günüm
ardımı sana döndüğüm için
çok üzgünüm
tek isteğim ısıtmaktı biraz
renklerinle ezdiğin belimi
yorgunluğum
söz yeter sanıyorduk
açık konuşalım derken
kara sularına döndü başım
gecende yalanladın beni
taciz yedim sürüldüm açıklarına
az gittim uz gittim
bir iç deniz boğulmuyor neyse
iyi yüzdüğünden değil
zamanında poseydon torpillediğinden
o gün bu gündür hep aynı bu
bir dalga batınca diğerini büyütüyor
sözü baştan alalım biz de
ne gün olsun ne gece
mırıldanışını konuşalım anlamın
şarkıya zorlayalım sözü
zorlayalım zamanın akışını da
bir ağaç
dibinde dona kalmış kertenkele
ne kadar gerçekse
o kadar gerçektir
yeşilin uzanışı da
dallarıyla el açtığı göklere
ama ben kökleri savunacağım
kertenkeleden çözülüp
tırmanışı haykıracağım gövdeye
yeşili onayacağım
uzanıp okşanabilene dek
o gözüpek
o zihni açık mavi saçlara
kendini kendi enkazından sakın
bilmediğin acılardan bahsetme
bilmediğin savaşları başlatarak
gecenin karasında rengini yitirme
anlayarak düşleyelim an ı
bir daha yüzleştiğimizde
bir ağacı sev önce sürüngence
ismin üçüncü tekil ve çoğul halini anla
birinci tekil ve çoğuluna eziyet etme
anlaşırsak... böyle sevgiliyiz
ve böylelikle
doğru yerinden süzülürüz zamana
söz şarkılarında gün üzgün
günümüz bir an olsa bile