Karayolu Taşıtları Hakkında Bilinmesi Gereken Herşey

Son güncelleme: 13.12.2008 22:58
  • Kilitleme önleyici sistemin görevi, kuvvetli frenleme sırasında tekerleklerin kilitlenmesini önlemektir. Yani tekerlekler kaymaya başlamaksızın kilitleme sınırına kadar frenlenmelidir. Bu husus otomobilin tüm özelliklerinde (kuru, buz kayganlığı) sağlanmalıdır

    ABS fren sisteminin fonksiyonu her türlü frenleme koşulu altında aracın;

    stabilitesini,

    direksiyon hakimiyetini,

    optimum şekilde frenlenmesini sağlamaktır.

    Optimum şekilde frenlemenin anlamı, maksimum yol tutuşunu elde ederek frenleme mesafesini optimize etmektir.

    Acil durumlarda fren yapmak gerektiğinde, sürücü;

    önüne çıkan bir engelden kaçabilmeli,

    virajlarda hakimiyeti kaybetmemeli,

    tekerleklerin yol tutuş seviyeleri farklı olsa bile direksiyon hakimiyetini kaybetmemelidir.

    Fren mesafesinin azaltılmasının yanı sıra, ABS fren sisteminin en önemli avantajı, acil frenlemeler esnasında direksiyon hakimiyetinin kaybedilmemesidir. Aşırı hızın neden olduğu tehlikeler, hiçbir ABS fren sistemi tarafından telafi edilemez.

    Sistemin Ana Parçaları
    Devir Sayıcı Verici:
    Devir sayıcı vericileri tekerleklerin dönme hızlarını ölçerler. Tekerleklerle beraber dönen disklerin dişleri sabit konumlu endüksiyon hissedicilerle alternatif gerilim üretirler. Bu alternatif gerilimler ise sinyal şeklinde elektronik kumanda cihazlarına iletilirler.

    Devir sensörleri;
    sürüş hızını, tekerleklerin hızlanmasını, yavaşlamasını ve kaymasını ölçer.

    Sensörlerin çalışması özetle şu şekildedir:
    Manyetik akış çizgileri, tekerlek ile birlikte dönen bir sinyal dişlisinin sensöre bakan dişlerine doğru yaklaşırlar. Dişin varlığına veya yokluğuna bağlı olarak, katı bir yüzeyden boşluğa geçilmesi manyetik akışta değişikliğe sebep olur. Bu değişiklik; sensör terminallerinde bir elektromotor kuvveti ve sonuç olarak da elektronik kontrol ünitesi için bir alternatif elektrik sinyali oluşturmaya yeterlidir.

    Sensörün dahili elemanları (bobin ve daimi mıknatıs) tamamen koruyucu reçine içine yerleştirilmiş olup, plastik bir muhafaza ile çevrelenmişlerdir. Sensör muhafazasına monte edilen bir burç muhafazayı deformasyona maruz kalmadan bağlar. Sinyallerin doğru olarak elde edilebilmesi için sensörün ucu ile dişli arasındaki mesafe araç kataloğundaki değerlerde olmalıdır.

    Elektronik Kumanda Cihazı
    Elektronik kumanda cihazı, devir sayısı hissedicilerden sinyalleri alır değerlendirir ve tekerlek fren silindirindeki optimum frenleme için gerekli olan hidrolik basıncı hesaplanır. Kumanda cihazı hesaplanan değeri hidrolik üniteye aktarır.

    Hidrolik Ünite:
    Hidrolik ünite manyetik supabı ve iletme pompası elektronik kumanda cihazı tarafından devreye sokulur. Böylece fren basıncı ihtiyaca göre tutulur, yükselir, azalır.

    Sistemin Çalışması
    Bir tekerleğin kilitleme tehlikesi doğar doğmaz bu tekerleğin devir sayısı düşer. Bunun için elektronik kumanda cihazı hidrolik üniteye ' Fren hidroliğini çek ' komutunu verir. Bunun üzerine geri iletme pompası fren hidroliğini tekerlek frenleme silindirinden çekerek basınç tutucu üzerinden fren merkez pompası devresine iletir. Fren basıncının ortadan kaldırılması, tekerleğin kilitleme tehlikesini önler. Aynı anda tekerlek tekrar hızlanır. Elektronik kumanda cihazı tekerleğin yeniden kuvvetli bir şekilde frenlenebileceğini tekrar belirler ve hidrolik üniteye ' fren hidroliğini gönder ' komutunu verir. Böylece manyetik supap üzerinden basınç tekrar yükselir. Ayarlama (düzenleme) süresi yeniden başlar.Sistemin çalışmasını daha iyi anlayabilmek için kademe kademe incelemek daha iyi olacaktır. ABS fren sistemleri prensipte aynı olmakla beraber pratikte bazı teknik farklılıklar bulanmaktadır.
#11.11.2008 11:01 0 0 0
  • Dizel motora sahip araçlarda bilindiği üzere yakıt direkt olarak silindirlerin içine gönderilmektedir. Yakıtı pistonlara gönderen döner pompanın yerini artık common rail sistemi aldı."kütük" olarak adlandırılan bir dağıtıcıdan silindirlere gönderilen yakıt yakıt her enjektörden silindirin o anlık ihtiyacı kadar motorin geçmesine olanak sağlıyor. Basit mantık olarak yüksek basınç üreten çok güçlü bir pompa, elektronik kontrol merkezi ve geliştirilmiş enjektörlerden oluşan sistem oldukça hassas.

    Ödüllü pek çok otomobilin sahip olduğu motor teknolojisi olan common rail sisteminin bakımında sisteme girebilecek en küçük toz zerreciği bile büyük sorunlara yol açabiliyor. Aracın bakımının yapılacağı yerin çok temiz, dışarısıyla hava akımını önleyen tamamen kapalı bir ortam olması gerekiyor.
#11.11.2008 11:02 0 0 0
  • Çoğumuz, ESP'nin adını ilk defa Mercedes A sınıfı otomobillerin takla atma hatasından sonra duyduk. Otomobil dergilerinin yaptığı slalom testlerinde, aracın ani manevralarda takla atmasının ardından, Mercedes, bütün A sınıfı otomobillere bu sistemi takarak soruna çözüm getirdi.

    ESP'nin çalışma prensibi aslında çok basit. 4 teker de birbirinden bağımsız gaz verebilme ve fren yapabilme yeteneğine sahip.Tabii ki biz bunu 4 tane gaz ve 4 tane fren pedalıyla yapmıyoruz. Ani manevralarda aracın fiziksel dengesinin bozulması sonucunda tekerlerden biri ya da birkaçı kayma eğiliminde bulunup araba savrulmaya başladığı anda, ESP sistemi devreye giriyor ve arabanın kaydığı yöne, doğrultuya bağlı olarak ilgili tekerleğe gaz veya fren uyguluyor. Peki bu sistem aracın kaydığını nasıl algılıyor? Birazdan aşağıdaki şekilde de göreceğiniz gibi, ESP sistemine bağlı çeşitli sistemler, algılayıcılar var. Bunlardan benim size olayı açıklamakta kullanacaklarım, "Tekerlek Hızı Algılayıcısı", "Yanal Hız Algılayıcısı", "Direksiyon Açısı Algılayıcısı" ve "Fren Basıncı Algılayıcısı". Şimdi arabamızın arkasının kaymaya başladığını farzedelim, bakalım ESP bunu nasıl anlayacak.

    Öncelikle arabanın arkası savrulunca Yanal Hız Algılayıcısı arabanın yanal yönde bir dengesizlik gösterdiğini, yani savrulduğunu çok basit bir şekilde algılayacaktır. Ayrıca Tekerlek Hızı Algılayıcıları arka tekerleklerin kaymaya başladıkları zaman dönüş hızlarının ön tekerleklere göre daha az olduğunu görecek, benzer bir şekilde Fren Basıncı Algılayıcısı da arka tekerleklere, öne nazaran daha az fren basıncı uygulandığını farkederek, aynı şekilde arka tutuşun kaybolduğunu anlayabilecektir. Son olarak Direksiyon Açısı Algılayıcısı'nın da nasıl çalıştığını anlatmamız gerekirse, arabanın kafadan kaydığını düşünmek yeterli olacaktır. Hızlı bir virajda, siz direksiyonu çeviriyorsunuz, ama aşırı hızlı gittiğiniz için, arabanın ön tarafı dönmüyor. (Bu olay önden çekişli arabalarda, viraj içinde gaza basıldığında, rahatlıkla anlaşılabilir).

    İşte bu durumda, siz direksiyonu çevirdiğinize rağmen Yanal Hız Algılayıcısı bir dönme hareketi hissedemeyeceği için, arabanın kafadan kaydığını, yani ön tekerleklerin tutuşunu kaybettiğini ESP sistemi algılar. Bütün bu bilgilerden sonra ESP sisteminin şekildeki örnekte nasıl işlediğini açıklayabiliriz.
    1)ABS Kontrol Ünitesi
    2)Tekerlek Hızı Algılayıcısı
    3)Direksiyon Açısı Algılayıcısı
    4)Yanal Hız Algılayıcısı
    5)Motor Kontrol Ünitesi
    6)Otomatik Gaz Subapı/Enjeksiyon Pompası
    7)Fren Basıncı Algılayıcısı Traktör frenlerini
    bilenler varsa bu konuyu rahatlıkla anlayabilirler.

    Traktörlerde arka tekerlere kumanda eden iki tane fren pedalı vardır. Tarla sürerken bir uçtan öbür uca vardığınızda bu pedallardan sadece bir tanesine basarak traktörü olduğu yerde geri döndürebilirsiniz.

    Mesela sadece sağ fren pedalına basarsanız, traktörün sağ arka tekeri fren yapar ve traktör kendi çevresinde sağa doğru dönmeye başlar. İşte ESP de bu traktör frenlerinden esinlenerek yapılmış diyebiliriz . Yani sadece gelişmiş ve elektronik bir traktör freni o kadar. Tek bir artı yönü var, hayatınızı kurtarabiliyor, ya da arabanızda oluşabilecek bilmem kaç milyarlık hasarları...

    Sonuçta öyle ya da böyle, ESP son derece faydalı, arabanın kaymasını neredeyse imkansız hale getiren bir sistem.
#11.11.2008 11:03 0 0 0
  • Soğuk motorun rölanti devrini kontrol eden hızlı-rölanti egzantrik ayarı yüksek ise benzin sarfiyatında artış sağlar. Deniz seviyesinden yükseldiğiniz her 360 metrede hava / benzin karışım oranında yüzde 1,25'lik bir azalma olur ve hava inceldiğinden karışım zenginleşir, bu durumlarda karbüratörün fakir karışım verecek şekilde ayarlanması ve deniz seviyesine inildiğinde artacak hava yoğunluğundan karbüratör ayarını zengin karışıma göre ayarlamanız yakıt sarfiyatınızı azaltabilir.

    Motor soğukken çalıştırıldığında keskin bir benzin kokusu alıyorsanız büyük ihtimalle cigle zengin karışım verecek şekilde ayarlanmıştır, bu ayarın düzeltilmesi hem motorunuzun alışmasını kolaylaştıracak hemde yakıt tüketiminizi azaltacaktır. Cigle kelebeği elektrikli olan araç sahipleri ise araccın motoru ısındığında kelebeğin tam açılıp açılamadığını kontrol etmelidirler. Benzin sarfiyatını arttıran bir diğer etken sıkı veya tutukluk yapan gaz pedalıdır, pedal yukarı-aşağı düzgün hareket edebilmelidir, yumuşak veya sert olmamalıdır. Aracı kullanırken gaz pedalının altında bir yumurta varmış gibi pedala basarsanız ve araca gazı yedire yedire verirseniz sarfiyatınızı azaltmanıza sebebiyet verecektir.

    Bujiler benzin sarfiyatını azaltan en önemli motor ekipmanından birisidir, her 10.000 kilometrede bir sefere mahsus bujilerin temizlenmesi ve gerekiyorsa bujilerin değiştirilmesi önemlidir.

    Benzin sarfiyatının azalmasını sağlayacak bir diğer etken tam şarjlı aküdür. Tam şarjlı aküler voltaj regülatörü şarj dinamosunun verdiği elektriği en aza indirerek şarj dinamosunun emdiği beygir gücünü azaltarak morun çekişini arttırır. Ayrıca tam doluyken silindirlerde tam yanmayıda sağlayan akünü bakımıda önemlidir. Akünün su seviyesini kontrol etmeniz, akü üzerinde kısa devreye sebebiyet verecek durumlardan sakınmanız, yağ yakıt gibi sıvıların aküye bulaşmamasına dikkat etmeniz, aşırı ve ani sıcaklıktan ve soğuktan akünüzü korumanız, ateşten sakınmanız akünüzün ömrünü arttıran hususlardır.

    Motor bakımı ise sarfiyat azartan bir diğer sebeptir, aşınmış segmanlar motorun kompresyon oranını düşürürken yağ sarfiyatını arttırır, kompresyon basıncı düşen motorun çekişi azalır ve yakıt sarfiyatı artar. Motorun bu arızasını gidermek için motorunuzu sokacağınız revizyon büyük maliyetler çıkarabilir. Aracın egzost sisteminde tıkanıklık olmamasına dikkat etmeniz gerekmektedir, egzostda olabilecek tıkanıklıklar karşı basıncı yükselteceğinden motorda çekiş düşmesine sebebiyet verir. Motorunuzun silindirine kapak contasından basınç kaçmasını önlemek için silindir kapak cıvataları iyice sıkılmış olmalıdır.

    Egzost sistemi hariç tıkanık olmamasına dikkat edeceğiniz diğer yer karter havalandırma borusudur, tozlu yollarda bu boru tıkanarak karter havalanmasını engeller ve karter içindeki hava ve yağ buharları dışarı sağlıklı atılamadığından basınç yükselmesi olur ve bu basınç pistonların hareketine etki ederek motor gücünde düşüşe ve harariyete sebebiyet verir.Motora takılı kayışların gerginliği iyi ayarlanmalıdır, fazla sıkı olan kayış ayarı motora fazla yük bindireceğinden motor yükü taşıyabilmek için daha fazla yakıt tüketir. Otomatik vitesli araçlarda uzun süre düşük viteste gitmek fazla yakıt sarfiyatına sebep verir, şanzımanın roketleme zamanı ayarı kontrol etmeli, bu ayarın düzgün ve emniyetli olmasına dikkat edilmelidir.

    Otomatik şanzımanlarda roketleme tereddütlü, ani kavrama veya inleme, kaydırma şeklinde yüksek vitese geçiyorsa şanzıman kontrol edilmelidir. Normal şanzımanlarad ise benzin sarfiyatını arttıran etken kaçıran debriyajdır. Debriyaj tamamen yerine oturmadığı için motorun ürettiği gücü tam olarak transfer edemeyerek yakılan yakıtın boşa gitmesine sebebiyet verir. Debriyaj balatası aşınmadığı durumlarda debriyaj ayarı ile kaçırma kolaylıkla önlenebilir.Az benzin yakmak için temizliğine dikkat edilmesi gereken en önemli ekipmanlardan biri hava filtresidir. Hava filtresi kirliyse karbüratöre giren havada azalma olur ve daha fazla benzin emilir. Hava filtresi zamana bakılmaksızın kontrol edilmeli, temizlenmeli veya gerekiyorsa değiştirilmelidir.

    Aracınızın ayakları olan tekerleklerin rulman yataklarının sıkıştırma oranını kontrol etmelisiniz. Gerektiğinden fazla sıkılmış olan rulman yatakları tekerleğin dönüşüne ve frenlemeye mani olarak hem lastiklerin çabuk aşınmasına sebebiyet verir hemde sürüş emniyetini tehlikeye atar.

    Ayrıca aracın rot ayarı bozuksa benzininizin bir kısmı aracın bu bozukluklardan oluşan sürtünme ve sürüklenmelerini engellemek için harcanır. El freninin ayarıda ayak freni gibi önemlidir, çok sıkı yapılmış ayar tekerleği tutar ve balataların kampanaya sürtünmesine sebebiyet verir.Aracınızın kaportasında yapacağınız modifikasyonlara dikkat ediniz, aracın aerodinamik yapısını bozacak değişiklikler ile yakıt sarfiyatı artacaktır.

    Bagajda lüzumsuz ağırlık yapan nesnelerden sakınınız, aracın havaya karşı göstereceği direnç azaldıkça gidilen yol artacağından aracın dış yüzeyinde yapıyı bozacak değişiklikler yapmaktan kaçınınız.
#11.11.2008 11:04 0 0 0
  • Akaryakıt fiyatlarına her geçen gün periyodik olarak gelen zamlar herkesi canından bezdirdi. Yakıt tüketimini minimuma indirmek elinizde. Eğer otomobiliniz son günlerde fazla yakıt tüketmeye başlamışsa vakit geçirmeden servisinizin yolunu tutun. Çünkü birkaç küçük önlemle yakıt tüketimini kontrol altında tutabilirsiniz.

    Tedbirinizi almadan önce otomobilinizdeki onarılması gereken yerler hakkında teşhisinizi doğru koyun. Bazı basit onarım teknikleri ile aşırı yakıt tüketiminde tasarrufu kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Bütün iş bunun yöntemini iyi bilmekte yatıyor.

    Aracınız fazla yakıt harcıyor mu?
    Otomobilin konforu, çekişi, aksesuarlarının nasıl olduğundan önce, belki de ilk sorulan soru bu. Çoğumuz, süper ama kilometre başına fazlaca yakıt tüketen bir otomobille dolaşmak istemez. Lüksünün yanında, yakıt tüketimi de otomobillerin tercih edilirliğini arttırıyor. Öte yandan hep merak edilen konular, aracın ne kadar benzin yaktığı, eğer fazla yakıyorsa bunun nedenleri ve yakıt tüketimini en aza indirmenin yolları oluyor.

    Örneğin aşağıdaki belirtileri hissettiğinizde, aracınızın fazla yakıt yaktığını anlarsınız.Nasıl anlayacaksınız?
    • Motorun çekişinde azalma olur.
    • Egsoz gazı siyah, göz yaşartıcıdır, benzin kokar.
    • Egsoz kuyruk borusu içinde karbon isi oluşur.
    • Egsozda patırtılı sesler olur
    • Motor soğukken kolay, sıcakken güç çalışır.
    • Bilinen miktarda benzinle yapılan kilometrede azalma olur.

    Teşhisi doğru koyun Aracınızın fazla yakıt yakıp yakmadığının tespitini yapmak için, bir litre benzinle kaç kilometre yol gittiğinizi bilmeniz gerekiyor. Bunun için yakıt deponuzu, tabanca otomatik olarak yakıtı kesinceye kadar doldurun. Bu sırada kilometre saatinizi okuyun.

    Diyelim ki; 58.500 km.'de olsun belirli bir yol gittikten sonra aynı istasyonda ve aynı tabancadan yine tabancanın otomatik durmasını esas alarak deponuzu bir kere daha tam doldurun. Kaç litre benzin aldığınızı bir kenara yazın. Kilometre saatini tekrar okuyun. Toplam kilometre 58.750 ve deponun aldığı benzin 25 litre olsun.

    Şimdi toplam kilometreden, ilk toplam kilometreyi çıkartırsak (58.750-58.500=250) gittiğimiz toplam kilometre bulunur (250 km). Bunu aldığınız yakıt miktarına böldüğünüzde ( 250 : 25 =10 ) aracınızın bir litre yakıt ile kaç kilometre yol gittiği ortaya çıkar.

    Bir araçta yakıt tasarrufundan bahsetmeden önce, fazla yakıt harcamasının nedenlerini açıklamak yerinde olur. Aracın fazla yakıt harcamasının nedenlerini iki grupta toplamak mümkündür. Birincisi araçtan kaynaklanan kusurlar, ikincisi ise sürücüden kaynaklanan kusurlar. Araçtan kaynaklanan kusurlar: Aşağıdaki tavsiyelerin bir kısmı bakım teknisyeni tarafından yapılabilir. Ama sizin tarafınızdan yapılabilecek basit onarım ve bakımlar da vardır. Bu bakımlar kesinlikle rasgele bir tamirciye değil uzman ve yetkili bir servise yaptırılmalı.

    Bu bakım ve kontroller:
    1. Motorunuzun ayar ve bakımlarını (her 5.000 km.'de) ve uzman kişilere yaptırın.

    Bu ayar bakımlarında;
    • Hava filtresinin temizliğine dikkat edin. Tıkanmış hava filtresi yakıt tüketimini arttırır.
    • Hava filtresini yaz veya kış durumuna göre takın.
    • Distribütör platin ayarını katalog değerine ayarlatın. Değerinde olmaması yakıt tüketimini arttırır.
    • Akümülatör ve bağlantı kablolarının bozukluğu motor verimini düşürür. Değerinde olmaması yakıt tüketimini arttırır.
    • Bujilerin arızalı ve ayarsız olması yakıt tüketimini yüzde 10 arttırır.
    • Karbüratörün bakımın yaptırın.
    • Rölanti devri katalog değerinde olmalı. Yüksek devir yakıt tüketimini arttırır.
    • Bakım teknisyeninizin, rölanti devri ayarını gaz analiz cihazı ile yapılmalı. Sıkı ve tutukluk yapan bir gaz pedalı yakıt tüketimini artırır.

