler kullanır "Gözüm seni bir yerden ısırıyor" gibi mecazi anlamı olan ifadeleri anlamakta zorlanabilirler.

    2. Gelişimsel Okuma Bozukluğu(Disleksi): Okumayı öğrenmek için yerine getirilmesi gereken işlemler oldukça karışıktır:

    Çocuğun sayfa üzerinde belli bir yere odaklanması ve göz hareketlerini sayfa boyunca kontrol etmesi gerekir. Okuma zorluğu olan bir çocuk okumaya çalışırken sözcüklerin başına odaklanmakta zorlanabiliri ve sözcüğün ortasından başlayabilirörneğin "baştakiler" sözcüğüne "ta" diye başlayabilirler; okurken sıklıkla yerlerini kaybederler satır ya da sözcük atlarlar.
    Hangi harfle hangi sesin eşleşeceğini öğrenmesi gerekir. Çocukbenzer görüntü ve ses veren harfleri ayırt etmekte zorlanabilir; "deniz" yerine "beniz" "su" yerine "şu" okunması sıkça yapılan yanlışlardır.

    Sözcüklerin anlamını ve gramer kurallarını bilmesi gerekir. Bu konuda zorlanan çocuk özne ile eylemi birleştiremez sözcükleri parçanın anlamını bozan bir şekilde okuduğunda bunu fark edemez.

    Çocuğun ayrıca

    Okuduğu metinden fikirler ve imgeler çıkarabilmesi.
    Bildikleriyle yeni öğrendiklerini birleştirebilmesi.
    Öğrendiklerini belleğinde tutabilmesi gerekir.

    Bütün bunları yapabilmek için de beynin görme dil ve bellek alanlarının işbirliği içinde olmalıdır.

    3. Gelişimsel Yazma Bozukluğu (Disgrafi): Yazılı ifadeiiletişimin en üst düzey ve en karmaşık şeklidir. Yazılı ifade sözel dili kullanmayı okuma yeteneğini kelimeleri doğru olarak oluşturabilmeyi yazım kurallarını bilmeyi ve yazıyı planlayabilmeyi gerektirir. Yazmada zorluk çeken bir çocuk öncelikle sözcükleri oluşturmakta hangi sesi hangi harfle eşlemesi gerektiğine karar vermede zorlanacaktır. Bu nedenle öğrenme zorluğu olan çocukların yazı yazması yaşıtlarından daha uzun zaman alır. Ayrıca bu çocuklar hangi sesin hangi harfe karşılık geldiğini bulmada ve sesleri/harfleri doğru olarak sıralamada da çok zorlanabilirler bu nedenle yanlış ve eksik yazma çok sık görülen hatalar arasında yer alır örneğin "geliyorlarmış" sözcüğünü "geliyormus" şeklinde yazabilir. Öğrenme zorluğu olan çocuklar yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine de dikkat etmezler kelimeleri nokta ve virgül ile ayırmadan peşpeşe yazabilirler hecelerin arasına boşluk bırakabilirler. "Alidisarıyatop oy namaya cıkmısti" tipik bir örnek olabilir. Sonuç olarak bu çocuklar uzun yazılı ifadelerde pek başarılı değillerdir çok kısa yazılar yazmayı tercih ederler.

    4. Gelişimsel Aritmetik Bozukluğu (Diskalkuli): Bu çocukların konuşmaları genelde akıcıdır ve görsel hafızaları da iyidir. Ancak bu çocuklar zaman ve yön ile ilgili soyut kavramlarda zorlanabilirler; örneğin dün-bugün-yarın kavramları onlar açısından güçlük yaratan kavramlardır; sıralamada başarılı değillerdir örneğin olayları anlatırken hangisinin önce hangisinin sonra geldiğini söyleyemezler işlerini sıraya koyamazlar; zamanlamada da zorlanırlar bir işin ne kadar zaman alacağını kestiremezler. Bu çocukların isim hafızaları zayıftır. Zihinden işlem yapmakta para hesabında zorlanırlar. Aritmetik/matematik alanlarında zorlanan çocuklar işlemlerin kurallarını unutabilirler eldeleri unutabilirler toplama diye başlayıp çıkarma ile devam edebilirler. Çarpım tablosunu akıllarında tutmak matematik problemlerini çözmek için belli stratejiler geliştirmek de bu çocuklar için zordur.

    5. Sözel Olmayan (Non-Verbal) Öğrenme Zorluğu: Buöğrenme zorluğu ile bağlantılı olarak tanımlanan daha yeni bir alandır. Bu çocukların özellikle motor beceri görsel-mekansal organizasyon ve sosyal becerilerde zorluk yaşadıklarını belirtmek gerekir. Sporda bedenini kullanmada zorlanma mekan içinde yönünü bulamama sağını-solunu öğrenememe sayfayı iyi kullanamama insanların beden dilini anlamada zorlanma bu zorluğu yaşayan çocukların tipik özellikleri arasında yer alır.

    Disleksi Hangi Yaşlarda Anlaşılabilir ve Kesin Tanısı Nasıl Konur?

    Okul döneminde "öğrenme zorluğu" tanısı alan çocukların okul öncesi dönemde bir takım belirgin özellikleri olduğu artık fark edilmiş olsa da kesin tanıyı koymak için çocuğun ilkokula başlamasını beklemek gerekir. Okul öncesi dönemde dikkat çekebilecek bazı noktalar şunlardır:

    Çocuğun emeklemeyi geç öğrenmesi ve emeklerken vücudunu uyumlu bir şekilde hareket ettirememesi
    Çocuğun konuşmayı geç öğrenmesi cümle kurmakta yaşıtlarından geç kalması bazı sözcükleri doğru telaffuz etmede yaşıtlarına göre zorluk çekmesi
    Çocuğun kavram öğrenmekte zorlanması örneğin renk sayışekilzaman kavramları
    Çocuğun uzun süre el tercihinin oluşmaması kalemi tutmada zorlanması
    Çocuğun yaşıtları dinleyebildiği halde bir öykü kitabını sonuna kadar dinleyememesi dinlediklerini anlatamaması
    Çocuğun hazırlık sınıfında yapılan çizgi çalışmalarından kaçınması

    Öğrenme zorluğu tanısı koymak için öncelikle çocuğun duyu organlarının normal olduğundan çocuğun yoğun duygusal problemler yaşamadığından çevreden yeterli uyaran aldığından ve zekasının normal olduğundan emin olmak gerekir. Çocuk öğrenme için hiçbir engeli olmadığı halde sınıfından beklenen düzeyde öğrenmekte zorlanıyorsa öncelikle bir uzmana başvurmalıdır. Bu uzman bir çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatristi olabilir; uzmanlar arsındaki işbirliği de tanının kesinliği açısından önemlidir. Aileyle yapılan kapsamlı bir öngörüşme bu konuya yönelik testlerçocuğun okuma yazma ve matematik alanlardaki düzeyi incelenmek yoluyla çocuğun öğrenme zorluğu tanısı almak için belirtilen özelliklere sahip olup olmadığı anlaşılır.

    Tedavi ya da Terapi ile Disleksinin Tamamen Ortadan Kalkması Mümkün müdür?

    Öğrenme zorluğu yapısal bir zorluk olduğu için diğer bir deyişle çocuk bu özellikle dünyaya geldiği için bu zorluğun bütünüyle ortadan kalkması mümkün değildir. Bu zorlukla baş etmek için en etkili yöntem çocuğun bir uzman tarafından zorlandığı alanların geliştirilmesi ve öğrenme için gerekli bütün alanların bir arada kullanılmasını sağlamak amacıyla bir özel eğitim programına alınmasıdır. Bu çerçevede yapılan çalışmalar sonucu çocuğun öğrenme kalitesi ve hızı artar bu da çocuğun motivasyonunu artırır. Çocuk zaman içinde kendi açısından en verimli öğrenme ve ders çalışma yolunu keşfetmeye başlar. Sonuç olarak söz konusu olançocuğun sorunun geçmesi değil çocuğun ve çevresindeki kişilerin bu sorunla baş etmeyi öğrenmeleridir.

    Disleksi Sorunu Olan Bir Çocuğa Ailede ve Okulda Yaklaşım Ne Olmalıdır?

    Öğrenme zorluğu tanısı almış bir çocuğun ailesinin ve öğretmenlerinin öncelikle çocuğun davranışlarına ve tepkilerine bakış açılarını değiştirmeleri gerekir. Çocuğun sanki istese yapacakmış gibi algılanması yerine başarmak için kendini çok zorlaması gerektiği ve bunun çocuk açısından çok da keyif verici bir durum olmadığının bilinmesi önemlidir bir başka deyişle çocuk "yapmıyor" değil "yapamıyor"dur. Bunun dışında dikkat edilmesi gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir:

    Çocuğun ev ve okuldaki çalışma ortamı dikkatini en az dağıtacak şekilde ayarlanmalıdır. Çocuğa belirli bir çalışma mekanı sağlanmalı günlük düzen ve öğrencilerden beklenenler kısa ifadelerle ve sık aralıklarla öğrenciye iletilmelidir.

    Özellikle küçük sınıflarda bir yetişkin çocuğun çalışmalarını yapıp yapmadığını denetlemeli çocuğun kendi sorumluluğunu tümüyle üstlenmesi daha üst sınıflara bırakılmalıdır.
    Çocuğun daha rahat öğrenebilmesi için birden fazla algı kanalının kullanılması önemlidir. Sadece dinlemek değil o konuyla ilgili bir film izlemek bir yeri ziyaret etmek bir deney yapmak çocuğun daha rahat öğrenmesini sağlar. Bu süreç içersinde çocuğa sıkça sorular sorulması gelinen aşamayı bir yetişkinin yardımıyla özetlemesi çok yararlı olacaktır. Bu bağlamda çocuğun öğrenmesi gereken konuları bir banda okumak ve çocuğun aynı konuyu bu bant eşliğinde okuması onun öğrenmesini kolaylaştıracaktır.

    Çocuğun evde ödevleri için ayırdığı bir zaman dilimi mutlaka olmalıdır. Çocuk çalışmaya başlamadan önce o zamanı nasıl kullanacağı hangi işe ne kadar zaman ayıracağı çocukla birlikte planlanmalı ve çocuğun bu plana ne kadar uyabildiği yine kendisiyle birlikte değerlendirilmelidir.
    Çocuğa verilecek yönergeler kısa olmalı çocuğun yönergenin verilen bölümünü kavradığından emin olduktan sonra diğer bölümleri verilmelidir.
    Çocukla bir öykünün sonunu tamamlama benzer özellikte sözcükler bulma sözcük bulmacaları oynamak onun sözel becerilerini arttıracaktır.
    Bu çocuklar okuma ve yazmada zorluk çektikleri için bu konulara doğrudan yaklaşmak onlara çok da cazip gelmez. Sevdikleri konularla ilgili dergiler okumak çizgi romanlar bir yemek tarifine göre yemek yapmak bu becerileri kullanmayı daha hoş hale getiren yöntemler olabilir.




    Facebook'ta 'tünel' tuzağına dikkat!


    Facebook'un yeni Zaman Tüneli'nden kurtulmak isteyenlerin başına bakın neler geliyor.

    Facebook'un yeni özelliği Timeline (Zaman Tüneli) ile profilinizin görünümünü çok daha detaylı bir şekilde değiştirebiliyorsunuz. Timeline ile çok yaratıcı sayfalar hazırlayanlar olsa da, birçok kullanıcı eski görünümde kalmayı tercih ediyor. Ama ne yazık ki bu çok yakında mümkün olamayacak.

    Dolandırıcıların yeni tuzağı ise Timeline'dan sıkılıp eski profiline dönmek isteyen kullanıcılar için... Basit bir Facebook uygulaması, sizi eski profilinize döndüreceğini vaat ediyor ama aslında tüm kişisel bilgilerinizi ele geçiriyor. E-posta adresinizi spam postalar atmak için kullanıyor ve Facebook hesabınızdan da izinsiz olarak arkadaşlarınıza mesaj gönderiyor ya da paylaşım yapıyor. Bu mesajlar veya paylaşımlardaki bağlantılar ise, tıklayanları da aynı tuzağın içine çekmiş oluyor.

    Siz siz olun, arkadaşlarınızdan geliyormuş gibi görünse bile, mesajlardaki bağlantılara tıklarken 2 kere düşünün. Ayrıca eski profilinize döndüreceğini söyleyen uygulamalara da itibar etmeyin; böyle bir şey ne yazık ki mümkün değil...

    (Hürriyet)

    Rusça Ders9 Meslek Bildiren Sözcükler


    MESLEK BİLDİREN SÖZCÜKLER – Слова, Обозначающие Профессии
    Meslek bildiren sözcükler hem ERİL hem de DİŞİL olarak kullanılır.

    1. Meslek ve ihtisas bildiren sözcükler son takıları yönünden genel olarak ERİL CİNS’tirler.

    врач (doktor)
    педагог (pedagog)

    доцент (doçent)

    судья (hakim)

    секретарь (sekreter)

    механик (teknisyen)

    токарь (tornacı)

    Bu sözcükler modern Rusçada bayanlar için de kullanılırlar. Bir şahsın adının cinsiyetine göre isim soylu sözcük eklenir.
    Эта девушка – хороший педагог.
    Его сестра – прекрасный секретарь.
    Эта женщина – наш судья.
    Эта красивая женщина – наш врач.
    Где секретарь? – Секретарь вышла из бюро.

    2. Bazı “ortak özellik” taşıyan isimler şimdiye kadar hem ERİL hem de DİŞİL olarak kullanılır. Bunların sonu -а veya -я ile biterler.
    сирота (yetim, öksüz)
    калека (sakat, özürlü)
    умница (akıllı)
    разиня (mıymıntı)
    Эта девочка – круглая сирота. Bu kız öksüz.
    Какая она умница! Ne akıllı biri!




    Rusça Ders8 Kimin (чей?) Zamiri


    Чей? (kimin) zamirinin hallere göre çekimi

    HALLER

    TEKİL

    ÇOĞUL

    eril cins

    dişil cins

    nötr cins

    И.п.

    чей

    чья

    чьё

    чьи

    Р.п.

    чьего

    чьей

    чьего

    чьих

    Д.п.

    чьему

    чьей

    чьему

    чьим

    В.п.

    чей, чьего

    чью

    чьё

    чьи, чьих

    Т.п.

    чьим

    чьей

    чьим

    чьими

    П.п.

    о чьём

    о чьей

    о чьём

    о чьих

    Şahıs Sahiplik Zamirleri varlıkların sahibini gösterirler. Birinci ve ikinci Şahıs Sahiplik Zamirleri’nin cins, sayı ve hal ekleri tamamen farklıdır. Önünde kullanıldıkları isim hangi halde ise Sahiplik Zamirleri de o halde çekimli olmak zorundadır.

    - Чей это карандаш?

    - Bu kurşunkalem kimindir?

    - Это мой карандаш.

    - Bu benim kurşun kalemimdir.

    - Чья это ручка?

    - Bu dolmakalem kimindir?

    - Это моя ручка.

    - Bu benim dolmakalemimdir.

    - Чьё это зеркало?

    - Bu ayna kimindir?

    - Это моё зеркало.

    - Bu benim aynamdır.

    - Чьи это карандаши

    - Bunlar kimin kurşunkalemleri

    (ручки, зеркала)?

    (dolmakalemleri, aynalar)?

    - Это мои карандаши
    (ручки, зеркала).

    - Bunlar benim kurşunkalemlerim
    (dolmakalemlerim, aynalarım).

    - Чей это портфель?

    - Bu çanta kimindir?

    - Это наш (ваш) портфель.

    - Bu bizim (sizin) çantamızdır (çantanızdır).

    - Чья это газета?

    - Bu kimin gazetesidir?

    - Это наша (ваша) газета.

    - Bu bizim (sizin) gazetemizdir (gazetenizdir).

    - Чьё это зеркало?

    - Bu kimin aynasıdır?

    - Это наше (ваше) зеркало.

    - Bu bizim (sizin) aynamızdır (aynanızdır).

    - Чьи это портфели?

    - Bu kimin çantalarıdır?

    - Это наши (ваши) портфели.

    - Bu bizim (sizin) çantalarımızdır (çantalarınızdır).





    Rusça Ders7 Belgisiz Zamirler


    НЕКОТОРЫЙ ve НЕСКОЛЬКО Belgisiz Zamirler

    1. Некоторый (kimi) zamiri:

    Bir bütünün, bir grubun veya bir çokluğun bir kısmından bahsedilirken bu zamir kullanılır.

    Некоторые туристы посетили музей.

    Turistlerin bazıları müzeyi ziyaret ettiler.

    Некоторые студенты сдали экзамены.

    Öğrencilerin bazıları sınavlarını bitirdi.

    Я уже прочитал некоторые стихи Пушкина.

    Ben artık Puşkin’in şiirlerinin bazılarını okudum.



    2. Несколько (birkaç) zamiri:

    Bu zamir sayı bakımından belgisizliği gösterir. Bu zamirden sonra gelen sayılabilen isimler -İN HALİ çoğul olarak kullanılır. Kendisi de sıfatların çoğul formunda çekilir.

    У меня несколько книг.

    Birkaç tane kitabım var.

    Наш учитель знает несколько иностранных языков.

    Öğretmenimiz birkaç tane yabancı dil biliyor.

    Учитель говорил о нескольких студентах.

    Öğretmen birkaç kız öğrenci hakkında konuşuyordu.





    Rusça Ders6 İlgi Zamirleri


    İlgi Zamirleri – Относительные Местоимения

    İlgi Zamirleri bir cümlenin içindeki isim hakkında açıklama yapmak içim kurulan ikinci cümleciğin başında yer alan ve ilk cümledeki ismi belirten sözcüklerdir. Bu sözcükler кто? (kim?), что? (ne?), чей? (kimin?), какой (hangi?) gibi genel Soru Zamirleridir. Bu zamirler ismin sayısına, cinsiyetine ve hallere göre değişirler.

    Bunların dışında где? (nerede?) куда? ve (nereye?) gibi soru sözcükleri ile de ilgi cümlecikler kurulur fakat bu durumda bu sözcükler isimin tekil ya da çoğul, erkek ya da dişi oluşuna göre değişmezler.



    Как зовут того человека?

    O adamın isimi nedir?

    Вы знаете?

    Siz biliyor musunuz?

    Вы знаете, как зовут того человека?

    O adamın isimi ne olduğunu biliyor musunuz?



    Куда она пошла?

    O nereye gitti?

    Вы видели?

    Siz gördünüz mü?

    Вы видели, куда она пошла?

    Onun nereye gittiğini gördünüz mü?



    Когда начинается школа?

    Okul ne zaman başlıyor?

    Они помнят?

    Onlar hatırlıyorlar mı?

    Они помнят, когда начинается школа?

    Okulun ne zaman başladığını hatırlıyorlar mı?



    Где он?

    O nerededir?

    Она не знает.

    O bilmiyor.

    Она не знает, где он.

    Onun nerede olduğunu bilmiyor.



    Кого зовут?

    Kimi çağırıyorlar?

    Вы слышите?

    Siz duyuyor musunuz?

    Вы слышите, кого зовут?

    Kimi çağırıldığını duyuyor musunuz?



    Кем он хочет стать?

    O kim olmak istiyor?

    Его отец не знает.

    Onun babası bilmiyor.

