ben yalnızlığın değil
yalnız bırakılmışlığın yalnızlığıyım
şehrin ışıkları inzivaya çekildiğinde
bulutlar düelloya tutulur
şimşekler kapımı çalar
ve ben nabzımdan çekerim
kırmızı,pıhtılaşmış kelimeleri
ben
senin,onun,bunun değil
sadece kendimin şairiyim
haykırıyorum tüm bedenimin titrek sesiyle
kavuşamadım bülbüle bu fani meskende
gönlüm vuslat için çarpar yalnızlığın pençesinde
ben gül sen ise bülbül ötsene dostum
yalnızlık her yerimi sarmış elemli
sensiz herşey bana kederli
tak etti canıma bu firak yeterli
vuslata ne zaman ercek bu gönül dostum
geceler sarınca bedenimi ona seni soruyorum
gözlerimin daldığı yerlerde hep seni arıyorum
bir daha görüşemeyiz DOSTUM sen biliyorsun sözüm var
hakkını helal edesin mahşerde dostum.....