    2. Fren balataları ayarsız ve sıkı ise tekerlek dönüşü zorlanır. Yakıt tüketimi artar.
    3. Debriyajın kaydırması yakıt tüketimini arttırır.
    4. Ön düzen ayarlarını her 10.000 km.'de bir kontrol ettiren.
    5. Lastik havaları uygun basınçta olmalıdır. Havası az olan lastikte yuvarlanma güç olduğundan yakıt tüketimi artar.

    Sürücüden kaynaklanan kusurlar:
    Sürücü aracı kullanırken aşağıdaki hususlara dikkat ettiğinde daha az benzinle daha çok kilometre yapabilir. Öncelikle az benzinle çok kilometre gitmenin yolu sabırdan geçer sözünü unutmayalım. Eğer ekonomi sizin için ön plandaysa aşağıdaki önerilerimizi dikkatlice uygulayın.
    1. Önünüzdeki aracı çok yakından takip etmeyin. Zira devamlı olarak aracınızı frenler ve gazlarsınız. Bu durum ilave benzin pompalanmasına neden olur. Ani fren ve ardından gaz basmak yakıt tüketimini yüzde 5 arttırır.
    2. Şehirlerarası yolda en verimli hız 80-90 km. arasındadır. 90 km.'nin üstünde her kilometre yakıt tüketimini yüzde 1 arttırır. Son vitesteki 90 km.'lik hız yaklaşık 3.000-3.300 motor devrine eşittir. Diğer viteslerde de motorunuzu 2.750-3.000 devirler arasında çalıştırın (Bunun için takometreden faydalanın).
    3. Motorunuzun harareti (ısısı) yakıt tüketimini etkiler.
    • İlk hareketten önce motorun ısınması için en fazla 30 saniye bekleyin. Fazla ısınmasını beklemek yakıt tüketimini arttırır.
    • Ancak şehirlerarası yola çıkarken, hareket göstergesinin normale yaklaşmasını bekleyin.
    • Kışın motorunuzun çok soğumaması için radyatör önünü gazete kağıdı ya da benzeri bir şeyle kapatın.
    • Soğuk motorda yakıt sarfiyatı fazladır. Motor tam ısınmadan yapılan yolculuklardan (özellikle kısa mesafelerden) kaçının. Böyle durumlarda aracınız yüzde 25 daha fazla yakıt harcar.
    4. Yakıt deponuzun hatalı doldurulması yakıt tüketimini arttırır. Deponuzu doldururken aşağıdaki noktalara dikkat edin.
    • Deponuzu mümkünse pompanın yavaş hızı ile doldurun.
    • Depo hiçbir zaman ağzına kadar doldurulmamalı.
    • İmkanınız varsa sabah veya akşamın geç saatlerinde deponuzu doldurun.
    • Depoyu daima dolu bulundurun. Çünkü az benzinde buharlaşma daha fazladır.
    • Özellikle dizel motorlu araçlarda, günlük iş bitiminden sonra depoyu kaliteli motorinle doldurun.
    • Bir istasyonun pompasına yanaştığınızda pompanın para kısmının bilhassa sıfırlanmasına dikkat edin.
    • Aracınızın motoru hangi benzine göre uyarlanmışsa (süper-normal-kurşunsuz) ona göre benzin kullanın.
    • Yakıt deponuzun kapağı kilitli tip olmalı.







    Taşıt, yakıt enjeksiyonlu olmalı. Karbüratörlü araçlar enjeksiyonlu taşıtlara göre en az %10 daha fazla benzin tüketirler ve hava kirliliğine neden olurlar. Multi Point Injection (MRI) olanları tercih ediniz. Karbüratörlü araçlardan atılan yanmamış hidrokarbon miktarı çok yüksektir. Bu kirletici çevre ve halk sağlığı açısından çok zararlıdır.

    Aracın 100 km.de tüketeceği kurşunsuz benzin miktarı şehiriçi yollarda 7-8 litreden fazla olmamalı. Taşıtların km. başına yakıt tüketimi arttıkça işletme maliyeti ve egzozdan attığı kirletici madde miktarı artar. Aracın 100 km.de tükettiği kurşunsuz benzin miktarı araçla ilgili dosyada mutlaka olmalı.

    Bir litre benzin yandığında bir kişinin bir günlük ihtiyacı olan 2000 litre oksijeni tüketir.

    Araç yakıt olarak LPG'de kullanılabiliyorsa 100 km'de tüketeceği LPG miktarı 7 litre benzine eşdeğer olmalı. Araç en fazla 4 silindirli olmalı. 6 silindirli araçlar 4 silindirli araçlara göre hem %30 daha fazla benzin tüketirler hem de daha fazla miktarda karbon monoksit ve hidrokarbon gibi kirleticileri egzozdan atmosfere atarlar. Araç kurşunsuz benzin kullanmalı. Kurşun ana rahmindeki bebeklerin ve çocukların zehirlenmesine ve hatta ölümlerine neden olur.

    Aracın ağırlığı 1000-1100 kg.dan fazla olmamalı. Taşıt ağırlığı arttıkça tüketeceği benzin ve atmosfere atacağı kirletici madde miktarı artar.

    Aracın aynaları gövde ile uyumlu olmalı. Aynalar aşırı büyük olmamalı. Araçlarda sürtünme kayıpları azaldıkça benzin tüketimi de azalır. Aracın gövdesinde çıkıntı az ve pencere camları gömmeli olmalı. Araçta girinti çıkıntı arttıkça benzin tüketimi ve egzozdan atacağı CO, HC, NOx gibi kirletici miktarı artar.

    Araç aerodinamik özelliklere sahip olmalı. (CD=0.3 olan tercih edilmeli.)Aracın " Taşıt Emisyon Kontrol Etiketi " olmalı. Bu etikette taşıtın bir km.de egzozdan attığı Karbon monoksit, Hidrokarbon ve Azot oksitlerin miktarları belirtilmeli.

    Kullanılmış benzinli taşıt satın alırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
    Enjeksiyon sistemli taşıt satın alınız. Enjeksiyon sistemli taşıtlar karbüratör esaslı motorlardan en az %10 daha az yakıt tüketirler. Karbüratörlü araçlar atmosfere fazla miktarda yanmamış hidrokarbon atarlar. Bu kirletici çevre sağlığı açısından çok zararlıdır.

    Araç en fazla dört silindirli olmalı. Altı silindirli araçlar dört silindirli araçlara göre %30 daha fazla benzin tüketirler. Benzinin yanması sonucu oluşan karbondioksitin atmosferdeki ömrü 120 yıldır ve yeryüzünde biriktikçe atmosferin ısınmasına neden olur. Aracın benzin depo kapağı sızdırmaz olmalı. Benzin buharı kanser yapıcı bir maddedir. Ayrıca fazla benzin kaçması benzin tüketiminin artmasına neden olur.

    Araçta kurşunsuz benzin kullanılmalı. Kurşun, özellikle bebeklerin ve çocukların ölümüne neden olmaktadır Aracın " Taşıt Emisyon Kontrol Etiketine " olmalı. Aracın emisyon standartlarını sağlayıp/sağlamadığı incelenmeli. Taşıt Emisyon Kontrol Etiketinin veriliş tarihinin yeni olmasına dikkat edilmeli.

    Aracı çalıştırınız ve motoru dinleyiniz. Motor vuruntusuz-düzgün çalışmalı.Aracı çalıştırınız egzozu kontrol ediniz. Egzozdan siyah duman çıkıp/çıkmadığına dikkat ediniz. Eğer egzozdan beyaz duman çıkıyorsa problem yok demektir. Siyah duman motorun verimli çalışmadığını gösterir. Böyle araçlar hem fazla benzin tüketimine hem de daha fazla miktarda hidrokarbon ve karbon monoksit gibi kirleticilerin atmosfere atılmasına neden olurlar.

    Aracın 100 km.de tükettiği kurşunsuz benzin miktarını sorunuz. Araç şehiriçi yollarda 7-8 litreden fazla benzin tüketmemeli. Bir litre benzin, bir kişinin bir günde soluduğu oksijeni tüketir. Aracın benzin kullanımı arttıkça oksijen tüketimi de artar.

    Aracın ağırlığı 1000-1100 kg.dan fazla olmamalı. Aracın ağırlığı arttıkça tüketeceği yakıt miktarı ve atmosfere atacağı CO, HC, NOx gibi kirleticilerin miktarları artar.

    Aracın km.'si az ve yaşı küçük olmalı. Aracın km.si arttıkça ve yaşı büyüdükçe tüketeceği yakıt miktarı ve egzozdan atacağı kirletici miktarı artar. Aynı model sıfır yaşındaki bir araç, 5 yaşındaki bir araca göre %30 daha fazla kirletici atar ve daha fazla yakıt tüketir.

    Aracın lastikleri geniş olmamalı. Sürtünme kaybı arttıkça yakıt tüketimi artar.Aracın bakım/onarımına (özellikle motor kısmı) dikkat edilmiş olmalı. Bakımsız araçlar fazla benzin tüketir ve hava kirliliğine neden olur.

    Taksicilerin taksi satın alırken dikkat etmesi gereken hususlar:
    Yeni veya kullanılmış araç satın alırken şehiriçi trafiğin de 100 km. en fazla 7 lt benzin veya eşdeğeri LPG tüketen araç satın alınız. Şehiriçi trafiğinde 100 km.de 7, 8, 10, 12, 15 ve hatta 16 lt benzin veya eşdeğer LPG tüketen araçlar olduğunu unutmayınız.

    Aracın yedek parçası ucuz diye fazla yakıt tüketen araç satın almayınız. Yedek parçası ucuz diye 100.000 km.de 15.000 lt. benzin tüketen araç satın alarak yılda en az 8000 dolar zarar edersiniz. Bu para ile iki yılda bir aracınızı yenilemeniz mümkündür. İstanbul'da taksilerin çoğu 100 km.de 15 lt ve üzeri benzin veya eşdeğer LPG tüketmektedir.

    İstanbul'da taksi adedi 18.500 dir. Benzinli taksi adedi ise 15.500 dir. Bu taksiler İstanbul şehiriçi trafiğinde yılda ortalama 124.000.000 lt extra benzin veya eşdeğeri LPG tüketmektedirler. Veya yılda ortalama 124.000.000 dolar israf edilir (LPG olarak 40 milyon dolar).

    Benzin kullanan bir aracı LPG'li araca dönüştürmekle yakıt tüketimi ancak %5-10 azaltılabilir. LPG, benzine göre çok ucuz olduğu için ekonomik olduğu zannedilir. Bu varsayım kesinlikle yanlıştır. Önemli olan az yakıtla daha uzun mesafe alan araç kullanmaktır.

    LPG temiz yakıttır. Daha az kirletici deşarj eden yani 100 km.de 6 kg. LPG kullanan araçların olduğunu unutmayınız. Araçta yakıt tüketimi arttıkça egzozdan atılan kirletici miktarı da artar.

    Benzinli taşıtlarda taşıt hızına göre yakıt tüketimi:
    Şehir içi bölgelerde taşıtlarda kullanılan yakıt tüketimini ve egzozdan atılan kirletici miktarını minimize etmek için taşıt hızı 35-95 km/saat arasında olmalı.

    Şehiriçi trafiğinde taşıt hızı 25 km/saat'ın altına düştüğünde egzozdan atılan HC, CO ve NOx gibi kirleticiler katlanarak artar.35-95 km/saat hızda şehir içi trafiğinde 100 km.de 7 lt benzin tüketen bir aracın hızı, 25 km/saat ve altına düşürdüğünde yakıt tüketimini %50 artar.

    Aracınızı uygun viteste sürünüz. Aksi durumda araç;- 5-20 km/saat hızda ikinci vites yerine birinci viteste,35-40 km/saat hızda üçüncü vites yerine ikinci viteste,55-70 km/saat hızda dördüncü vites yerine üçüncü viteste,85-.... km/saat hızda beşinci vites yerine dördüncü viteste,sürüldüğünde %15-30 extra yakıt tüketilir.Araç 95 km/saat yerine 115 km/saat hızda sürdüğünde %15 daha fazla yakıt tüketilir. Egzozdan atılan NOx miktarını ise katlanarak artar. Araç ani olarak çalıştırıp hızlandırıldığında normal seyir esnasındaki değerden %60 daha fazla yakıt tüketir. Egzozdan atılan HC'lar trafiğin yoğun olduğu cadde ve meydanlarda ozon kirliliğine neden olur. Ozon ise insanların hastalanmasına, bitkilerin tahrip olmasına neden olur.

    Motorunuzu durdurmadan önce vitesi boşa alınız. Aksi durumda atık benzin atılmasına neden olursunuz.

    Yeni veya eski benzinli taşıt satın alırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
    Şehiriçi trafiğinde 100 km.de en fazla 7 litre kurşunsuz benzin veya eşdeğeri LPG kullanan taşıtlar yerine 15 litre benzin veya eşdeğeri LPG kullanan taşıt satın aldığınızda, her 100 km de;8 litre extra benzin tüketirsiniz, Yakıta 8 dolar fazla para ödersiniz, Extra 8 kişinin bir günde soluduğu havayı tüketirsiniz, Extra 18 kg. sera gazı CO2'i atmosfere atarak yeryüzünün ısınmasına neden olursunuz, 8 litre extra benzin tüketerek;-1070 gr. extra çok zehirli atık gaz olan karbon monoksit, -140 gr. extra kanser ve foto kimyasal duman neden olan hidro karbon,-72 gr. extra asit yağmuru ve dumana neden olan azot oksitler, kirleticisini atmosfere atarak havayı daha fazla kirletirsiniz.

    Tüm bunlara dur demenin yegane yolu çevre dostu 100 km.de en fazla 7 litre kurşunsuz benzin veya eşdeğeri LPG kullanan araç satın almaktır.

    Yeni veya eski benzinli taşıt satın alırken yakıt tüketimi:

    Taşıt satın almaya karar verdiğinizde bütçenizi, Türkiye'nin enerji ihtiyacını, araçtan daha az kirletici atılarak çevreyi korumak amacı ile şehiriçi ve şehirlerarası yolda 100 km. tükettiği yakıt miktarını öğrenmeden araç satın almayınız.

    Karbon dioksit emisyonu, tüketilen yakıt miktarı artışıyla doğru orantılı olarak artar. Atmosferde CO2 artışı yeryüzünün sıcaklığının artmasına, sık sık fırtınaya neden olur. Daha az yakıt kullanımı, daha az karbon dioksit demektir.

    Satın alacağınız aracın yakıt tüketimini bilirseniz yıllık yakıt tüketim maliyetini,Yıllık Yakıt Tüketimi (lt)= Yıllık Seyahat x Yakıt TüketimEdilen Mesafe (km) Hız (lt/100 km) Yıllık Yakıt Tüketimi (Dolar)= Yıllık Seyahat x Yakıt FiatıEdilen Mesafe (lt) (Dolar/lt)Denklemi ile hesaplayabilirsiniz. Bunun için odometreden km.i kaydediniz. Her seferinde satın aldığımız yakıt miktarını (lt olarak) ve o günkü yakın fiyatını (dolar olarak) kaydediniz. Yıl sonunda odometreden yıllık seyahat edilen mesafeyi (km) bulunuz. Yıllık tüketilen yakıt miktarını toplayınız.

    100 km.de 14 lt. ve 7 lt. benzin tüketen iki taşıt var. Yılda ortalama 50.000 km. seyahat edileceği tahmin ediliyor. Buna göre yıllık yakıt maliyeti 14 lt/100 km. yakıt tüketen araç için 7000 dolar 7 lt/100 km. yakıt tüketen araç için 7000 dolardır. Aradaki extra yakıt farkı 3500 lt ve yıllık yakıt maliyeti 3500 dolardır. 3500 lt. extra yakıt tüketerek 3500 kişinin bir günlük oksijen ihtiyacını da kirletmiş olursunuz. Fazla yakıt tüketen araç satın alırsanız yeryüzünün ısınmasına sık sık fırtınaya neden olan 7710 kg. karbondioksiti extradan atmosfere atarsınız.

#11.11.2008 11:07 0 0 0
  • Aracınızı park ederken bilinmesi gereken ilk kural yapılacak güç manevraların park yerinden çıkarken değil park yerine girerken yapılmasıdır. Aracın sıcak olduğu zaman yapılan güç manevralar aracı pek fazla etkilemeyeceği gibi soğuk bir araçla aynı manevraları yapmanız daha fazla yakıt tüketmenize sebebiyet verecektir.Aracınızı en bilinçli park etme şekli şüphesizki çıkarken hiç bir manevra yapmanıza gerek kalmayacak olan park şeklidir. Bu şekilde yapılan park ile aracınız park yerinden çıkarken soğuk olan motor zorlanmaz. Aracınızı çalışıtırdığınız anda yakıt sarfiyatını önlemek için fazla rölantide beklemeden aracınızı hareket ettirin.Sıkışık park yerlerinden çıkarken klima, silecek gibi çalışan aksamları durdurmanız gücün direksiyon hidroliğine devrolmasına ve yakıttan tasarruf etmnize sebebiyet verecektir. Deponuz yeni doldurulmuş ise ve aracınızı yokuşa park etmek zorunda iseniz aracın burnunu yokuş aşağı gelecek şekilde park etmeye özen gösterin.Aracınızı park ettiğiniz yerde aracınızın motorunu fazlasıyla soğutacak hareket halindeki soğuk havadan aracınızı sakınmaya özen gösterin. Sıcak, kumlu ve tozlu iklimlerde garajda muhafaza edilen araçların deposundan buharlaşan benzin açıkta park etmiş bir araca göre çok çok düşüktür. 45-50 °C sıcaklığı bulan illerde araçlar güneş altındayken şamandıra muhafazasında bulunan benzin buharlaşabilmektedir. Aracınızı gölgeye park ederek hem buharlaşan benzinden kar edeceğiniz gibi aracınızı soğutmak için açacağınız klimadanda tasarruf edebilirsiniz.
#11.11.2008 11:09 0 0 0
  • Otomotiv sektörünün son teknolojiyi kullanmasıyla ortaya çıkan birbirinden donanımlı araçlar, daha fazla konfor ve güvenlik sunmanın yanı sıra sürücülerin bilmek zorunda olduğu bazı elektronik kısaltmaları da beraberinde getiriyor.

    Türkiye'de bundan 10 yıl önce genellikle sade donanımlı otomobiller kullanan sürücülere, özellikle son 5 yıldır adeta teknoloji harikasına dönen araçlar daha büyük sürüş keyfi yaşatırken, bir yandan da otomobillerin elektronik donanımlarını en iyi şekilde öğrenmenin zorunluluğunu getiriyor.

    Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkaran ve daha önceleri genellikle üst sınıf otomobillerde görülmesine alışık olunan elektronik donanımların, alt sınıftaki modellerde de yaygınlaşmaya başlaması sonucu, bir süre öncesine kadar ''AC (Air Condition)'[/swf2][swf3]'ABS (Antiblock Brake System), ''EBD (Electronic Brake Distributor)'' gibi terimlere aşina olan sürücüler, artık ''ESP'[/swf2][swf3]'BAS'[/swf2][swf3]'MSR'[/swf2][swf3]'ASC+T'' gibi kısaltmalarla da sıklıkla karşılaşıyor.

    Otomobil modellerinde kullanılan ve sürücülerin öğrenmek için neredeyse sözlük yardımına ihtiyaç duyacağı bazı elektronik donanımların kısaltmalarının anlamları şöyle:

    ESP: Elektronik Stabilite Programı (ESP), sensörler sayesinde otomobilin seyir halinde çizgisini korumasına yardımcı olur. Böylece, araç savrulmadan stabil bir şekilde seyrini sürdürür.

    BAS ya da EBA: ''Brake Assist System'' ve ''Emergency Brake Assist''in kısaltmaları olan BAS ve EBA, sürücünün fren pedalına sert basması halinde devreye girerek, fren gücünü tam olarak devreye sokar.

    ABS: ''Antiblock Brake System''in kısaltması olan ABS, sürücülere, tekerlekler kilitlenmeden fren yapma olanağı sağlar. Ani frenler veya ıslak zeminlerde devreye giren ABS, kullanılan aracın manevra ve kontrol yeteneğini artırarak, sürücüye yardımcı olur.

    MSR: ''Motor Schleppmomenten Regelung''un kısaltması olan MSR, özellikle kaygan zeminlerde, sürücünün ayağını gaz pedalından çekmesiyle oluşacak kaymayı, motor torkunu kullanarak önlemeye çalışır.

    ASR: ''Anti Schlupf Regelung''un kısaltması olan ASR, araçların patinaja düşmeleri önler. Türkçe'ye antipatinaj sistemi olarak çevrilebilecek ''ASR'', patinaja geçildiğinde çekiş olan tekerleklere giden gücü kontrol eder ve tutunmayı sağlar.

    EBD: ''Electronic Brake Distributor''ün kısaltması olan ''EBD'', fren yapılması halinde gücün ön ve arkadaki akslara dengeli şekilde dağılmasını sağlar. Böylece, güvenli fren yapılmasına yardımcı olur.

    ASC+T: ''Elektronik çekiş kontrol sistemi'' olarak tanımlanan sistem, aracı seyir halindeyken sensörler aracılığıyla sürekli takip eder. Sürücü, tehlike yaratacak durumlarda aracına gaz verse bile, sistem motor gücünü sınırlar.

    EPB veya APB: Klasik el freninin yerine geçen bu sistemde, el freni, anahtar kontak yuvasından çıkarıldığında otomatik olarak devreye girer. Sistem, bazı modellerde, motor yeniden çalıştığında, bazı modellerde de bir butona basılarak devreden çıkarılır.