    Его отец не знает, кем он хочет стать.

    Babası onun kim olmak istediğini bilmiyor.



    Что это?

    Bu nedir?

    Учительница спросила.

    Öğretmen sordu.

    Учительница спросила, что это.

    Öğretmen bunun ne olduğunu sordu.



    О чём ты думаешь?

    Sen ne hakkında düşünüyorsun?

    Мне интересно.

    Merak ediyorum.

    Мне интересно, о чём ты думаешь.

    Senin ne düşündüğünü merak ediyorum.



    Какую работу ты выполняешь?

    Sen ne iş yapıyorsun?

    Ты должен сказать.

    Sen söylemelisin.

    Ты должен сказать, какую работу ты выполняешь.

    Ne iş yaptığını söylemelisin.



    Скольких студентов нет?

    Kaç öğrenci yok?

    Учитель спрашивает.

    Öğretmen soruyor.

    Учитель спрашивает, скольких студентов нет.

    Öğretmen kaç öğrencinin olmadığını soruyor.


    Rusça Ders5 Olumsuzluk Zamirleri


    Rusçada кто?, что?, какой? ve чей? Soru Zamirleri önlerine ни- öneki alarak olumsuz anlam ifade cümlelerde kullanılırlar.

    никто не …

    hiç kimse … değil

    ничто не …

    hiçbir şey … değil

    ничей не …

    hiçbir kimsenin … değil

    никакой не …

    herhangi biri … değil



    Никто ve ничто Olumsuzluk Zamirleri normal кто? ve что? Soru Zamirleri gibi çekilir. Bu Olumsuzluk Zamirleri olumsuzluk eki (не, нет, нельзя) bulunan cümlelerde bulunurlar.



    Никто не смотрел на него.

    Onun yüzüne kimse bakmıyordu.

    Никто не ответил на наш вопрос.

    Bizim sorumuzu hiç kimse cevaplandırmadı

    Никакие предложения не были

    Toplantıda tekliflerin hiçbiri destek

    поддержаны на собрании.

    görmedi.



    Oldukça yoğun olarak kullanılan никто ve ничто cümlede yerine göre hem özne hem de tümleç olarak kullanılır.

    Никто не пришёл к нам.

    Bize kimse gelmedi.

    Ничто не пугает меня.

    Hiçbir şey beni korkutmuyor



    Tümleç olarak kullanıldıklarında Olumsuzluk Zamirleri hallere göre değişirler.

    Я никому не позвонил.

    Ben hiç kimseye telefon etmedim.

    Она ничего не попросила.

    O hiçbir şeyi rica etmedi.

    В коридоре никого не было.

    Koridorda hiç kimse yoktu.

    Я ничего не слышал по радио.

    Ben radyodan hiçbir şeyi işitmedim.



    Olumsuzluk Bildiren Zamirleri edatlarla kullanıldıkları zaman ни- veya не- parçacığı ayrılır ve edat araya girer.

    никого –> ни у кого
    никем –> ни с кем
    некого –> не у кого
    некому –> не к кому




    Я завтра ни к кому не пойду.

    Ben yarın hiç kimseye gitmeyeceğim.

    Она ни с кем не говорила.

    O hiç kimse ile konuşmuyordu.

    Ни у кого не было этого словаря.

    Bu sözlükten hiç kimsede yoktu.

    Я её ни о чём не спросил.

    Ben ona hiçbir şey hakkında sormadım.



    Никакой ve ничей niteleme göreviyle isimlerle kullanılırlar ve bu isimlerin cins, sayı ve hal çekimlerine uyarlar.



    Мне не нужно ничьей помощи.

    Hiç kimsenin yardımına ihtiyacım yoktur.

    Они не сделали никаких ошибок.

    Onlar hiçbir hata yapmadılar.

    Никакого успеха в этом они не добились.

    Bu konuda onlar herhangi bir başarı elde edemediler.




    Некого ve Нечего Olumsuzluk Zamirleri

    некого

    hiçbir kimse

    нечего

    hiçbir şey

    Bu zamirler de, кто? ve что? Soru Zamirleri’nin önüne не- eklenerek elde edilmektedir. Yine bu Soru Zamirleri gibi çekilirler ve sürekli ilk heceleri vurguludur.



    некого ve нечего’nun çekimi

    HALLER

    НЕКОГО

    НЕЧЕГО

    Именительный

    -

    -

    Родительный

    некого

    нечего

    Дательный

    некому

    нечему

    Винительный

    некого

    нечего

    Творительный

    некем

    нечем

    Предложный

    не о ком

    не о чем



    Ей нечего слушать.

    Onun için dinleyecek bir şey yoktur.

    Некого послать за книгами.

    Kitapları almak için gönderecek kimse yoktur.



    Edatlarla kullanıldıkları zaman edat araya girer ve her bir sözcük parçası ayrı okunur.

    Им не с кем разговаривать.

    Onların konuşacağı hiç kimseler yoktur.

    Нам не на чем ехать.

    Gidecek bir şeyimiz yoktur.



    Öznesiz cümlelerde некого ve нечего’dan sonra fiil mastar halde kullanılır.

    Мне некому позвонить.

    Telefon edeceğim hiç kimse yoktur.

    Не с кем поговорить.

    Konuşacak kimse yok.




    Rusça Ders4 Şahıs Zamirlerinin Çekimi


    Şahıs Zamirlerinin Hallere Göre Çekimi
    (Склонение Личных Местоимений По Падежам)

    birinci tekil ve çoğul Şahıs Zamirleri’nin hallere göre çekimi

    birinci tekil ve çoğul Şahıs Zamirleri’nin hallere göre çekimi

    HALLER

    TEKİL

    ÇOĞUL

    yalın hal
    (кто? что?)

    я

    ben

    мы

    biz

    (-in) hali.
    (кого? чего?)

    меня

    beni(m)

    нас

    bizi(m)

    (-e) hali
    (кому? чему?)

    мне

    bana

    нам

    bize

    (-i) hali
    (кого? что?)

    меня

    beni

    нас

    bizi

    (ile) hali
    (кем? чем?)

    со мной

    benim ile

    с нами

    bizim ile

    (-de) hali
    (о ком? о чём?)

    обо мне

    Benim hakkımda

    о нас

    bizim hakkımızda



    Я учитель.

    Ben öğretmenim.

    Меня зовут …

    Benim adım …(Beni … çağırırlar.)

    У меня болит горло.

    Benim boğazım ağrıyor.

    Ко мне пришёл друг.

    Arkadaşım bana geldi.

    Он говорил со мной.

    O benim ile konuşuyordu.

    Она стояла передо мной.

    O benim önümde duruyordu.



    Birinci tekil Şahıs Zamiri я’nin hallere göre çekimli şekillerinin önünde kullanılan с, к, перед, над edatları ilave olarak о seslisini de alırlar: со, ко, передо, надо gibi.

    -DE HALİ’nde ise о edatı обо şeklinde kullanılır.

    Кто говорил вам обо мне?

    Kim size benden bahsediyordu?

    Bu edatların önüne eklenen о harfleri а okunurlar.



    Birinci çoğul Şahıs Zamiri’nde bu о’lar bulunmazlar.

    Мы студенты.

    Biz öğrencileriz.

    Нас зовут …

    Bizim adımız …(Bizi … çağırırlar.)

    У нас болят зубы.

    Bizim dişlerimiz ağrıyor.

    К нам пришли соседи.

    Bize komşular geldiler.

    Она говорила с нами.

    O bizimle konuşuyordu.

    Она стояла перед нами.

    O bizim önümüzde duruyordu.



    ikinci tekil ve çoğul Şahıs Zamirleri’nin hallere göre çekimi



    HALLER

    TEKİL

    ÇOĞUL

    yalın hal

    ты

    sen

    вы

    siz

    (-in) hali

    тебя

    seni(n)

    вас

    sizi(n)

    (-e) hali

    тебе

    sana

    вам

    size

    (-i) hali

    тебя

    seni

    вас

    sizi

    (ile) hali

    с тобой

    senin ile

    с вами

    sizin ile

    (-de) hali

    о тебе

    senin hakkında

    о вас

    sizin hakkınızda



    Вы (siz, sen) Şahıs Zamiri; hem çoğul anlamında kullanılır hem de nazik bir hitap şekli olarak tekil şahıs için de kullanılır. Özellikle mektup ve benzeri yazışmalarda sıkça büyük harfle yazılarak kullanılır. Hitap edilen şahıs tekil olduğu halde bile Вы ile fiillerin çoğul çekimi kullanılır.



    Где ты, мой друг?

    Sen neredesin, arkadaşım?

    Я приду к тебе после урока.

    Dersten sonra sana geleceğim.

    Тебя кто-то спросил.

    Seni birisi sordu.

    Он хочет пойти с тобой.

    O seninle gitmek istiyor.

    Она спросила о тебе.

    O senin hakkında sordu.

    Я Вас хорошо знаю.

    Sizi iyi biliyorum.

    Сколько вам лет?

    Kaç yaşındasınız?

    Она принесла вам новый журнал.

    O size yeni dergi getirdi.

    Мы долго говорили вчера о вас.

    Sizin hakkınızda dün çok konuştuk.

    Я пишу Вам письмо.

    Size mektup yazıyorum.

    Почему вас не было на вечере?

    Partide neden yoktunuz?



    üçüncü tekil Şahıs Zamirleri’nin (он, она, оно) hallere göre çekimi



    HALLER

    TEKİL (ЕД.Ч.)

    TEKİL (ЕД.Ч.)

    yalın hal

    он, оно

    o

    она

    o

    (-in) hali

    его (у него)

    onu(n)

    её (у неё)

    onu(n)

    (-e) hali

    ему (к нему)

    ona

    ей (у ней)

    ona

    (-i) hali

    его (на него)

    onu

    её (на неё)

    onu

    (ile) hali

    им (с ним)

    onun ile

    ей, ею (с ней, с нею)

    onun ile

    (-de) hali

    о нём

    onun hakkında

    о ней

    onun hakkında



    üçüncü çoğul Şahıs Zamiri’nin (они) hallere göre çekimi

    HALLER

    ÇOĞUL

    yalın hal

    они

    onlar

    (-in) hali

    их (у них)

    onları(n)

    (-e) hali

    им (к ним)

    onlara

    (-i) hali

    их (на них)

    onları

    (ile) hali

    ими (с ними)

    onlar ile

    (-de) hali

    о них

    onlar hakkında



    Üçüncü tekil ve çoğul Şahıs Zamirleri edatlar ile kullanıldıklarında önlerine н sessizini alırlar.



    У него (неё) болит голова.

    Onun başı ağrıyor.

    Он пришёл к ней (нему).

    O ona geldi.

    Мы говорили с ними.

    Biz onlar ile konuşuyorduk.

    Все спрашивали о них.

    Herkes onlar hakkında soruyordu.

    Я подошла к нему (ней).

    Ben ona yaklaştım.



    Ancak yalın olarak kullanıldıklarında bu harf bulunmaz.



    Ему (ей) было пять лет.

    O beş yaşındaydı.

    Я подарил ему (ей) книгу.

    Ona kitap hediye ettik.

    Мы помогли ему (ей).

    Biz ona yardım ettik.



    Bazı edatlardan sonra bu н harfi bulunmaz.

    благодаря

    sayesinde

    навстречу

    karşısına, karşısından

    вне

    dışarıda, dışında

    вопреки

    -e rağmen



    Благодаря ей наш визит прошёл хорошо.

    Onun sayesinde ziyaretimiz iyi geçti.

    Навстречу ему из сада вышла большая кошка.

    Onun karşısına, bahçeden büyük bir kedi çıktı.



    Üçüncü tekil ve çoğul Sahiplik Zamirleri’nden

    его (ключ, книга, дело)

    onun (anahtarı, kitabı, işi)

    её (ключ, книга, дело)

    onun (anahtarı, kitabı, işi)

    их (ключ, книга, дело)

    onların (anahtarı, kitabı, işi)

    önce edat geldiğinde de н harfi bulunmaz. Önlerinde bulunan isimlerin cinsi de önemli değildir.



    Она şahıs zamiri İLE HALİ’nde edatlarla ней ve нею olarak iki değişik şekilde kullanılır.

    Мой друг иногда говорил с ней.

    Arkadaşım ara sıra onunla konuşuyordu.

    Он часто говорил с нею.

    O sık sık onunla konuşuyordu.



    Şahıs Zamirleri’nin yalın ve çekimli şekilleri hem canlı hem de cansız varlıklar için kullanılır. Bir cümlenin öznesini tayin etmede kullanılan кто? (kim?) ve что? (ne?) soru sözcüklerinin hallere göre çekimli formlarına cevap oluştururlar.



    кто? ve что?’nun çekimi



    HALLER

    КТО? (KİM?)

    ЧТО? (NE?)

    yalın hal

    кто

    kim

    что

    ne

    (-in) hali

    кого

    kimi(n)

    чего

    neyi(n)

    (-e) hali

    кому

    kime

    чему

    neye

    (-i) hali

    кого

    kimi

    что

    neyi

    (ile) hali

    кем

    kim ile

    чем

    neyi

    (-de) hali

    о ком

    kim hakkında

    о чём

    ne hakkında





    1. YALIN HAL’nde Şahıs Zamirleri’nin kullanılması:

    Кто он? – Студент.

    O kimdir? – Öğrencidir.

    Что это? – Ключ.

    Bu nedir? – Anahtardır.

    - Кто пришёл сюда?

    - Kim buraya geldi?

    - Он (учитель) пришёл.

    - O (öğretmen) geldi.

    - Что стоит на столе?

    - Masada ne duruyor?

    - Он (стакан) стоит на столе.

    - O (bardak) masada duruyor.



    Soru sözcüklerinin hallere göre çekimli şekilleri ile yapılan sorulara cevap verirken doğrudan Şahıs Zamirleri’nin çekimli şekilleriyle kullanılır.



    2. -İN HALİ’inde Şahıs Zamirleri’nin kullanılması:

    - У кого есть брат?

    - Kimin erkek kardeşi var?

    - У меня есть брат

    - Benim erkek kardeşim var.

    - От кого ты получил письмо?

    - Sen kimden mektup aldın?

    - Я получил письмо от него (брата).

    - Ben ondan (kardeşimden) mektup aldım.



    Yukarıdaki cümlelerde görüldüğü gibi, bir şeye sahip olma bildirirken bütün Şahıs Zamirleri olumlu ve olumsuz cümlelerde у edatı ile -İN HALİ’nde kullanılır.



    У меня есть словарь.

    Benim sözlüğüm var.

    У тебя есть словарь.

    Senim sözlüğün var.

    У него есть словарь.

    Onun sözlüğü var.

    У неё есть словарь.

    Onun sözlüğü var.

    У нас есть словарь.

    Bizim sözlüğümüz var.

    У вас есть словарь.

    Sizin sözlüğünüz var.

    У них есть словарь.

    Onların sözlüğü var.

    Bu cümle kalıbında nesnelerin cinsiyeti, tekil ya da çoğul olması Şahıs Zamirleri’nin çekimli şeklini etkilemez.



    У меня есть брат.

    Benim erkek kardeşim var.

    У меня есть сестра.

    Benim kız kardeşim var.

    У меня есть письмо.

    Benim mektubum var.

    У меня есть братья, сёстры.

    Benim erkek ve kız kardeşlerim var.

    У меня есть письма.

    Benim mektuplarım var.



    Bu cümle kalıbında olumsuz cümlenin tümleci -İN HALİ’nde olur.



    У меня нет брата.

    Benim erkek kardeşim yok.

    У меня нет тетради.

    Benim defterim yok.

    У меня нет денег.

    Benim param yok.



    Şahıs Zamirleri -İN HALİ’nde diğer edatlarla birlikte hem soru hem de cevap şeklinde kullanılırlar.



    3. -E HALİ’inde Şahıs Zamirleri’nin kullanılması:

    - Кому он дал книгу?

    - O kitabı kime verdi?

    - Он дал книгу мне.

    - O kitabı bana verdi.



    Yaş sorarken ve cevap verirken Şahıs Zamirleri -E HALİ olur.

    - Сколько тебе (вам) лет?

    - Sen (siz) kaç yaşındasınız?

    - Мне тридцать лет.

    - Ben 30 yaşındayım.

    - Ему тридцать лет.

    - O (bay) 30 yaşında.

    - Ей тридцать лет.

    - O (bayan) 30 yaşında.



    Bazı fiillerden sonra Şahıs Zamirleri -E HALİ’nde olur.



    Покажите нам, пожалуйста, ваш дом.

    Lütfen, bize evinizi gösteriniz.

    Дайте мне стакан чая.

    Bana bir bardak çay veriniz.

    Помогите ему, пожалуйста.

    Ona yardım ediniz, lütfen.

    Скажите мне, пожалуйста, где находится банк?

    Bankanın nerede bulunduğunu söyler misiniz, lütfen.

    Приезжайте к нам ещё раз.

    Bize tekrar geliniz.



    Öznesiz cümlelerde Şahıs Zamirleri -E HALİ’nde olur.



    Мне кажется, что после обеда будет жарко.

    Bana öyle geliyor ki, öğleden sonra sıcak olacak.

    Мне хочется что-нибудь выпить.

    Canım bir şey içmek istiyor.

    Ему нельзя курить.

    Onun sigara içmesi yasaktır.

    Здесь мне холодно.

    Burada ben üşüyorum.



    4. -İ HALİ’inde Şahıs Zamirleri’nin kullanılması:

    - Кого вы видите там?

    - Orada kimi görüyorsunuz?

    - Я ви жу его (учителя).

    - Ben onu (öğretmeni) görüyorum.

    - Что вы видите на улице?

    - Caddede neyi görüyorsunuz?

    - Я вижу её (машину).

    - Ben onu (arabayı) görüyorum.



    Bir şahsın adını sorarken ve cevap verirken, Şahıs Zamirleri -İ HALİ’nde olur.

    Как тебя (вас) зовут?

    Senin (sizin) adın(ız) nasıldır?
    Seni (sizi) nasıl adlandırırlar?

    Меня зовут …

    Benim adım … dır.
    Beni … diye adlandırırlar



    Geçişli fiillerden sonra Şahıs Zamirleri -İ HALİ’nde olur.



    Я читаю её (книгу).

    Ben onu (kitabı) okuyorum.

    Я люблю тебя.

    Ben seni seviyorum.

    Я слушаю вас.

    Ben sizi dinliyorum.

    Я не слышу тебя.

    Seni işitmiyorum.

    Он поздравляет её.

    O (bay) onu (bayan) kutluyor.

    Кто-то спрашивал вас.

    Sizi birisi soruyordu.

    Он не понимает меня.

    O beni anlamıyor.



    5. İLE HALİ’inde Şahıs Zamirleri’nin kullanılması:



    - С кем вы идёте в парк?

    - Siz kiminle parka gidiyorsunuz?

    - Мы идём в парк с ними (друзьями).

    - Biz parka onlar (arkadaşlarımız) ile gidiyoruz.

    - Чем он открываат дверь?

    - O kapıyı ne ile açıyor?

    - Он открывает дверь им (ключом).

    - O kapıyı onunla (anahtar ile) açıyor.



    Bazı fiillerden sonra Şahıs Zamirleri İLE HALİ’nde kullanılırlar.



    Директор заведует им (магазином).

    Müdür onu (mağazayı) yönetiyor.

