Sus Dilim

Son güncelleme: 20.09.2008 00:00
  • Sus dilim, kanatma dudağı daha fazla, yaralanma. Kayıplar töreninden geçiyoruz,
    alkışsız yürüyüşler ayağımızda. Şiir uzun yola çıktı, sevilen kırgın ve sessiz.
    Bitirdim diyor, bizde nelerin başladığını bilmeden. Sus dilim, herkes
    susarken konuşmak acıtıyor değerleri.

    İşte bir şarkı daha yanaştı gözyaşına. Bir gece daha yalnız ve uykusuz. Bir
    ayrılık daha kapıda, eli kolu dolu, güler yüzlü, duygusuz. Bir tek vedalar
    seviyor bizi, çok seviyor hem de, terk etmiyor. Onlarla yaşamaya alıştığımız
    için belki de. Bak işte, bir kadeh daha boşalıyor, devriliyor şişeler, anason
    kokulu ve zil zurna umutsuz.

    ah dilim! Ben sana seviyorum deme demiştim.

    Gidelim ne olur, kalmayı beceremiyoruz işte. Nedendir bu ısrar ve inat. Kalk
    gidelim, biz gitmeyi biliyoruz, çok güzel biliyoruz, en güzel biliyoruz. Yürü
    gidelim, kalınca dağlanıyoruz, üstümüze yapışıyor bize ait olmayan
    suskunluklar. Duyuyor musun dilim, davran gidelim. Kalmayı istesek de, tek
    taraflı istekler doyurmuyor yüreği. Hadi diyorum sana, gidelim. Topla ucunda
    biriken sevgileri, yalnızlığı, sarılmaları. Neyi bekliyorsun, herkes kal
    diyemeyecek kadar meşgul, acelesi var öpüşmelerin. Seven affeder, diyorsun,
    demek ki sevilmemişiz. Yürüsene dilim...

    of dilim! Nereye gideceğiz ?

    Elde avuçta kalan sevgiyi şiirlere ayırdım. Hüznüm uyandırdı bu sabah, alnımdan
    öptü. Demli bir yalnızlıkla karşıladım günü. Telefonuma baktım, ne mesaj ne de
    cevapsız arama, süs eşyası olarak büfeye kaldırdım. Geceyi
    benimle geçiren bir şarkının dudaklarına asıldım, kanattım. İçimde incinmiş bir
    çocuk, boş gözlerle bakıyor etrafına. Hatasını kabullenen bir yürek daha kaç
    zaman yaşayabilir sessizlik içinde? ..Ve hatalar insanlara mahsusken, çocuklar
    neden cezalandırılır sadece sevgi bekleyen yüreklerin gözünde? ...

    aman dilim! Bir daha hiç konuşmasan diyorum.

    Şehir suskun ve mavi. Sokakların telaşı insanların yüzüne vurmuş. Ne çok insan
    var, ne çok yalnızlık, ne çok yetişmeme korkusu, ne çok acı...Hiçbir şeye
    inanmıyoruz artık. İnançları zedelenen ne çok insan var. En ufak bir hatada,
    silip atıyoruz değer verdiklerimizi. Paylaşılan onca zaman ve sevgi bile
    görünmez oluyor. Sevgi, artık tek başına birleştiremiyor ayrılan elleri.
    Şehir...suskun ve mavi. Her şeye rağmen sevgiden korkma diyor. Şehirler acımızı
    hisseder gibi kollamaya çalışıyor.

    ay dilim! Acıyor.


    Pelin Onay
#20.09.2008 00:00 0 0 0