    Tiptronic: Araçlardaki şanzımanın manuel ya da otomatik olarak kullanılmasına olanak sağlar.

    Cruise Control: Otomatik hız kontrol sistemi olarak tanımlanan ''Cruise Control'' sürücü tarafından devreye sokulduğunda, aracın hızını sabitler. Sistem devreden çıkarılmak istendiğinde, gaza, frene ya da sistemi çalıştıran düğmeye yeniden basılması gerekir. Günümüzdeki bazı yeni nesil modellerde kullanılan, ''Akıllı Cruise Control'' ise sensörler aracılığıyla öndeki araçla olan mesafenin daraldığını tespit eder etmez, aracı yavaşlatır ve daha sonra hızı tekrar ayın seviyeye otomotik olarak getirir.

    SRS: Otomobil kabinindeki sürücü ve yolcuların bir kaza anında korunması amacıyla geliştirilen ''Airbag'' veya ''SRS (Suplementary Restraint System)'', Türkçe'ye ''hava yastığı'' olarak geçti. Emniyet kemeriyle birlikte kullanılmaları halinde maksimum koruma sağlayan hava yastıkları, çarpışma sırasında, çok kısa bir süre içinde otomatik olarak devreye girer.
#11.11.2008 11:13 0 0 0
  • - Fiyatın öncelikli tercih olarak dikkate alınmaması gerekir.Hasarı en çabuk ve eksiz ödeyen firmaların tercih edilmesi gerekir.


    - Poliçede belirtilen araç değeri,aracınız yeni ise anahtar teslim fiyatı,kullanılmış ise piyasa fiyatı ile aynı olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.


    - Ferdi Kaza Sigortası ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından verilen teminatlara ve ödenecek prime dikkat edilmesi gerekiyor.Piyasada primi düşük göstermek amacıyla bu teminatlar düşük tutuluyor.


    - Poliçedeki genel ve özel şartların iyi okunması gerekiyor.Grev,lokavt,deprem,sel gibi teminatların bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekiyor.


    - Teminatlar dışında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise primlerin ödeme tarihleri.Çünkü poliçede yazılı tarihlerden itibaren 15 gün içinde prim taksisi ödenmediği takdirde,sigorta teminatı durduruluyor.Bu tarihten sonra meydana gelecek hasarlar ise ödenmiyor.


    - Prim taksitleri acentelere veya şirketlere elden yatırıldığında karşılığında mutlaka makbuz alınması gerekiyor. Poliçenin enflasyona karşı endeksli olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor.


    - Hazine müsteşarlığı tarafından her üç ayda bir belirlenen ve şirketlere bildirilen araç kasko değeri esas alınarak,kasko poliçesinin düzenletilmesi gerekiyor.


    Kaza sonrası yapılması gerekenler:


    - Kaza sonrası otomobiller hareket ettirilmeden ilgili trafik şubelerine haber vermek ve trafik polislerinin zabıt tutmalarını beklemek gerekiyor.(Eğer kaza bölgesinde trafik şubeleri yerine jandarma varsa,jandarmalar zabıt tutuyor) Alkol muayenesi yapılması gerekiyor.


    - Sürücünün kazanın meydana geldiği yerden veya tutanaklar tutulduktan ve araç tamirhaneye çekildikten sonra sigorta şirketlerine haber vermesi gerekmektedir.


    - Bu işlemler sonrasında sigorta şirketi hasarın bedel tespiti için eksper gönderir.Eksperin hasar tespit çalışmaları sırasında hasar dosyasının tamamlanması ve para alınabilmesi için tutulan tutanağın tasdikli örneğini,alkol muayenesi örneğini ve aracın ruhsatının fotokopilerini tamin etmesi gerekiyor. Aracınızın hasarlı durumunu gösteren fotoğrafları çektirmesi gerekiyor.
#11.11.2008 11:14 0 0 0
  • 1- Klimanızı kesinlikle yüksek devirde seyrederken devreye almayın. Uzun yolda illa ki durmanız gerekmez, debriyaja basarak devri düşürün, klimayı açın ve debriyajdan ayağınızı yavaşça çekin. Aksini yapmanız halinde klimanın kompresörü ayak kırabilir, bu da yaklaşık 300.- $ lık bir arıza demektir.



    2- Yaz aylarında güneş altında park halinde kalan aracınıza ilk binişte klimayı açmadan evvel camları açarak sıcak havanın dışarı çıkmasını sağlayın, ardından camlarınızı kapatarak klimayı açın. Çok sıcak havalarda klimayı ilk çalıştırmada araç içi hava sirkülasyonu modunda kullanın, ardından dış hava alışını açın.

    3- Klimanız açıkken kesinlikle camları açmayın.

    4- Klimanız açıkken araç içerisinde sigara içmeniz hava kanalları içerisinde oluşan neme sigara dumanının yapışmasına neden olur, nemin kuruması ile birlikte kalan sigara kokusu hava kanallarından temizlenemez ve klimanın her kullanıma açılmasında araca pis bir koku yayılmasına neden olur.



    5- Tam otomatik klimalarda derece ayarını dış sıcaklık ile maximum 7 derece fark olacak şekilde ayarlayın. Daha fazla bir fark hasta olmanızı ya da vücudunuzun direncinin zayıflamasına ve yorgunluk hissine neden olur.



    KLİMA BAKIM VE SERVİSLERİ
    1- Klima bakımlarınızı yaz aylarına girmeden evvel YETKİLİ SERVİSLERDE veya KLİMA SERVİSLERİNDE yaptırın. Yetkili servislerde dahi klima konusunda ustaları olup olmadığını sorun. Sanayi servislerinde ise referans almadan klimanızın bakım veya onarımını yaptırmayın. Ne yazık ki klima kullanımının artması ile birlikte her serviste klima gazı basılır yazısı görülmekte, bu tip servislere itibar etmeyin. Klimanızda tamiri mümkün olmayan ya da pahalı arızalara sebep olabilirler.

    2- Klimalarda bulunan R12 veya R134 gazının yılda %10 - 20 oranında azalması normaldir. Bunun üzerindeki azalmalarda kaçak kontrolü yapılmadan gaz tamamalanmaması gerekir. Gazın tamamen boşalmış olduğu klimalarda gaz kaçak sıvısı ve azot gazı verilerek kaçak bulunur, tamir edilir ve gaz basılır. Tamamen yeni gaz basımında gaz basılmadan evvel de kesinlikle VAKUM yapılarak sistem havadan arındırılmalıdır.

    3- Binek araç klimaları ortalama 700 gram ile 1.100 gram arasında gaz alır. Aracınızın etiketleri arasında klimaya ait bir etiket olması ve gaz miktarının yazılı olması gerekmektedir.


    4- Ticari araç klimalarında gaz oranları farklılık göstermektedir.


    5- Klimalarınızı kış aylarında da en az haftada bir defa 5 - 10 dk. süre ile çalıştırmanız klima sisteminizin ömrünü uzatır.
    6- Polen filtrelerinizi kontrol etmeyi unutmayınız.
#11.11.2008 11:15 0 0 0
  • KAYMANIN KONTROLÜ

    Araçlarda kayma lastiklerin yeri tutmamasından dolayı meydana gelir.

    Kaymanın önlenebilmesi çeşitli faktörlere bağlıdır: Aracın önden veya arkadan çekişli olması; kaymaya neden olan yol yüzeyinin kaplı olduğu malzeme veya üzerine yayılmış olan materyalin cinsi (kum, yağ, kar, çiğ, vs.) kaymanın şiddetini ve yönünü etkiler. Bunlar araçta başlayan kaymayı önleme açısından önemlidir.

    Arkadan çekişlilerde: Arkadan çekişli araçlarda kayma aracın arka kısmının sağa veya sola savrulmasıyla meydana gelir. Aracın arka kısmı, ön kısma doğru hareket ederek bazı hallerde tamamen dönmesine ve kontrolün tümüyle kaybolmasına yol açar. Bu gibi durumlar, virajlara, aracın yeri tutma limitlerinin çok üstünde girildiğinde veya viraj içinde kuvvetli fren yapıldığında meydana gelir.

    Araçtaki kaymayı kontrol altına almak için: Ayağınızı gaz pedalından çekin. Kesinlikle frene dokunmayın. Kayma anı frenden dolayı meydana gelmiş ise Ayağınızı fren pedalından çekin. Debriyaja basmayın ve direksiyonu çok hafif bir şekilde tutun.

    Direksiyonu aracın arka kısmının kaydığı yöne doğru çevirin. Aracın arkası sağa doğru savrulmuş ise direksiyonu sağa doğru çevirin. Direksiyonu çok fazla turda kaymanın olduğu tarafa doğru çevirmekte iyi değildir. Araç bu kez ters yöne savrulabilir. Bu yüzden direksiyondaki hareketler kontrollü ve yumuşak olmalıdır.

    Önden çekişlilerde: Önden çekişli araçlarda kaymaya aracın çok hızlı ve ani gazlamalarla -sert hız artırmakla- veya virajlarda ani sürat yükseltilmesiyle meydana gelir.

    Bu durumda: Debriyaj ve fren pedallarından uzak durun (Dokunmayın). Aracın direksiyonunu dönmek istediğiniz yöne doğru yavaşça çevirin ve sert hareketlerden sakının. Aracı durdurmaya çalışmayın, gaz pedalına yavasça basıp çekerek aracın öne olan ivmesini kontrol altına alın.

    Dört tekerlek çekişlilerde: Dört tekerde kayma genel olarak ani fren yapımı esasında meydana gelir. Kaygan zemin üzerinde ani fren aracın tekerleklerinin kilitlenmesine ve aracın kilitlenmesine neden olur.

    Kontrol altına alabilmek için: Fren pedalından ayağınızı çekin, aracın tekerleklerinin dönmesini sağlayın. Debriyaj pedalına dokunmayın.
    Direksiyon hakimiyetini tekrar ele aldığınızda, direksiyonu düz tutarak aracı normal konumuna getirin. Frenleri yavaş bir biçimde pompalayarak aracın durmasını sağlayın.

    HAREKET HALİNDEKİ ARACIN ÖN CAMININ KIRILMASI

    Hareket halindeki araçlarda, özellikle süratli hareket eden araçlarda ön camın kırılması kazaya neden olabilir: Cam kırıldıktan sonra öne doğru kaybettiğiniz görüs açısını tekrar kazanmaya çalışın. Elinizle camı kırıp görüşü sağlamaya çalışmayın. Aynalardan yararlanarak aracınızı yolun sağ tarafına park etmeye çalışın. Sağ tarafa aracı park ettikten sonra, flaşörleri açın ve dikkatlice aracın dışına çıkın. Aracın cama yakın olan kalorifer ve havalandırma deliklerine gazete kağıdı koyarak cam parçacıklarının bu kısımlara düşmelerini önleyin. Gazete kağıdı yoksa bez parçası da kullanabilirsiniz. Sonra krikonun arka kısmı ile camı içerden dışarı doğru kırın. Bu işlem üst köşelerden ortaya doğru yavaşça yapılmalıdır. Cam lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden kullanılabileceği için bagaja koyun. Gazete kağıdına birikmiş cam parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna atın. Bu durumda takabileceğiniz bir gözlük varsa ne iyi. Öylece en yakın cam tamircisine kadar gidin. Bu arada ihmal edilmemesi gereken bir husus, kalorifer deliklerinin elektrikli bir süpürgeyle temizlenmesidir. Ne kadar dikkat edilirse edilsin, deliklere cam parçacıkları düşmüş olabilir.

    YÜKSEK HIZLA LASTİK PATLATMASI

    Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkası sağa veya sola doğru kaymaya başlar. Ön lastiklerden biri patlamışsa, mümkün olduğu kadar fren yapmamaya çalışın. Ön lastiklerden biri patladığı zaman araç lastiğin patladığı yöne doğru kuvvetlice çekilir. Bu durumda direksiyonla, aracı düz bir doğrultuda tutmaya çalışın ve yavaş frenleme ile durmasını sağlayın.

    DERİN SUDAN GEÇMEK

    Taşmış dereler, nehirler veya büyük su birikintilerinin içinden geçerken aracınızın hızını kesin. Aracın geçtiği kısımdaki suyun derinliği önemlidir. Genel olarak araçlar, radyatör pervanelerinin alt kısmına kadar suya girebilirler. Normal olarak radyatör pervanesinin yerden yüksekliği 25-30 santimetre arasındadır. Bu mesafe aracın tekerleklerinin orta noktası ile lastiklerin yere değdiği nokta kadardır. Bu ölçümlerden de anlaşılacağı gibi mütevazi bir aile otomobili 25-30 santimlik bir su birikintisinden geçebilecek yetenektedir. Bu noktanın üstüne su geldiği takdirde, su damlacıklarını kuvvetli bir sprey gibi motorun üstüne püskürtür. Bu su bombardımanı bujilerin ve distribitörün ıslanmasına neden olur ve araç stop eder. Tam su birikintisinin ortasında da kalır. Suya 1 veya 2. vitesle girin. Böyle yapıldığında su lüzumsuz olarak sağa sola sıçramaz. Sürat yavaş fakat aracın devri yüksek olmalı. Sudan geçiş sırasında vites değiştirmeyin. Geçtikten sonrada frenleri kontrol edin. Frenler sık ve kesik basılarak kontrol edilebilir.

    ARAÇLARDA YANGIN

    Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, büyük bir trajedi meydana gelebilir. Buharlaşmış benzin tutuşarak deponun alev almasına neden olur. Bir süre sonrada araç infilak edebilir. Araçta duman tespit edildiği an durdurulmalı. Sonra anahtar üzerinde kontak kapatılmalı. Direksiyonun kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi halde, gerektiği takdirde aracın itilmesi mümkün olmaz. Bütün yolcular dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmı olarak açılmalı. Böylece alevlerin büyümesi önlenmiş olur. İmkan varsa akü kutup başı sökülmeli. Yangın söndürücü varsa kullanılmalı; yoksa, battaniye veya oto kılıfından yaralanılmalı. Bu örtüler alevlerin oksijen alıp büyümesini önleyecektir. Hava almayan alev söner. Olay kum zemin üzerinde meydana gelmişse, alevin üzerine kum atılarak söndürülebilir.

    HEMZEMİN GEÇİTLERDEN GEÇERKEN

    Tren yollarının kara yoluyla kesiştiği geçitlerde çok dikkatli olmak gerekir. Sağa sola bakıp oyalanmadan karşıya geçin. Büyük bir hızla üzerinize gelen trenin durabilmesi için oldukça uzun bir mesafeye ihtiyaç vardır. Araç geçit içinde stop edip kalmışsa hemen yolcuları indirin ve emin bir noktaya geçmelerini sağlayın. Aracı iterek karşıya geçmek mümkün değilse, birinci vitese takın ve kontağı açıp kapayın. Bu şekilde aracın ileri doğru hareketini sağlarsınız. Bu şekilde de hareket ettirmek mümkün değilse, en yakın aracın halatla sizi çekmesini sağlayın.

    OTOMOBİL KULLANIRKEN

    Genelde sürücüler otomobillerine gereken önemi göstermezler. Bu nedenle uzun vadede araçta meydana gelen tahribat, daha önemli boyutlara ulaştığı için, hem emniyet açısından hem de ekonomik açıdan daha büyük masraflar yaratarak tehlike oluşturur. Bazı konularda dikkat edilmesi gereken hususları saymak gerekirse ;Otomobilin periyodik kontrolü sırasında göstergelerin (benzin, yağ, hararet göstergesi gibi) doğruluk payı saptanmalı ve eksilen sıvılar yenilenmelidir.Otomobili uzun süre kızgın güneşin altında bırakmak son derece tehlikelidir çünkü camların kapalı olması iç sıcaklığı arttırıp ön paneli deforme eder. Aynı zamanda bu sıcaklık kapı ve cam kenarlarındaki lastiklerde deformasyon ve çatlamalar meydana getirerek suyun otomobile sızmasına neden olur. Bunu en aza indirmek için sıcak günlerde camları biraz açık bırakmak, lastikleri vazelinlemek gerekir.Otomobili sıcaktan korumak için bilinenin aksine ağaçlıklı bir yere parketmek son derece sakıncalıdır. Çünkü bitkilerden dökülen polen ve benzeri maddeler otomobilin boyasına zarar verir.

    ANİ SİS BASKINI

    İlk sis tabakasına rastlar rastlamaz alınacak önlem ayağı gazdan çekip mutlaka vitesi küçültmektir. Bunu başka hiçbir alternatifi yoktur, aksi takdirde kendinizi çok büyük bir tehlikenin içine atmış olursunuz. Hızınızı azaltıp görüş mesafesinde yolunuza devam edebilirsiniz.Klimalar ufak bir kompresör yardımı ile işler ve motor gücü kaybına sebep olur. Ani akselerasyon gerektiren durumlarda kapatılırsa, güç kaybı önlenmiş olur.

    KAZA ANINDA

    Otomobilden çıkmadan önce kendinizin güvende olduğundan emin olun.Kaza yerinden sonra değil önce ve diğer araçların sizi görebileceği bir yerde durulmalıdır.Diğer araçları uyarmak için dörtlü flaşörler yakılmalı ve kaza eğer gece meydana gelmiş ise farlar da yakılarak kaza yeri aydınlatılmalıdır.

    Eğer yaralı varsa ilk önce ambulans daha sonra da polis çağırılmalıdır.Kontak kapatılmalı ve kaza geçiren araç etrafında sigara ve benzeri mamuller içilmemelidir.Eğer bir yangın durumu söz konusu ise müdahaleye önce yolcuların bulunduğu bölgeden başlanmalıdır. Daha sonra yangının başladığı yere ve en son da yakıt deposuna müdahalede bulunulmalıdır.

    GECE YOLCULUĞU SIRASINDA

    Takip mesafesi 3 saniyeye çıkarılmalıdır. Kesinlikle uykulu ve alkollü halde yola çıkılmamalı eğer gerekiyorsa araç güvenli bir yer park edilip dinlenilmelidir. Eğer karşıdan uzunlarını yakmış bir araç geliyorsa kesinlikle cevaben uzunlar yakılmamalı, kısa aralıklarla selektör yaparak yavaşlayın ve farlara bakmak yerine yolun orta sağına bakın.

    YAĞMURLU HAVADA

    Silecekleri çalıştırmaktan kaçınılmamalı, eskimesini engellemek için ön cam tamamen kapandıktan sonra çalıştırılmamalıdır çünkü bilinen görüşün aksine sileceklerin lastikleri çalışarak eskimez. Görüşünüzün kapandığı bir, iki saniye bile son derece vahim sonuçlar doğurabilirSilecekler sollama esnasında son hızda çalıştırılmalıdır.Kalorifer sistemi ve arka cam rezistansları çalıştırılmalı gerekirse bir bez ile ön cam silinerek görüş alanı yaratılmalıdır.

    Gündüz dahi olsa kısa farlar yakılmalıdır.Kısa aralıklarla araç güvenli bir yerde durdurularak ön, arka farlar, stoplar, sinyaller ve fren lambaları silinmelidir.Su birikintilerine girildikten sonra ıslanan fren balatalarını kurutmak için kısa bir süre frene hafifçe basılmalıdır.Araca binmeden önce ıslanan ayakkabıların acil bir durumda fren pedalından kaymasını engellemek için bir bezle taban kısmı silinmelidir.Yağmurlu havalarda gaza gereğinden fazla basmak, sert bir şekilde frene basmak, ani bir şekilde direksiyonu çevirmek ve debriyajdan ayağın hızlıca çekilmesi kayma hareketini daha kolay başlatacağından bu hareketlerden özellikle kaçınılmalıdır.Yağmurun ilk yağdığı an yol yüzeyinde birikmiş olan toz ve yağlar yolu daha da kayganlaştıracağı için bu dakikalarda hız yavaşlatılmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.Sağanak yağmur esnasında oluşan su birikintilerine girerken aquaplaning (su yastığı üstünde kayma) olayı oluşur. Bu durumlarda direksiyon sıkıca tutulmalı ve hız kesmek için ayak gazdan çekilmeli, frene çok yavaş basılmalı (eğer ABS varsa sonuna kadar basılmalıdır) ve ani haraketlerden kaçınılmalıdır.Özellikle lastiklerinizin dış derinliği 3 mm'den az ise öndeki aracın lastik izleri takip edilerek kayma riski azaltılabilir.

    KAYMA ESNASINDA

    Eğer yokuş çıkarken geriye doğru kaymaya başlarsanız ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca yavaş yavaş tekrar basın.Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönüne doğru çevirin, kesinlikle tekerleklerin kızaklamasına sebep olacak şekilde frene basmayın, unutmayın dönmeyen ön tekerleklere yön verilemez. Eğer kızakladıysanız hemen fren basıncını azaltın ve tekerleklerin dönmesini sağlayın ama sakin ayağınızı frenden tam olarak çekmeyin (ABS varsa sonuna kadar basmak gereklidir)Unutmayın sizi probleme sokan neyse problemden çıkaracak da odur. Gaza gereğinden fazla basmışsanız ayağınızı gazdan çekin, frene çok bastıysanız frendeki basıncı azaltın, direksiyonu sert bir şekilde çevirmişseniz direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz tekrar debriyaja basın.