    Учитель интересуется ею(литературой).

    Öğretmen onunla (edebiyatla) ilgileniyor.

    Я занимаюсь разными видами (ими) спорта.

    Ben çeşitli spor dallarıyla (onlarla) uğraşıyorum.



    6. -DE HALİ’inde Şahıs Zamirleri’nin kullanılması:



    - О ком вы спрашиваете?

    - Kim hakkında soruyorsunuz?

    - Я спрашиваю о нём (соседе).

    - Ben o (komşu) hakkında soruyorum.

    - О чём они говорили?

    - Onlar ne hakkında konuşuyorlardı?

    - Они говорили о нём (уроке).

    - Onlar (ders) hakkında konuşuyorlar.

    - Он всегда думает о ней.

    - O her zaman onu düşünüyor.

    - На ней было зелёное платье.

    - Onun üzerinde yeşil bir elbise vardı.

    RUSÇA ve RUSÇA DERSLER


    Rus dilinin tarih bilgileri.
    Eski rus dili.
    Rus dili – Hint-Avrupa dil ailesinin Islav grubundan bir dil. Hint-Avrupa ailesinde Alman, Baltik (şimdiki Litvanya ve Letonya) dil gruplarla birlikteydi. Önce Alman, sonra Baltik dilleri bu birlikten çıkmış, Islav dil birliğinin dağılması ve M.S. 5. yüzyılına dair. Ama şimdi bile biz bu dil birliğinin etkisi hissetmekteyiz. Mesela, halen bütün ıslavlar (belki Polonyalılar hariç) birbiriyle anlaşabilir.
    Coğrafyaya göre ıslav kavimlerin 3 kolu vardı: doğu, batı ve güney. Dogu ıslavları Eski Rus devletinin sınırlarında eski rus dilini oluşturdu. Moğol-Tatar ilgali ve komşu devletlerin saldırılarının sonucunda Eski Rus devletinin toprakları üçe bölündü. Şimdiki belorus ataları - Litvanya’nın, ukrain ataları - Polonya’nın etkisi altında kalmıştı.
    Eski Rus dili iki defa güney ıslav etkisini yaşamıştır. Birinci, Rusya’nın Hıristianlık kabul etmesi dönemindeydi(M.S. 988 yılı ve sonrası). O zaman Rusya’ya Bizans’tan, Bulgaristan’dan Hıristianlıkla beraber hıristian kitapları ve Kiril alfabesi gelmişti. Kiril ve Mefodiy, Bulgaristan, Moravya, Pannonya (şimdiki Macaristan) ıslav halkına hıristianlık getiren, ilk ıslav alfabesini yaratan ve kutsal kitapları ıslav diline çeviren Selanik’ten iki kardeş rahip. Kiril’in yazdığı ve Rusya’ya getirdiği kıtaplar, eski ruscadan biraz farklı olan eski ıslav dilindeydi. Kilise halk dili değil, bu kitap dilini uygulamaya aldı; böylelikle kilise ıslavca oluştu. Şimdi bile Rus Ortodoksluğunda bütün dualar, ilahiler, ayinler bu dildedir.
    İlk kiril alfabesinin esasta Yunan alfabesi vardı, o yüzden rus diline lazım olmayan bazı karekterler vardı, mesela, ikişer çeşit “Z”,”F”,”İ” harfleri, “Psi” ve “Ksi” harfleri vardı. “Z”,”F” ve “İ” iki çeşit oldugu sayı sistemiyle ilgili. Eski ıslavlarda ve Bizans’ta şimdiki arap sistemi denilen (yani 1, 2, 3, 4…) bır sayı sistemi yoktu, sayı özel bir işaret altında bir harf olarak yazılıyordu. Harf sistemi sayı sistemiyle beraber aldığında ek harfleri almaya mecbur kaldılar. Mesela, “Zelo” harfi (“S”) 6, “Zemlya” harfini(“З”) 7 yazmak için kullanılıyordu, telaffuzu aynı idi (“Z”). “Psi” ve “Ksi” harflere gelince bunlar sadece yunancadan alınmış sözcüklerde yazılmaktaydı, bir rusça sözcükte “P” ve “S” ya da “K” ve “S” harflerin peş peşe olması inkansız. Örnek için birkaç yunan ismi söyleyeyim: AleKSandr, AleKSey, Psiheya, Psaltır (Davut Kitabı). Sonra bu son iki harf iptal oldu, diğerler ise çar Deli Petro’nun imla reformunde düzeltildi.
    Ama biraz geri dönerek kilise ıslavcanın etkilerinden birkaç örnek verelim. Özgün eski rusçada “açık hece” kanunu vardı. Bu demektir ki her ünsüzden sonra mecbur olarak bir ünlü geliyor. Hece her zaman açıktır. Örnek: sobaka (köpek). Eski rusçada çok kısa telaffuz edilen “E” (“ь”) ve “O” (“ъ”) harfleri vardı (bulgarcada onlar hala var). Hecenin açıklığını onlar sağlıyordu. (Benzer bir olay şimdiki kürtçede görünmektedir: hecenin açıklığı kısa bir “I” sağlıyor.) Bunlar sözcüğün sonuna gelip yumuşatma ya da sertlik işareti olarak okunuyordu. Örnek: къмънь (“komon’”,at) городъ (“gorod”, şehir). Hece kapandıktan sonra “ъ” ve “ь” (bazen diğer hecelerle beraber) sözcüğün ortasından düştü, ancak sonunda yumuşatma ve sertlik işaretleri olarak kaldı (ünsüzle biten sözcüğün sonunda sertlik işareti yazma kuralı sadece Ekim Devriminden sonra kaldırıldı). Örnek: къмънь yerine конь oldu. Genel olarak güney ıslav dillerinin, rus dilindeki “ORO”, “OLO” v.b. heceler “RA” ve “LE” gibi biçimlerde telaffuz kendilerine özgündü. Kilise ıslavcada böyle kısaltmalar sürekli, ama halk ağzı dili uzun heceliliğini koruyabildi, çok az “kısalmış” sözcük dile girebilmiş. Örnek: gorod – şehir, grad – şehir (kentlerin adlandırmasında: Leningrad – Lenin’in şehri, Volgograd – Volga kenarında şehir), golova – baş, kafa, glava – başkan. Bundan başka “E” ve “O” ile başlayan sözcüklerden güney ıslav etkisini gösterebilirim: “O” ile başlangıç rusca için, “E” ile başlangıç bulgarca için tipik. Mesela, odin (bir) ve edinstvo (birlik), ozero ve ezero (göl)(ikinci telaffuz şimdi yok).
    İkinci güney ıslav etkisi Türklerin İstanbulu fethetmesi sonraki bir döneme rastlar. O zaman hıristian rahiplerin, yazarların, okumuş insanların çoğu Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan’dan Rus devletine kaçmış, kendileriyle beraber kitaplarını da götürmüş. Direkt Patrikhaneden geldiği için otoritesi çok büyüktü, tabi ki dili ve kültürü güçlü bir iz bıraktı.
    Bu iki güney ıslav etkisi sayesinde rus dilinde bir yumuşama süreci geçti. Sözcüğün kökündeki “K” ve “G” ünsüzleri çekimlenmede “Ç”, “TS”, “Z”, “J” harflerine dönüştü. Mesela, ruKa (el) – v ruTSe (elde). Bugünkü rusçada bunun hafif bir kalıntısı var: druG (dost) – druZya (dostlar) – druJba (dostluk), sneg (kar) – snejnıy (karlı).
    Not. Eski rus alfabesinin ilginç bir yanı vardı. Harflerinin adlarını peşpeşe okuduğunda anlamlı bir metin çıkıyor. Mesela, ilk üç harf: A (Az), B (Buki), V (Vedi) – “ben harfleri biliyorum” anlamını veriyor, sonraki üç harf: G (Glagol), D (Dobro), E (Est’) – “söz iyidir” olarak çevirebiliyoruz.
    Eski rus dilinin fonetik yapısına gelince birazcık farkı vardı. “Ё”(YO) harfi hiç yoktu, “J” ve “Ş” harfleri kesinlikle yumuşaktı (şimdi bunlar kesinlikle sert). Gramer yapısı ama çok farklıydı, özellikle fiil şekilleri.
    Yavaş yavaş değişe değişe rus dili şimdiki görünüşünü aldı. I.Petro döneminin rusçası (1690-1725 yılları) artık bugünkü rusçaya çok benziyor. Çarın yaptığı font reformunun içerisinde bazı harflar alfabeden çıkarıldı, kalan ve lazım olmayan “E” harfinin çeşiti Devrimden sonra kullanmaktan çıktı.
    Modern rus dilini Aleksandr Puşkin diye bir şair ve edebiyatçımız yarattı. 19. yüzyılının başlarında yaşadı. Onun rusçası – tam şimdiki rusça. Rus edebiyatının “Altın Çağını” o başlatıyor. Diğer ünlü rus edebiyatcıları:
    Nikolay Gogol’
    Mihail Lermontov
    Gonçarov (“Oblomov”)
    Nekrasov
    Dostoevskiy (“Suç ve Ceza”)
    Lev Tolstoy (“Savaş ve barış”, “Anna Karenina”)
    Ostrovskiy

    “Gümüş Çağı”(19. yüzyılının sonu – 20. yüzyılının başı):
    Sergey Esenin
    Aleksandr Blok
    Anna Ahmatova
    Marina Tsvetaeva
    Anton Çehov

    Devrim ve Sovyet Dönemi:
    Vladimir Mayakovskiy
    Konstantin Siminov
    Tvardovskiy (“Vasiliy Tyorkin”)
    Mihail Şolohov (“Sakin Don”)
    Boris Pasternak (“Doktor Jivago”)
    Aleksandr Soljenitsın (“GULAG takımadası”)


    RUSÇA DERSLER

    https://www.main-board.com/diger-diller-ve-genel-konular/613921-rusca-ders1-alfabe-okunus-kurallari-ve-vurgu.html
    https://www.main-board.com/diger-diller-ve-genel-konular/613925-rusca-ders2.html
    https://www.main-board.com/diger-diller-ve-genel-konular/613926-rusca-ders3.html




    Rusça Ders3



    1. Rusçada kelime yapısı.
    Rus dilbilimi kelimeyi 5 parçaya ayırıyor.
    1)En önemli olan, sözcüğün asıl anlamını taşıyan kısım köktür. Türkçeden farklı olarak rusçada bazı köklerde harf(ünlü ya da ünsüz)değişebilir. Tarih bölümünde yazdığım ünsüz yumuşatması süreci yüzünden kökün son “К”, “Г”, “Ц”, “Ч”, “З”, “Ж” harfleri çokça bir birinin yerini alabiliyorlar(sözcük türemesinde, çekinmesinde filan). Mesela:
    СНЕГ(kar) – СНЕЖНЫЙ(karlı).
    2)Kökün önüne gelen parça - önek. Rusçada belli önekler vardır, onlar sözcüklere ek bir renk verebilir veya anlamını tam değiştirebilirler. Mesela:
    ШЁЛ – yürüyordu, ПРИ-ШЁЛ – geldi, НА-ШЁЛ – buldu; ХОРОШИЙ – iyi, НЕХОРОШИЙ – kötü, iyi olmayan. Türkçeden bir örnek: sosyal – asosyal.
    3)Kökten sonra sonek olur. Rusçada çok sonek vardır, onlar yeni kelime türemesi ve konuşanın konuşulana dair davranışı göstermesi için kullanılır. Örnek: Mesela, РАБОТА – iş, РАБОТНИК – çalışan, işçi, ЛЕНА – kız ismi, ЛЕНКА – aynı isim, ama küçümseme ekiyle, ЛЕНОЧКА – aynı isim, ama bu şekli şevkat, sevgi ve ilgi göstermek için kullanılır.
    4)Sonekten sonra bitim (çoğunlukla son 1-2 harf) var. Bitim, sözcük cekinmesinde değişen kısım. Rusçada coğul eki yoktur, sözcüğün çoğul ya da tekil şekline gelmesini bitim sağlar. O yüzden bitim çoğul şeklinde halden hale surekli değişir. Ünsüzle bitime “sıfır bitim” derler.
    5)Bitim hariç bütün sözcük parçaları temeli oluşturuyor; temel – çekinmede değişmeyen sözcük kısmı.


    3. Çoğul kuralları.
    Rus dilinde çoğul kuralları oldukça zordur. Türkçedeki –lar/-ler gibi tek çoğul eki yoktur. Çoğul şeklinde sözcüğün bitimi değişir. Bu değişime göre bütün sözcükleri 2 gruba bölebiliriz (cinsiyete bağımsız olarak):
    1 grup – “–Ы”/“-И” bitimleri alır (eril ve dişil sözcüklerin çoğu).
    2 grup – “-А”/“-Я” bitimleri alır (küçük bir grup eril ve nötr cins sözcük).

    1 GRUP.
    1)“–Ы” bitimi sert ünsüzler sonra gelir(erilde):
    КОМПЬЮ’ТЕР(bilgisayar) – КОМПЬЮ’ТЕРЫ(bilgisayarlar)
    ШКАФ(dolap) – ШКАФЫ’(dolaplar)
    ДИВА’Н(kanepe) – ДИВА’НЫ(kanepeler)

    2)dişil için “–Ы” bitimi “A” yerine gelir:
    ЖЕ’НЩИНА(kadın) – ЖЕ’НЩИНЫ(kadınlar)
    СЕСТРА’(kız kardeş)– СЁ’СТРЫ(kız kardeşler)
    МАШИ’НА(araba) – МАШИ’НЫ(arabalar)

    3)“-И” bitimi, “Ь”, “Й”, “Я” bitimleri yerine gelir:
    ДЕНЬ(gün) – ДНИ(günler)
    НОЧЬ(gece) – НО’ЧИ(geceler)
    СЛОВА’РЬ(sözlük) – СЛОВАРИ’(sözlükler)
    ГОСТЬ(misafir) – ГО’СТИ(misafirler)
    МУЗЕ’Й(müze) – МУЗЕ’И(müzeler)
    НЕДЕ’ЛЯ(hafta) – НЕДЕ’ЛИ(haftalar)
    ФАМИ’ЛИЯ(soyadı) – ФАМИ’ЛИИ(soyadları)
    (tek istisna “УЧИ’ТЕЛЬ”(öğretmen) sözcüğü, çoğulda “УЧИТЕЛЯ’” oluyor)
    4)istisna olarak “Г”, “К”, “Х”, “Ж”, “Ч”, “Ш”, “Щ” harflerinden sonra “-И” gelir.
    КНИ’ГА(kitap) – КНИ’ГИ(kitaplar)
    ВРАГ(düşman) – ВРАГИ’(düşmanlar)
    КО’ШКА(kedi) – КО’ШКИ(kediler)
    НОЖ(bıçak) – НОЖИ’(bıçaklar)
    ЛЫ’ЖА(kayağın bir tanesi) – ЛЫ’ЖИ(kayak)
    ВРАЧ(doktor) – ВРАЧИ’(doktorlar)
    ТОВА’РИЩ(arkadaş) – ТОВА’РИЩИ(arkadaşlar)
    ДА’ЧА(yazlık) – ДА’ЧИ(yazlıklar)
    УЧЕ’БНИК(ders kitabı) – УЧЕ’БНИКИ(ders kitapları)
    НОСО’К(çorabın teki) – НОСКИ’(çorap)
    Dikkat edin ki “-EK” ve “-OK” küçültme ekleriyle biten sözcüklerin sonuna bir bitim (yani ünlü harf) gelince ekteki “E” ve “O” harfleri düşer, mesela, “листо’чек” – “листо’чки”(küçük yaprak), “цвето’к”-“цветки’”(çiçek) ; ama bu kural sadece ekler için geçerli, bu harfler kökün parçası olduğu zaman asla düşmez.

    2 GRUP.
    1)Bu grupta olan “A” ile biten eril sözcükler daha az, ama onlar oldukça sık kullanılıyor. Rus dilinde eril çoğul şekli için “A” ve “Ы/И” ile bitim rekabet ederler, ve sözcükleri bitimine göre bir birinden ayırmak için bir kural yoktur. “A” harfi ile bitim sert ünsüzden sonra gelir:
    ГО’РОД – ГОРОДА’ (şehir) ПО’ЕЗД – ПОЕЗДА’ (tren)
    СНЕГ – СНЕГА’ (kar) ДОМ – ДОМА’ (ev)
    ВЕ’ЧЕР – ВЕЧЕРА’ (akşam) ЛЕС – ЛЕСА’ (orman)
    ЦВЕТ – ЦВЕТА’ (renk) ПА’СПОРТ – ПАСПОРТА’ (pasaport)
    О’СТРОВ – ОСТРОВА’ (ada) БЕ’РЕГ – БЕРЕГА’ (kıyı)

    2)nötr cins sözcüklerde “O” yerine “A” gelir:
    СЛО’ВО – СЛОВА’ (söz) ОКНО’ – О’КНА (pencere)
    ЛИЦО’ – ЛИ’ЦА (yüz) ПИСЬМО’ – ПИ’СЬМА (mektup)

    3)nötr cins sözcüklerde “E”(“Ё”) yerine “Я” gelir:
    ПО’ЛЕ – ПОЛЯ’ (tarla)
    ЗДА’НИЕ – ЗДА’НИЯ (bina)
    РУЖЬЁ’ – РУ’ЖЬЯ (tüfek)

    ÖZEL OLAYLAR:
    1)“МЯ” ile biten nötr cins isimler “МЕНА” bitimi alırlar.
    И’МЯ – ИМЕНА’ (isim)
    ВРЕ’МЯ – ВРЕМЕНА’ (zaman)
    2)“НИН” ile biten millet ve mezhep mensupları adlandıran eril sözcükler sonuna, “НИН” yerine “НЕ” bitimi alırlar.
    МУСУЛЬМА’НИН – МУСУЛЬМА’НЕ (Müslüman)
    ХРИСТИА’НИН – ХРИСТИА’НЕ (Hıristiyan)
    АРМЯНИ’Н – АРМЯ’НЕ (ermeni)
    ЕГИПТЯ’НИН – ЕГИПТЯ’НЕ (mısırlı)
    РОССИЯ’НИН – РОССИЯ’НЕ
    ГРАЖДАНИ’Н – ГРА’ЖДАНЕ
    İstisna burada “ЦЫГА’Н”(Çingene) sözcüğü – çoğul “ЦЫГА’НЕ”. Sadece “H” ile biten millet isimleri normal “Ы” bitimi alıyorlar: ГРУЗИ’Н – ГРУЗИ’НЫ (Gürcü) .
    3)“-ОНОК”/ “-ЁНОК” ile biten hayvan yavruları isimleri: “-ОНОК” yerine “-АТА”, “-ЁНОК” yerine “-ЯТА” gelir:
    МЕДВЕЖОНОК – МЕДВЕЖАТА(ayı yavrusu, “МЕДВЕДЬ” - ayı sözcüğünden türeme)
    КОТЁНОК – КОТЯТА(kedi yavrusu)
    4)çoğul şekli özel olan sözcükler:
    ДРУГ – ДРУЗЬЯ (dost) СТУЛ – СТУЛЬЯ (sandalye)
    ДЕРЕВО – ДЕРЕВЬЯ (ağaç) ЛИСТ – ЛИСТЬЯ (yaprak)
    БРАТ – БРАТЬЯ (kardeş) СЫН – СЫНОВЬЯ (oğul)

    РЕБЁНОК – ДЕТИ (çocuk) ЧЕЛОВЕК – ЛЮДИ (insan, adam)
    СОСЕД – СОСЕДИ (komşu) ЯБЛОКО – ЯБЛОКИ (elma)
    ГОСПОДИН – ГОСПОДА (efendi) УХО – УШИ (kulak)






    4. Sıfat. Sıfatlar ve zamirler uyumu kuralı.
    Rusçada “sıfat + isim” yapısında sıfat her zaman isimden öncedir. Sıfatın ve ismin bir birine bağlı olduğunu göstermek için onları aynı cinsiyet, hal ve sayı kullanıyorlar (uyum kuralı). Sıfatın yalın halinde sayı ve cins olarak 4 şekli var: eril tekil, dişil tekil, nötr cins tekil ve çoğul. Sözlüklerde sıfatın eril biçimi verilir. Eril şeklinin görebileceğiniz bitimleri:
    “-ОЙ” БОЛЬШОЙ - büyük,
    “–ЫЙ” НОВЫЙ - yeni,
    “–ИЙ” ХОРОШИЙ – iyi.

