13 ünlü kadın Güldünya için buluştu
Hürriyet'in beş yıl önce temellerini attığı Aile İçi Şiddete Son Kampanyası 'Güldünya Şarkıları' ile güçleniyor. Geliri Acil Yardım Hattı'na bağışlanacak olan albümde Türkiye'nin en güçlü kadın vokalleri bulunuyor.
25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son gününde ülkemizde de son derece ilgi çekici bir albüm piyasaya sürüldü. Albüm, Hürriyet'in beş yıl önce başlattığı Aile İçi Şiddete Son kampanyası bünyesinde iki sene önce hizmete giren Acil Yardım Hattı'na ek gelir sağlamak ve kadına yönelik şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla ortaya çıktı. Yaklaşık beş sene önce töre cinayetine kurban giden Güldünya Tören'in adının verildiği albümde Sezen Aksu'dan Ajda Pekkan'a, Aylin Aslım'dan Aynur Doğan'a pek çok isim şiddet mağdurları için şarkılarını söyledi.
Emel Armutçu (Hürriyet Sosyal Projelerden Sorumlu Kurumsal İletişim Müdürü) albümde yer alan sanatçılar ve sarkılar hakkında şöyle konuştu :
Türkiye'nin A sesleri ve bu projeye duyarlı olacağından emin olduğumuz kadınlar. Biz seçmedik. Ne haddimize... Onlar zaten vardı. Ama şarkıları Naim Dilmener, iletişimci arkadaşımız Hülya Demir ve ben seçtik. Günlerce kafa kafaya verip, önümüze uzun listeler koyup tartıştık. Tek tek her şarkı mısrasını irdeledik. Cinsiyetçi olmayan, bir kadının yaşadığı herhangi bir şiddeti anlatabilecek şarkılar seçmeye çalıştık. Bilmiyorum, galiba başardık. Çünkü albümde bir istemediği biriyle evlendiren bir Kürt kızının da hikayesi var, aşk acısı çeken bir kadının hikayesi de Şiddet bir tek fiziksel olmuyor biliyorsunuz, bin türlü yolu var. Nazan Öncel'in Leyla'sı polis şiddetine maruz kalan bir kadın...
Aylin Aslım'ın, pardon bu albümde Sezen Aksu'nun Güldünya'sı zaten şiddetin en uç boyutunun kurbanı bir kadın. Ama bunun dışında, her gün yaşadığımız görünmeyen şiddetleri de aktarmaya çalıştık: Mesela Emel Müftüoğlu'nun yeniden seslendirdiği 70'lerin şarkısı "Adım Kadın", bunu toptan anlatıyor: "Ademin yediği elma hep benden mi sorulur", diyor. "Aklım yok ama vazifem çok". Tabii sadece şiddeti anlatan, hüzünlü şarkılarımız yok, isyanı, özgürlüğü ve güçlü kadını anlatanlar da var: "Sana Ne Kime Ne", "Dünden Sonra, Yarından Önce", "Sil Baştan" gibi
Rojin:
Sil Baştan'ı söylerken neler hissettiniz?
"Sil baştan başlamak gerek bazen" tam da beni anlatıyordu. Geleneksellik, savaşmak, yaşam, mücadele... Ben "gücün var mı sevgilim" derken hayata seslenmiştim. Yaşadığım bütün zorluklar, yüreğimden taşan gözyaşlarım şarkının güzelliğiyle akıp gitmişti. Biz ağlamayı seven bir toplumuz. Bizim için bir rahatlama aracı gibi. Ağlayarak katharsis(Yunan tragedyalarında boşalma) oluyoruz. Sil Baştan'ı okurken çok duygulandım. Sağolasın Şebnem dedim.
Siz kadınlara karşı oldukça hassas bir sanatçısınız. Böylesine büyük bir projede yer almak sizin için ne anlam taşıyor?