    YOLA ÇIKMADAN ÖNCE

    Lastik havalarının tam ve dış derinliklerinin en az 3mm olup olmadığı kontrol edilmelidir.Ön ve arka emniyet kemerlerinin çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir.Sinyallerin ve farların çalışıp çalışmadıkları kontrol edilmeli eğer aralarında çalışmayan varsa kesinlikle tamir edilmeden yola çıkılmamalıdır.Camlar, sinyaller ve farlar temiz olmalı, görüş tam sağlanmadan yola çıkılmamalıdır.Araçta boşta eşya olmamalıdır. Bunlar ani bir fren esnasında ciddi yaralanmalara sebep olabilir ya da meşguliyet vererek tek başlarına birer kaza sebebi olabilirler.Araçta yangın söndürücü ve ilkyardım çantası bulundurmadan yola çıkılmamalıdır.Kalorifer sisteminin çalıştığından ve hava kanallarının (özellikle ön) açık olduğundan emin olmadan yola çıkılmamalıdır. Özellikle yağmurlu havalarda kalorifer sistemi ve rezistanslar görüşü sağlamada önemli bir etkendir.Silecek suyu, yağ seviyesi, akü su seviyesi kontrol edilmeli eğer eksikse tamamlanmalıdır.
#11.11.2008 11:21 0 0 0
  • Yeni araç alimi her ne kadar kolay gözükse de zor bir karar. Alacak kisi, daha önce hiç otomobil sahibi olmamissa, verilecek karar daha da zor. Alici, tipe ve cinse göre degisik alternatiflerle karsi karsiya kalir.

    Saticilarin sunduklari seçenekleri içeren paket çok cazip ve ekonomik gelebilir. Bu arada ihtiyaç duyulmayacak özellikler de satin alinmis olur. Yani paket ekonomik olabilir, ama istemedigimiz özellikler için bosuna para vermis oluruz.

    Araç alirken ilk seçenek; standart ve temel özelliklerin bulundugu pakettir. Ihtiyaç duyulacak kisimlar ise daha sonra tek tek satin alinabilir. Tabii ileride arabaniza uyum ve ilave fiyat farki sizi sikintiya sokabilir.

    Alinacak araba için ödeme gücünüzü ve bütçenizi en bastan tespit edin. Saticilar ile görüsülmeden önce fiyatlari ve arabalari arastirin. Bu arastirmada standart paket ve ilave özelliklere dikkat edin. Bütün bu konular size pazarlik asamasinda yardimci olacaktir.

    Içinden isitmali deri koltuklu bir otomobil almak istiyorsaniz bunun kararini önceden verin, aksi takdirde ikna kabiliyeti yüksek saticilarin ve çarpici plazalarin etkisi altinda kalabilirsiniz.

    Almayi düsündügünüz otomobilin ikinci el piyasasini arastirin. Bir ay sonra satmak isterseniz satabilecek misiniz? Degeri nedir? Air conditioning ve daha kuvvetli motor için ödenen paralar sizi pisman ettirmez, ama lüks kisimlar, yani pahali müzik ve isitmali koltuk gibi bölümler ikinci el piyasasinda degerlerinin çok altinda islem görürler.

    1. Ne tür bir araç alacaksınız
    2. Kullanılmış araç alımında dikkat edilecek diğer hususlar
    3. Almayı düşündüğünüz otomobile bakmaya gitmeden önce
    4. Alacağınız araca karar verip almaya gittiğinizde yapabileceğiniz kontroller
    - Püf noktaları
    - İç - Dış - Kaporta
    - Motor (Çalışmazken)
    - Motor (Çalışırken)
    - Sürüş testi
    5. Otomobil kredisi alınırken dikkat !
    - Kredi tutarı
    - Faiz
    - Taksit
    - Vade
    - Kredi sözleşmesi


    1. NE TÜR BİR ARAÇ ALACAKSINIZ?

    Kullanilmis araç alan kisiler, yapabilecekleri ödemenin miktarini önceden hesaplar ve ona göre seçim yaparlar. Uygun fiyatin yaninda emniyet, güvenilirlik, konfor da birinci planda olacaktir.

    Aracinizi almadan önce isteklerinizi ve kararlarinizi belirlemeniz, seçiminizi kolaylastiracaktir.

    * Otomobili ne amaçla kullanacaksiniz?,
    * Kaç yil süreyle kullanacaksiniz?
    * Sigorta, bakim, onarim ve kullanma masraflari da dahil olmak üzere ayiracaginiz para ne kadar olacaktir?

    Çevrenizde almak istediginiz otomobili kullanan tanidiklariniz varsa onlarin bu araba hakkindaki görüslerini alin ve su soruyu sorun:

    * Bugün yine tercihiniz bu mu olur?

    Alacaginiz araca yapacaginiz sigortanin yillik giderini ögrenin. Ayrıca, her sigorta sirketinin hizmeti farkli oldugu için özelliklerini inceleyin.
    Alacaginiz aracin fiyatini, Web sitelerinden yaklasik olarak ögrenebilirsiniz.

    2. KULLANILMIŞ ARAÇ ALIMINDA DİKKAT EDİLECEK DİĞER HUSUSLAR

    1. Krediye ihtiyaciniz varsa, kosullari önce kendi kaynaklarinizla arastirin. Saticinin size önerdigi kosullarla karsilastirin. Pesin vereceginiz kisim ile faiz oranini., aylik ödemeleri ve kefil gibi diger kredi geri ödeme kosullari ile ilgili bilgileri belirleyerek satin alma görüsmesine gidin. Aylik ödeme hesabi konusunda bu sitenin finansman bölümünden destek alabilirsiniz.
    2. Arabanin size son maliyetinin ne olacagini belirleyin. Bu maliyetin içine arabanin satis fiyatini, vergi, sigorta ve faizi de ekleyin.
    3. Görüsüne, tecrübesine güvendiginiz bir tanidiginiza almak istediginiz tür arabayi gösterin ve onun fikrini alin.
    4. Çok iyi okuyup anlamadan hiçbir belgeyi imzalamayin. Imzalayabileceginiz belgeler arasinda ileride dogabilecek tarzda bir bosluk olmamalidir. Size söylenen, garanti vs özelliklerin imzalayacaginiz dokümanin içinde olup olmadigini arastirin.
    5. Pesin ödemeniz gereken kaparo veya depozit gibi tutarlarin, vazgeçmeniz durumundaki kosullarini yazili bir anlasma haline getirin.
    6. Almaya karar verdiginizde, en son teknik kontrol için güvendiginiz bir tamirciye arabayi gösterin. Basta vereceginiz expertiz ücreti sizi problemli araç almaktan koruyabilir.
    7. Bazi otomobillerin parçalari zor bulundugundan bunun size uzun vadedeki maliyeti her zaman daha fazla olur. Bu tür giderlere hazir olmalisiniz.

    3. ALMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ OTOMOBİLE BAKMAYA GİTMEDEN ÖNCE:

    Eski elbiselerinizi giyin: Yeni elbiselerinizi kirletmekten çekindiğiniz için onlardan çok daha pahalıya malolacak arızaları göremeyebilirsiniz. yanınızda ellerinizi silecek bez ya da kağıt havlu alın

    Diğer gerekli malzemeler:

    * Cep feneri
    * Bulabilirseniz küçük bir mıknatıs
    * Küçük bir not defteri
    * Kalem Ekteki çeklist'in (kontrol listesi) fotokopileri
    * Bulabilirseniz bir "Buji Anahtarı"

    4. ALACAĞINIZ ARACA KARAR VERİP ALMAYA GİTTİĞİNİZDE YAPABİLECEĞİNİZ KONTROLLER

    Otomobilin motorundan şanzımanına, kaportadan döşemesine kadar dikkatle inceleyin. Mümkünse satın almaya bir otomobil tamircisi ile gidin.
    Otomobilin çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şase numaralarını, ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çalıntı otomobil aldıysanız ödediğiniz paradan olacağınız gibi, çalmadığınızı ispatlayana kadar uğraşmanız gerekecektir.

    Otomobili mutlaka deneyin. Tanıdığınız bir tamirci veya kaportacıya götürüp kontrol ettirin. Kaza geçirip sonradan toplanmış olabilir.
    Vergi numarası uygulaması sayesinde artık ruhsatı üzerinize almamak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine de aykırı uygulamalar olabilmekte. Bunun için mutlaka Ruhsat sahibi ile anlaşmaya çalışın.

    Otomobil sahibi ile anlaştığınızda, otoyu ücretini ortaklaşa ödeyeceğiniz bir otoparka teslim edin. Trafik Şube Müdürlüğü'nden otomobilin hilesiz olup olmadığını öğrendikten sonra, otomobilin sahibi ile birlikte otomobili çözün.

    Son zamanlarda rent a car şirketlerinden kiralananlar oto pazarında satılmakta. Bu otomobilleri alan kişiler ise mağdur durumda kalabiliyorlar.Bu nedenle otomobilin sicilini araştırmadan asla kaparo vermeyin.

    4.1. PÜF NOKTALARI

    * Her zaman otomobile bakmaya gündüz gidin!
    * Yağmursuz bir hava işinizi daha da kolaylaştıracaktır.
    * Eğer mümkünse otomobilin geceyi geçirdiği yere gitmeyi tercicih edin, bu size ilk çalışmadaki sorunları gösterecektir.
    * Satıcıya otomobil hakkında hiçbir şey sormaktan kaçınmayın.
    * Kontrol için yeterli zaman ayırın, aceleci davranmayın
    * Deneme sürüşünü mümkünse 20-50 kilometre hızla bir duvar boyunca yapın, Duvardan yankkılanan ses alışılmamış gürültüleri duymanıza yardımcıı olacaktır. Eğer bir aracınız varsa bu kontrolü daha önceden kendi arabanızla test edip kulağınızı eğitebilirsiniz.
    * Satıcıyla randevulaşmışsanız 15 dakika önce gidin, otomobil için yapılan hazırlığı görmüş olursunuz. Mümkünse size yardımcı olacak bir arkadaşınızı yanınıza alın

    4.2. İÇ - DIŞ GÖRÜNÜŞ - KAPORTA

    1. Otomobilin etrafında gezerek pas çürük ve boya hatalarını görmeye çalışın, ağır hasar görmüş bir arabayı dahi onarmak mümkündür. Ancak mükemmel onarım her zaman mümkün değildir.
    2. Otomobile her iki tarafından boylu boyunca bakın otomobilin üstündeki yansımalar bozuk olmayan kesintisiz bir hat izlemelidir. Onarım görmemiş bir otomobil, çıtaları düz bir hat izliyor ve boya üzerindeki yansımalar düzgün değildir.
    3. Onarım görmüş bir otomobil; kaporta üzerindeki yansımalar düzgün değil. Otomobilin kapı ile çamurluk aralarında üst ve alt aralıklarına dikkat edin üst ve alt aralıklar arasında fark olmamalıdır.
    4. Arabanin kaportasinin üzerindeki her hangi bir bölümde pas olup olmadigini arastirin.
    5. Cam kenarını ve kapı açma kollarını/kilitlerini gözden geçirin; buralardaki boya hatalarını ya da kauçuk/metal aksam üzerindeki boya kalıntılarını bulmaya çalışın, bu tür izler otomobilin tekrar boyandığını gösterir.
    6. Otomobilin üzerinde bulunun sticker'lara (sitikır) dikkat edin, altında çürümüş bir bölümü kamufle etmek için kullanılmış olabilir.
    7. Sızıntıları kontrol edin. Test sürüşü esnasında mümkünse otomobili yıkatın. Ya da hortum tutun. Böylelikle otomobilin camlardan ve bagajdan su alıp almadığını kontrol edebilirsiniz. Camların su alması camların değiştirilmiş olması dışında büyük bir kazanın da işaretçisi olabilir.
    8. Camlar ve farlar üzerindeki çizgi ve çatlaklari arastirin. İleride daha büyüyecek hasarlar var mi?
    9. Kapıları açıp kapı iç kenarlarında kilit aksamı, elektrik kablo tesisatı kapı fitili gibi yerlerde boya izleri arayın.
    10. Kapilarin standart açilis ve kapanislarini inceleyin. Her hangi bir sürtünme olup olmadigini inceleyin. Aksakliklar önceki bir hasarin uzantisi olabilir.
    11. Kaputu açıp kaput bağlantı menteşelerindeki cıvata kenarında boya sıyrılma veya yer değiştirme izlerine bakın.
    12. Çamurluk ağızlarına, marşpiye altına paslar için bakın.
    13. Kontagi kapatip vites kutusundaki yagi inceleyin. Koyu renkte ve kokulu olmamalidir.
    14. Arabanin altina bakin, motorun bulundugu yerde her hangi bir akinti veya leke olmamalidir.
    15. IsItma sistemi, havalandirma ve radyoyu deneyerek kontrol edin.
    16. Iç dösemeyi kontrol edin.
    17. Kilometre saatini inceleyin. Asiri yipranmis koltuklara ragmen, kilometre saati az bir kilometreyi gösteriyorsa, saatle oynanmis demektir.
    18. Mıknatısınızı otomobilin değişik yerlerine (özellikle köşelerine ve tavanına) yapıştırın; mıknatısın değişik çekim gücü gösteriyorsa, bu boyanın altında macun tabakası olduğunu ve aracın onarıma girdiğini gösterir.
    19. Otomobilin dört köşesine gidip yukarıdan aşağıya sallamaya çalışın ve bırakın sağlıklı bir süspansiyon (amortisörler) 1-2 kez yukarı aşağıya hareket ettikten sonra duracaktır.
    20. Aynı akstaki lastiklerin hepsi (ön arka çiftler) aynı marka ve model olmalıdır.
    21. Otomobile dışardan bakın düz bir zeminde öne-arkaya veya sağa sola yatık duruyorsa yine süspansiyon sisteminde sorun vardır.
    22. Lastiklerin üzerindeki asinmayi inceleyin. Bazi bölümlerdeki daha fazla asinma, ön süspansiyonlardaki bozukluktan da kaynaklanabilir.

    4.3. MOTOR (ÇALIŞMAZKEN)

    1. Kaputu, motor çalıştırmadan açıp motora ve kablo demetlerine dikkatlice bakın yağ sızıntılarını ve sonradan bantlanmış kabloları tespit etmeye çalışın, sonradan bantlanmış kablolar gelişi güzel yapılmış onarımları işaret eder.
    2. Yağ kapağını açın ve fenerinizle içeriyi görmeye çalışın içerideki parçalar yağlı fakat kurumsuz, temiz olmalıdır.
    3. Yağ çubuğunu çekip ucundaki yağın rengini kontrol edin yağ eğer yeni ise koyu sarı olması çok önemli değildir. Çubuğun ucundaki yağı parmaklarınızın arasında ezip içinde çok küçük metal parçalar olup olmadığını hissetmeye çalışın; eğer metal parçalar hissederseniz motorun durumu sağlıklı değildir.
    4. Motor kayışlarını ve su seviyesini kontrol edin. Bunu yapmak için radyatör kapağını açmanız gerekecektir. Bu koşullarda motorun soğuk olduğundan emin olun; sıcak su yanıklara yol açabilir.

    4.4. MOTOR (ÇALIŞIRKEN)

    1. Motoru çalıştırın; kolay çalışıp çalışmadığını kontrol edin, 3-5 dakika gaza basmadan çalıştırın bu sırada olağandışı sesleri dinleyin.
    2. Arabanin motoru kolay ve gürültüsüz çalismalidir. Kullanim sırasinda motor Isındıktan sonra, sesini dinleyin ve anormal bir ses olup olmadigina bakin.
    3. Daha sonra 1 dakika yarım gaz verip egzozdan çıkan gazın rengine bakın;
    - Mavi renkli gaz motorun yağ yaktığını ve onarıma girmesi gerektiğini gösterir (bu durum satıcı tarafından daha yoğun bir motor yağı 30 numara-konarak veya bir motor katkısı konarak berteraf edilebilir ancak bu durumda da buji kontrolü size gerçeği söyleyecektir.)
    - Siyah renkli duman motorun gereğinden fazla yakıt tükettiğini gösterir; motor ve yakıt sistemi bakımsızdır.
    - Yoğun beyaz duman silindirlere su karıştığını gösterir, motorun açılması gerekmektedir.
    4. Beyazimsi renkteki veya beyaz köpüklü motor yagi önemli bir motor probleminin sinyali olabilir.
    5. Motor eğer soğuksa az miktarda beyaz duman ve bir miktar su damlaması normaldir. Çünkü zaten benzinin yanmasıyla bir miktar su oluşur.
    6. Motor ısındığında rolantide motorun normalin üstünde sarsılıp sarsılmadığını kontrol edin Eğer sarsılıyorsa düzensiz ateşleme veya yakıt kesintisi olmaktadır. Ateşleme sistemi veya yakıt sistemi bakımı gerektirir.
    7. Motora gaz verdiğinizde egzozdan gelen sesi dinletin patlat susturucu veya egzoz sızıntılarını belirlemeye çalışın.

    4.5. SÜRÜŞ TESTİ

    1. 1.vitesi takın ve el frenini bırakmadan otomobili yavaşça hareket ettirmeye çalışın otomobil hareket ederse el freni çalışmıyordur buna dikkat edin. Hareket etmezse el frenini indirip hareket edin. Olağan dışı bir sarsılma olursa debriyajınızda bir sorun var demektir.
    2. Otomobili hareket ettirdikten sonra hızlanmadan önce henüz 1. vitesteyken yavaşça frene basıp frenlerin çalışıp çalışmadığına bakın. Çalışmıyorsa el freni ile durmaya çalışın.
    3. Motor ısındıktan sonra, otomobili durdurun ve fren pedalını olabildiğince aşağı itin. Pedalın 4 cm'den daha fazla alçalmaması gerekiyor. En az 1 dakika ayağınızı pedalda tutun. Eğer bu esnada pedal daha fazla alçalacak gibi görünüyorsa, otomobilin çok ciddi bir fren problemi olabilir.
    4. Otomobilin gaz pedalı aşınmışsa; bu otomobilin uzun yolda sık kullanıldığına işaret eder. Aşınma fren pedalındaysa şehir içi kullanımın ağırlıklı olduğu anlaşılır.
    5. Düz ve emniyetli bir yolda arabayi kullanirken, degisik hiz seviyesinde fren yapin ve tekrar hareket edin. Araba kolay bir sekilde süratlenmeli ve titresimsiz bir sekilde sürüklenmeden ve savrulmadan durmalidir.
    6. Otomobili sürün ve sesini başta belirtildiği gibi dinlemeye çalışın, olağan dışı vuruntu, gıcırtı, tıkırtı gibi sesleri tespit etmeye çalışın.
    7. Tek seferde 180 derecede dönüş yapabileceğiniz bir yer bulun ve dönerken akslardan gelen sesi dinleyin aks uçları aşınmışsa dönerken tıkırtılar gelecek, otomobil düzeldiğinde bu tıkırtılar kesilecektir.
    8. Degisik hizlarla dönüs yapmayi deneyin. Asiri yatma veya tutukluk, amortisörlerde veya ön takimlardaki bozukluktan kaynaklanabilir.
    9. Düz bir hatta giderken kontrollü bir şekilde direksiyonu bırakın otomobil sağa sola çekerse rot ayarında bir sorun vardır. Düz bir hatta seyrederken direksiyon düz değilse rot ayarı gerekmektedir. Düzgün bir yolda hızlandığınızda otomobil ve direksiyon titriyorsa lastiklerin balansı bozulmuştur, balans ayarı gerekmektedir. Aynı şekilde hızlandığınızda otomobil sağa sola sapıyor ve direksiyonu kontrol etmekte güçlük çekiyorsanız arka lastiklerden biri inik olabilir ya da ön takımda (rot ve rotiller, akslar, salıncak burçları) sorun vardır. Rot ve balans ayarları bozuk bir otomobili bu ayarları yaptırmadan almayın birçok durumda ayar bozukluklarına bozuk bir parça neden olmaktadır.

    5. OTOMOBİL KREDİSİ ALIRKEN DİKKAT !

    Hiç otomobil kredisi almadiysaniz veya daha önce almis olsaniz bile bu konuda önemli ipuçlarindan birkaçina sahip olmak istiyorsaniz, bu bölüme göz atmanizi tavsiye ederiz.

    Bazi teknik faktörlerin bilinmesi ve hatirlatilmasi, finansman kararina nasil ulasacaginiz ve finansman maliyetini nasil düsüreceginiz konusunda size yardimci olacaktir. Faiz tutarinin olusumunda etken olan bu temel unsurlarin bilinmesi ve hatirlanmasi, sizin kararlarinizi kolaylastiracak ve finansman maliyetinizi bütçenizin elverdigi seviyelere getirecektir.

    5.1. KREDİ TUTARI

    Ihtiyaciniz olan kredi tutarini, kredi görüsmesinden önce belirleyin. Alacaginiz araç, bu aracin size maliyeti, mevcut aracinizin satisindan elde edeceginiz gelir ve ödeyebileceginiz en yüksek pesinat tutari vs. bütün unsurlarin basta bilinmis olmasi size büyük avantaj saglayacaktir.

    Araci alirken, sizden istenen minimum pesinat kismini mümkün oldugu kadar yüksek tutmaya ve bunu da kendi öz kaynaklarinizdan karsilamaya çalisin. Bu size, düsük kredi tutari nedeniyle daha az bir finansman maliyeti yükleyecektir. Alim maliyetinin %100'ünü borç alarak karsilamaniz, genelde tavsiye edilen ve tercih edilen bir yöntem degildir. Araç alim maliyetinin kendi sahsi kaynaklarinizdan karsilamaya çalisacaginiz kisminin, en azindan araci satin aldiginizda size teklif edilen pesinat tutari kadar olmasina dikkat etmekte fayda vardir.