    Eril sıfat direkt eril olan isme eklenebilir:
    БОЛЬШОЙ(eril) + ДОМ(eril) = БОЛЬШОЙ ДОМ (büyük ev);
    ХОРОШИЙ ЧЕЛОВЕК – iyi insan.

    Dişil biçimi oluşturmak için eril bitimini “-АЯ” bitimine değiştirmek lazım.
    НОВЫЙ – НОВАЯ (yeni)
    İstisna: “-НИЙ” ile biten sıfatlarda “-ИЙ” bitimini “-ЯЯ” bitimi ile değiştirmek lazım.
    СИНИЙ – СИНЯЯ (mavi)
    ПОСЛЕДНИЙ – ПОСЛЕДНЯЯ (son)
    Dişil sıfat dişil isimle beraber kullanılır.
    НОВАЯ УЧИТЕЛЬНИЦА – yeni öğretmen(kadın)
    СИНЯЯ МАШИНА – mavi araba

    Orta cins sıfat: “-ОЕ”, “–ЕЕ”, “–ЬЕ” ile sona erer.
    Çoğul sıfat: “-ИЕ”, “-ЫЕ” ile sona erer.

    Sıfat bitimlerinin eril, dişil, orta cins ve çoğul biçimlerinde birbirine uyumu.
    Eril biçimi Dişil biçimi Orta cins biçimi Çoğul biçimi
    -ЫЙ новый -АЯ новая -ОЕ новое -ЫЕ новые
    -НИЙ синий -НЯЯ синяя -НЕЕ синее -НИЕ синие
    -КИЙ высокий -КАЯ высокая -КОЕ высокое -КИЕ высокие
    -ОЙ большой -АЯ большая -ОЕ большое -ЫЕ/-ИЕ большие*
    -ИЙ** лисий
    -ЬЯ лисья -ЬЕ лисье -ЬИ лисьи
    *)“Ш”den sonra “Ы” telaffuz edilir, ama yazılmaz, “И” yazılır.
    **)hayvan, kuş filan isimlerinden türenmiş sahipleme sıfatları için.

    Örnekler: Красивый – güzel(eril için), красивая – güzel(dişil için), красивое – güzel(orta cins için), красивые – güzel(çoğul için).
    Старый кот – eski(yaşlı) kedi
    Старая тетрадь – eski defter
    Старое пальто – eski palto
    Старые люди – yaşlı adamlar

    Sıfat cümlede fiilin yerine geliyorsa gene özneye cinsiyet ve sayı olarak uymak zorundadır.
    Она красивая. O (kadın) güzeldir.
    Он красивый. O (erkek) güzeldir.
    Oно новое. O (orta cins bir eşya, mesela, palto) yenidir.
    Моя жена красивая. Benim karım güzeldir.
    Ты хороший. Sen iyisin (erkeğe).
    Ты хорошая. Sen iyisin (kadına).
    Вы хорошие дети. Siz iyi çocuklarsınız (çoğul)
    Вы красивая. Siz güzelsiniz (saygı ile tek kadına, o yüzden tekil).
    Вы хороший врач. Siz iyi bir doktorsunuz (kadına da erkeğe de olabilir, çünkü “врач” hem eril hem dişil olabilir).
    Мы умные. Biz akıllıyız.
    Они умные. Onlar akıllıdırlar.
    Моё новое пальто – benim yeni paltom.(Bu biçim cümlelerde önce zamir, sonra sıfat gelir.)

    Sıfatın soru sözcüğü “КАКОЙ” (КАКАЯ, КАКОЕ, КАКИE) – nasıl? ne? ne gibi?
    Mesela: Какой он человек? – Nasıl bir adamdır?
    Это какая улица? – Bu ne sokak?
    Какая книга? Синяя книга. – Nasıl bir kitap? Mavi kitap.

    Rusçada bütün renkler isimleri sıfattır. Örneğin: синий (цвет) – mavi (rengi).
    Her sıfat gibi çekim yapar.

    Sıfatın önüne olumsuz edatı “НЕ” gelebilir. Sıfat anlamını tersine değiştiriyor. Bir ad önünde çoğu zaman edat ve sıfat bitişik yazılır. Ama karşı koyma olayı varsa (mesela sıfattan sonra “A” edatı bulunur), ayrı yazılır.
    Некрасивая девушка - güzel olmyan kız
    Эта книга не старая, а новая. Bu kitap eski değil, yenidir.
    Я не старый. Yaşlı değilim (gencim gibisinden).

    5. Adların genetif (tamlayan) hali.
    Aşağıdaki tabloda genetif halinin (tekilde) şekillerinin oluşması görebilirsiniz.

    Çekim harf değişimleri örnekler istisnalar
    1 1)“A” ile biten eril ve dişil sözcükler:
    “A” yerine “Ы” gelir Ма’ма – ма’мы
    Сестра’ – сестры’
    Па’па – па’пы
    Ле’на – Ле’ны Ната’ша – Ната’ши (“Ш”, “Щ”, “Ч”den sonra “И” yazılır)
    2)“Я” ile biten eril ve dişil sözcükler:
    “Я” yerine “И” gelir Дя’дя – дя’ди
    Тё’тя – тё’ти
    Ка’тя – Ка’ти
    3)“KA” ile biten dişil sözcükler:
    “A” yerine “И” gelir Ко’шка – ко’шки
    Соба’ка – соба’ки
    2 1)ünsüzle biten eril ve “O” ile biten orta cins sözcükler:
    sonuna/“O” yerine “A” gelir Дом – до’ма
    Муж – му’жа
    Окно’ – окна’
    Стекло’ – стекла’
    2)“E” ile biten orta cins ve “Ь” ile biten eril sözcükler:
    “E”/“Ь” yerine “Я” gelir Мо’ре – мо’ря
    По’ле – по’ля
    Конь – коня’
    День – дня
    3)“ИE” ile biten orta cins sözcükler:
    “ИE” yerine “ИЯ” gelir Зда’ние – зда’ния
    Созна’ние – созна’ния
    4)“МЯ” ile biten orta cins sözcükler:
    “МЯ” yerine “МЕНИ” gelir Вре’мя – вре’мени
    Пле’мя – пле’мени
    3 1)“Ь” ile biten dişil sözcükler:
    “Ь” yerine “И” gelir Мышь – мы’ши
    Ночь – но’чи Мать – ма’тери
    Дочь – до’чери

    Rusçada hiç çekimlenmeyen (yani halden hale değişmeyen) sözcükler var. Mesela: пальто – palto, кофе – kahve, шоссе – şöse, – çoğunlukla dile girmiş yabancı sözcükler. “a” ya da “я” ile bitmeyen kadın isimleri ve yabancı kökenli kadın soyadları da çekimlenmez, mesela, Маргарет, Айше, Айгюль, Илькай gibi isimleri ve Кайя, Смит, Руденко, Павлович gibi kadın soyadları her halinde değişmez, ama Fatma gibi isim değişir.

    6. Kişi zamirlerinin ve sıfatların genetif hali.
    Kişi zamirleri:
    Я – меня
    Ты – тебя
    Мы – нас
    Вы – вас
    Она – её/неё
    Он, оно – его/него
    Они – их/них
    Kişi zamirinin genetif hali ve iyelik zamirleri karıştırmayın (türkçede onlar aynı); zamirin genetif hali birçok yapılarda kullanılır. 3.şahıs zamirlerin, önünde bir öntakı varsa, başına “H” harfi geliyor, öntakı yoksa, ünlü ile başlayan biçimleri kullanılıyor.






    Sıfatları:
    şekil son harflerin değişimi örnek, yalın halı örnek, genetif hali

    çoğul, dişil, eril ve orta cins -ЫЙ/-ОЕ -ОГО

    -АЯ -ОЙ
    -ЫЕ -ЫХ новый
    новое
    новая
    новые нового

    новой
    новых
    -НИЙ/-НЕЕ -НЕГО

    -НЯЯ -НЕЙ
    -НИЕ -НИХ синий
    синее
    синяя
    синие синего

    синей
    синих
    -КИЙ/-КОЕ -КОГО

    -КАЯ -КОЙ
    -КИЕ -КИХ высокий
    высокое
    высокая
    высокие высокого

    высокой
    высоких
    -ОЙ/-ОЕ -ОГО

    -АЯ -ОЙ
    -ЫЕ/-ИЕ -ЫХ/-ИХ голубой
    голубое
    голубая
    голубые
    большие голубого

    голубой
    голубых
    больших
    Sahipleme zamirleri -ИЙ/-ЬЕ -ЬЕГО

    -ЬЯ -ЬЕЙ
    -ЬИ -ЬИХ лисий
    лисье
    лисья
    лисьи лисьего

    лисьей
    лисьих

    Not. Orta cins ve eril’in “ГО” bitimi “va” olarak okunur. Mesela: высокого – vıso’kava, синего – si’niva, нового – no’vava. “-ОЙ” ile erilde bitenler(örnek – голубо’й, большо’й) hariç bütün bu bitimleri vurgusuz. Çekimlenmede vurgu değişmez.

    İyelik zamirlerinin genetif hali.
    İyelik zamirleri genetif halinde olan isim ile bağlı iken kendisi genetif haline geçer. Bitimleri sıfatlarınki ile aynı tip. Okunuş özellikleri de aynı:
    Sonunda “ГО” vurgu altında “vo” olarak, vurgusuz “va” olarak okunur, mesela, моего – maivo’, твоего – tvaivo’, нашего – na’şiva, вашего – va’şiva.

    Yalın hali Eril, orta cins Dişil Çoğul
    Я Мой/моё – моего’ Моя – мое’й Мои – мои’х
    Ты Твой/твоё – твоего’ Твоя – твое’й Твои – твои’х
    Мы Наш/наше – на’шего Наша – на’шей Наши – на’ших
    Вы Ваш/ваше – ва’шего Ваша – ва’шей Ваши – ва’ших
    Он, оно Его’ Его Его
    Она Её’ Её Её
    Они Их Их Их


    7. “У МЕНЯ ЕСТЬ…/У МЕНЯ НЕТ…” (benim bir şeyim var/yok) yapısı.
    “ЕСТЬ” rusçada “var” demektir. Aynı zamanda bu “БЫТЬ”(olmak, varolmak) fiilin şimdiki zamanı. (İkinci anlamı – “yemek” fiilin mastarı.) “НЕТ” hayır ya da yok demektir. “Yok” anlamında halk bazen “НЕ’ТУ” şeklini kullanır (akademik dilinde olmaz).
    “У МЕНЯ” bende, üstümde, benim demektir. “МЕНЯ” - “Я” zamirinden genetif hali. “У” bir öntakı, yanında, üstünde anlamı taşır.
    Rusçada “benim bir şeyim var” (ya da yok) söylemek için bu yapı kullanılır:

    “У” + sahibin adı + ЕСТЬ + eşyanın/kişinin adı
    (genetif halinde) (yalın halinde)

    “У” + sahibin adı + НЕТ + eşyanın/kişinin adı
    (genetif halinde) (genetif halinde)

    Örnekler:
    У меня есть кошка. – Benim kedim var.
    У меня есть сын. – Oğlum var.
    У нас есть дом. – Evimiz var.
    У Кати есть сестра. – Katya’nın kızkardeşi var.
    У меня здесь нет тетради. – Burda defterim yok.
    У Ахмеда нет детей. – Ahmed’in çocukları yok.
    У вас есть книга? Нет, у меня нет книги. - Kitabınız var mı? Hayır, kitabım yok.
    У меня дома есть стол. – Evde masam var.
    У меня на работе нет компьютера. – İş yerimde bilgisayar(ım) yok.
    Adlara sıfat ya da zamir gelebilir, ve ad genetif halinde ise onlar da genetif halinde oluyor.
    Моя сестра – у моей сестры
    Красивая девушка – у красивой девушки
    У моей сестры есть муж. – Benim kızkardeşimin kocası var.
    У Кати нет красного пальто. – Katya’nın kırmızı paltosu yok.
    У моего брата нет черной кошки дома. – Kardeşimin evimde siyah kedi(si) yok.
    Aynı yapı, burda ya da orda bir şeyin olup olmadığını söylemek için kullanılır.
    Здесь есть магазин. – Burda bir mağaza var.
    Там нет магазина. – Orda mağaza yok.
    Ахмеда здесь нет. - Ahmet burda yok.(ya da sadece “Ахмеда нет” – Ahmed yok, burda isim kesinlikle genetif halinde kalıyor.)

    8. “Fatma’nın kardeşi” yapısı.
    Türkçede belırtili ad tamlamasını kuran sözcüklerin ikisi de bir ek alıyor. Rusçada ancak onlardan biri değişir(tamlayıcı olan), diğeri(tamlanan) çoğul bitimi almaktan başka hiç bir türlü değişmez. Tanlayıcı genetif halinde olur, yanında bir öntakı yok. Cümlede önce tamlanan, sonra tamlayıcı gelir(türkçenin tersine). Örnekler:
    Брат Фатьмы – Fatma’nın kardeşi
    Друг Ахмеда – Ahmed’in arkadaşı.
    Tamlananın önüne bir zamir ya da bir sıfat gelebilir. O zaman bu zamir veya sıfat genetif halinde olur. Mesela:
    Мой брат – моего брата (kardeşimin)
    Твоя сестра – твоей сестры (kızkardeşinin)
    Брат моей мамы – annemin kardeşi
    Муж моей сестры – kız kardeşimin kocası
    Сын моего друга – arkadaşımın oğlu
    Ахмед – учитель наших детей. – Ahmet çocuklarımızın öğretmenidir.
    Чайан – муж моей подруги. – Çayan kız arkadaşımın kocası.
    Это жена моего брата. – Bu kardeşimin karısı.

    9. İyelik takimi ile bağları aynı tip olan cümleler.
    Bu gibi cümlelerde iyelik takımı ile aynı bağlar tipi var. “Öğretmen” yerinde bulunan kelime değişmez, “tarih” ise genetif halinde olur. Örnekler:
    История - tarih
    Учитель истории – tarih öğretmeni (okulda)
    Математика - matematik
    Преподаватель математики – matematik öğretmeni
    Русский (турецкий) язык – rus (türk) dili
    Учительница русского (турецкого) языка – rus (türk) dili öğretmeni
    Bağları aynı tip olan cümlecikler:
    Студент университета – üniversite öğrencisi
    Водитель автобуса – otobüs şoförü
    Преподаватель университета – üniversite çğretmeni
    Факультет университета – üniversitenin fakültesi
    Студент нашего университета üniversitemizin öğrencisi
    Наш преподаватель истории – bizim tarih öğretmeni

    10. “МЕНЯ ЗОВУТ” yapısı.
    Bu yapı, tanışırkem adı söylemek için lazım. Rusçada “benim adım...” yani “моё имя...” gibi bir yapı hemen hemen kullanılmıyor, onun yerine “меня зовут...” yani “bana...(olarak) sesleniyorlar” yapısı var. Burda “меня” sözcüğü belirtme halinde 1.şahıs kişi zamiri (“я”)(kişi zamirleri için belirtme ve genetif hali şekilleri aynı). “Зовут” – “seslenmek” fiilinin şimdiki zamani 3.şahıs çoğul. Türkçeye bu yapı “benim adım” olarak çevrilebilir.
    Как тебя зовут? Adın ne?
    Меня зовут Айше. Benim adım Ayşe.
    Его зовут Мурат. Onun (erkeğin) adı Murat.
    Её зовут Катя. Onun (kızın) adı Katya.
    Как его зовут? – Мурат. Onun adı nedir? – Murat.

    11. Kibarlık sözcükleri.
    СПАСИБО (spasi’ba) – teşekkürler, teşekkür ederim (şahıssız).
    МОЖНО (mo’jna) – olur, olur mu, mümkün mü, (yapa)bilir miyim
    ПОЖАЛУЙСТА (paja’lusta). Duruma göre birkaç anlamı var.
    1. “Lütfen” – bir şey isterken, rica ederken. Mesela:(restoranda) Кофе, пожалуйста. – Kahve, lütfen.
    2. “İşte”/“buyurun” – dükkanda, kahvede filan görevli size istedinizi verirken “пожалуйста” der. Mesela: Пожалуйста, ваш кофе. İşte kahveniz.
    3. Kibar bir insan, bir hareketinize izin verirken “пожалуйста” der. Örnek: Можно пройти? – Пожалуйста! Geçebilir miyim? – Geçebilirsiniz.
    ИЗВИНИТЕ(izvini’te), ПРОСТИТЕ(prasti’te) – affedersiniz, özür diliyorum. Sözcüklerin ikisi de emir kipi 2 sahıs çoğul şeklinde fiiller, yani “siz” için kullanılır. “Affedersin” söylemek için sonuncu “ТЕ” atmak gerekiyor: ИЗВИНИ, ПРОСТИ. Türkçedeki “özür diliyorum” tam karşılığı “ПРОШУ ПРОЩЕНИЯ” (praşu’ praş’e’niya)(1. sahış tekil şeklinde fiil).




