dostluk ipi

Son güncelleme: 13.04.2006 10:23
  • DOSTLUK 0P0


    Genç adam iyi bir terziymis. Bir dikis makinesi ve küçücük bir dükkani
    varmis. Sabahlara kadar ugrasip didinir ama pek az para kazanirmis.Çok
    soguk bir kis gecesi dükkani kapatirken elektrik sobasini açik unutmus ve
    çikan yangin onun felaketi olmus. Artik ne bir isi varmis ne de parasi.
    Günler boyu is aramis ama bulamamis. Yük tasimis, bulasikçilik yapmis,
    yine de evinin kirasini ödeyecek kadar para kazanamamis. Sonunda ev
    sahibinin de sabri tasinca, küçük bir bavula sigan esyalariyla sokakta
    bulmus kendini. Mevsim kis, hava ayaz olsa da genç adamin kösedeki
    parktan baska gidecek yeri yokmus. Bir sabah is arayacak derman bulamamis
    bacaklarinda. Açliktan ve soguktan bitkin bir sekilde bankta otururken, kocaman
    bir araba yanasmis kaldirima. Arka kapiyi açmaya çalisan soförü kizginlikla yana
    itmis arabadan inen yasli adam, "Yalniz birakin beni, parkta dolasirsam
    belki sinirim geçer" diye söylenmis. Zengin bir isadami oldugu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adim attiktan sonra bankta titreyen terziyi görmüs. Terzi, adamin üzerindeki paltoya bakiyormus dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar, "Zavalli adamcagiz kimbilir nasil üsüyordur, ona nasil yardim etsem acaba?" diye düsünmeye baslamis. Oysa terzinin düsledigi paltonun sicakligi degilmis. O, çok kalin
    ve kaliteli bir kumastan üretilen bu paltonun sahibine hiç de
    yakismadigini ve onun vücuduna uygun sekilde dikilmedigini düsünüyormus.
    Yasli isadami terzinin yanina yaklasip, "Ne o evlat, bu ayazda parkta
    donmussun. istersen paltomu sana verebilirim" deyince, "Hayir, tesekkür
    ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadigini düsünüyordum. Kumasi
    fazla kalin ve sizi oldugunuzdan sisman göstermis" diye yanit vermis
    terzi. Yasli adam bu cevabi alinca hayli sasirmis. Çünkü o da üzerindeki
    paltoya onca para ödedigi halde kendisine bir türlü yakistiramiyormus.
    "Soguktan titrerken nasil böyle bir seye dikkat edebiliyorsun?"
    diye soran yasli adam, "Ben terziyim" yanitini alinca "Benimle gel, hayat
    hikayeni yolda anlatirsin" diyerek arabaya bindirmis bizim terziyi. Bu
    karsilasma, terzinin hayatindaki dönüm noktasi olmus. Böyle yetenekli
    bir insanin issiz ve evsiz kalmasina çok üzülen iyiliksever yasli adam,
    terziye bir dükkan açmasina yetecek kadar para vermis. Bunun
    karsiliginde tek istedigi kendi giysilerini bu genç adamin dikmesiymis. Terzi
    yeniden bir ise hem de kendi isine baslamanin heyecaniyla deliler
    gibi çalismaya baslamis. Bu arada yasli isadami da destegini esirgemiyor, onu kendi
    çevresinden zengin kisilerle tanistirarak yeni siparisler almasini sagliyormus.
    Küçük dükkan önce kocaman bir modaevine dönüsmüs, sonra da pek çok ünlü
    marka için üretim yapmaya baslamis. Terzi artik "ünlü isadami" diye
    anilir olmus. Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmis. Terzi
    çok büyük bir is baglantisi yapmak üzere yurt disina gidecekmis ve
    uçaga yetismesine az bir zaman varmis. Biraz sohbet ettikten sonra yasli
    adam birden fenalasmis, kalp krizi geçiriyormus. Hemen bir ambulans çagirilarak
    hastaneye kaldirilmis. Yeni isadamimiz ise büyük isi kaçirmak istemedigi için
    uçaga yetismis. Yasli adam krizi atlatmis ve uzun süre hastanede yatmis, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormus.
    Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya kostururken bir türlü
    yasli adami ziyarete gidememis. Aradan o kadar uzun bir süre geçmis ki bu sefer de
    utancindan yasli
    adamin kapisini çalamaz olmus. Bir süre sonra
    terzinin isleri yolunda
    gitmemeye baslamis.

    Fabrikalarini kapatmak zorunda kalmis ve elinde
    kala kala yine
    küçücük
    bir dükkan kalmis. Utana sikila yasli adama kosmus
    hemen nerede hata
    yaptigini sormak için. Son derece kirgin olan ihtiyar
    yine de onu kabul
    etmis ama
    anlatacagi öyküyü dinledikten sonra hemen çikip
    gitmesini istemis.
    Ve
    baslamis anlatmaya:

    "Bir zamanlar fakir bir oduncu varmis. Ormandaki
    bir kulübede yasar
    ve
    odun keserek hayatini kazanirmis. Bir gün kulübesinde
    yangin ç1kmis ve
    bu yangin bütün ormani kül etmis. O çevrede kimse ona
    güvenip is
    vermeyince, çikinini alan oduncu, esegine binip yola
    koyulmus.

    Agaclarin arasinda yürürken birinin kendisine
    seslendigini
    duymus.Basini
    kaldirinca konusanin bir bülbül oldugunu görmüs.
    Bülbül ona "Senin
    haline çok üzüldüm, simdi öyle bir büyü yapacagim ki
    esegin çok güzel
    sarki söylemeye baslayacak, sen de onunla gösteriler
    yapip çok para
    kazanacaksin" demis. Gerçekten de esek birbirinden
    güzel sarkilar
    söylemeye baslamis.

    Oduncu o sehir senin bu kasaba benim dolasip
    esegine sarki
    söyletiyor ve
    herkes onlari izlemek için birbiriyle yarisiyormus.
    Oduncu ve sarki
    söyleyen esegi bütün ülkede ünlenmisler. Bir gün yine
    bir gösteriye
    yetismek için kostururlarken, bülbülün yardim isteyen
    sesini duymus
    oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamis ve yemek
    üzereymis. ^öyle bir
    duraklamis ama gösteriye gitmemeyi, onca parayi
    kaçirmayi gözü
    yememis,
    arkasina bakmadan kaçmis oradan. Gösteri basladiginda
    ise esegi her
    zamanki gibi güzel sarkilar söylemek yerine sadece
    bir esegin
    çikarabilecegi sesleri çikarmis.

    Oduncu kendisini sarlatanlikla suçlayan
    izleyicilerin elinden
    canini zor
    kurtarmis. iste o zaman bülbül ölünce büyünün
    bozuldugunu anlamis. Ben
    de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o
    yüzden bozuldu.
    Keske güzel giysiler dikerken dostluk ipligini
    koparmasaydin..."

    Öyküyü dinleyince hemen çikip gitmis terzi, çünkü
    söyleyecek bir
    sözü
    yokmus...

    Dostluk iplerinizi koparmamaniz dilegiyle....... :oki:
#20.05.2004 23:32 0 0 0
  • :danke:
#21.05.2004 19:40 0 0 0
  • :super: @ismim

    ama okumaktan sasa oldum yaw :salakkafam:
#21.05.2004 21:51 0 0 0
  • harika bir öykü.Emeğinize,
    Paylaşan yüreğinize sağlık.
    Teşekkürler.
#13.04.2006 10:11 0 0 0
  • çok güzel bir hikaye ve ibret alınması gerekiyor.
#13.04.2006 10:23 0 0 0