    Ayrica, aldiginiz kredinin para cinsi ( ABD dolari, Alman Marki, Japon Yeni vs. olmasi halinde ) ve bunun geri ödenmesi sirasindaki özel ve genel ekonomik sartlar ile kredinin erken ödemesi konusundaki size sunulan ilave maliyetler de ayrica dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar arasindadir.

    5.2. FAİZ

    Piyasadaki kredi alabileceginiz kuruluslarin size teklif ettikleri faiz oranlarini ve kredi ile ilgili diger sartlari birbirleri ile mukayese edin. Mümkün oldugunca çok bankayi arastirin. Böylece piyasada geçerli faiz orani ve sartlar konusunda genel bir görüs elde edersiniz. Eger kullanilan finansal terimlere yakin degilseniz, bu sayede yakinlasmis da olursunuz.

    Araci satin aldiginiz satici da size kredi olanaklari sunabilir. Bu sebeple otomobil saticisi ile görüsmeden önce sizin bankaya ödemeniz gereken en düsük yillik nihai faiz oranini belirlemis olmaniz yarariniza olacaktir.

    Faiz oranlari hakkindaki diger bazi ipuçlari da sunlardir:

    Birkaç bankanin faiz oranlarini karsilastirdiginizda, oranlar ayni temelde olmalidir. Bazen ilan edilen faiz oranlari masraf ve zorunlu giderleri içermeyerek sadece basit faiz oranini gösterir. Masraf ve diger kanuni ilaveleri (mesela KKDF, BSMV vs.) eklediginizde ortaya çikan gerçek ve nihai faiz orani, ilan edilen oranlardan bir hayli yüksek seviyelere çikabilir. Bu bakimdan en iyi karsilastirma yöntemi, bu oranlari yillik nihai faiz orani haline dönüstürüp mukayese etmektir.

    Oranlari yillik nihai oran haline dönüstürmek için de;

    Size teklif edilen basit oranlarin üzerine, ilave edilebilecek her çesit masraf ve zorunlu giderleri ekleyerek nihai faiz oranini bulun.

    Buldugunuz nihai faiz oranini da yillik hale dönüstürün. Sadece yillik bazdaki nihai rakamlari karsilastirmaya tabi tutun.

    Ayrica, vadenin degismesi de faiz oranlarini dogrudan etkileyen unsurlardan biridir. Karsilastirma yaptiginiz faiz oranlari, kredi teklif eden kuruluslarin ayni vadedeki faiz oranlari olmalidir.

    5.3. TAKSİT

    Aylik taksit tutarini, bütçenizin elverdigi en yüksek seviyeye getirin. Bu size, daha kisa zamanda kredi geri ödemesi nedeniyle daha az faiz ödeme imkani saglayacak ve finansman giderlerinizi azaltacaktir.

    Aylik kredi geri ödeme taksitlerinin seviyesi asagidaki faktörlere baglidir:

    * Faiz oranlari ne kadar yüksek olursa, aylik ödemeler de o oranda yükselecektir.
    * Borç tutarinin yüksekligi aylik ödemeyi yükseltecektir.
    * Geri ödeme süresi ne kadar kisalirsa aylik taksit tutari da o kadar yükselecektir.
    * Unutmayin, aylik taksit tutarinizi düsük tutmanin bir çok yolu olmasina ragmen, ödemeniz gereken faiz tutarini düsürmenin tek yolu, düsük faiz orani ve düsük borç tutaridir.

    5.4. VADE

    Kredinin vadesini olabildigince kisa tutun ve uzun vadeli araç kredisinden sakinin. Bu da gene vadenin kisaligi sebebiyle size daha az toplam faiz tutari ödeme sansi yaratacaktir. Diger bir deyisle, aylik taksitler vadenin uzunlugu sebebiyle daha düsük görünebilir, fakat nihai finansman maliyeti tutar olarak size daha fazlaya gelecektir.

    5.5. KREDİ SÖZLEŞMESİ

    Kredi sözlesmesini imza asamasina geldiginizde, sözlesmedeki her maddeyi çok iyi okuyun. Sözlesmedeki anlamadiginiz maddeleri ise bankaciniza veya size kredi imkani sunan kisiye çekinmeden mutlaka sorun.

    Kredi sözlesmesini imzaladiginiz andan itibaren sözlesme süresi içinde kredi kurulusuna karsi kanuni bir taahhüt altina girmis oluyorsunuz. Kredi geri ödemesi tamamlanana kadar taahhüdünüzü yerine getirmek zorundasiniz. Getiremez durumuna düsmemeniz için, tüm geri ödeme kosullarini iyi anlamis olmaniz sizin yarariniza olacaktir.
#11.11.2008 11:28 0 0 0
  • İkinci el araç alım satımları internetin yaygınlaşması ile beraber oldukça kolay ve maliyeti düşük hale geldi. Gazete gazete ilan arama, galeri pazar dolaşıp araç inceleme günlerinden sonra internet ortamında oluşan araç havuzlarıyla ne istediğini bilen bilinçli geniş kitleler araç alımı ve satımı yapmaktalar. Peki en kısa yoldan en doğru sonuca nasıl ulaşabilirsiniz? İkinciel araç alımından sonra ikinciel araç satmanın püf noktaları:

    1. Pazarı inceleyin
    2. Aracınıza fiyat biçmek
    3. Aracınızı hazırlayın
    4. Aracınızı pazarlayabilmeniz
    5. Güven ortamı
    6. Alıcıyla anlaşmak
    7. Satışı sonuçlandırmak



    1. PAZARI İNCELEYİN

    * Aracınız ikincielde değeri olan bir araç mı?
    * Bu araçlara talepler nasıl?
    * Aracınız çok mu değerli?
    * Veya aracınızın kinciel piyasası yok denecek kadar az mı?
    * Aracınızı satabilmeniz için fiyatmı kırmanız gerekiyor?

    Önce bilinmesi gerekenlerle başlayalım;

    * Vagon araçlar genellikle küçük boyutlarda mal taşıması yapan çiçekçiler, tamirciler gibi meslek gurupları tarafından tercih edilmektedir.
    * 4 Çekişli ve performans açısından güçlü araçlar gençler tarafından tercih edilmektedir. Araçların kullanım durumları ve yıpranmaları araçlar arası fiyat farkını doğurmaktadır.
    * Üstü açık araçlar ve motosikletler yaz aylarına doğru değerini kazanırken, kışla birlikte pazardaki sirkülasyonu yavaşlar.
    * Pick-up, kamnyonet, panelvan gibi araçlar mal taşıması yapılan şirketler tarafından tercih edildiğinden pazarda devamlı alıcı bulabilen, rekabet açısındanda çok uygun fiyatlara inebilen araçlardır. Araçların kullanım oranları ve amaçları fiyatları etkileyen en önemli unsurdur.
    * Koleksiyon araçları satışı en zor araçların başında gelir, genellikle bu araçları fiyatlandırmak zordur, araç sahipleri araçlarına çok değer verdiğinden fazla fiyata satmak isteyebilirler ayrıca alıcı seçme durumu söz konusu olabilir. Kimi koleksiyoncular ise araca değer vereceğini, iyi bakacağını düşündüğü doğru insanlara arçları çok uygun fiyatlarla satmaktadırlar.Aracınızı satmadan evvel ilk yapmanız gereken internette ilan verilen otomobil ilanlarını inceleyerek kafanızda bir fiyat belirlemeniz olacaktır. Aracınızın model yılına sahip diğer aynı model araçların satış fiyatlarından, verilmiş ilan sayısına aracınızın pazardaki ikinciel değerini anlayabilirsiniz.

    2. ARACINIZA FİYAT BİÇMEK

    Aracınıza fiyat biçerken ilk dikkat etmeniz gereken aracınızın fiyatının diğer araç fiyatlarıyla rekabet edebilecek düzeyde olmasıdır. İlk vereceğiniz fiyat satmak isteiğiniz fiyatın pazarlık payı kadar üzerinde olmalıdır, eğer aracınızı satmak istediğiniz fiyattan satışa verirseniz yapılan pazarlık sonucu aracınızı düşük bir fiyata satmanız muhtemel olabilir. Fiyatlandırmada bir diğer önemli nokta büyük firmaların, marketlerin vb. Ticari şirketlerin ürünlerini pazarlamada uyguladığı psikolojik politikadır. Aracınızın fiyatı 20 milyar ise ve siz fiyata 19 milyar 950 milyon yazarsanız aracınızın talebi 20 milyarlık fiyata gelecek talepten daha fazla olacaktır.

    3. ARACINIZI HAZIRLAYIN

    Aracınızı satışa çıkarmadan önce aracınızın görünümünü olabildiğince iyileştirmeniz gerekmektedir.

    Aracınızın görünümünü iyileştirmek için yapabilecekleriniz;

    * Aracınızı yıkayın ve cilalayın, dış görünüş her zaman için ilk dikkati çeken olgudur,
    * Aracınızı inceleyin, araçda vuruk, çizik motorda kulak tırmalayan ses olmamasına dikkat edin.
    * Aracın bakımlarını elinizden geldiğinde kendiniz yapın, aracın bakımı için ne kadar az para harcarsanız aracı satmak için fiyatınızı istediğiniz oranda düşük tutabilirsiniz.
    * Aracın kompartımanını temiz ve mümkün olduğunca ilk halindeymiş gibi tutun, alıcı araca bindiğinde ve test için aracı sürmeye başladığında sizin evinizdeymiş yada kişisel bir mekanınızdaymış gibi hissetmesin, bırakın araç kendininmiş gibi aracı sürsün.
    * Fren balataları, çamur birikintileri dahil tekerlek bölümünlerini çok iyi temizleyin, lastikleri parlatın.
    * Camları içten dıştan, aynaları temizleyin.
    * Gösterge panelinde toz dahi olmayacak şekilde temizleyin, küllükler boş ve temiz olmasına özen gösterin.
    * Aracınızın yapılmış tüm servis bakımlarını alıcıya gösterin, değişen onarılan bakım yapılan parçaların hepsini bildirin, araç alım satımında en önemli konulardan biri dürüstlük ve güvendir.
    * Aracın bakıma, yağ değiştirmeye ihtiyacı varsa alıcı gelmeden önce bunları halledin, araç lımı yapacak kişiler alacakları aracın sorunsuz, uğraştırmayacak olmasına özen gösterirler.

    4. ARACINIZI PAZARLAYABİLMENİZ

    Artık aracınız çok iyi görünüyor ve hiç bir mekanik sorunu yok, şimdi sıra aracınızı satabilmek için pazarlama kısmına geçmek. Genelde araç satış ilanı için gazete ilanları kullanılır, pahalı ama sonuç getiren bir yoldur. İnternetten ilan vermek masrafsız olduğu kadar verdiğiniz gazete kadar sonuç verebilecek bir yoldur. İnternet üzerinden ilan verirken bilgilerin düzenine ve doğruluğuna dikkat etmeniz alacağınız sonuçta etkili olacaktır.

    Aracınızı satmakta kullanabileceğiniz bazı yollar:

    * Online otomobil ilanı siteleri,
    * Günlük gazeteler,
    * Otomobil pazarları,
    * Dergiler, Haftalık çıkan tüketici ve ilan gazeteleri,
    * Eş, dost, arkadaş yardımıyla
    * Araç camına "Satılık" yazmak,
    * Aracınızı satmak üzere bir galeriye bırakmakBu yolların hepsinde yaratıcılığınızı kullanmanız en önemli unsur, önemli olan en doğru ve ucuz yoldan sonuca gidebilmeniz.

    5. GÜVEN ORTAMI

    Araç alım satımında alıcılar her zaman için satıcıların güvenilir, dürüst olmasına özen gösterir. Karşılıklı güven yapacağınız alım - satım anlaşması için olmazsa olmaz bir şarttır. Alıcının bütün sorularını eksiksiz yanıtlamak güvenortamına zemin yaratabilecek durumların başında gelir. Gerçek alıcılar araçla test sürüşü yapmak isteyebilir, eğer alıcının ehliyeti varsa araca beraber binebilir, alıcı aracı sürerken sizde araçla ilgili sorulara daha rahat yanıt verebilir aracın performansını alıcıya gösterebilirsiniz.Bazı alıcılar araçları almadan evvel kendi ustasına gösterirken bazıları aracın servis raporlarını yeterli bulmaktadır. Eğer alıcı aracı kendi ustasına göstermek isterse ustasını araca baktırmak için getirmesinde veya sizin araçla ustaya gitmenizde hiçbir sakınca yoktur.

    6. ALICIYLA ANLAŞMAK

    Araca bakmaya geldiler, test sürüşü yaptılar her şey tamam sıra fiyatta anlaşmaya geldi. Bazıları pazarlık sevmesede illaki başına gelecek bir durumdur.

    "Aracı beğendim, ama..." Aracın fiyatından hoşnut olmamanın en belirgin tanımlaması olan bu cümleyi alıcı size söylüyorsa eğer aracın fiyatını yüksek bulmuş demektir.

    "Aracı beğendim, ama..." bir süre sessizlik olur eğer aracı satmak istiyorsanız "Ne kadar fiyat düşünüyorsunuz?" gibi cümlelerle alıcıya satış yörüngesine geri çekebilirsiniz.

    "Oluru Nedir?" Aracın fiyatını yüksek bulmanın daha keskin bir tanımlaması olan bu cümleyi alıcı sarfettikten sonrası size kalmış. Eğer aracı satmaya ihtiyacınız varsa son teklifinizi yapın.

    "Teklifim budur, Kabul mü?" Alıcı sizden daha atik çıktı ve pazarlığa ağırlığını koyarak kendi fiyatını sundu, pazarlığın bundan sonraki akibeti sizin pazarlık kabiliyetinize kalmış.

    "Tamam mı? Devam mı?" İşte sert kayaya çarptınız, çok kesin bir teklifle karşı karşıyasınız, alıcı blöf yapıyor olabilir ama son fiyatını size bildirerek fazla bir artış yapmayacağının sinyallerini veriyor. Blöf olduğunu düşünürseniz yapmanız gereken teşekkür edip fiyatı kabul edemeyeceğinizi bildirmektir, eğer gerçek alıcı ise yarın sizi gene arayacaktır..

    7. SATIŞI SONUÇLANDIRMAK

    Trafik belgesinde fenni muayenesi tamam, trafik sigortası ödenmiş TR plakalı aracınızı sattığınız zaman aracın devri için gerekli evraklar;

    * Noter satış senedinin aslı
    * Trafik ve tescil belgelerinin aslı
    * Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi aslı
    * Devir Zeyilnamesi aslı
    * Egzost Muayene belgesi aslı
    * Alıcı şirket ise Oda sicil kayıt sureti aslıdır.Unutmayınız ki doğru alıcı ile araç satış işlemleriniz basit ve hızlı olacaktır.
#11.11.2008 13:16 0 0 0
  • Kaza yada hayati tehlike durumunda olay yerine sağlık ekipleri gelene kadar mevcut imkanlarla yapılan tıbbi olmayan ilaçsız müdahaleye ilkyardım denir.

    1. İlk yardımın amacı nedir?
    2. Solunum yolunun açılması nasıl olur?
    3. Kanamayı Durdurmak
    4. Kalp masajı nasıl yapılır?
    5. Bayılmalarda ilk yardım nasıl yapılmalıdır?
    6. Burkulmada İlkyardım
    7. Çıkıklarda İlkyardım
    8. Organ Kopması
    9. Şok Durumuna Müdahale
    10. Trafikte Öfke Boyutunun Tespiti
    11. Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak gerekir

    1. İLK YARDIMIN AMACI NEDİR?

    İlk yardımın amacı kişinin;

    * Hayatta kalmasını sağlamak
    * Sağlık durumunun kötüye gitmesini engellemek
    * Kaza sonucu oluşabilecek sakatlıkları önlemektir.

    İlk yardımı yapan kişi en iyi sonucu alabilmek için sakin olmalı ve panic yapmamalı, hastayı sakinleştirmeli, en kısa zamanda sağlık kuruluşları, itfaiye ve güvenliğe haber vermek için çevresindeki kişilerden yardım istemeli.

    İlk yardımın temel esasları nelerdir?

    * Solunum yolunun açılması
    * Yapay solunum
    * Kalp masajıdır.

    2. SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI NASIL OLUR?

    * Ağızdaki yabancı maddeler çıkartılmalıdır.
    * Bazı durumlarda kişinin bilinci kapalı olabilir. Kişinin bilincinin kapalı olduğu durumlarda dil arkaya doğru düşüp havayolunu tıkayabilir. Bu durumda baş geriye itilir ve çene yukarı kaldırılır ve böylece soluk yolu açılmış olur.

    Yapay solunum nasıl yapılır?

    Yapay solunum solunumu duran kişiye uygulanan acil ilk yardım yöntemidir.

    * İlk olarak hasta sırt üstü biçimde sert bir zemine yatırılır.
    * Ağız içindeki yabancı maddeler çıkartılır.
    * Çene yukarı kaldırılarak baş hafifçe arkaya itilir.
    * Ağızdan ağıza solunum yapma durumunda burun kapatılır. Burundan solunum yapma durumunda ise ağız kapatılır.
    * Sunni solunumu yapacak olan kişi derin bir soluk alarak, solunum yapacağı kişinin ağzına yada burnuna ağzını yerleştirerek hastanın göğsünün şişmesine yetecek şiddette soluk verilir.

    3. KANAMAYI DURDURMAK

    Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;

    1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı yapmak,
    2. Kanayan damarın kalpten geliş yolu üzerindeki özel noktalara baskı yapmak,
    3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen özel durumlarda, turnike-boğucu sargı yapmaktır.

    İç Kanamalarda İlkyardım

    İç kanamada ilkyardımcı kanamanın varlığını dışarıdan göremez. Büyük kemik kırıkları, kafaya gelen darbeler, tüm vücudu etkileyen kazalarda, dıştan izlenebilen kanama olsun ya da olmasın, iç kanamadan şüphe edilmelidir.

    * Huzursuz kazazede, görme
    * İşitme sorunları, uyuklama hali
    * Soğuk, soluk, nemli cilt
    * Karında sertlik ve bastırmakla ağrı
    * Vücutta yaygın sıyrık, morluk, şişlikler
    * Halsizlik
    * Susuzluk hissi
    * Sayısı artmış ancak zayıf solunum ve nabız varsa iç kanama düşünülmelidir.

    İç Kanama Düşünülen Kazazede İçin Yapılacaklar:

    1. Şok ile mücadele et (ayakları yüksek olarak yatır, ısıt)
    2. Hızlı naklet

    Not: Bu yayın Ankara Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından Alınmışır

    4. KALP MASAJI NASIL YAPILIR?

    * Kalbin durmuş olduğu durumlarda hemen kalp masajı yapılmalıdır.
    * İlk olarak hasta sert bir zemine yatırılıp bir yanına diz çökülmelidir.
    * Hastanın yarası içindeki yabancı cisimlere kesinlikle dokunulmamalıdır.
    * Daha sonra göğüs kemiğinin üçte bir alt ucuna bir el yerleştirilir, diğer el bunun üstüne konulur.
    * Parmaklar kesinlikle hastaya temas etmemelidir.
    * Kollar dik tutularak sabit ve düzenli bir biçimde göğüse 4-5 cm bastırılır.
    * Dolaşım başlayana kadar arada nabız control edilir ve dakikada 60 kez tekrarlanır.

    5. BAYILMALARDA İLK YARDIM NASIL YAPILMALIDIR?


    * Hastanın elbiseleri gevşetilir.
    * Sırtüstü yatırılarak ayakları yukarı kaldırılan hastanın beynine kan gitmesini sağlamak için hasta şok pozisyonunda bekletilir.
    * Hastaya uyarıcı kokular koklatılmalıdır.
    * Hastanın kendisine gelmesi beklenir.
    * Hasta kendine geldiği zaman su veya çay gibi sıvı gıdalar hasta zorlanmayacak şekilde az miktarda içirilmelidir.

    6. BURKULMALARDA İLKYARDIM

    Eklem bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı, hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden, mümkünse yukarıda tutularak taşınır.

    7. ÇIKIKLARDA İLKYARDIM

    Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, arala¤¤¤¤¤ ya da yırtarak yerinden uzaklaşır.

    * Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk
    * Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket
    * Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir.

    Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla askı, atel ve sargı uygulamaları yapılır.

    8. ORGAN KOPMASI

    Kasıt, ya da kaza sonucu ortaya çıkacak organ kopmasına ilkyardımcının müdahalesi iki yönlü ve hızlı olmalıdır. Kanama kortrolü kadar, nakil ve ulaşılacak merkezin bilgilendirilmesi de önemlidir. Diğer ilkyardım uygulamalarından farklı olarak, organ kopmasında, kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı sağlık merkezinin damar- sinir cerrahisi yapılabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Soğuk ortamda taşınan kopmuş organ canlılığını daha uzun süre koruyacak, birleştirme sonrası, işlev de daha iyi korunacaktır.

    Organ kopmasında ilkyardım uygulalamalrı öncelikle ABC kontrolü ile başlar. Daha sonra kazazede yatar pozisyona getirilir., bilinci açıksa sırtüstü, kapalı ise yan güvenli pozisyonda tutulur.