    Sözlük

    1. Ого’нь - ateş
    2. Солнце(so’ntse) – güneş
    3. Поле - tarla
    4. Стекло - cam
    5. Пламя - alev
    6. Время - zaman
    7. Помощь - yardım
    8. Мышь - fare
    9. Роза - gül
    10. Дача - yazlık
    11. Каша - pilav
    12. Деревня - köy
    13. Ошибка – hata, yalnışlık
    14. Год – yıl, sene
    15. Поезд - tren
    16. Князь – bey(unvan)
    17. Носки(tekil носок) – çorap(lar)
    18. Лист листочек - yaprak
    19. Урок - ders
    20. Мусульманин(dişil мусульманка) - müslüman
    21. Христианин(dişil христианка) - hristian
    22. Армянин(dişil армянка) - ermeni
    23. Египтянин(dişil египтянка) - mısırlı
    24. Озеро - göl
    25. Слово - söz
    26. Дерево - ağaç
    27. Мысль – düşünce, fikir
    28. Племя – kavim, aşiret
    29. Снег - kar
    30. Враг - düşman
    31. Бог - tanrı
    32. Пальто - palto
    33. Тетрадь(titra’t’) - defter
    34. Сознание – bilinç

    Sıfatlar ve renkler (eril şekilde):
    1. Но’вый - yeni
    2. Ста’рый – eski (bir canlı hakkında ek anlam – yaşlı)
    3. Краси’вый - güzel
    4. Молодо’й - genç
    5. Большо’й - büyük
    6. Ма’ленький - küçük
    7. Высо’кий - yüksek
    8. Чё’рный - siyah
    9. Бе’лый - beyaz
    10. Се’рый - gri
    11. Жё’лтый - sarı
    12. Кра’сный – kırmızı, kızıl
    13. Ро’зовый – pembe
    14. Зелё’ный - yeşil
    15. Си’ний - mavi
    16. Голубо’й – açık mavi, gük mavisi
    17. Кори’чневый – kahve rengi
    18. Ора’нжевый - turuncu







    Rusça Ders2


    1. Cinsiyet kategorisi.
    Rusçanın türkçeden en büyük farkı, rusçada cinsiyet kategorisinin varolduğu. Türk dillerinde konuşanlar için böyle kategori oldukça zor anlaşılıyor: çünkü türkçede öyle bir şey yok. Bütün sözcükler (canlı varlıkların ya da cansız nesnelerin adları) dişil, eril yada nötr cins olur; buna göre çekinme olduğu zaman ekleri de değişir. Adlar için cinsiyet sürekli bir özellik, sözcük çoğul şeklinde olduğu zaman cinsiyeti değişmiyor. Diğer sözcük türlerinde (sıfat, zamir) her cinsiyet için sözcüğün bir biçimi var (ve buna ek olarak bir biçimi çoğul için var). Bazı sözcükler sadece çoğul şeklinde kullanılıyor. Onların cinsiyeti belirtmek imkansız. Çok az rastgelen adlar genel cins olur; bu demek ki onlar hem kadına hem erkeğe karşı kullanılabilir.
    Bildiğim kadar cinsiyetler sistemi ya da onun kalıntıları bütün Hint-Avrupa dillerinde var; mesela, ingilizcede 3.şahıs zamirin 3 şekli var: He (erkek için), She (kadın için) ve İt (nötr cins için). Hem kürtçe hem arapçada bu sistem çok güçlü.

    Cinsiyetlerin resmi belirtileri (yalın halinde).
    Rusçada çoğu sözcüklerin cinsiyeti yalın halindeki şekli bitimi ile kolayca tespit edilebilir. Sadece canlı varlıkları ifade eden sözcükler için cinsiyet kategorisinin fiziksel bir anlamı vardır; diğer kelimeler için cinsiyet – biçimsel bir belirti.

    Dişil belirtisi – “А”, “Я”, “ЬЯ”, “ИЯ” harfleri ile bitim. Örnekler:
    КО’ШКА – dişi kedi СТАТЬЯ’ – makale, yazı
    ЖЕНА’ - karı, eş ФАМИ’ЛИЯ - soyadı
    СЕСТРА’ – kız kardeş ТУРЦИЯ - Türkiye
    ТЁ’ТЯ – teyze ya da hala РОССИЯ - Rusya
    КНИ’ГА – kitap ЗЕМЛЯ’ – yer, toprak

    Eril belirtisi – ünsüz veya “Й” ile bitim. Örnekler:
    КОТ – erkek kedi СТОЛ - masa
    БРАТ – erkek kardeş МУЗЕ’Й - müze
    МУЖ – koca КРАЙ – diyar, kenar
    Canlı erkek varlıkları belirten ama dişil gibi sona eren (yani “A” ve “Я” ile) bir grup eril sözcük var. Mesela, МУЖЧИ’НА – erkek, ДЕ’ДУШКА – dede, ДЯ’ДЯ - amca ya da dayı. Bazı erkek isimleri ve isim kısaltmaları da bu grupta bulunuyor: ВА’НЯ – İvan’ın kısaltırılmışı, НИКИ’ТА. Bu grup sözcükler çekinmede dişil gibi ek alır, ama sıfatlarla, zamirlerle, ortaçlarla filan beraber kullanırken uyum eril tipinde oluyor(yani sıfat filan eril biçimde kullanılıyor).

    Nötr cins belirtisi – “O” ve “E” ile bitim, bunlar hariç bu grupta “МЯ” ve “ИЕ” (“ЬЁ”) bitimlerle karşılaşabilirsiniz. Örnekler:
    МО’РЕ – deniz ЗДА’НИЕ – bina
    О’ЗЕРО – göl ПЛА’МЯ – alev
    НЕ’БО – gök РУЖЬЁ’ - tüfek
    И’МЯ - isim ВРЕ’МЯ - zaman
    Bu sözcükler hariç nötr cins olan daha birkaç yabancı sözcük var:
    ИНТЕРВЬЮ - demeç МЕНЮ - mönü
    ЖЮРИ - jüri ТАКСИ – taksi

    Bunlar hariç yumuşatma işareti ile biten sözcük grubu var. Bu gruptaki kelimeler ya eril ya da dişil olabilir. Bu grupta eril olan sözcükler:
    1)“Doğal”, “gerçek” erkekleri ifade eden sözcükler –
    ГОСТЬ - misafir ВОДИТЕЛЬ - şoför
    ЦАРЬ - çar КОРОЛЬ - kral
    УЧИТЕЛЬ – öğretmen ПИСАТЕЛЬ – yazar
    (“-ТЕЛЬ” ekiyle biten bütün sözcükler erildir, ekin anlamı – bir şey yapan, türkçedeki “-ıcı” gibi)
    2)ay isimleri-
    ЯНВАРЬ – ocak ФЕВРАЛЬ – şubat v.s.
    Bu grupta kesin dişil olan sözcükler:
    1)“Doğal” kadınları ifade eden sözcükler –
    МАТЬ – anne ДОЧЬ – kız coçuğu
    2)“-ЗНЬ”, “-СТЬ”, “-СЬ” ekleriyle biten sözcükler –
    ЖИЗНЬ – yaşam, hayat НОВОСТЬ - haber
    ПОДПИСЬ – imza БОЛЕЗНЬ – hastalık
    Biçimsel olarak bu gruptaki dişil ve eril sözcükleri bir birinden ayırmak imkansız, ancak kullanıma göre, yanındaki sözcüklere göre belli olur. Yukarıda konuştuğumuz olaylar hariç diğer sözcükleri ezberlemek lazım.

    Genel cins sözcükleri çoğunlukla “A” ya da “Я” ile biter:
    ЗАДИ’РА, ЗАБИЯ’КА – kavgacı,
    ЗАНУ’ДА – sıkıcı bir adam,
    ЗАСО’НЯ – uzun uyuyan, uyumayı çok seven,
    СИРОТА’ – kimsesiz, öksüz. “СИРОТА” hariç bunlar çok az kullanılmaktadır.

    Rusçada hep çoğul kalan sözcükleri de var:
    ШТАНЫ’, БРЮ’КИ – pantolon,
    НО’ЖНИЦЫ – makas,
    KАНИ’КУЛЫ – tatiller (okulda).
    Sonekleri çoğulun ekleri gibi olur (“И”, “Ы”).

    Cinsiyet kategorisi aşağıdaki sözcük türlerinde var:
    - adlar,
    - sıfatlar,
    - zamirler,
    - sıra sayı sözcükleri ve “bir” sözcüğü,
    - fiilin geçmiş zamanı,
    - sıfatfiil, ortaç.

    Rus dilinde isim ve onu belirten sözcükleri cinsiyet, sayı ve hal olarak bir birine uymak zorunda. Şu anda sadece cinsiyet olarak bazı uyum olaylarına bakalım. Uyum aşağıdaki sözcük türleri arasında olur:
    - isim ve sıfat(ortaç),
    - isim ve zamir,
    - isim ve sıra sayıları,
    - isim ve “bir” sayı sözcüğü,
    - isim/kişi zamiri ve kısa sıfat/ortaç,
    - isim/kişi zamiri ve geçmiş zamanında fiil.

    2. Kişi zamirleri, yalın hali.

    Я (ya)- ben;
    ТЫ (tı) – sen;
    ОН (on), ОНА(ana’), ОНО(ano’) – o;
    МЫ (mı) – biz;
    ВЫ (vı) – siz;
    ОНИ (ani’) – onlar.

    3.şahış tekilde 3 biçim var: “ОН” eril için, “ОНА” dişil için, “ОНО” nötr cins için. Diğer kişi zamirleri hem kadına hem de erkeğe karşı kullanılabilir. “ВЫ” zamiri ayni zamanda birkaç insan için de, bir insan için de karşı kullanılıyor (türkçede olduğu gibi saygı göstermek için).


    3. Basit isim cümlesi.
    İsim cümlesinde fiil görevini bir isim veya zamir/sıfat yapar. Rusçada böyle cümleler çok basittir. Özne yerine yalın halinde gösterme ya da kişi zamiri gelir (ad da olabilir), fiil yerine yalın halinde ad, sıfat, zamir gelir. “Ben öğrenciyim” tipi cümlede fiil görevini yapan sözcük (“öğrenci”) hiç bir ek almaz için çoğul eki hariç), ama kişi zamirinin, türkçeden farklı olarak kullanılması mecburen. Çünkü zamir olmasa, kimin öğrenci olduğu hiç belli olmayacak. Çoğul zamirleri (“МЫ”, “ВЫ”, “ОНИ”) yanında isim de çoğul oluyor. Örnek:
    Я СТУДЕ’НТ. Ben öğrenciyim.
    Я РАБОЧИЙ. Ben işçiyim.
    МЫ СТУДЕНТЫ. Biz öğrenciyiz.
    ОНИ СТУДЕНТЫ. Onlar öğrencidirler.

    1, 2, 3.şahıs tekil kullanırken bahsettiğiniz kişinin erkek veya kadın olduğunu belirtmek ve ilgili sözcük biçimleri kullanmak önemli. Mesela:
    ОН СТУДЕНТ. O (erkek) öğrencidir.
    ОНА СТУДЕ’НТКА. O (kız) öğrencidir.
    Я СТУДЕНТ. Ben öğrenciyim (erkek söylüyor).
    ТЫ СТУДЕНТКА. Sen öğrencisin (kadına söyleniyor).

    Meslek isimleri. Bazı meslek isimlerinde hem eril, hem dişil şekli oluyor. Burda problem yok. Mesela: “ПЕРЕВОДЧИК”(erkek) ve “ПЕРЕВОДЧИЦА” (kadın) - tercüman; “ПОЭТ”(erkek) ve “ПОЭТЕССА”(kadın) - şair. Bazı meslek isimlerinin dişil ya da eril şekli yoktur, çünkü eskiden beri erkekler(kadınlar) bu işi yapmıyordu. Mesela: “ВРАЧ” – doktor(sadece eril şekli), “ШВЕЯ” – terzi, tekstil işçisi(sadece dişil şekli). Ama dişil biçimi olmayan meslek adları daha fazla.
    İsim cümlesinde kadına karşı böyle bir meslek adı kullanırken o her zaman eril kalıyor, onu belirten sözcükler de (sıfat, iyelik zamiri filan) eril kullanılır, ama karşısındaki kişi zamiri(veya geçmiş zamanında fiil) dişil olur. Örnek:
    ОН ВРАЧ. O (erkek) doktor.
    ОНА ВРАЧ. O (kadın) doktor.
    ОНА ПО’ВАР. O (kadın) aşçıdır.
    ОНА УЧИ’ТЕЛЬНИЦА. O (kadın) öğretmen.
    ОН ХОРОШИЙ ВРАЧ. – O iyi bir doktor.(sıfat eril şekilde)
    ОНА ХОРОШИЙ ВРАЧ. – O iyi bir doktor.(sıfat eril şekilde, ama kişi zamiri dişil, doktorun kadın olduğunu gösteriyor)
    ВРАЧ ПРИШЕЛ. – Doktor geldi.(isim de, fiil de erildir)
    ВРАЧ ПРИШЛА. – Doktor geldi.(meslek adı erildir, ama fiil dişil şekilde ve gelenin kadın olduğunu belirtiyor)

    4. Soru cümlesi.
    Rusçada soru sormak için bir soru edatı yok. Cümle aynı, olumlu şekilde olduğu gibi kalıyor, yazıda sonuna mecbur olarak soru işareti gelir, telaffuzda soru olduğu ses tonu değişmesiyle anlaşılır (cümlenin sonunda ses yükselir ve hemen düşer). Mesela:
    ОН ПОВАР? O aşçı mı?
    ТЫ СТУДЕНТ? Sen öğrenci misin? (erkeğe soru)
    ТЫ СТУДЕНТКА? Sen öğrenci misin? (kadına soru)
    ДА, Я СТУДЕНТ. Evet, ben öğrenciyim. (erkeğin cevabı)
    ДА, Я СТУДЕНТКА. Evet, ben öğrenciyim. (kadının cevabı)

    5. Olumsuz cümle.
    Olumsuz biçimi, sözcüğün önüne “НЕ” (“değil”) edatının gelmesiyle oluşur, başka hiç bir sözcük değişmez. Edat vurgusuzdur, “ni” olarak okunur. Fiil, sıfat, ad filan için edat aynı. Örnek:
    Я СТУДЕНТ. - Ben öğrenciyim.
    Я НЕ СТУДЕНТ. – Ben öğrenci degilim.
    ВЫ НЕ СТУДЕНТ? – Öğrenci değil misiniz?

    6. “ЭТО” işaret zamiri ile cümleler.
    “Bu” anlamını taşıyan zamir “bu masadır” tipindeki cümlelerde kullanılır. Ruşçada gösterme durumunda “o” gibi zamirler kullanılmaz. Bir şeyin konuşandan uzak ya da yakın olduğunu göstermek gerekiyorsa, “ТАМ” (orada) ve “ЗДЕСЬ” (burada) sözcükleri var. Bu tip cümlede ne zamire ne adlara bir ek gelir. Ad tekil veya çoğul kullanılabilir. Örnekler:
    ЭТО СТОЛ. Bu masadır.
    ЭТО Я. Bu benim.
    ЭТО АХМЕД. Bu Ahmet.
    ЭТО МАГАЗИН. Bu mağaza (bakkal, dükkan).
    ЭТО КОШКА. Bu kedi.
    ЭТО КОШКИ. Bu kediler.
    ЭТО КОМНАТА. ЗДЕСЬ СТОЛ, ТАМ КРОВАТЬ. Bu oda. Burda masa, orda karyola (var).

    7. Soru zamirleri.
    Yukarıdaki 2 tip cümle soru zamirleriyle kullanmak mümkün. Rusçada onlar çok çeşitli, biz şimdi ancak birkaç tane kullanmaya bakarız.
    КТО? – Kim?
    ЧТО? – Ne?
    КАК? – Nasıl?
    ГДЕ? – Nerede?
    КУДА’? – Nereye?
    ОТКУ’ДА? – Nereden?
    ПОЧЕМУ’? – Neden?

    Kullanma örnekleri:
    КТО ЭТО?/ЭТО КТО? – Bu kimdir?
    ЧТО ЭТО (ТАКО’Е)? – Bu nedir?

    ГДЕ ПРЕПОДАВА’ТЕЛЬ? – Öğretmen nerde?
    ТЫ (СЕЙЧА’С) ГДЕ? – Sen (şimdi) nerdesin?

    8. Tanışma ve vedalaşma.
    En çok kullanılan selamlaşma biçimi – ЗДРАВСТВУЙТЕ (merhaba) (“zdra’stvuyte” olarak okunur, “V” harfi okunmaz; halk agzında bazen “zdras’te” olana kadar kısalır). Sözcük anlamı – sağlık dileği, türkçedeki “sağ ol” gibi. “sağ ol” gibi de bu emir kipinde bir fiil, o yüzden iki şekli olabilir: “siz” (ЗДРАВСТВУЙТЕ) ve “sen” (ЗДРАВСТВУЙ).
    Rusçada, türkçedeki “iyi günler” gibi şahıssız deyimler de var.
    ДО’БРОЕ У’ТРО – gün aydın,
    ДО’БРЫЙ ДЕНЬ – iyi günler,
    ДО’БРЫЙ ВЕ’ЧЕР – iyi akşamlar,
    ДО’БРОЙ (СПОКО’ЙНОЙ) НО’ЧИ – iyi geceler.
    İlk üçü vedalaşmada kullanılmaz. Son deyim uyumaktan önce söylenir.

    Diğer selamlaşma biçimleri:
    ПРИВЕТ! – Selam! (arkadaş arasında söylenir, resmi bir yerde asla söylenmez).
    ЗДОРОВО! (zdaro’va) – Selam!(ЗДРАВСТВУЙТЕ gibi sağlık dileği olan ve en çok erkek arkadaşlar ortamında kullanılan bir biçim).
    Vedalaşırken resmi olarak “ДО СВИДАНИЯ” (da_svida’niya) denir. Deyim şahıssız ve “buluşmaya kadar” demektir. Arkadaş arkadaşa “ПОКА’!” ya da “ДАВА’Й!” der (son deyim halk arasına kullanılır). Türkçedeki “görüşürüz” – УВИ’ДИМСЯ – az rasgelen bir sözcük.
    Şark kültüründe selam söyledikten sonra insanın durumunu sormak gerekir: Nasılsın? Durumun nasıl, iyi mi? Rus kültüründe öyle bir şey söylemek mecburiyeti yok. Eğer sormak istiyorsanız, “КАК ДЕЛА?” (kag_dila’ – “işlerin nasıl?” - şahıssız) ya da “КАК ПОЖИВАЕШЬ?” (kak pajiva’iş – “nasıl yaşıyorsun?” - 2.şahıs tekil) diyebilirsiniz.
    Bir eve gelirken evdekiler size “ДОБРО’ ПОЖА’ЛОВАТЬ!” yani “Hoşgeldin(iz)” söyler. “Hoş bulduk” gibi cevap rusçada yok. Teşekkür etmek veya bir şey söylememek gerekiyor. Bir insanla ilk tanışmada, o adını söyledikten sonra “РАД(А) ПОЗНАКОМИТЬСЯ” (ra’d(a) paznako’mitsya) ya da “ПРИЯ’ТНО ПОЗНАКО’МИТЬСЯ”
    (priya’tna paznako’mitsya) denir. Deyimin ikisi de “(tanıştığımıza) memnun oldum” demektir. Birinci deyimde “РАД” sözcüğünü erkek, “РАДА” sözcüğünü kadın söyler. İkinci deyim şahıssız.