    Kopma, eğer tek tek kemikli bölgelerin uzağında meydana gelmiş ise kolun ve bacağın vücuda yakın kısımlarından turnike uygulanır. Daha sonra kopan organ temiz, su geçirmez plastik bir torba ya da kaba konulup ağzı kapatılır. Daha sonra bu torba veya kap buzdolu bir kap ya da torbaya konur. Kazazede ve kopan organ aynı araçla nakledilir.

    9. ŞOK DURUMUNDA MÜDAHALE

    Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan, allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir.

    Şok belirtileri:

    * Soğuk, soluk, nemli deri
    * Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı
    * Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması
    * Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi
    * Göz kararması, halsizlik
    * Bulantı, kusma
    * Huzursuzluk
    * Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır.

    Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir.

    Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112'ye haber verilir.

    10. TRAFİKTE ÖFKE BOYUTUNUN TESPİTİ

    Trafikte insan davranışı ile ilgili çalışmacılar tarafından kullanılan ve Trafikte Öfke Boyutu diye isimlendirilen muayenede sürücünün,

    1.
    Trafikte sürekli öfkelenme hali
    2. Trafikte engellendiğinde öfkelenme: (önündeki araç yeşil ışıkta hareket etmez ise,park etmek için hazırlanır iken başka biri park ederse,Öndeki araç egsozundan kötü duman çıkarırsa, ,öndeki geniş araç görüşünüzü engelliyor ise...gibi)
    3. Tehlikeli araç kullanma: (Yol koşullarına göre çok hızlı araba kullanma,Arkadaki araçın tampona değecek kadar yakın sürme,sürekli şerit değiştirme,çapraz aradan öne geçme,kırmızı ışıkta geçme,hız sınırının üstünde gitme,sağdan geçme....gibi)

    4. Trafikte saygısız davranma: (Araç kullanma biçimine bağırma kızma,küfür etme,korna çalma,sıkıştırma,inatlaşma,hata yapmaya zorlama,silah çekme,gece farlarını kısmama, sürekli uzun farlarını yakma....gibi)
    5. Yol koşullarına veya olumsuz fiziki koşullarda öfkelenme: (Araç derin çukura girdiğinde,yol yapımı esnasında,öndeki araç çakıl fırlatdığında,araç birden trafikte sıkıştığında,yolda sürekli olarak tümsekler varsa...gibi)
    6. Trafikte yavaşlamak zorunda kalındığında öfkelenme

    11. KIRIĞI OLAN, YA DA KIRIK ŞÜPHELİ KAZAZEDEYE İLKYARDIM UYGULARKEN, AŞAĞIDAKİ İLKELERE UYMAK GEREKİR

    * Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz.
    * Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.
    * Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir.
    * Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem taşır.
    * Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir...
#11.11.2008 13:23 0 0 0
  • HAVA ŞARTLARI HAKKINDA ÖNCEDEN HAZIRLIK YAPIN

    * Radyatör suyuna mutlaka antifriz koydurun ya da var olan antifrizin değerini ölçtürüp ilave yaptırın.
    * Meteorolojiden alınan hava tahmin raporlarını kış aylarında daha çok dikkate alın.
    * Don tehlikesi veya kar yağma ihtimali varsa silecek suyuna donmayı önleyici kimyasal maddelerden ilave edin. Böylece silecek suyu depolandığı yerin dışında borularda da donmaz.
    * Silecekleri yukarı kaldırarak cama yapışmasını önleyin.
    * Mümkünse aracınızı kapalı garaja alın.
    * Yoğun kar yağışı veya don ihtimali varsa patinaj zincirini bir an önce alın, yoksa zinciri karaborsadan almak zorunda kalırsınız.
    * GSM telefonunuzun araç şarj cihazını yanınıza almayı ihmal etmeyin. Ya da yedek bataryanız varsa yanınıza alın.

    KARLI VE BUZLU YOLLARDA YAPMANIZ GEREKENLER

    * Mecbur kalmadıkça aracınızla bu tür hava şartlarında yola çıkmayın. Siz ne kadar tedbir alırsanız alın, sizden başka sürücüler aynı duyarlılığı göstermeyebilir.
    * Eğer aracınızla çıkmanız şartsa geceden uygun bir yere park edin. Park ettiğiniz yer bir rampanın bitimi olmasın, sabah rampa buz tutmuş olabilir ve zorlanabilirsiniz.
    * Aracınızın camlarını ve dış dikiz aynalarını mutlaka kardan ve buzdan arındırın. Kar ve buz görüşünüzü engelleyeceği gibi özellikle ön camda sileceğin hareketlerini engeller ve dikkatinizin dağılmasına neden olur.
    * Motoru çalıştırdıktan sonra tam olarak ısınmasını bekleyin. Kış şartlarında soğuk motor problem yaratabilir.
    * Aracın kaloriferini açarak iç mekanın ısınmasını sağlayın. Aracın iç ısısı uygun sıcaklığa gelince aracınızı hareket ettirin. Yeterli sıcaklık sağlanmadan yola çıktığınızda mont, manto benzeri kalın giysilerinizi çıkartmak istmeyebilirsiniz. Kalın kıyafetler manevra kabiliyetinizi azaltacağından, tehlike yaratabilir.
    * Camları da kalorifer yardımı ile ısıtarak buğu yapmasını engelleyin.
#11.11.2008 13:24 0 0 0
  • Türkiye jant pazarının önde gelen firmalarından CMS Jant ve Makine Sanayii A.Ş. Kalite Kontrol Şefi Bülent Kantar, jantların performans, yol tutuşu ve yakıt tüketimine etkilerini değerlendirdi, jantlarla ilgili en çok merak edilen soruları cevapladı.

    1. Jant alırken öncelikle neye dikkat edilmesi gerekir?
    2. Jantların otomobilin performansına ve yol tutuşuna katkısı nedir?
    3. Hafif metal jantların araç hakimiyetini artırırken, yakıt tüketimini düşürdüğü doğru mu?
    4. Kalitesiz jant kullanmanın zararları nelerdir?
    5. Kaç çeşit jant vardır?
    6. Tek parçalı ve çok parçalı jantlar arasındaki farklar nelerdir?
    7. Hasar gören jant kullanılabilir mi?
    8. Jant üzerinde herhangi bir onarım yapılabilir mi?
    9. Doğru jant ölçüsü hangi parametrelere göre belirlenir?
    10. Jant montajı kime yaptırılır?
    11. Yeni jantta, eski bijon somunları kullanılabilir mi?
    12. Jantın üzerindeki ET harfi neyi simgeler?
    13. Jantın temizliği nasıl yapılmalıdır?

    1. JANT ALIRKEN ÖNCELİKLE NEYE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİR?

    Jant alırken dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, üreticilerin belirlediği değerlerin dışına çıkılmamasıdır. Beğendiğiniz jantın aracınıza uyumlu olup olmadığını aracınızın üretici firmasına sorarak ya da jant servislerinde bulunan jant uygulama tablolarına bakarak bulabilirsiniz. Türkiye'de hem yerli, hem de ithal birçok jant markası var. Bunlar arasında seçim yaparken, jantların TSE standartlarına uygunluk belgesini dikkate almalısınız. Avrupa'da geçerli olan standart normlar DIN ile ifade edilir.

    2. JANTLARIN OTOMOBİLİN PERFORMANSINA VE YOL TUTUŞUNA KATKISI NEDİR?

    Çoğumuz jantları otomobilin çekiciliğini arttıran dış görünüm unsurlarından biri olarak biliriz. Ancak jantlar, sadece otomobilin görünümüne değil, performansına ve yol tutuşuna önemli katkıda bulunur. Otomobil teknolojisinde kısa sürede yaşanan baş döndürücü gelişmeler, motor ve karoser kadar jantların tasarımında da kendini gösteriyor.

    Özellikle jantın ağırlığı, ölçüleri, konstrüksiyonu ve dizaynında yapılan değişiklikler, otomobillerin performansını ve yol tutuşunu önemli ölçüde arttırıyor.

    Bununla birlikte, son yıllarda yapılan araştırmalar jantın, fren sisteminin soğutulmasında da etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenle jant hazırlanırken, mümkün olduğunca dayanıklı ve aynı zamanda kollu tasarım olmasına dikkat ediliyor. Otomobil yol alırken, jantın rotasyonuyla sirküle edilen hava, kolların arasından fren diskine iletiliyor ve böylece frenlerin daha verimli olması sağlanıyor.

    3. HAFİF METAL JANTLARIN ARAÇ HAKİMİYETİNİ ARTIRIRKEN, YAKIT TÜKETİMİNİ DÜŞÜRDÜĞÜ DOĞRU MU?

    Hafif metal jantlar, yapısal özellikleri ve tubeless lastiklerle uyumları neticesinde, araç denge ve direksiyon hakimiyetine olumlu yönde katkıda bulunur. Alüminyum ve titanyum gibi metallerden üretildikleri içinse, saçtan üretilen jantlara göre daha hafiftirler. Bu nedenle alüminyum jantlar, araç toplam ağırlığını azaltır ve yakıt ekonomisine katkıda bulunur.

    4. KALİTESİZ JANT KULLANMANIN ZARARLARI NELERDİR?

    Kalitesiz bir jant, darbelere dayanıklı olmadığı taktirde ölümcül kazalara neden olabilir.

    5. KAÇ ÇEŞİT JANT VARDIR?

    Çelik ve hafif metal alaşımlı olmak üzere iki gruba ayrılan jantlar, motor sporlarından elde edilen tecrübelerle geliştiriliyor. Böylece daha sağlam ve uzun ömürlü olması sağlanıyor. Jantlar, alüminyum, çelik, titanyum, magnezyum ve son alarak da karbon fiber malzemesinin de katılımıyla farklı ağırlık ve dayanıklılıkta üretiliyor. Jantlar, tek ya da çok parçalı olabiliyor.

    6. TEK PARÇALI VE ÇOK PARÇALI JANTLAR ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

    İki veya üç parçadan oluşan çok parçalı jantlar, her türlü otomobilde kullanılabilir. Ayrıca tamir edilebiliyor olması nedeniyle tek parçalıya göre çok daha avantajlıdır. Herhangi bir darbe nedeniyle çok parçalı jantın kenarı hasar gördüğünde, sadece o parçanın değiştirilmesi mümkün. Ancak tek parçalı bir jant zarar gördüğünde yapılabilecek tek şey, yenisiyle değiştirmek!

    7. HASAR GÖREN JANT KULLANILABİLİR Mİ?

    Uluslararası Lastik ve Jant Teknik Kurumu'nun (ETRTO) tavsiyesine göre, hasar görmüş bir jant kullanılamaz.

    8. JANT ÜZERİNDE HERHANGİ BİR ONARIM YAPILABİLİR Mİ?

    Jant üzerinde kaynak, doğrultma, talaş kaldırma, boyama, bijon somunu veya göbek deliğini büyütme ve eksen kaydırma işlemleri kesinlikle yapılamaz.

    9. DOĞRU JANT ÖLÇÜSÜ HANGİ PARAMETRELERE GÖRE BELİRLENİR?

    Otomobilin motor gücü, ağırlığı ve büyüklüğü gibi unsurlar, jant ölçülerinin belirlenmesinde büyük rol oynuyor. Yüksek güç üreten bir motorun gücünü yola aktarabilmesi için çekişinin iyi olması, bunun için de lastik yüzeyinin uygun genişlikte olması gerekiyor. Dolayısıyla lastikle jant genişliği uyumlu olmalı. Küçük sınıftaki otomobiller için 12 inçten başlayan jant çapı, büyük ve yüksek performanslı otomobillerde 20 inçe kadar çıkıyor.

    10. JANT MONTAJI KİME YAPTIRILIR?

    Jantın montajı, uygun makine ve ekipmanlara sahip servislere yaptırılmalıdır.

    11. YENİ JANTTA, ESKİ BİJON SOMUNLARI KULLANILABİLİR Mİ?

    Bijon, havsa açıları her jantta farklı olacağından jantla birlikte verilen orijinal bijon somunları kullanılmalıdır.

    12. JANTIN ÜZERİNDEKİ ET HARFİ NEYİ SİMGELER?

    Uluslararası olarak ET harfleriyle simgelenen ofset değeri, jant dikey ekseninin ofset yüzeyine olan uzaklığını ifade ediyor.

    13. JANTIN TEMİZLİĞİ NASIL YAPILMALIDIR?

    Jantın temizliği, su ve normal deterjan kullanılarak yapılır. Sert olmayan bir fırça veya süngerle jant üzerindeki yağ ve benzeri izleri çıkarabilirsiniz. Metal, çözücü (solvent) katkılı temizleyiciler ve aşındırıcı malzemeler ile jantınızın kaplamasına zarar verebilirsiniz. Jantları, sert cisimlerin darbelerinden koruyunuz ve kaldırım kenarlarına çarpmaktan kaçınınız.
#11.11.2008 13:28 0 0 0
  • Otomobillerin can damarı olan soğutma sistemleri hakkında bilinmeyenleri ve acil durumlarda yapılması gerekenleri Ford Otosan Yetkili Servisi Doğan Otomotiv'den Servis Atölye Şefi Mustafa Eroğlu'na sorduk.

    1. Motor niçin hararet yapar?
    2. Su kaynatma nedir?
    3. Araçlar neden özellikle yaz aylarında su kaynatır?
    4. Motor hararet yaptığında ya da su kaynattığında ne yapılması gerekir?
    5. Hararete rağmen yola devam etmek sakıncalı mıdır?
    6. Soğutma sistemini ilk günkü performansında tutabilmek için kullanıcıların nelere dikkat etmesi gerekir?
    7. Soğutma sisteminin bakımı hangi sıklıkla yapılmalıdır?
    8. "Daha fazla antifriz, daha iyi soğutma sağlar" yargısı doğru mudur?
    9. Kaç tip soğutma sistemi vardır?

    1. MOTOR NİÇİN HARARET YAPAR?

    Motorun hararet yapması sorunu, soğutma sistemindeki arızalardan kaynaklanır. Soğutma sistemi, ideal motor sıcaklık değerlerini sağlamak için motor soğukken motoru ısıtma, sıcakken de motordaki fazla sıcaklığı almak üzere soğutma işlemini yerine getiren sistemdir.

    Bu sistemin görevini yerini getirmesini engelleyen pek çok faktör vardır: Soğutma sıvısının azalması, radyatör peteklerinin kireçten veya dış pislikten dolayı tıkanması, termostatın veya fanın bozulması, fan müşirinin arızalanması, motor bloğu üzerindeki su tıpasının delinmesi, vantilatör kayışında ve devirdaim pompasındaki sorunlar.

    2. SU KAYNATMA NEDİR?

    Soğutma sıvısının eksikliğinden dolayı yeteri kadar soğuyamayan motor aşırı ısınarak hararet yapar ve su kaynatır. Motorun su kaynatması, motor soğutma sıvısının azaldığını gösterir. Soğutma sıvısının azalması, buharlaşma ya da sızıntıdan olabileceği gibi motorun soğutma sıvısının tüketmesi de söz konusu olabilir. Soğutma sıvısının azalmasının başlıca nedenleri arasında sıvı iletim borularındaki çatlamaları, hortumların eklem yerlerindeki kelepçelerden ve devirdaim pompasından sızıntıları sayabiliriz. Radyatör hortumları ve radyatör kapağı da sızıntıların sık görüldüğü bölgelerdir. Motorun soğutma sıvısını tüketmesi ise bozuk bir ana conta ya da motor bloğundaki bir çatlaktan veya silindir kapağı contasının yanmasından meydana gelebilir.

    3. ARAÇLAR NEDEN ÖZELLİKLE YAZ AYLARINDA SU KAYNATIR?

    Soğutma sisteminde arıza olan araçlar yaz-kış su kaynatır. Ancak su kaynatma sorununun yaz aylarında kış aylarına oranla daha sık yaşandığı da bir gerçek. Bunun sebebi, yazın sıcakların etkisiyle artan buharlaşma. Yazın soğutma sıvısı buharlaşarak, azalır ve motor su kaynatmasına neden olur. Yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla birlikte ısınan hava, radyatördeki sıvının soğumasını sağlamakta yetersiz kalmaya başlar. Sıkışık trafik ve "dur-kalk"larla birlikte radyatöre hava alımı azalır ve motor sıcaklığı yükselmeye başlar. Bu sırada soğutma işlemini yerine getirmek için fan daha fazla çalışarak radyatörde bulunan sıvıyı soğutmaya çalışır. Aracınızdaki soğutma sıvısının seviyesinde bir eksiklik ya da daha başka bir problem yoksa soğutma sistemi görevini aynen yerine getirmeye devam eder. Aksi takdirde ise, motorun su kaynatması kaçınılmazdır.

    4. MOTOR HARARET YAPTIĞINDA YA DA SU KAYNATTIĞINDA NE YAPMASI GEREKİR?

    Aracınızın hararet göstergesinde ibre, kırmızı ya da "hot" olarak gösterilen bölgeye yaklaşıyorsa, derhal klimayı kapatmalısınız. Klima çalışırken motora giden havayı ısıtır. Bu nedenle klimanın kapatılması motorun soğumasına yardımcı olur. İbre ilerlemeye devam ediyorsa veya kaputunun üstünde su buharı görürseniz, aracınızı hemen uygun bir yere çekip, motoru durdurmalı ve aracı soğumaya bırakmalısınız. Kaputu açarak, motorun soğumasına yardımcı olabilirsiniz. Motor soğutma sıvısı seviyesi kontrol edilmeli eğer eksikse tamamlanmalıdır.

    Sıvı tamamlama işlemi mutlaka motor soğuduktan sonra yapılmalı. Motor sıcakken yapılacak bir sıvı eklemesi basınçlı sudan ve buhardan oluşabilecek yaralanmalara neden olabileceği gibi, sıcak bir motora yapılacak sıvı eklemesi motor bloğunda çatlamaya kadar varan kalıcı zararlar oluşturabilir.

    Ancak böyle bir sorunla karşılaştığınızda herhangi bir müdahalede bulunmadan önce firmanızın yol yardım ya da acil servis telefonlarını aramanızı öneririz.

    Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise motor soğuduktan sonra en yakın servise ulaşılıncaya kadar düşük devirde ve hızda gitmelisiniz.

    5. HARARETE RAĞMEN YOLA DEVAM ETMEK SAKINCALI MIDIR?

    Hararet yapan bir motor eğer aynı şartlarda kullanılmaya devam edilirse avans vuruntusu yapmaya başlar.Avans vuruntusu, soğutma sisteminin çalışmadığını gösterir. Buna rağmen hâlâ yola devam edilmeye çalışıldığında ise motor kilitlenmesine yani piston sıkışmalarına neden olunabilir. Avans vuruntusunu duymaya başladığınızda yapmanız gereken, otomobili durdurup, teknik servisle irtibata geçerek profesyonel bir yardım almak.

    6. SOĞUTMA SİSTEMİNİ İLK GÜNKÜ PERFORMANSINDA TUTABİLMEK İÇİN KULLANICILARIN NELERE DİKKAT ETMESİ GEREKİR?

    Aracınızın soğutma sisteminin ilk günkü performansını koruyabilmesi için soğutma sıvısının düzeyi, hortum ve borularda çatlak olup olmadığı devamlı kontrol edilmeli. Radyatör hortumlarının üzerindeki çatlakları çıplak gözle görmek zor olduğu için radyatör hortumlarını elle kontrol etmelerini tavsiye ederim. Hortumlar aşırı yumuşak ya da aşırı sertse aracınızı derhal bir yetkili servise götürmelisiniz. Hortum kelepçelerinde ve eklem yerlerinde oluşan pas veya beyaz lekelere de dikkat etmekte fayda var. Çünkü bu bölgelerdeki sorunlar sistemde sızıntı olduğuna işaret eder.

    7. SOĞUTMA SİSTEMİNİN BAKIMI HANGİ SIKLIKLA YAPILMALIDIR?

    Soğutma sistemi her bakım periyodunda mutlaka kontrol edilmelidir. Soğutma sistemindeki antifriz aynı zamanda pas önleyici özelliğe sahip olduğundan soğutma sistemindeki antifriz yaz ve kış kullanılmalıdır. Antifriz içerisindeki korozyon (pas) önleyici katkı maddeleri zamanla etkilerini kaybeder. Bu nedenle soğutma sistemindeki antifriz mavi antifriz ise 6 yılda, turuncu antifriz ise 10 yılda bir değiştirilmelidir. Antifriz değişimi esnasında kullanılan suyun "saf su" olmasına özellikle dikkat edilmeli.

    8. "DAHA FAZLA ANTİFRİZ, DAHA İYİ SOĞUTMA SAĞLAR" YARGISI DOĞRU MUDUR?

    Kesinlikle hayır. Antifriz, motor soğutma suyunun normalde izin vermeyeceği sıcaklık derecelerinde motorun güvenle çalışabilmesi için motor soğutma suyuna eklenen, suyun kaynama noktasını yükselten, donma noktasını ise düşüren kimyasal bir katkıdır. Normalde aracın bulunduğu bölgenin iklim ve coğrafi şartlarına bağlı olarak; yüzde 20 ila yüzde 60 arasında değişen oranlarda motor soğutma suyuna eklenir. Bu oranın üzerine çıkılması, suyun soğutma kabiliyetini düşürür ve kayıplara neden olur.

    9. KAÇ TİP SOĞUTMA SİSTEMİ VARDIR?

    Motorlarda hava soğutmalı ve sıvı soğutmalı olmak üzere iki farklı sistem kullanılır. Hava soğutmalı motorlarda ısınan motor hava ve soğutma yağı tarafından soğutulur. Sıvı soğutmalı motorlarda ise, soğutma işlemi motorun içindeki kanallarda dolaşan sıvı (su, antifiriz karışımı) tarafından sağlanır. Günümüzün modern motorlarında hava soğutmalı sistemler sıkışık trafik ortamlarında yetersiz kaldığı için artık yerini daha modern bir sistem olan su soğutmalı sistemlere bıraktı.
#11.11.2008 13:33 0 0 0
  • 1. İyi bir oto müzik sisteminin olmazsa olmazları nelerdir?
    2. Müzik sistemi alınırken nelere dikkat etmeli?
    3. Daha kaliteli ses için otomobilin orijinal radyo-teybini değiştirmek zorunlu mu?
    4. Araç sahibinin dinlediği müzik türü, oto müzik sistemi seçiminde ne derece etkili?
    5. Hangi tür müziğe hangi hoparlör kullanılmalı?
    6. Araçların arka cam içi panellerine hoparlör yerleştirmek doğru mu?
    7. Otomobilin orijinalliği bozulmadan müzik sistemi nasıl yenilenebilir?
    8. Yenilenen müzik sistemini başka bir araca aktarmak mümkün mü?
    9. Direksiyondan kumanda sonradan taktırılabilir mi?
    10. Sonradan çoklu CD çalar taktırırken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
    11. Eski otomobillere CD çalar taktırmak mümkün mü?
    12. Otomobilde mp3 dinlemek için neler yapılabilir?
    13. Müzik sistemleri için verilen garantiler nelerdir?
    14. Yeni jenerasyon otomobillerde karşılaşılan en büyük güçlükler neler?
    15. Distribütörlüğünü yaptığınız markalar nelerdir?
    16. Oto Müzik Sistemleri ile ilgili bazı terimler

    1. İYİ BİR OTO MÜZİK SİSTEMİNİN OLMAZSA OLMAZLARI NELERDİR?

    İyi bir sisteme sahip olmak için ilk olarak belirli niteliklere sahip bir radyo-teyp almak gerekiyor. Herşeyden önce, ön ve arka hoparlörlere bağımsız kumanda edilebilmeli (Fader yapılabilmeli).

    Bass ve Treble (kalın ve ince) seslerine de bağımsız olarak kumanda edilebilmeli. Kendi içinde en az 4x30 Watt gücünde bir amfi çıkışı (Hipower) olmalı. İlave bir amfi ile sistemin her zaman kuvvetlendirebileceği düşünülerek, ekstra amfi çıkışının olmasına dikkat edilmeli.

    Otomobilde kaliteli müzik dinlemek için, kesinlikle CD player'a sahip olmak gerekiyor. Bu nedenle alınacak radyo-teybin bagaj disk çalar çıkışı da olmalı. Bu sayede bagaja monte edilecek bir CD player'ı teybin üzerinde bulunan bir düğmeden kontrol ederek, istenilen diski rahatlıkla dinlemek mümkün oluyor. Kullanılan bagaj diskleri, genellikle 6, 10 ya da 12 adet disk çalma kapasitesine sahiptir.

    Bu sistem tamamlandıktan sonra, sıra hoparlörlerin seçimine geliyor. Eğer bütçe kısıtlıysa, orjinal hoparlörler kullanılarak sistem tamamlanabiliyor. Hoparlörler monte edilirken, otomobilin kendi yuvalarını kullanmak yeterli.

    2. MÜZİK SİSTEMİ ALINIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

    Sistemi kurmaya başlarken üç önemli faktörü göz önünde bulundurmak gerekir:

    * İstenilen performans
    * Otomobildeki elverişli alan
    * Bu iş için ayrılan bütçe

    Kuracağınız sisteme en uygun ürünü seçmelisiniz. Kurduğunuz sistemin basit olmasına önem göstermeli, gereksiz ekstra ürün kullanmamalısınız.

    Bir müzik sistemi kurarken ilk önce plan yapmalı ve her zaman kurmuş olduğunuz sisteme daha sonra ilaveler yapabileceğinizi unutmamalısınız.

    Unutmayın, hiçbir zaman daha çok ilave, daha çok kaliteli ve yüksek ses elde etmeniz anlamına gelmez.

    3. DAHA KALİTELİ SES İÇİN OTOMOBİLİN ORJİNAL RADYO-TEYBİNİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNLU MU?

    Günümüzde fabrika çıkışında bir dizi standart ve sökülmesi güç parçalarla teslim edilen otomobillere farklı aksesuar ve donanımların ilave edilmesi gittikçe zorlaşıyor.

    Örneğin SRS Hava Yastığı Sistemi bulunan bir otomobile satış sonrası, performans direksiyon sistemi ilave etmek hemen hemen olanaksız. Benzer bir sorun da OEM (Orjinal Equipment Manufacturer), otomobil ses sistemlerinde yaşanıyor. OEM otomobil ses sistemlerinin sorunu zannedildiği gibi radyoların değiştirilmesi değildir. Bu çok kolay bir iştir ve radyo/teyp/CD kombinasyonunda, bu değişikliğin getirdiği görüntü bozukluğu haricinde bir sorun yaşanmaz.

    Burada karşılaşılan asıl zorluk hoparlörlerde ve bunları çalıştırmak için gerekli olan gücün sağlanamamasından karşımıza çıkar. Aracınıza, fabrika çıkışında monte edilmiş mevcut AM/FM/kaset/CD sisteminiz, dışarıdan ortalama bir fiyatla satın alabileceğiniz piyasa ürünleri kadar iyidir.

    4. ARAÇ SAHİBİNİN DİNLEDİĞİ MÜZİK TÜRÜ, OTO MÜZİK SİSTEMİ SEÇİMİNDE NE DERECE ETKİLİ?

    Kaliteli müzik sisteminin anahtarı; hoparlördür! Araç sahibinin dinlediği müzik, hoparlör seçiminde son derece etkili. Çünkü her hoparlörün kendi karakterine uygun olarak iyi çaldığı bir müzik türü vardır.

    Bazı hoparlörler mekanik ses verirler, bazısı çok fazla echo yapar, bazısı ise çok donuk ve baslı ses verir. Müşteri sevdiği müzik türünü en kaliteli dinleten hoparlörü seçmesi için montajcıya müzik tercihleri hakkında detaylı bilgi vermeli ve mutlaka önerilen hoparlörü almadan önce bir şekilde dinlemelidir.

    5. HANGİ TÜR MÜZİĞE HANGİ HOPARLÖR KULLANILMALI?

    Dünyada yüzlerce marka değişik hoparlör var. Çoğu hoparlör markası tek veya iki farklı müziğe odaklanmıştır. Mesela klasik ve slow müziği iyi çalar. Ama techno müziği çaldığı zaman ses bozulmaya başlar.

    Techno müzik çalan hoparlör ise, slow müzik çaldığında çok sert bir ses verdiği için rahatsız olursunuz.

    Bununla birlikte distribütörlüğünü yaptığımız MB Quart marka hoparlörlerin en büyük özelliği ise her türlü müziğe uyumlu olması. Zira bu marka Amerika'da bütün otomobil müzik sistemleri ile ilgili profesyonel yarışmalarda en yüksek dereceyi elde eden markadır.

    6. ARAÇLARIN ARKA CAM İÇİ PANELLERİNE HOPARLÖRLER YERLEŞTİRMEK DOĞRU MU?

    Eskiden bu uygulama çok yaygındı. Ancak bu bölümler artık hoparlör takmaya elverişli değil. Çünkü bu bölümlerin iç taraflarında darbe emici sac kafesler var. Görevleri, arkadan vurma esnasında süspansiyon vazifesi görerek aracın katlanmasını önlemek. Eskiden Doğan, Şahin tarzı arabalarda o paneller kesilip oralara hoparlör takılıyordu.

    Bugünkü otomobillerde o paneli kesmek, cinayet! O sacı kesip aynı yerlere 25-30 cm'lik hoparlör koyarsanız, otomobil arka veya yan darbe aldığında arka kapıları buruşacak ve açılmayacaktır. Yani otomobildeki mukavemet yok olacaktır. Ayrıca müzik açısından arkadan gelen ses, makbul değil. Önemli olan sesin önden gelmesi. Bir konsere gittiğiniz zaman ya da evinizde müzik dinlediğinizde müzik hep önden gelir. Öne yerleştirilen hoparlörler daima daha iyi performans verir.

    7. OTOMOBİLİN ORJİNALLİĞİ BOZULMADAN MÜZİK SİSTEMİ NASIL YENİLENEBİLİR?

    Müzik sistemleri, oldukça pahalı uğraşlar. Bu nedenle kısıtlı bütçeler için de çok aşamalı sistemler bulunuyor. Kısacası ucuz bir sistemle başlayıp, eklemelerle bu sistemi kusursuz hale getirebilmek mümkün. Bu noktada en önemli konu, montaj. İyi bir montajcı müzik sistemini otomobili kesip biçmeden, otomobili tahrip etmeden kurmak zorunda. Burada devreye bilgi, beceri, deneyim ve ustalık giriyor. İyi bir müzik seti yaratmak adına araçlarının tahrip olmaması için otomobil sahiplerinin araçlarını ustalık ve becerilerine güvenmedikleri montaj atölyelerine teslim etmemeleri gerekiyor.

    Distribütörlüğünü yaptığımız bir American firması olan Rockford Fosgate, dünyada üretilen tüm orjinal otoların radyo-teyplerine birebir uyan bir amfi sistemi geliştirdi. Geliştirilen bu amfi sistemi sayesinde, hoparlörlere yapılan küçük bir müdahale ile eşsiz kalitede ses elde etmek mümkün oluyor.

    8. YENİLENEN MÜZİK SİSTEMİNİ BAŞKA BİR ARACA AKTARMAK MÜMKÜN MÜ?

    Aynı taşınırken evdeki müzik setini alıp başka bir eve götürmek gibi, müşteri bizim taktığımız müzik setini alıp başka bir araca takabiliyor. Araç sahibi, otomobilini satmaya karar verdiyse taktığımız sistemi söküp, otonun orijinal sistemini yerine sıfır hasarla takıyoruz. Böylece araç eski haline geldiği için satılırken değer kaybetmiyor.

    9. DİREKSİYONDAN KUMANDA SONRADAN TAKTIRILABİLİR Mİ?

    Direksiyondan kumanda, arabanın orijinal sistemiyle beraber satılan bir donanım. Sonradan yaptırma imkanı yok. Bu kumanda sayesinde arabanın radyo-teybini direksiyondan açıp kısabiliyor ve radyo kanalı değiştirebiliyorsunuz. Bu konuda önemli bir nokta, otomobilin orijinal teybinin değiştirilmesi halinde direksiyondan kumandanın kullanılamaz hale gelmesi. Piyasada "interface" denilen adaptörler sayesinde bazı marka teypleri direksiyondan kumanda ile kullanma imkanı var ama çok kısıtlı.

    10. SONRADAN ÇOKLU CD ÇALAR TAKTIRIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?

    Otomobilin orijinal CD çalarını taktırmak gerekiyor. CD çaları herhangi bir yerden değil, mutlaka otomobili üreten firmadan alınması gerekiyor. Çünkü aynı marka ve model bile olsa, üretici firmadan almadığınız CD otomobile birebir uymuyor. Bunun nedeni firmanın CD üzerinde kendine özel değişiklikler yapması. Firmalar otomobil sahiplerini, CD çaları sadece kendilerinden almaya mecbur bırakıyor. Bu yüzden de fiyatları normal CD'lere oranla iki misli oluyor.

    11. ESKİ OTOMOBİLLERE CD ÇALAR TAKTIRMAK MÜMKÜN MÜ?

    Eski otomobillerde teybin CDçıkışı yoksa "FM modülatörlü" diye tanımlanan CD çalarlar var. Bagaj CD'si ama, öne gelen ve kibrit kutusundan biraz daha büyük bir görüntü ünitesi var. Onun üzerinden şarkı ve CD değiştiriyorsunuz. Sesini de FM frekansından 88.3 veya 88.9'a ayarlayıp oradan dinliyorsunuz. Yani sanki arabanın içinde bir radyo istasyonu varmış gibi bagajdan size yayın yapıyor. Bu CD çalarlarda ses, CDdeğil radyo kalitesinde oluyor. Ama başka bir çözüm yok. Bugün Doğan'a da, Renault 12'ye de, bu şekilde CD çalar takabilirsiniz.

    12. OTOMOBİLDE MP3 DİNLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

    Walkman tarzı portatif mp3'leri özel adaptörler sayesinde otomobilinizin teybine takabilirsiniz. Ayrıca sadece otomobiller için üretilmiş mp3'ler de var. Oto Müzik Merkezi olarak ithal ettiğimiz M-Station marka oto mp3, 3000 şarkı kapasiteli. Aynı oto radyo-teybi gibi altı kızaklı olduğu için istendiğinde çıkarıp, yanınıza almak mümkün. Evinizdeki bilgisayardan download ettiğiniz şarkıları mp3'ün hafızasına kaydederek arabanızda dinleyebiliyorsunuz. Bu mp3'ün fiyatı 1.000 ile 1.250 Dolar arasında değişiyor.

    13. MÜZİK SİSTEMLERİ İÇİN VERİLEN GARANTİLER NELERDİR?

    Oto Müzik Merkezi olarak yaptığımız montajlarda ömürboyu garanti veriyoruz. Bir sertifika ile müzik tesisatını yaparken arabaya hiçbir şekilde zarar vermediğimizi ve herhangi bir arıza halinde ömürboyu montaj garantisi verdiğimizi beyan ediyoruz. Garanti kapsamında arızalar ücretsiz olarak tamir ediliyor.

    14. YENİ JENERASYON OTOMOBİLLERDE KARŞILAŞILAN EN BÜYÜK GÜÇLÜKLER NELERDİR?

    Müzik sistemleri artık arabalara çok entegre olmuş durumda. Sisteme ilave bir amfi eklemek inanılmaz güç. Bunu yaparken arabanın en ufak bir kablosuna zarar verseniz, araba bir daha çalışmayabilir. Böyle bir arıza garanti kapsamı dışına çıkacağı için otomobil sahibi çok güç durumda kalacaktır. Dolayısıyla teknolojiyi çok yakından takip etmek gerekiyor.

    Bu nedenle günümüzde müzik tesisatı yapan montajcı sayısı hızla azalıyor. Amerika'da her yıl 300-500 montaj dükkanı kapanıyor. Türkiye'de birkaç sene öncesine kadar çok fazla montaj atölyesi vardı. Şimdi montajcı sayısı bakımından on sene öncesinin rakamlarına döndük. Sadece bu işi en iyi bilenler ayakta kalabiliyor.

    15. DİSTRİBÜTÖRLÜĞÜNÜ YAPTIĞINIZ MARKALAR NELERDİR?

    Dünyanın en ünlü markalarıyla çalışan Oto Müzik Merkezinin, distribütörlüğünü yaptığı firmalar arasında Rockford Fosgate, MB Quart, Dynaudio, Lightning Audio, Necvox, Lanzar, Pyle, Xtant, Scosche, bulunmaktadır.

    16. OTO MÜZİK SİSTEMLERİ İLE İLGİLİ BAZI TERİMLER

    HOPARLÖR: Kaliteli bir oto müzik sisteminin temeli iyi bir hoparlörden geçer. Monte esnasında dikkat edilmesi gereken husus, otomobilinizdeki hoparlör yerlerine uygun ebatlarda hoparlör takılmasıdır. Montajcı mutlaka otomobilin kendi hoparlör yuvalarını kullanmalı, bu yuvalar içine olabilecek en büyük ebatta hoparlör monte etmelidir.

    SUBWOOFER: 20-100 hz arasındaki frekans bandındaki sesler, bas sesler olarak tanımlanır. Bu frekans bandındaki sesleri veren hoparlöre subwoofer adı verilir.

    Subwoofer müziğin içinde olan alt basları verir. Arabanıza subwoofer takmazsanız, arabanızın kapılarına takılı olan hoparlörlerden gerekli olan dip bas sesleri istediğiniz gibi duyamazsınız. Kaliteli müzik dinlemek için bagaja küçük dahi olsa mutlaka bir subwoofer taktırmak gerekir. Müziğin içindeki kontrabası, bas gitarı duyabilmeniz için subwoofer'a ihtiyaç vardır. Müzik dinlerken subwooferı duymakla kalmaz aynı zamanda hissedersiniz de.

    MID BAS: 100 Hz ile 300 Hz arasındaki sesleri verebilen hoparlörlere mid bas hoparlörler denir.

    MIDRANGE: 300 hz ile yaklaşık 3 Khz arasındaki sesleri veren hoparlörlere midrange hoparlörler denir.

    TWEETER: Yaklaşık 3 Khz ve üstündeki sesleri veren hoparlörlere tweeter denir.

    AMFİ: Amfi ses gücünü ve kalitesini artırmaya yarar. Eğer otomobilin Orijinal radyo/teybine bağlanmak isteniyorsa bu çıkışa uyumlu olması gerekir.

    Anfi gücüne karar verirken dikkat etmeniz gereken en önemli şey, anfinin gerçek watt değeridir. Bunun için amfinin üzerindeki değil, kataloğunda yazılı olan değerler esas alınmalıdır. Bazı marka amfilerin üzerinde 2x100 Watt yazar ama gerçekte 2x25 Watt'tır. İkisi aslında aynı. Ancak aynı otomobilde SAE ile HP beygiri gibi ikisinin hesaplanış şekli farklıdır. Otomobilin normalde voltajı araç giderken 12 Volt seviyesindedir. Ama genellikle amfilerin üzerinde 14.4 Volt'taki değeri yazılır.

    Amfiler iki, dört veya beş kanal çıkışına sahiptir. İleride doğabilecek ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurarak bazı ekstra özelliklere uyumlu bir amfi tercih etmenizde fayda var. Bu ekstra özellikler arasında crossover, bas ve tiz ayarı, mono çıkış yer alıyor.


    CROSSOVER: Crossover amfiden çıkıp hoparlöre giden frekansları düzenleyen bir cihaz. Dünyada her şeyi çok iyi çalabilen bir hoparlör olsaydı, crossover'a ihtiyaç duyulmayacaktı. İyi bir müzik sistemi için insan kulağının duyduğu frekansları düz (flat) bir şekilde kulağa vermek gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilmek için 2 veya daha fazla hoparlöre ihtiyaç duyulur. Hoparlörlerle beraber crossover kullanırsak, crossover her hoparlöre ihtiyacı olduğu frekansı yollayarak kulağımızın bütün frekansları doğru almasına yardımcı olur. Crossover sayesinde her hoparlöre doğru sinyal gider. Böylece hoparlörler de doğru frekans bandında daha kaliteli, temiz, güçlü çalar. Üst düzey kalitede bir ses sisteminde mutlaka crossover bulunması gerekir.

    Aktif ve pasif olmak üzere iki çeşit crossover vardır. Aktif crossover radyo-teyp veya cd çalar ile amfi arasına bağlanır. Pasif crossover ise amfi ile haporlör arasına bağlanır. Genelde aktif crossover daha çok tercih edilir. Amfiden önce bağlandığı için amfinin çıkarmış olduğu gücü hoparlörün daha iyi almasını sağlar.

    Hi-Fi (High Fidelity): Hi-Fi İngilizce "yüksek sadakat" anlamına gelen High Fidelity kelimesinin kısaltmasıdır. Müziği doğal ve kaliteli dinlemek anlamında kullanılır. Bazı hoparlörler müziğe kendi karakterlerine göre yorum yaparlar. Bazısı biraz daha tizli çalar, bazısı daha midli. Gerçek Hi-Fi'ciler müziği olabildiğince doğal dinlemeye çalışır.
#11.11.2008 14:13 0 0 0
  • Otomotiv sektörünün son teknolojiyi kullanmasıyla ortaya çıkan birbirinden donanımlı araçlar, daha fazla konfor ve güvenlik sunmanın yanı sıra sürücülerin bilmek zorunda oldugu bazı elektronik kısaltmaları da beraberinde getiriyor.

    Türkiye'de bundan 10 yıl önce genellikle sade donanımlı otomobiller kullanan sürücülere, özellikle son 5 yıldır adeta teknoloji harikasına dönen araçlar daha büyük sürüs keyfi yasatırken, bir yandan da otomobillerin elektronik donanımlarını en iyi sekilde ögrenmenin zorunlulugunu getiriyor. Sürüs güvenligini en üst seviyeye çıkaran ve daha önceleri genellikle üst sınıf otomobillerde görülmesine alısık olunan elektronik donanımların, alt sınıftaki modellerde de yaygınlasmaya baslaması sonucu, bir süre öncesine kadar ''AC (Air Condition)'[/swf2][swf3]'ABS (Antiblock Brake System), ''EBD (Electronic Brake Distributor)'' gibi terimlere asina olan sürücüler, artık ''ESP'[/swf2][swf3]'BAS'[/swf2][swf3]'MSR'[/swf2][swf3]'ASC+T'' gibi kısaltmalarla da sıklıkla karsılasıyor.