    9. Sahiplik zamirleri.
    Rusçada 1. ve 2.şahıs sahiplik zamirleri, bağlı olduğu sözcüğe göre eril, dişil, nötr cins ya da çoğul şeklinde olur. 3.şahıs zamirlerin bütün cinsler, sayılar, haller için bir şekli var. Bütün zamirler hale göre değişir. Biz şimdi sadece yalın haline bakalım


    Görebildiğiniz gibi 3.şahıs eril ve nötr cins biçimleri aynı. 1. ve 2. şahısta eril biçimleri ünsüzle, dişil biçimleri “A”/”YA” ile, nötr cins “E”/“YO” ile, ve çoğul biçimleri “İ” ile sona eriyor.
    Sahiplik zamirleri isimle kullanmasında isime hiçbir ek gelmez.
    Kullanma örnekleri:

    МОЙ БРАТ – (benim) kardeşim ТВОЙ СЫН – (senin) oğlun
    МОЯ СЕСТРА – kız kardeşim ТВОЯ ДОЧЬ - kızın
    МОЁ ОКНО – pencerem ТВОЁ ДЕЛО - işin
    МОИ ДЕТИ – çocuklarım ТВОИ ДЕЛА - işlerin

    НАШ ДЕДУШКА – (bizim) dedemiz ВАШ РЕБЁНОК – (sizin) çocuğunuz
    НАША БАБУШКА – nenemiz ВАША КОШКА - kediniz
    НАШЕ ДЕЛО - işimiz ВАШЕ ОКНО – pencereniz
    НАШИ СТУДЕНТЫ - talebelerimiz ВАШИ ДЕТИ - çocuklarınız

    ЕГО ЖЕНА - onun(erkeğin) karısı ЕЁ МАШИНА – onun(kadının) arabası
    ЕГО БРАТ - kardeşi ЕЁ МУЖ - kocası
    ЕГО ОДЕЯЛО - yorganı ЕЁ ОКНО - penceresi
    ЕГО ДЕТИ – çocukları ЕЁ КОШКИ - kedileri

    ИХ ДОМ – onların evi(evleri) ИХ КОШКА – onların kedisi(tekil)
    ИХ МАШИНА - arabaları ИХ КОШКИ – onların kedileri(çoğul)
    ИХ ОКНО – pencereleri

    10. “A” edatı.
    Bu edatın rusçada kullanımı çok geniştir. “Ya”, “Peki”, “İse” yerine kullanılabilir, bazen türkçede bir edat olmadığı yere gelebilir (karşı çıkma ya da ters duruma düşme olayı varsa). Örnekleri:
    Ты кто? – Я Чайан. А ты кто?
    Sen kimsin? – Ben Çayan. Ya sen kimsin?
    Как поживаешь? – Хорошо. А ты?
    Nasılsın? – İyiyim. Ya sen?
    Я дома, а Ахмед на работе.
    Ben evdeyim, Ahmet ise işte.
    Он не Ахмед, а Чайан.
    O Ahmet değil, Çayan.
    Это не моя мама, а моя тётя.
    Bu annem değil, teyzem.
    Это не наша кошка, а ваша.
    Bu bizim değil, sizin kediniz.



    Sözlük.

    1. Я - ben
    2. Ты - sen
    3. Мы - biz
    4. Вы – siz
    5. Он(eril), oна’(dişil),oно’(nötr cins) - o
    6. Они’ - onlar
    7. Же’нщина - kadın
    8. Мужчи’на - erkek
    9. Жена’ – karı, eş
    10. Муж - koca
    11. Де’вушка - kız
    12. Де’вочка – küçuk kız
    13. Ма’льчик – oğlan, çocuk
    14. Ребёнок(çoğul дети) - çocuk
    15. Тётя – teyze, hala
    16. Дя’дя – dayı, amca
    17. Сестра’ – kız kardeş
    18. Брат – erkek kardeş
    19. Де’душка – dede (hem annenin hen babanın babası olabilir)
    20. Ба’бушка – nene (hem annenin hen babanın annesi olabilir)
    21. Учени’к(eril) – öğrenci (ilk ve orta okulda)
    22. Учени’ца(dişil) – öğrenci
    23. Учи’тель(eril) – ögretmen (ilk ve orta okulda)
    24. Учи’тельница(dişil) - ögretmen
    25. Преподава’тель(eril) – ögretmen (yüksek okulda, üniversitede)
    26. Преподава’тельница(dişil) – ögretmen (bazen üniversitede kadın ögretmen için eril şekli de kullanılıyor)
    27. Студе’нт(eril)– talebe, öğrenci (yüksek okulda, üniversitede)
    28. Студе’нтка(dişil) - talebe, öğrenci
    29. Врач - doktor
    30. По’вар - aşçı
    31. Рабо’чий(eril) - işçi
    32. Ко’мната - oda
    33. Крова’ть – karyola
    34. Окно’ - pencere
    35. Стол - masa
    36. Стул - sandalye
    37. Сейча’с – şimdi, şu an
    38. У’тро - sabah
    39. День - gün
    40. Ве’чер - akşam
    41. Ночь - gece
    42. До’брый(sıfat) - iyi
    43. Хоро’ший(sıfat), хорошо’(belirteç) - iyi
    43. Плохо’й(sıfat), пло’хо(belirteç) – kötü
    44. Норма’льный(sıfat), норма’льно(belirteç) - normal
    45. Де’ло(çoğul дела’) - iş
    46. Го’род - şehir
    47. У’лица – cadde, sokak
    48. Магази’н – mağaza, bakkal, dükkan
    49. Роди’тели(çoğul) – anne baba
    50. Сын - oğul
    51. Дочь – kız çocuğu
    52. Мама, мать – anne (“мать” sözcüğü oldukça resmi ve soguk)
    53. Папа, отец – baba (“отец” sözcüğü daha resmi, ama kullanmada çok var)
    54. Дом – ev, ДО’МА – evde.
    55. Кни’га – kitap
    56. Ту’рок(eril), турча’нка(dişil) - türk
    57. Курд(eril), курдя’нка(dişil) - kürt
    58. Ара’б(eril), ара’бка(dişil) - arap
    59. Ру’сский(eril), ру’сская(dişil) - rus
    60. О’чень – çok
    61. И - ve
    62. Шко’ла - okul
    63. Друг (dişil подру’га) – dost, çok yakın arkadaş
    64. Человек (çoğul лю’ди) – insan
    65. Рабо’та – iş, на рабо’те – işte
    66. То’же - …de
    67. Да – evet
    68. Нет - hayır
    Sözcüklerin açıklaması:
    1. Rusçada milletler isimleri kadın için ve erkek için ayrı olur. Erkek der: “Я турок”, kadın der: “Я турчанка”. Genel halk adı eril çoğuldan oluşur: турок – турки, араб – арабы, курд – курды, русский – русские. “Русский” gramer belirtilerine göre bir sıfat (“русский человек”), sıfatların çekinlemesine daha sonra bakarız.
    2. “Очень”, yani “çok” sözcüğü sadece sıfat ya da belirteç önüne gelebilir, sıfatın gösterdiği kalitenin derecesini yükseltir. Mesela: Хороший человек – iyi bir insan, очень хороший человек – çok iyi bir insan; (мне) плохо – (ben) kötüyüm, kendimi kötü hissediyorum, мне очень плохо – ben çok kötüyüm.
    3. “Тоже” türkçedeki sözcükten ayrı yazılan de/da edatlarıyla karşılaştırabiliriz, mesela:
    Я турок. – Я тоже (турок). Ben türküm. – Ben de (türküm).
    Я тоже рад познакомиться. Ben de (tanıştığımıza) memnun oldum.
    Я на работе, жена тоже. Ben işteyim, karım da (işte).



    Rusça Ders1. Alfabe, Okunuş kuralları ve Vurgu.


    Vurgu.

    Vurgu – bir hecenin sesle uzatmasıdır. Rusçada sözcük tanımak için çok önemli. Rusçada vurgunun bir kuralı yok, sözcüğü vurgusuyla beraber ezberlemek gerekiyor. Bazen aynı sözcükte bile çekinlenme sürecinde vurgu değişebilir. Sonraları için bir heceden fazla içeren rus sözcüklerinde vurguyu uykarıda tırnak işareti olarak göstereceğim. Aynı işaretle (okunuşta) ünsüzün yumuşamasını göstereceğim, dikkat edin, vurgu işareti ünlüden sonra (ve demek ki önceki ünlü vurgulu), yumuşama işareti ünsüzden sonra olur. Not: bir sözcükte “Ё” harfi varsa, vurgu her zaman onun üstünde.

    Rus alfabesi.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız




    Okuma kuralları.

    Açıklama 1. “Я”, “Ю”, “Е”, “Ё” harfleri, sertlik ve yumuşatma işaretleri.
    Rus alfabesinin içinde 33 harf var. Onların ikisi sertlik ve yumuşatma işaretleri, tek başına bunların bir sesi yok, önceki ünsüz harfin yumuşak ya da sert olduğunu gösteriyor. 10 ünlü ve 21 ünsüz harf var.
    Ünlülerden (А, О, И, Э, Ы, У, Я, Ю, Е, Ё) 4 harf çift seslidir: Я, Ю, Е, Ё. Onların ilk sesi “Y”. Sözün başında, ünlüden, yumuşatma ve sertlik işaretlerinden sonra onlar iki ses olarak okunuyor. Sözün içinde ya da bitiminde ünsüzden sonra “Я” yumuşak bir “A” olarak okunur, “istiklal” sözcüğündeki gibi. Ünsüz ve “Я” arasında hiç ara yoktur.(Mesela, “Antalya” sözcüğü içinde “L”den sonra, ünsüzün yumuşaması yüzünden bahsettiğim ara var, ama imla kurallarına göre aranın olduğu göstermek gerekiyorsa “ЬЯ” yoksa “ИЯ” yazarız). Diğer üç harf aynı, böyle durumlarda bitişik hiç aralıksız okunur. Ünsüzden sonra “Е” ve “Ё” ruşcanın özgün harfleri. “Ё” harfi türkçedaki “Ö” harfine hiç benzemiyor, tellafuzunda asla dudak hareketi yok. “Е” biraz kürtçedeki şapkalı e’ye benziyor, türkçeden en yakın örnek – “yemek” sözcüğünde birinci ve ikinci “e”, ya da “söyle”deki “e” . “Ю” harfi de “Ü” harfinden farklı olarak dudaksız söylenir.

    Örnekler:

    ЯБЛОКО (ya’blako) - elma,
    ЯСНО (ya’sna) – belli,
    ИСТОРИЯ (isto’riya) - tarih,
    КАЛЬЯН (kalya’n) – nargile.
    Burada “Я” tam iki harf olarak söylenir: “Y” ve “A”.
    МЯСО (mya’so) – et,
    KАТЯ (ka’tya) – bir kız ismi.
    Burada “Я” yumuşak bir “A” şeklinde söylenir.

    НЕТ (nyet) – hayır, yok,
    ЛЕС (lyes) – orman,
    CООБЩЕНИЕ (saapşe’niye) – mesaj (birinci “e” tek sesli, ikinci çift sesli).

    ЁЖ (yoş) – kirpi,
    БЬЁТ (byot) – vuruyor.
    Burda “Ё” iki sesli.
    МЁРЗНУТЬ (myo’rznut’) – üşümek.
    Burada bitişik ve tek sesli söylenir.

    ВЬЮГА (vyu’ga) – tipi,
    ЮГ (yuk) – güney.
    КАТЮША (katyu’şa) – füze ismi, aynı zamanda kız isminin kısaltması.

    Açıklama 2. “Ж”, “Ш”, “Ц”, “Ч”, “Щ” harfleri.
    Rusçada “Ж”, “Ш”, “Ц” harfleri her zaman sert. “И”, “Е”, “Ё” harfleri onlarla beraber gelirse “Ы”, “Э”, “О” olarak okunur. “Ж”, “Ч” ve “Ш”den sonra “Ы” harfinin yazılması yasaktır, “И” yazmak gerekiyor. “Ш” ve “ШЬ” aynı okunur (sert). “Ч” harfi, “Щ” harfi gibi her zaman yumuşaktır. “ЧЭ”, “ЧЫ”, “ЩЭ”, “ЩЫ” gibi yazmasını asla göremezsiniz. “ЧА” ve “ЩА” “A” ile yazılır, ama “Я” var gibi okunur (“Я” ile yazması yasak). Örnekler:
    ЖИЗНЬ (jızn’) – yaşam,
    ШИРОКИЙ (şıro’kiy) – geniş,
    ЦИРК (tsırk) – sirk,
    ЖЕЛАНИЕ (jela’niye) – istek,
    ШЕЯ (şe’ya) – boyun,
    ЦЕРКОВЬ (tse’rkaf’) – kilise,
    ЖЁЛТЫЙ (jo’ltıy) – sarı,
    ПРИШЁЛ (prişo’l) – geldi,
    ЧИСТЫЙ (çi’stıy) – temiz.

    Açıklama 3. Tonlu ve tonsuz harfleri.
    Rusçada 6 çift tonlu-tonsuz ünsüz var. Bunlar:
    В – Ф,
    Д – Т,
    Г – К,
    Ж – Ш,
    Б – П,
    З – С.
    Yazılış ve okunuşta bir birinin yerine gelebilir. Mesela, “C” yazılıyor, “З” okunuyor, ya da tersine “З” yazılıyor, “C” okunuyor. Okunuş şekli, harfin sözün içinde zayıf ya da güçlü durumunda olduğuna bağlı.

    Ünsüz için güçlü durum:

    1. İki sesli arasında.
    2. Sessizden sonra sesli harf geliyorsa.

    Ünsüz için zayıf durum:

    1. Ünlüden sonra ünsüzden önce.
    2. Sözün başlangıcında ünsüzden önce.
    3. Sözün bitiminde.

    Güçlü durumda iken sessiz olduğu gibi okunur. Zayıf durumda iken değişebilir. En çok karşılaşılan olay – zayıf durunda olan tonlu tonsuz oluyor. Tabi ki tersine de olabilir. Şimdi en sık gürünen olaylara bakalım.

    1. Sözcük bitiminde tonlu ünsüzün sağır olması. Örnek:
    ГОРОД – go’rat (şehir),
    ЗУБ – zup (diş).
    Türkçede aynı olay çok geniştir ve imlaya bile girmiş: arap – arabı, Ahmet – Ahmed’e. Rusçanın farkı ki ünsüz yazıda tonlu kalıyor, sadece okunuşta değişiyor. Sertlik ya da yumuşatma işaretleri bu olaya hiç etkilemiyor. Örnek:
    ЦЕРКОВЬ – tserkaf’.
    Tek farklı değişen sözcük – “БОГ” (tanrı), “boh” olarak okunur.

    2. İki ya da daha çok ünsüz ard arda geldiğinde.
    Birinci harf tonlu ya da tonsuz olarak okunur, ikinci harfe bağlıdır. O tonlu ise ilk harf tonsuzken tonlu olarak okunur. O tonsuz ise önceki tonlu sağırlaşıyor. Örnekler:
    СДЕЛАТЬ – zdelat’ (yapmak),
    ВСТАТЬ - fstat’ (kalkmak),
    СКАЗКА – skaska (masal),
    ОШИБКА – aşipka (hata),
    УЛЬЯНОВСК – ul’yanafsk (bir şehrin adı).

    Bu olay bazi ön ekler ve öntakılar okunuşuna ve yazılımına etkiliyor. Mesela, “БЕЗ-” (-sız), “РАЗ-” ve “ИЗ-” (-dan) ön eklerinin son “З” harfi sözcüğün ilk harfine göre “C” harfine dönüşebilir.
    БЕЗЗАКОНИЕ – bezzakoniye (yolsuzluk),
    БЕСПОРЯДОК – besparyadak (düzensizlik),
    ИЗДАЛЕКА – izdaleka (uzaktan),
    ИСПРАВИТЬ – ispravit’ (düzeltmek),
    РАССТАТЬСЯ – rasstat’sya (ayrılmak),
    РАЗГОВОР – razgavor (konuşma).
    Bu iki ön ek değişiklikleri imlada iz bıraktı. Diğer bir ek, “C-” (fiillerin tamamlanmış şeklinin işareti) yazıda değişmez, ama hem “z” hem “s” olarak telaffuz edilebilir. Örnek:
    СДЕЛАТЬ – zdelat’ (yapmak),
    СХОДИТЬ – shadit’ (gidip gelmek).

    “Р”, “М”, “Н”, “Л” harfleri tonlu olmakla beraber ne yazılım ne okunuş şekline etkiliyor. Mesela, bu harflerin birinden önce tonlu geliyorsa tonlu kalır, tonsuz geliyorsa tonsuz kalır.

    Sözcüğün ilk harfinin tonlu/tonsuz olması ön takıya da etkilir.
    В ДОМ – v dom (ev içine),
    В ТЮРЬМУ – f tyur’mu (hapishaneye),
    ИЗ ДОМА – iz doma (evden),
    ИЗ ТЮРЬМЫ – is tyur’mı (hapishanaden).

    Açıklama 4. Vurgusuz ünlüler.
    Rusçada üstüne vurgu olmayan “O”, “E”, “Я” harflerinin telaffuzu net değildir. Vurgusuz durumda “O” harfi “a” ve “o” arasında kısa belirsiz bir sese dönüşüyor. Okunuş yazarken bu sesi “a” olarak yazacağım, ama “O”dan farklıdır. Moskovalılar bu sesi tam bir “a” olarak söyler, Ural ve Volga bölgesindeki insanlar onu “o”ya daha yakın telaffuz eder. Ama kurallara göre vurgusuz “O” sadece sözcüğün ilk harfi iken tam “a” olarak okunur. Örnekler:
    ОКНО’– akno (pencere),
    СОБА’КА – sabaka (köpek),
    ГО’РОД – gorat (şehir).

    Vurgusuz “Я” harfi “i” olarak telaffuz edilir. Vurgusuz “E” harfi “i” ve “e” arasında bir ses, ama “i”den farklıdır. Onu “i” olarak yazacağım. Örnekler:
    РЕКА’ – rika (nehir),
    ТЫ’СЯЧА – tısiça (bin).

    Ama sözcüğün son harfi olarak “Я” olduğu gibi okunur.
    КА’ТЯ – katya (kız ismi),
    ВСТРЕЧА’ТЬСЯ – fstriçatsya (buluşmak).

    “У”, “Ы”, “Э”, “Ю”, “А”, “И” harflerin okunuşuna vurgu etkilemiyor.

    Açıklama 5. Bazı harflerin ve harf bileşimlerin okuması.
    “Л” harfi rusçada sert ve yumuşak olur. Sözcüğün sonunda tek başına her zaman sert okunması şarttır (örneğin, “mal”, “al”, “kaldırmak” sözcüğündeki gibi), ondan önce “И”, “Е”, “Ё”, “Я” gibi yumuşak harfleri geliyorsa bile “Л” sert kalır. Rusçadan örnekler:
    ВСТАЛ – fstal (kalktı),
    ХОДИЛ – hadi’l (yürüyordu),
    СЕЛ – sel (oturdu),
    ПРИШЁЛ – prişo’l (geldi).
    “Л”nin yumuşak olduğunu göstermek lazımsa peşine yumuşatma işaretini koyuyorlar:
    ШАЛЬ – şal’ (şal),
    ЦЕЛЬ – tsel’ (amaç),
    СЕЛЬ – sel’ (sel).
    “Л”den sonra “И”, “Е”, “Ё”, “Я”, “Ю” harfleri geliyorsa yumuşuyor.
    ПОЛЯ – palya’ (tarlalar), ama САЛАТ – sala’t (salata);
    ЛЮБЛЮ – lyublu’ (seviyorum), ama ЛУЧШЕ – lu’çşe (daha iyi);
    МИЛИЦИЯ – mili’tsıya (milis), ama ЛЫЖИ – lı’jı (kayak).

    Rus dilinde türkçedeki “C” sesi yok, onun yerine peşpeşe “Д” ve “Ж” harflerini yazarlar.

    “X” harfi cok belirgin bir nefes gibi, ama içinde hırıltı yok. Onu yutmak olmaz.

    Bazı harf bileşimlerinin okuması:

    ЧН [şn] – КОНЕЧНО (kane’şna – tabi ki), СКУЧНО (sku’şna - sıkıcı), ama bütün benzer sözcükler için bu geçerli değil, mesela, “МОЛОЧНЫЙ” (sütlü) sözcüğündeki “çn” olarak okunur.
    ЧТ [şt] – “ЧТО” (şto? – ne?) sözcüğündeki ve ondan türemiş sözcüklerde, “НЕЧТО” (ne’çta - tanımadık bir şey) hariç.
    СШ, ЗШ [şş] – ВЫСШИЙ (vı’şşıy – (en)yüksek), НИЗШИЙ (ni’şşıy – (en)aşağıdaki).
    СЖ, ЗЖ [jj] – СЖАТЬ (jjat’ – kısmak, sıkmak), РАЗЖАТЬ (rajja’t’ – açmak, bırakmak).
    СЧ, ЗЧ [ş’ş’] – СЧИТАТЬ (ş’ita’t’ – saymak, zannetmek), СЧАСТЬЕ (ş’as’t’ye - mutluluk).
    ГК [hk] – ЛЁГКИЙ (lyo’hkiy) ve ЛЕГКО (lehko’)(hafif, kolay) sözcüklerde.


    İTALYANCA ve İTALYANCA DERSLER
    Teşekkürler! Konuyu beğendiğiniz için.
    Rus Alfabesi


    Harf Okunuşu

    А A
    Б B
    В V
    Г G
    Д D
    Е Ye
    Ё Yo
    Ж J
    З Z
    И İ
    Й Y
    К K
    Л L (sert)
    М M
    Н N
    О O
    П P
    Р R
    С S
    Т T
    У U
    Ф F
    Х H
    Ц Ts
    Ч Ç
    Ш Ş ( Sert Ş)
    Щ Ş’ (Yumuşak Ş)
    Ь Yumuşatma işareti
    Ы I
    Ъ Sertlik işareti
    Э E
    Ю Yu
    Я Ya



    A'dan Z'ye mülakat (İş görüşmesi)


    İş görüşmesine çağrıldığınızda farklı görüşme yöntemleriyle elemeler yapılmaktadır. İşte iş görüşmesi hakkında bilmeniz gereken herşey.. Mülakta esnasında yapılması yada yapılmaması gerekenlar. En etkin mülakat teknikleri. Mülakat çeşitleri. Mülakatta dikkat edilmesi gereken sorular.Ücret görüşmesi...

    MÜLAKAT ESNASINDA

    İş görüşmesine çağrıldığınızda farklı görüşme yöntemleriyle elemeler yapılmaktadır. Her şirketin kendisine uygun olduğunu düşündüğü farklı görüşme yöntemi vardır. Sıkça kullanılan bazı yöntemler şunlardır;

    Adayın Mülakat Esnasında Yapması Gerekenler

    Başarılı bir mülakat için ne yapmalı?

    Mülakat yerine zamanında gidin. Bu, "belirtilen saatten 10 dakika önce" anlamına gelir.
    Kendinizi sizi karşılayan asistana/ sekretere tanıtın.
    Mülakat odası yakınında beklerken rahat olun. Bulunduğunuz yerde varsa, şirket broşürlerini, kitapçıklarını inceleyin.
    Mülakat odasına girdiğinizde mülakatı yapacak kişi ya da kişilerle tokalaşın.
    Odaya bir iş çantası, ya da ajanda dışında çok fazla eşya ile girmeyin.
    İkram edilse bile asla sigara içmeyin.

    Size, oturulacak yer gösterilmesini bekleyin.
    Mülakat sırasında saate bakmamaya özen gösterin.
    Göz temasında bulunarak dikkatli bir dinleyici olduğunuzu gösterin. Eğer aynı anda birden fazla kişi iş görüşmesinde bulunuyorsa hepsi ile belli aralıklarla göz teması kurmaya çalışın.
    İlgili olduğunuzu göstermek için vücut dili kullanın. Soruları ve yorumları iyi anladığınızı göstermek için olumlu tepki verin, gülümseyin.

    Yavaş ve açık bir şekilde konuşun. Düşüncelerinizi toparlamak için duraksamaktan korkmayın.
    Eğer gerekiyorsa, bir sonraki aşamada sizden ne beklenildiğini sorun
    Kendinizden emin olun. Mülakatın bu işin size uygun olup olmadığını anlamanız için iyi bir fırsat olduğunu unutmayın.
    Kariyeriniz ile ilgili bilgi saklamayın ve yanıltıcı bilgi vermekten kaçının.
    "En sevdiğiniz renk nedir?" gibi formal olmayan, beklemediğiniz bir soruyla karşılaşırsanız, şirketteki rolünüzle bağlantılı olarak, sakin bir tavırla bu soruyu yanıtlayın.

    Dürüst olun. Olumsuz ifadelerle karşılaşırsanız, sert bir tavırla karşılık vermeyin. Nazik bir şekilde nedenlerinizi söyleyin. Sorulan sorunun cevabını bilmiyorsanız "bilmiyorum" demekten çekinmeyin.
    Mülakatı yapan kişi ya da kişilere soru sormak isterseniz, doğru zamanda, nazik bir şekilde sorularınızı yöneltin. Size soru sorma fırsatı verildiğinde sizin için önemli olacağını düşündüğünüz bazı konular hakkında bilgi edinmeye çalışın. Başvurmuş olduğunuz pozisyonun neden açık olduğunu öğrenin. Kime bağlı çalışılacağını ve departmanın çalışma sistemini öğrenin. Ücret, izin süreleri, sosyal haklar hakkında size iş teklifi yapılmadıkça soru sormayın.
    Mülakat sonunda teşekkür ederek el sıkışın.
    Mülakatı yapan kişiden kartvizitini isteyin ve mülakat sonrasında bir teşekkür notu gönderin.

    EN ETKİN MÜLAKAT TEKNİKLERİ

    Yapılandırılmış Görüşme Tekniği

    Bu görüşme tekniğinde adayın önceden belirlenmiş bir dizi soruyu yanıtlaması beklenir. Adayların kıyaslanması açısından oldukça güvenilir ve geçerli bir yöntemdir.

    Sunum Görüşme Tekniği

    Bu teknikte adaylara önceden üzerinde çalışmaları için bir problem veya konu verilir. Sunum konusu görüşmeden bir süre önce adaya verilebileceği gibi, görüşmeye geldiğinde görüşmeden hemen önce de verilebilir.

    Durumsal Görüşme Tekniği

    Durumsal görüşmelerde adaylar "…..olsaydı; başınıza …gelseydi ne yapardınız?" gibi sorularla karşılaşırlar.

    Bu tür görüşmeler, adayın kendisini çalışacağı iş ortamında hayal etmesine yardımcı olur. Genellikle sorunlara pratik çözümler getirerek çabuk cevap vermeleri beklenir.

    Yetkinlik Bazlı (Davranışsal) Görüşme Tekniği

    Yetkinlik, bir firmada belli bir pozisyonda çalışması gereken "ideal" bir çalışanın sahip olması gereken BİLGİ, BECERİ ve DAVRANIŞLARdır. Belli bir pozisyon için yetkinlikler iş analizi yapılarak, iş tanımları hazırlanarak belirlenir.

    Bu tür görüşmelerde en önemli yetkinlikler belirlendikten sonra bu noktaların üzerinde durulur; söz konusu davranışları ortaya çıkaracak sorular sorulur. Amaç, geçmişte adayın içinde bulunduğu belirli bir durumda görevinin ne olduğunu, neler yaptığını ve bunun sonucunda ne olduğunu öğrenmektir. Böylece, adayın geçmişte sergilediği davranışların, şirketin ve pozisyonun beklentileriyle örtüşüp örtüşmediği incelenir.

    Yetkinlikler,

    Görev tanımı değildirler.
    Kurumun vizyon, misyon ve değerleriyle örtüşmelidir.
    Gözlemlenebilir ve ölçülebilir olmalıdırlar.
    Davranış odaklıdır.
    Sektör ve kurumlar arasında farklılık gösterebilir.
    Üç tür yetkinlik tanımlanmaktadır:

    1. Temel Yetkinlikler: Şirketin misyon ve hedefleri doğrultusunda, tüm şirket çalışanlarının sahip olması beklenen yetkinlikler. Örnek

    Esneklik
    Bütünü görebilme
    Yeniliğe ve değişime açıklık
    2. Liderlik ve Yönetsel Yetkinlikler: Şirket içinde yönetim kademesinde bulunan ya da ileride bu pozisyona gelebilecek kişilerin sahip olması beklenen yetkinliklerdir.

    Örnek

    Yaratıcı Olma
    Olumlu Kişilerarası İlişkiler
    Karar Verme
    3. Teknik Yetkinliler: Şirket stratejileri doğrultusunda, departmandan departmana değişen, firmadaki çeşitli işlerin yapılması için gerekli olan bilgi, beceri ve davranışlardır.

    Örnek

    İkna Etme
    Rekabet Analizi Yapma
    Satış Desteği Sağlama
    Yetkinlikler şirketin yapısına ya da hedeflerine göre farklılıklar göstermektedir. Herkes tarafından sahip olunması beklenen temel yetkinlikler (yeniliğe açıklık, inisiyatif kullanma, esneklik, gibi) olabileceği gibi, belirli bir pozisyona ya da yapılan işe yönelik teknik yetkinlikler (pazarlama bilgisi, strateji geliştirme, ikna etme, gibi) de olabilmektedir.

    Şirketlerin özellikle son yıllarda tercih ettiği bir görüşme tekniğidir. Sorulacak sorular önceden belirlenir ve adaya tecrübelerine dayalı sorular sorulur.

    Örnek

    "Bana detaylı bir rapor yazdığınız bir olayı anlatır mısınız?"
    "Raporu nasıl yazdınız? Hangi sorumlulukları aldınız?"
    "Raporu yazarken hangi yöntemleri kullandınız?"
    "Nasıl sonuçlandı?"

    MÜLAKAT ÇEŞİTLERİ

    Adaylardan farklı bilgiler alabilmek ve farklı özellikleri ortaya çıkarabilmek için değişik mülakat çeşitleri kullanılabilir.

    Birebir Mülakat

    En çok kullanılan yöntemlerden biridir. Aday tüm görüşmelerini birebir olarak gerçekleştirir. Bu yöntemde genellikle işveren firmanın bir temsilcisi tarafından yürütülür. Görüşmeler yapılandırılmış bir şekilde yapılabileceği gibi sohbet havasında da geçebilir.

    Sıralı/Seri Mülakat

    Sıralı görüşmelerde birebir ancak birbiri ardına yapılan birkaç görüşme söz konusudur. Burada mülakat yapan her kişi, söz konusu pozisyonun tek bir yönünü inceler - tecrübe, teknik bilgi, yönetim becerisi gibi.

    Panel Mülakatı

    Üçten fazla görüşmecinin tek bir adayla yaptığı görüşme yöntemidir. Genellikle çok sayıda elemanın farklı departmanlar için işe alınması planlandığında tercih edilir.

    Değerlendirme Merkezi

    Bu yöntemde panel yönteminin tersine, görüşmecinin değil adayların sayısı üç veya üçten fazladır. Adaylara çalışmak istedikleri alan ile ilgili ya da genel yöneticilik yeteneklerini ortaya koyabilecekleri örnek olay(lar) verilir, sunum ve/ve ya grup çalışması yapmaları istenir. Eğitimli değerlendiriciler tüm süreci, adayların süreç içindeki tüm tutum ve davranışlarını gözlemlerler ve sonrasında değerlendirme yapılır. Bunun yanı sıra adaylara çeşitli testler de uygulanabilir.

    Grup Mülakatı

    Son yıllarda gün geçtikçe daha fazla önem kazanan ekip-takım anlayışının eleman seçme ve görüşme şekline bir yansımasıdır. Bu yöntemde seçimde ağır basan, seçilecek kişinin birlikte çalışacağı ekip üyeleridir. Panel yönteme benzerlik gösterse de buradaki görüşmenin asıl amacı gruba uyumun ölçülmesidir. Ekip çalışması ve proje bazlı işlerde kullanımın olumlu sonuçlar verdiği gözlenmiştir. En büyük avantajı, uzun vadede birlikte çalışması söz konusu olan kişilerin önceden birbirlerini tanımalarını sağlamasıdır.

    Telefonla Mülakat

    Bu tür görüşmeler, genellikle zaman ve mekan imkanları yüz yüze görüşmeye engel teşkil ettiği zaman tercih edilir. Telefon görüşmesi, adayları ön elemeye tabi tutmak amacı ile de yapılabilir. Bu görüşmeler, gelecek aşamaya yani mülakatın en önemli kısmı olan yüz yüze görüşmeye öncü oldukları için ciddiye alınmalıdırlar.

    Telefon görüşmeleri iki şekilde kullanılabilir. Bunlardan ilki gazete ilanında verilen telefonlara adayların başvurması ve telefon eden adaylarla görevliler tarafından telefonda bir ön görüşme yapılmasıdır İkinci bir alternatif ise başvuran adayların özgeçmişleri üzerinden bir ön eleme yapılmasının ardından yüzyüze görüşmelere geçilmeden önce bir ikinci eleme unsuru olarak; veya özgeçmişte açık olmayan bazı konuları aydınlatmak amacı ile telefon görüşmelerinin yürütülmesidir. Telefon görüşmelerinin en büyük avantajı diğer yöntemlere göre daha hızlı olmasıdır.


    EN YAYGIN MÜLAKAT SORULARI

    MÜLAKKATTA DİKKAT EDİLECEK SORULAR

    Kendinizden biraz bahsedir misiniz?

    "Kendinizden bahsedin" demek her şeyinizi anlatın demek değildir. Bu soru sonu belli olmayan test sorusudur, eğer hazırlıklı değilseniz ne diyeceğinizi ne kadar uzun konuşacağınızı bilemeyebilirsiniz. Görüşmeciler bu soru ile sadece hakkınızda bilgi almak değil aynı zamanda davranışınız, stiliniz ve iletişim yeteneğinizi ölçmeyi de amaçlarlar.

    Bu soruya çocukluğunuz, okullar, hobiler, sevdikleriniz, sevmedikleriniz veya önceki iş hayatınızın detaylarını anlatmakla başlamayın, bunun yerine size ait güncel bilgi ve meslek hayatınız ile ilgili iş tecrübeleriniz ve özgeçmişinizdeki bilgileri destekleyen bilgileri anlatın.

    Bu soru kendinizi pazarlamak için büyük bir fırsattır. Görüşmenin bu aşamasında en iyisi sakin ve öz anlatmak tavsiye edilmektedir.

    Önceki işinizden neden ayrıldınız veya şu anki işinizden neden ayrılıyorsunuz? İnsan kaynakları uzmanları önceki veya mevcut iş hayatınızdaki yönetici/iş arkadaşlarınızla olan kötü ilişkinin anlatılmasının doğru olmadığı konusunda hemfikirleridir. Ancak önceki/mevcut iş ortamında çalışmanın güçlüklerinden bahsedebilirsiniz. Bu sorunun yanıtını verirken dikkatli olmanız gerekmektedir. Unutmayın ki vereceğiniz bilgilerin teyidi kolay olacağından en küçük çelişkili veya dürüst olmayan bir yanıt sizi şüpheli kategorisine alınmanıza neden olacaktır. Belki verilebilecek en iyi yanıt daha iyi bir iş imkanı ve fırsat olarak değerlendirilmesidir. Fazla ücreti hiç bir zaman bir sebep olarak kullanmayın.

    En güçlü yönleriniz nelerdir?

    Bu soru size yeteneklerinizi ve güçlü olduğunuz özelliklerinizi anlatmanıza fırsat verir. Özetle tecrübelerinizi ve başarılarınızı anlatın. Bu özellikleri önceki iş/okul hayatınızdan örnekler vererek anlatmanız yararlı olacaktır. Görüşmelerde örnek hatırlayın, genelleme yapmadan spesifik konulardan bahsedin.

    Gelişime açık yönleriniz nelerdir?

    Unutmayın ki görüşmeciler sizlerin mükemmel olmanızı beklemez. Sizden küçük ipuçları almak için sorulan bu soruya dürüstçe büyük zafiyetlerinizi anlatmakla olumlu puan alırsınız fakat bu aynı zamanda iş alınmanızı engelleyebilir. Eğer, "aslında benim pek zayıf yönüm yoktur" şeklindeki bir yanıt verirseniz şansınız çok daha azalacaktır. Çoğu uzmanlar bu soruya kişisel zafiyeti profesyonel bir güce dönüştürecek şekle dönüştürerek yanıt verilmesini tavsiye ederler.

    Mevcut işinizde en çok ve en az sevdikleriniz nelerdir?

    Görüşmeci bu soru ile size uygun ne tür bir ortamın ve şirket kültürünün uygun olacağı konusunda ipucu alacaktır. Atmosferi çok sevdim gibi ifadeler yerine "şirkette takımın bir parçası olmak beni hoşnut etmiştir" ifadesi kullanmak yararlıdır. En az sevilen konuları konuştuğunuzda mevcut veya önceki işinizde sorumluluk alanınızda olup iş tanımızda yer almayan işlerden bahsedebilirsiniz.

    Başka işlere de başvuruyor musunuz?

    Bu iş ortamında bu soruya hiç kimse kolayca hayır diyemez. Eğer "hayır" yanıtını verdiyseniz dünyadan hiç haber ve ilgisiz biri olduğunuz konusunda fikir sahibi olunacaktır. Bunun yerine yetenek ve kabiliyetlerinize uygun iş aradığınız beyan edebilirsiniz. "Elinizdeki iş tekliflerini değerlendirdiğiniz" gibi bir cümleyi kesinlikle kullanmayın, çünkü görüşmeciler kendi şirketlerinde gerçek anlamda çalışacak istekli adaylar ararlar, istekli ve ciddi görünün.

    Neden sizi işe alalım?

    Bu soru iş arayanları gerçekten pazarlama imkanı sağlar, ancak bu soruya "şirket benim için neler yapabilir" den çok ben şirket için neler yapabilirim felsefesi ile yanıt verin. Görüşmeci sizin iş için ne kadar hazırlıklı ve ne kadar istekli olduğunuz konusunda fikir sahibi olmak ister. İşe ne kadar hazırlık olduğunuzu tecrübeleriniz, kariyerinizdeki ilerlemeler ve başarılarınız anlatarak gösterin, özellikle bu işin sizler için ne kadar uygun olduğunu ve kariyerinizi ilerletecek bir fırsat olduğunu vurgulayın.

    5 yıl sonra nerde olmayı umut ediyorsunuz?

    Bu soruya verilebilecek en kötü yanıt 5 yıl sonra bu şirketin başına veya görüşmecinin yerine geçeceğim yanıtıdır. Bu yanıtlar tehlikelidir, onun yerine özellikle bu işle ilgili sizi nelerin motive edeceğinden bahsedin. Yöneticinin işini istemek yerine 5 yıl sonraki kariyer beklentinizi anlatın. İşverenler, ileriye dönük planlamalar yapan ve gerçekçi amaçları güden adayları tercih ederler. 5 yıl sonra neler yapacağın konusunda kararsız kalmanız şansınızı azaltacaktır. Bir şirketin üst düzey yöneticisi söyle diyor, "Ben neler yapmak istediğini bilen, şahsi ve şirketin amaçlarına inanan elemanlar arıyorum."

    Sormak istediğiniz bir soru var mı? Eklemek istediğiniz bir konu var mı?