    Otomobil modellerinde kullanılan ve sürücülerin ögrenmek için neredeyse sözlük yardımına ihtiyaç duyacagı bazı elektronik donanımların kısaltmalarının anlamları şöyle:

    1.A-Stunu, 2.Abat vent, 3.Abaxial, 4.ABC (Active Body Control), 5.ABS (Anti Block System), 6.AC (Air Conditioner), 7.ADB (Automatische Differantial Bremse), 8.Adezyon, 9.Aerodinamik, 10.AFS (Active Fahrwerks Stabilierung), 11.Akıcılık Derecesi (Vizkozite), 12.Aks, 13.Akselerasyon, 14.Aktarma Organları, 15.Aktif Güvenlik Sistemleri, 16.Akümülatör, 17.ALB (Anti Lock Brakes), 18.Alternatör, 19.Alt Ölü Nokta (A.Ö.N), 20.Ampermetre, 21.Amortisör, 22.Ana Yataklar, 23.Antifriz, 24.Aquaplanning, 25.ASC+T (Automatische Stabilitäts Control+Traktion), 26.ASR (Anti Schlupf Regelung), 27.Atalet, 28.Ateşleme Avansı, 29.Ateşleme Bobini, 30.Ateşleme Noktası, 31.Ateşleme Sıçraması, 32.Ateşleme Sırası, 33.Ateşleme Sistemi, 34.Atmosferik Basınç, 35.AWD (All Wheel Drive), 36.AWS (All Wheel Steering), 37.Autodimming, 38.Ayarlama, 39.Bakır Kurşun Yataklar, 40.Balanst Rezistör Değerleri, 41.Balata (Fren Pabuçları), 42.BAS (Brake Assist System), 43.Basınçlı Kapak, 44.Baskı Yatağı, 45.Batarya, 46.Benzin, 47.Benzin Motorları, 48.Benzin Yanması, 49.Beraber Çalışma, 50.Beygir Gücü, 51.Bileşik Yağlar, 52.Bi-Xenon, 53.Biyel Civataları, 54.Biyel Kepi, 55.Biyel Muylusu, 56.Biyel Yatağı, 57.Biyeller, 58.Boğazlı Karter, 59.Boxer Motor, 60.Buhar Tamponu, 61.Buji, 62.Buji Arızaları, 63.Buji Sıcaklığı, 64.Buji Tırnak Aralığı, 65.Burç, 66.Burç Açıcı Zımba, 67.Cabriolet (Cabrio), 68.CBC (Cornering Brake Control), 69.CD, 70.CDI (Common-rail Direkt Injection), 71.Command, 72.Combi, 73.Common Rail, 74.Compact, 75.Conta, 76.Conta Yapıştırıcısı, 77.Coupe, 78.Cruise Control (Otomatik Hız Kontrol), 79.CVT (Continuosly Varible Transmission), 80.CVVT, 81.Çamur Perdeleri (Tozluklar), 82.Çamurlu Tortu, 83.Çan Ağzı, 84.Çap Kumpası, 85.Çapak, 86.Çapraz Kuşaklı Lastik, 87.Çapraz Tip Kardan Mafsalı, 88.Çarpmalı Yağlama Sistemi, 89.Çekiş Mili, 90.Çektirme, 91.Çevrim, 92.Çıkış Mili, 93.Çivili Lastik, 94.Çizilmiş Yüzey, 95.Çok Amaçlı Gresler, 96.Çok Levhalı Kavrama, 97.DBC (Dynamische Bremsen Control), 98.Debriyaj, 99.Değişken Supap Zamanlaması, 100.Deselerasyon, 101.Deterjan Katıklar, 102.Detonasyon, 103.Devir Göstergesi, 104.DIN (Deutsches Institut für Normung), 105.Dıştan Yanmalı Motorlar, 106.Diferansiyel, 107.Diferansiyel Dişlisi, 108.Dinamo, 109.Dinamometre, 110.Dingil, 111.Dingil Uzaklığı, 112.Diod, 113.Direksiyon, 114.Direksiyon Dişlileri, 115.Direksiyon Simidi, 116.Diskli Fren, 117.Dispersan Katıklar, 118.Distribütör, 119.Distribütör Kapağı, 120.Distribütör Tablası, 121.Distronic, 122.Dişli Çarklar (Dişli), 123.Dişli Oranı, 124.Dişli Yağları, 125.Diyagram Verimi, 126.Dizel Çevrimi, 127.Dizel Motoru, 128.DOHC (Double Over Head Camshaft), 129.Donma Noktası (Yakıt), 130.Döner Pistonlu Motor (Rotary-Wankel Motor), 131.Dönüş Dairesi Çapı, 132.Dörtlü Karbüratör, 133.Dört Zamanlı Motorlar, 134.Düz Silindir Kapaklı Motor, 135.DRIVE-BY-WIRE, 136.DSC (Dynamic Stability Control), 137.DSP (Dynamic Shift Program), 138.EAS (Elektronik Active Steering), 139.EBD (Electronic Brake Distributor), 140.EBV, 141.ECE (Economic Commission for Europe), 142.ECOTEC, 143.EDLS, 144.Egzoz Gazı Çevrimi (EGR), 145.Egzoz Borusu, 146.Egzoz Manifoldu, 147.Egzoz Patlaması, 148.Egzoz Supapı, 149.Egzoz Zamanı, 150.Eğrilik Açısı, 151.Eksenel Gezinti, 152.Elastisite, 153.Elcode, 154.Elektrik Sistemi, 155.Elektrik Yakıt Pompası, 156.Elektrolit, 157.Elektronik Ateşleme Sistemi, 158.Elektronik Yakıt Enjektörü, 159.Elektrot Aralığı Karbon İle Kısa Devre, 160.Elektrot Göbeğinde Kısa Devre, 161.El Freni, 162.Emme Manifoldu, 163.Emme Manifoldu Ayarı, 164.Emme Stroku, 165.Emme Subabı, 166.Emme Zamanı, 167.Emniyet Kemeri, 168.Emniyet Kemeri Çeşitleri, 169.Emniyet Kemeri Yükseklik Ayarı, 170.Endüksiyon Bobini, 171.EPS (Elektro Power Steering), 172.Erken Ateşleme, 173.ESP (Electronic Stability Program), 174.Ezilebilir Bölüm, 175.ETC, 176.Fakir Karışım, 177.Filtre, 178.Filtre Yağ Dolaşım Sistemleri, 179.Fosil Yakıtlar, 180.FPS, 181.Fren, 182. Fren Ayarı, 183.Fren Balataları, 184.Fren Boşalması, 185.Fren Diski, 186.Fren Kampanası, 187.Fren Pabuçları (Balata), 188.FSI, 189.F Tipi Motor, 190.Gaz Basınçlı Isı Göstergeleri, 191.Gaz Kelebeği, 192.Gaz Pedalı, 193.Gaz Türbünü, 194.GDI (Gasoline Direkt Injektion), 195.Geç Enjeksiyon, 196.Genleşme Tapası, 197.Geri Tepme, 198.Geri Vites Dişlisi, 199.Gerilim Regülatörü, 200.Gres Yağı, 201.Grip, 202.Grup Dişlisi, 203.Güç, 204.Güç Stroku, 205.Hacimsel (Volümetrik) Verim, 206.Hareket Nakil Sistemi, 207.Hava Basıncı, 208.Hava Boğazı, 209.Hava Filtresi, 210.Hava Soğutmalı Motor, 211.Havalı Süspansiyon, 212.Havasını Alma, 213.HB (HatchBack), 214.HDI, 215.Head-Up-Display, 216.Helezon Yay, 217.Hesselman Motoru, 218.Hibrit Motor, 219.Hidrolik, 220.Hidrolik Basınç, 221.Hidrolik Fren, 222.Hidrolik Supap İticisi, 223.Isı Göstergeleri, 224.Isı Kontrol Supabı, 225.Isı Transferi, 226.İçten Yanmalı Motor, 227.İçten Kısa Devre, 228.İki Devreli Fren, 229.İki Silindirli Motorlar, 230.İki Zamanlı Çevrim, 231.İki Zamanlı Motorlar, 232.Immobiliser, 233.İntegral (Monokok Gövde), 234.Intercooler, 235.İrtifa Etkisi, 236.İstikamet Çubuğu, 237.İş Zamanı, 238.İvmelenme, 239.Jet Memesi, 240.Jikle, 241.JIS (Japanese Industrial Standart), 242.Kam Mili, 243.Kapalı Tip Havalandırma sistemi, 244.Kapı Emniyet Kilidi, 245.Kapı Emniyet Mandalı, 246.Kapı İçi Güvenlik Çubukları, 247.Kapış Pompası, 248.Karbüratör, 249.Kardan Mafsalları, 250.Kardan Mili, 251.Kare Motor, 252.Karoser, 253.Karter, 254.Katalitik Çevirici, 255.Katalitik Konvertor, 256.Katalizör, 257.Katalizör ve Katalizatör Arasındaki Fark, 258.Katık, 259.Kavrama, 260.Kavrama Mili, 261.Kitlesel Güç (Güç Ağırlığı), 262.Kokpit, 263.Kompresör (Turbo), 264.Kompresyon Kaçağı, 265.Kompresyon Freni, 266.Kompresyon Segmanları, 267.Kontak Anahtarı, 268.Kontrol Paneli, 269.Kontrol Rölesi, 270.Koruyucu Kılavuz, 271.Köpük Filtre, 272.Krank Mili, 273.Krank Muhafazası, 274.Kurs (Piston Yolu), 275.Kurs Hacmi, 276.Kurşun Tetra-Etil, 277.Kuru Gömlek, 278.Kutup Başları, 279.Kuşak, 280.Külbütör Manivelası, 281.Külbütör Mili, 282.KW, 283.Lamine Cam 284.Layer, 285.Lastik, 286.Lastik Yanağı, 287.Lenz Kanunu (Transformatör), 288.Liftback, 289.LPG, 290.L Tipi Supap Mekanizması, 291.L Tipi Motor, 292.Malafa, 293.Manifold, 294.Mantar Tipi Supap, 295.Mayi Kavrama, 296.Marş Motoru, 297.Mekanik Avans Sistemi, 298.Mekanik Verim, 299.Merkez Pompası, 300.Meksefe, 301.Metal Yorulması, 302.Mikrometre, 303.Minivan, 304.Monokok (İntegral) Gövde, 305.Motor, 306.Motor Ayarı, 307.Motor Çeşitleri, 308.Motor Durdurulduktan Sonra Ateşleme, 309.Motor Yağı, 310.Motor Yağının Görevleri, 311.Motor Yatağı, 312.Motor Güçleri, 313.Motor İç Gücü, 314.Motor Faydalı Gücü, 315.Motor Supapları, 316.Motor Yağı SAE Sınıflandırılması, 317.Motor Vuruntusu, 318.Motorin, 319.MPV (Multi Purpose Vechile), 320.Navigasyon, 321.Nightvision, 322.OHC, 323.Oktan, 324.Otomatik Vites (Transmission), 325.Oto Termik Piston, 326.Oval Piston, 327.Oval Taşlanmış Piston, 328.Overdrive (Ekonomi Vitesi), 329.Panelvan, 330.Panhard Kolu, 331.Pasif Güvenlik, 332.Patinaj, 333.Pats, 334.PDC (Parktronic; Park Distance Control), 335.Pinyon, 336.Piston Kolu Yatağı, 337.Piston Pimi, 338.Piston Segmanı, 339.Piston Vuruntusu, 340.Pitman Kolu, 341.Platinler, 342.Pnömatik, 343.Port, 344.Prem-Air, 345.PSM (Porsche Stability Management), 346.Quattro, 347.Radyatör, 348.Radyal Lastik, 349.Real-Time Çekiş Sistemi, 350.Regülatör, 351.Roadster, 352.Roll-Over-Bar, 353.Rölanti Devri, 354.Rot, 355.RPM, 356.Rulman, 357.Rüzgar Tüneli, 358.SAE, 359.SAV (Sports Activity Vehicle), 360.SDI (Saugdiesel Direct Injection), 361.Sedan, 362.Segman, 363.Segman Ağız Aralığı, 364.SeleSpeed, 365.Senkromeç, 366.Servo, 367.Setan Sayısı, 368.SIA Hacmi, 369.SideBag, 370.SIPS, 371.Sıkıştırma Oranı, 372.Sıkıştırma Zamanı, 373.Silindir, 374.Silindir Bloğu, 375.Silindir Çapı, 376.Silindir Hacmi (CC), 377.Silindir Kapağı, 378.Silindir Gömlekleri, 379.Silkeleme, 380.Sinyal Lambası, 381.Sis Lambası, 382.SLS, 383.SOHC, 384.Solenoid, 385.Space Frame, 386.Speedster, 387.Sports Wagon, 388.SRS, 389.Station Wagon, 390.Steptronic, 391.Stop Lambası, 392.Strok, 393.Su Dağıtım Borusu, 394.Su Gömleği, 395.Su Pompası, 396.Su Yastığı, 397.Supap, 398.Supap İticileri, 399.Supap Kılavuzu, 400.Sunroof, 401.Superselect, 402.Susturucu, 403.SUV (Sport Utulity Vehicle), 404.SuperSharged, 405.Süspansiyon, 406.Şamandıra Kabı, 407.Şasi, 408.Şarj, 409.Taban Diş Deseni, 410.Taokmetre (Motor Devir Göstergesi), 411.Tamburlu Frenler, 412.Targa, 413.TAS (Travel Assist System), 414.Tekleme, 415.Termostat, 416.Tozluklar (Çamur Perdeleri), 417.TC (Traction Control), 418.TCS, 419.TDI, 420.Tiptronic, 421.Titreşim Damperi, 422.Tork, 423.TPC, 424.Transistör, 425.TS (Twin Spark), 426.Turbo, 427.Türbülans, 428.Twinspark, 429.V Motor, 430.V-8 Motor, 431.Valf, 432.VANOS (Variable Nockenwellen Steuerung), 433.Vario-Dach, 434.Venturi, 435.Vites Kutusu, 436.Viskozite, 437.Volan, 438.VTEC, 439.VVT-I (Varible Valve Timing-Intelligent), 440.Wankel (Rotary), 441.Wankel Motor, 442.Whips, 443.Xenon
#11.11.2008 14:15 0 0 0
  • A-SÜTUNU: Otomobilin orta gövdesinin önünde yükselen, tavanı taşıyan sağ ve sol köşede bulunan ve içinde pasif güvenlik unsuru destekleri olan sütun.

    ABAT-VENT: Speedster otomobillerde kullanılan alçak ön cam veya rüzgar kesici çıkıntı.

    ABAXIAL: Dingil harici yapı.

    ABC (Active Body Control): Otomobilin yanlara, öne ve geriye doğru kasılmasını engelleyen Mercedes patentli hidro-elektronik sistem.

    ABS (Anti Block System): Sert frenajda veya kaygan zemin üzerinde tekerleklerin kilitlendiğini sensörler yardımı ile algılayan, milisaniyeler içinde fren disklerinin tekerleklerin tutunma işlemi başlayıncaya kadar sıkılıp boşaltılmalarını ve bu sayede sürücünün en zorlu şartlarda bile direksiyon hakimiyetini korumasını sağlayan elektronik sistem. Ani frenajlarda cisimden kurtulmaya olanak sağlayan ABS birçok otomobil markası tarafından standart ve isteğe bağlı olarak kullanılıyor.

    AC (Air Conditioner): Klima sisteminin kısaltmasıdır.

    ADB (Automatische Differantial Bremse): Standart kilitli diferansiyellerin elektronik devreli bir versiyonu.

    ADEZYON: Sıvıların veya madenlerin birbirlerine yapışmasını sağlayan kuvvete adezyon denir.

    AERODİNAMİK: Hareketli bir cismin hava akımı içindeki davranışının incelenmesine aerodinamik denir. İlk olarak uçakları incelemek için geliştirilmiştir. Modern otomobillerin şekilleri yuvarlaklaştırılarak hava otomobilin çevresinden kolayca geçebilmektedir. Bu da havadan kaynaklanan sürtünmeyi azaltır. Bu sayede otomobilin dengeli yol alması ve yakıt tüketiminin azalması sağlanır.

    AFS (Active Fahrwerks Stabilierung): Temel olarak ABC ile aynı işlevi görür. Sistem Citroen Xantia Activa'da kullanılmaktadır.

    AKICILIK DERECESİ (Vizkozite): Bir sıvının dar bir boğazdan akabilmesine o sıvının akıcılık derecesi denir. Bu, belli bir hacimdeki sıvının belli bir çaptaki delikten akma zamanıdır.

    AKS: Otomobil eksenine dik, tekerleri taşıyan bir veya birden fazla tekerleği barındıran bir mildir.

    AKSELERASYON: Otomobilin hızlanması.

    AKTARMA ORGANLARI: Motor gücünü tekerleklere aktaran organlardır. Pek çok parçadan oluşur ve motor gücünü tekerleklere şanzıman üzerinden aktarır.

    AKTİF GÜVENLİK: Otomobilin kaza pozisyonuna girmesini engellemeye çalışan ve güvenliği arttıran elemanların tümü. ABS ve BAS sistemlerine sahip frenler, yol tutuşu maksimize eden ESP, gelişmiş süspansiyon sistemi, iyi durumdaki lastikler gibi faktörler.

    AKÜMÜLATÖR: Akümülatörler elektrik enerjisini kimyasal enerji halinde depo eder, devrelerine elektrikli alıcılar bağlandığı zaman bu kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine dönüştüren araçlardır. Motorun hareketinden elektrik üreten parça olan alternatör, motor çalışmazken elektrik üretemez. Bu nedenle akümülatöre ihtiyaç duyulur. Motor çalışmadığı zamanlar kullanılmak üzere elektrik enerjisi depolar.

    ALB (Anti Lock Brakes): ABS'nin ilk ve basit şekli. Kızaklayan tekerlekleri hızlı ritimde bırakıp tekrar tutan fren sistemi.

    ALTERNATÖR: Alternatif akım üreten ve düşük motor hızlarında bir dinamodan daha yüksek enerji üreten jeneratör. Şarj dinamolarının aksine dalgalı (alternatif) akım meydana getir. Bisiklet dinamolarına benzer bir biçimde çalışarak elektrik üretir.

    ALT ÖLÜ NOKTA (A.Ö.N): Pistonun silindir içinde inebildiği en alt noktada, yön değiştirmek için bir an durakladığı yerdir. Kısaca A.Ö.N. olarak belirtilir.

    AMPERMETRE: Aküye girip çıkan akım miktarını ölçen ve gösterge tablosunda bulunan bir ölçü aleti.

    AMORTİSÖR: Otomobilde yayları frenleyerek ani yaylanmaları önleyen ve sarsıntıları azaltan düzenek.

    ANA YATAKLAR: Ana yataklar, motorda krank milini taşıyan yataklardır.

    ANTİFRİZ: 0 derece ve altında radyatör suyuna katılarak suyun donmasını önleyen kimyasal madde. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır.

    AQUAPLANING: Su birikintilerinden geçerken lastiklerin profilinden suyun kenara çıkamamasından kaynaklanan aracın lastiklerinin yerle ile temasının kalmaması sonucunda suya girdiği yönde veya tam olarak savrularak hareket etmesi.

    ASC+T (Automatische Stabilitäts Control+Traktion): BMW'de kullanılan elektronik çekiş kontrol sistemi olup, sürekli arka tekerleklerin durumunu gözlemleyerek bir kayma olup olmadığını denetler. Arka tekerleklerde bir kayma olursa ASC+T devreye girip frenleri ve motoru kontrol ederek otomobilin yolda kalmasını sağlar.

    ASR (Anti Schlupf Regelung): Kaygan yol koşullarında özellikle kalkış anında otomobilin patinaj yapmasını engelleyen sistem.

    ATALET: Bir cismin herhangi bir hareket yönüne veya hız değişikliğine karşı gösterdiği dirençtir.

    ATEŞLEME AVANSI: Silindirde sıkıştırılan yakıt-hava karışımının ateşlendikten sonra tamamen tutuşabilmesi için gereken süredir.

    ATEŞLEME BOBİNİ: Ateşleme sisteminde transformatör gibi görev yaparak batarya voltajını binlerce voltaja yükseltir. Bu yüksek voltaj bujinin tırnakları arasında kıvılcım meydana getirir.

    ATEŞLEME NOKTASI: Motorinin sıkıştırılma sonucunda silindir kafasındaki sıcak gazların içine püskürtüldüğü anda kendiliğinden ve hemen ateş alma sıcaklık noktasına ateşleme noktası denir.

    ATEŞLEME SIÇRAMASI: Yanlış bujinin karışımı tutuşturmasına ateşleme sıçraması denir. Ateşleme sıçraması genellikle buji veya distribütör kapağının ya da tevzi makarasının hatalı oluşundan meydana gelir.

    ATEŞLEME SIRASI: Motor silindirlerinin ateşlenme sırası veya silindirlerde güç zamanının meydana geliş sırasıdır.

    ATEŞLEME SİSTEMİ: Silindirlerde sıkışan hava-yakıt karışımının yakılabilmesi için bujilere yüksek voltajlı kıvılcım sağlayan sistem. Batarya, ateşleme bobini, distribütör, kontak anahtarı, kablolar ve bujiler bu sistemin parçalarıdır.

    ATMOSFERİK BASINÇ: Dış hava ağırlığının aşağıya doğru basma kuvvetine atmosferik basınç denir.

    AWD (All Wheel Drive): 4 tekerlekten çekiş sistemi. Bu tip otomobillerde motor gücü dört tekerleğe birden aktarılır.

    AWS (All Wheel Steering): Direksiyonun dört tekerleği birden yönlendirebildiği sistem.

    AUTODIMMING: Dikiz aynalarında kullanılan duyarlı aynanın ışığı daha yoğun kırarak, kararması.

    AYARLAMA: Motorun en iyi şekilde çalışabilmesi için yapılan motor ayarları.
#11.11.2008 14:19 0 0 0