    "Hayır" veya "Her şey görüşüldü" demeyin. Görüşmeci özellikle adayın nitelikleri ilgili kritik bir konuyu atlamak istemez. Kritik olmasa bile bu iş için en uygun aday olduğunuzu yeniden beyan edebilirsiniz. Eğer görüşmecide şüphe uyandığını düşünüyorsanız adaylığınızı pozitif yönde etkilemek için tam fırsattır. Bazen yanlış anlamalardan ötürü kötü giden bir görüşme bazen son anda tam tersine dönebilir. "Başka sorum yoktur" yanıtı ile görüşmenin sonucunu olduğu gibi siz ve görüşmecinin kabul ettiği ve bu işle ilgilenmediğiniz anlamında gelir. Pozisyonun gerekliliklerini ve görüşmenin yapısını göz önünde bulundurarak, görüşmeciye ilgili her tür sorularınızı sorabilirsiniz.

    Burada görüşmede sorabileceğiniz sorulara bazı örnekleri göreceksiniz.

    Bu işe alınacak kişinin ilk önceliğinin ne olması planlanıyor?
    Şirketin yönetim felsefesini nasıl tanımlayabilirsiniz?
    Bu işe alınacak kişinin ilk altı ayda/bir yılda neleri başarmasını bekliyorsunuz?
    Bu pozisyonda başarılı olan kişinin kariyer yolu nasıl planlanıyor?
    Performans değerlendirmesi hangi kriterlere bağlı olarak nasıl gerçekleştiriliyor?

    ÜCRET GÖRÜŞMESİ

    İşe alım yetkilisi size ücret ile ilgili beklentinizi sorduğunda bunun sebebi genelde adayın beklentilerini şirketin karşılanıp karşılanamayacağını öğrenmek içindir. Bu soruyu hızlı yanıtlayarak çok düşük veya çok yüksek bir rakam telaffuz ederek diskalifiye olabilirsiniz.

    Eğer görüşmeci bir rakam beyan etmeniz konusunda ısrar ederse alınacak kişiye verilecek ücretin alt-üst limitlerini sorun. Tatmin edici bir yanıt gelmediği takdirde ilgilendiğiniz işin piyasadaki size uygun ortalama bir rakam beyan edebilirsiniz. Firmanın vereceği maaş genelde beyan edilen rakamın altında olacağından beyan edeceğiniz bu rakamın bir miktar yüksek gösterilmesi yararlı olacaktır.

    "Beni ücretten daha çok iş ilgilendiriyor" cümlesini kullanabilirsiniz, ama "para benim için önemli değil" cümlesi zararlıdır. Hali hazırda kazandığınız rakamları sorulduğunda dürüstçe söyleyin, çünkü rakam teyit edilebilir.





    2012'DE Gökyüzünde 2 Güneş Görülecek!...



    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Yakın zamanda patlaması beklenen dünyaya en yakın yıldız, gece gökyüzünde en parlak görünenlerden Betelgeuse. Astronomlar bu yıldızın bir süredir kütlesini yitirdiğini, yakıtının tükenmek üzere olduğunu yani "çökmekte" olduğunu gözlemliyorlar. Bir yıldız öldüğünde süper nova'ya neden oluyor.
    Böylesi bir durumda dünyadan ikinci bir güneş gibi görülme ihtimali var. En azından Güney Quennsland Üniversitesi Fizik hocası Dr. Brad Carter'ın news.com.au'ya yaptığı açıklamaya göre.
    Carter, yıldız çöktüğü zaman en az iki hafta gökyüzünde ikinci bir güneş görebiliriz ya da belirli bir süre hiç gece olmayabilir iddiasında.
    Patlama ile birlikte dünyadan 1300 ışık yolu uzakta bir kara deliğin oluşma ihtimalini de vurgulayan bilim insanı, ama felaket tellallarına pabuç bırakmıyor.
    Bu yıldızdaki patlamadan ancak dünyaya zararsız parçacıkların ulaşacağını söylüyor. Bu parçacıkların vücutlarımıza ve dünyaya bir zararı olmayacağını, dahası nötrino denen bu parçacıkların dünyaya yararı bile dokunabileceğini söylüyor.
    Carter evrenin zaten bu "yıldız maddesi"nden oluştuğunu, tam anlamıyla maddeleri altına, gümüşe dönüştürülebileceğini, buna uranyum gibi bütün ağır maddelerin dahi dahil olduğunu söylüyor.
    Vücudumuz ve dünyamızı da böylesi eskiden gerçekleşmiş bir süper novaya borçlu olduğumuzu vurguluyor.







    Almanca Ve Almanca Dersler
    birşey değil
    Çoban ve Ağaç


    Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: “Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık”.

    Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur’an’ını okumaya koyulurdu.

    Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken : “Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bu günkü kısmetimi.” Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan. Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini. Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinde daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Birşey hatırlamıştı.

    Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken : “Canım” dedi, hıçkırıp ağlayarak.”Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bu günün Ramazan’ın ilk günü olduğunu ?”




    Ruslara göre yurdumuzda yaşamak için 37 neden


    Rusya'daki internet sitelerinde dolaşan "Türkiye'de yaşamak için 37 neden" başlıklı bir yazı tartışma yarattı. Yazı, Türkiye'de yaşamanın olumlu yanlarını anlatıyor. Aslında Rusya'yı eleştirmek için yazıldığı sanılan yazı, Türkiye'yi bilen Ruslar tarafından ise "gerçekten çok uzak" bulunuyor.
    Duvarlarında küfürlü yazılar yok.
    Yılın 340 günü güneşli.
    Kış olmadığı için her sene kışlık elbise ve ayakkabı almaya gerek yok.
    Üç tarafı sıcak denizlerle çevrili.
    Her zaman taze sebze ve meyve var.
    Rusya'daki külüstür daireyi satıp Antalya'da 100 metrekarelik ev almak mümkün.
    Asık yüzlü Rus turistler dışında, insanları güler yüzlü ve nazik.
    İnsanı bezdiren evsizler, yoksullar ve çingeneler yok.
    Çalılıklar arasından alkolikler ve uyuşturucu kullananlar çıkmıyor. Evlerin girişi temiz.
    Uyuşturucu kullananlarla satanları hapse atıyorlar.
    Komünistlerle faşistler elde bayrak dolaşmıyor.
    Votka değil, lale ülkesi.
    Kurallara uymayan sirenli Mercedesler yok.
    Doğaüstü yetenekli olduğunu iddia edenler yok.
    Nüfus sorununu Çinliler ve Özbeklerle çözmüyorlar.
    Sarhoş sürücüleri hapse atıp ehliyetine el koyuyorlar.
    Suç oranı her yıl iki kat artmıyor.
    Üniversiteye evlenmek ya da askerden kaçmak için değil, topluma faydalı bir meslek edinmek için gidiyorlar.
    Doktorlarla öğretmenlere saygı duyuyorlar.
    Ekranda beş dakikada bir kepek şampuanı ve kanatlı kadın bağı reklamı yok.
    Yol sorana küfür etmiyorlar.
    Sözde emeklilik reformu yok.
    Valiler ve belediye başkanları insanları öldürmüyor, rüşvet almıyor.
    Kadınlar erkeklerden tembel ve ayyaş diye söz etmiyor.
    Erkekler yukarıdaki sıfatları hak etmek için uğraşmıyor.
    Vatandaşlar yasalar önünde eşit. Polis felsefe profesörünün cebindeki parayı almıyor.
    Çocuklara yarı tanrı gibi davranıyorlar.
    Seri katiller yok.
    Nehirler mikrop yuvası değil.
    Pencereden bakınca deniz ve dağlar görülüyor, elinde gamalı haç olan dazlak gençler değil.
    Patika değil, gerçek yollar var.
    Domuz yemiyorlar.
    AIDS'li ve veremli sayısı Afrika'dakinden çok değil.
    Sokakları güvenli, üç kuruş için adam kesmiyorlar.
    Ticarette rakipler birbirlerini öldürtmüyor.
    Hakkını aramak için haydutlara gitmek gerekmiyor.
    En önemlisi, başka bir Tanrıya inansalar da Türkiye'de iman var.



    Öğrencilere AB Vizesi


    Üniversite eğitimi almak için Avrupa Birliği ülkelerini seçen gençlerin sayısı giderek artıyor. Sınavsız eğitim imkânı ve harç ücretlerinin düşük olması yurt dışında eğitimi cazip kılan başlıca nedenler arasında....

    AB KAPILARI ÖĞRENCİLERE AÇIK

    Son yıllarda üniversite eğitimini Avrupa ülkelerinde alanların sayısı hızla artıyor. Sınavsız eğitim imkânı ve harç ücretlerinin düşük olması yurt dışında eğitimi cazip kılan başlıca nedenler arasında

    Üniversite sınav sonuçlarının açıklandığı bugünlerde öğrencileri şimdi de tercih telaşı sardı. Sınav sonucuna göre istediği bölümü ya da üniversiteyi kazanamayanlar ya seneye tekrar sınava girecek ya da bir yıl kaybetmeden yurt dışında istediği bölümde okuyabilecek. Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’nin eğitim standartlarının AB ülkeleriyle eşitlenmesi, başvuru, kabul ve YÖK denkliği engellerinin kaldırılmasıyla birlikte Türkiye’den on binlerce öğrenciye Avrupa üniversitelerinin kapıları açılmış oldu. Avrupa Birliği üniversiteleri, YÖK onaylı ve ekonomik eğitim olanaklarıyla Türkiye’de eğitim gören öğrenciler için dünyanın en cazip seçenekleri arasında yer almaya başladı. Avrupa Birliği ülkeleri, özellikle de Avusturya, Almanya, Polonya ve Macaristan Türkiye’den çok sayıda öğrenci için öncelikli seçenekler arasında. Üniversite adayları Polonya ve Macaristan’da bir üniversiteye yerleşebilmek için sadece lise diploması ile istediği bölüme başvuru yapabiliyor. Almanya ve Avusturya’da ise Türkiye’de YGS ve LYS sınavı ile herhangi bir dört yıllık bölüme yerleştirilmiş olan adaylar kayıtlarını bu ülkelere aldırabiliyor. Amerika ve Avrupa’da şu an 70 -100 bin Türk öğrencinin eğitim aldığı bilgisini veren Armada Grandee Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Genel Müdürü Savaş Yüksel "Her yıl yaklaşık bir milyon öğrencinin üniversite kapısında kaldığını düşünecek olursak, ülkemizde Avrupa’da eğitim alma potansiyelinde olan öğrenci sayısının büyüklüğü net biçimde ortaya çıkıyor" diyor.

    "Nitelikli eğitim alıyorlar"
    Uluslararası düzeyde eğitim danışmanlığı hizmeti sunan BluePoints, Türk eğitim sisteminin AB’ye bağlanmasının ardından bu yıl ilk kez Türkiye’de temsilcilikler açtı. Şirket, Avrupa’da eğitim görmek isteyenlere temsilcileri Armada Grandee, ELT, StudyZONE ve United Towers aracılığıyla danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Vakıf üniversitelerinin Türkiye’deki üniversite ihtiyacı açısından önemli bir açığı kapattığını ancak günümüzün rekabetçi iş dünyasının, artık adayların sıradan bir üniversite diplomasıyla prestijli bir kariyer edinmesine ve iyi bir gelir kazanmasına olanak sağlamadığını söyleyen Study Zone Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Genel Müdürü Abdullah Peşteli, öğrencilerin üniversite yıllarında hem çok nitelikli bir eğitim almaları hem de entelektüel gelişimlerini en üst düzeyde tamamlamaları gerektiğine dikkat çekiyor.

    Dünya vatandaşı olma imkanı var
    "Avrupa Birliği üniversiteleri, prestijli diploma ve yaşam maliyetleri avantajlarıyla artık tüm dünyadan öğrencilerin rağbet ettikleri bir seçenek haline geldi" diyen Peşteli, bunun da Avrupa üniversitelerinde çok nitelikli bir uluslararası öğrenci ortamı meydana getirdiğini savunuyor. Peşteli’ye göre bu üniversitelerde okuyan öğrenciler dünya vatandaşı olarak bireysel gelişimlerini tamamlayıp birkaç yabancı dil öğrenerek uluslararası ortamda rahat hareket etme özgüveni de kazanıyor. Avrupa’da üniversite eğitimi devlet kontrolünde ve desteğinde olduğundan üniversitelerin harç ücretleri de düşük oluyor. Hatta Almanya’da üniversitelerin büyük bölümünün ücretsiz eğitim sunduğu bilgisini veren Abdullah Peşteli, yurt içindeki vakıf üniversitelerinde, eğitim harçları yaklaşık 20 bin TL’yi bulurken, Almanya’da üniversite eğitiminin ücretsiz, Avusturya’da yıllık 750 euro, Polonya ve Macaristan’da ise yıllık ücretlerin üç bin euro civarında olduğunu söylüyor. "Konaklama ve yaşam maliyetleri dahil edildiğinde dahi Avrupa’da eğitim almak, vakıf üniversitelerindeki eğitim maliyetlerinden çok daha ekonomik" diyen Peşteli, her yıl Avrupa üniversitelerine olan rağbetin katlanarak artış gösterdiğini belirtiyor.

    Sınav prosedürü yok!
    Avrupa ülkelerinde lisans eğitimi üç yıl sürüyor ve öğrenciler master yapmak isterlerse herhangi bir sınava tabi tutulmadan eğitimlerine başlayabiliyor. Türkiye’de lisans eğitiminin dört yıl olduğunu ve master için ALES sınavına girmek gerektiğini vurgulayan ELT Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Genel Müdürü Cem Arıtuluk, Türkiye’deki öğrencilerin Avrupa’dakilere kıyasla iki yıl kaybettiklerine, Avrupa’da okuyan öğrencilerin bu iki yılı çalışıp, iş deneyimi kazanarak değerlendirdiklerine dikkat çekiyor. Arıtuluk’a göre Avrupa’da üniversite okumanın avantajlarından biri de mezuniyet sonrası AB ülkelerinde önce geçici, sonra ise daimi ikamet ve çalışma hakkı elde edebilmek.

    Düşük harç ücretleri talepleri artırıyor
    Almanya ve Avusturya’daki üniversitelerin dünya çapında prestije sahip olmalarına rağmen ücretlerinin çok düşük olduğunu belirten United Towers Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Genel Müdürü Kemal Tatar, "Almanya’daki üniversitelerin büyük bölümü ücretsiz. Avusturya’da ise tüm üniversitelerin yıllık harçları sadece 750 euro. Eğitim dili İngilizce olan Polonya ve Macaristan’da üst düzey üniversitelerin yıllık ücreti yaklaşık bin euro. Tıp, diş hekimliği ve eczacılık bölümlerinde maliyet biraz daha fazla olmakla birlikte bu bölümlerde ortalama yıllık harçlar dokuz bin euro civarında" diyor.



    GÖZLER MUTSUZLUĞU ELE VERİYOR



    Bir kişinin mutsuz ya da depresyonda olup olmadığını anlamak istiyorsanız gözlerine bakın. Çünkü kişi ne kadar inkar ederse etsin, ne kadar mutluluk gülücükleri değıtırsa dağıtsın gözler mutsuzluğu saklayamıyor. Nasıl mı....

    MUTSUZ OLAN İNSANI NASIL TANIRSINIZ?
    Yöntem çok basit! Bakışlarına dikkat edin...

    Mutsuz ve depresyondaki kişilerin başkalarıyla göz temasından kaçındığı belirlendi.

    İngiltere’deki Anglia Ruskin Üniversitesi’nden Peter Hills ve ekibi, ruh halinin kişilerin başkalarına "bakışını" nasıl etkilediğini araştırdı.

    Araştırma, depresif ve mutsuz kişilerin, sosyal bir ortamda göz temasından kaçınarak kendilerini toplumdan soyutladığını ortaya koydu.

    Mutsuz kişilerin gözlere odaklanmadığı, ancak saç stili gibi "dış görünüşteki" değişiklikleri daha iyi fark edebildiği de vurgulandı.

    Konuya ilişkin makale "British Journal of Psychology" dergisinde yayımlandı.


    Taşıt tutması nasıl oluyor?



    Ne kadar hızla ve ne kadar uzak mesafeye gitmelerine bağlı olmadan, insanlar hareket halindeki vasıtaların içinde mide bulandırıcı bir rahatsızlık hissederler. Dış kulağımızın görevi işitmeyi sağlamaktır ama iç kulağımız dengemizden sorumludur. Hareket halinde olduğumuzda, iç kulağımızın içindeki sıvı çalkalanır ve sinir sistemimiz vasıtası ile beynimize sinyal gider. Eğer arabanın içinde bir şey okuyorsanız veya arabanın içinde bir şeye bakıyorsanız, gözlerden beyine hareket halinde olmadığınız sinyali gider ama iç kulaklarınızdan giden sinyal farklıdır. O, vücudunuzdaki sarsıntıdan dolayı hareket halinde olduğunuzu bildirir. Bu iki sinyal arasındaki fark, halk arasında 'araba tutması' diye adlandırılan, mide bulandırıcı etkiyi yaratır.

    Aslında dalgalı denizde seyreden bir gemideki insanı deniz tutması ne ise hareket halindeki bir arabanın içindeki insanı taşıt tutması da aynı şeydir. Denizdeki hareket tam anlamı ile üç boyutlu olduğundan etkisi daha fazladır. Baş ağrısı, baş dönmesi, nabızdaki artış ve mide bölgesindeki baskı hissi ile kusma ihtiyacı en belirgin özelliklerdir. Bunlara ilaveten deniz tutmasında, bulantıdan önce stres hormonları da salgılanmaya başladıklarından rahatsızlık ve panik hissi iyice kuvvetlenmektedir.

    Arabada iken gözlerinizle, bir uzağa, bir yakına bakarsanız, bu taşıt tutma probleminize yardımcı olabilir. Bu nedenledir ki, arabayı kullananlarda taşıt tutması olayı görülmez. Çünkü araba, kullananın kontrolü altındadır. Sürücü arabanın ne zaman duracağını veya hızlanacağını, ne yöne dönüleceğini bilmektedir. Taşıt tutması gençlerde daha çok görülür, çünkü yaşlandıkça ve çok seyahat ettikçe, iç kulağın hareketlere karşı hassasiyeti azalır.

    Bir görüşe göre, taşıt tutmasındaki denge bozukluğu, bulanık görme gibi belirtilerde beyine gönderilen sinyaller, zehirlenince beyine yollanan sinyallerle aynı. Bu nedenle de beyin mideye kusma ve içindeki zehiri boşaltma emrini veriyor. Taşıt tutmasına karşı önerilerimiz şöyle: Kitap okumayın, zihniniz başka şeylerle meşgul olsun. Olay aslında beyinde oluştuğundan, onu başka bir şeyle meşgul edin. Zihinsel veya kelime oyunları oynayın. Mide bozucu şeyler yemeyin, çok gerekirse bunun için üretilmiş ilaçları, kulak arkasına yapıştırılan bantları kullanın.

    Çinli doktorlar yüzyıllardır taşıt tutmasına karşı akapuntur tedavisi uyguluyorlar. Bu uygulamadan siyah ve beyaz ırktan insanların yüzde 50-60'ı etkilendiği halde Asyalıların hemen hepsi etkileniyor. Bu farkın da sinir sistemindeki bir genetik temele dayandığı sanılıyor.