Bu projede olmak benim için çok önemliydi. Çünkü kadınlar neredeyse ben de bütün gücümle oradayım. Erkekler güdüleriyle, kadınların çoğu ise duyguları ile yaşıyor. Duygu geri kalmış bir his olarak görülüyor olabilir şimdilerde. Bu şarkı da çok anlamlı geldi. Aslında Kürtçe bir şarkım vardı. Urfa'da babası tarafından abisi ile Fırat'a atılmış bir genç kızın hikayesini anlatıyordu. Kızın yüzerek kurtulması ve gizlice yaşıyor olmasını anlatıyordu. Töre cinayetinden kurtulan tek kadındı. Ben de yaşamı yüceltmek istiyordum. Ölümü ve öleni değil. Ancak Kürtçe olmayacak denince ben de Sil Baştan'ı seçtim.
Bu projenin en büyük başarısı ne olacak sizce?
Bu proje her şiddet gören kadına biraz daha bu kadere son vermeliyim gücü verecek. Hürriyet çok anlamlı bir hizmette bulundu bence. Bu, albümle birlikte herkese ulaşacak. Herkesi haberdar edecek. En iyi savaşma yöntemi de bu sanıyorum. Umarım devamı da gelecek. Emek verenleri kutluyorum.
Yurtdışına nazaran Türkiye'de kadına karşı şiddettin çok daha fazla olmasının sebebi nedir sizce?
Ben şu anda Kuzey Irak'tayım. Buraya gelme nedenim Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı gelen üç kadına tecavüz edilip öldürülüşü sebebiyle düzenlenen devlet törenine katılmak. Aslında yurtdışına nazaran Türkiye'de daha çok değil. Demokrasinin beşiği gibi görülen yerlerde de kadın yine kadın. Ezen, ezilen ve güç gösterisi oralarda da var. Leydi Diana da bir töre cinayeti kurbanı değil mi? İnsanlar kaba kuvvetle artık birşeylerin çözülemeyeceğini anladığında bu zulüm bitecek.
Aylin Aslım:
2005 yılında Güldünya şarkısını yaparken hiç başka bir projenin bu noktaya geleceğini düşünmüş müydünüz?
Hayir, ben bu konuyla ilgili bazı projelerin hayalini kurmuştum ama böyle bir albüm yapılacığını ya da Sezen Aksu'nun bu şarkıyı seslendirmek isteyebileceğini hiç düşünmemiştim. Hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri...
Albümde "Kadınlar Vardır" adlı şarkıyı söylerken aklınızdan neler geçiyordu?
"Kadınlar Vardır" son 20 yıldır miting ve gösterilerde söylenen bir marştı. Böyle bir kadroyla bu albümde insanların arşivine, evlerine girmesi güzel bir şey.
Kadın konuları konusunda oldukça hassas davranıyorsunuz. Bundan rahatsız olan ya da sizi rahatsız eden birileri oluyor mu? Bu anlamda bir duygusal şiddet gördünüz mü?
Duygusal şiddet? Hayır! Ama bu konuyla fazla (!) ilgilendiğimi, bunun kariyerimi ticari anlamda olumsuz etkileyeceğini, antipatik (evet!) bir konu olduğunu söyleyenler oldu. Bu beni rahatsız etmiyor, sadece böyle ölümcül düzeyde önemli bir sorunla ilgili konuşmaktan bile rahatsız olan insanların olması beni üzüyor. Yaşadığın ülkede, şehirde gencecik kızlar, kadınlar öldürülürken ya da hayat boyu işkence görürken, bu hiç olmuyormuş gibi davranmak mümkün mü? 'Nasıl olsa benim başıma gelmiyor' deyip susmak insanlık mıdır? Herkes üzerine düşeni yapmalı, elinden geleni de. Bana doğuştan bir hediye verilmiş,
şarkı yazıyorum, söylüyorum ve insanlara sesimi duyuruyorum. Madem elimde mikrofon var, böyle bir şey için neden kullanmayayım?
Aynur Doğan
Toplumumuzda aile içi şiddet önem sıralamasında nerededir?
Dünyanın her tarafında bir şekilde direkt ya da dolaylı olarak aile içi şiddet yaşanıyor. Fakat toplumumuzda aile içi şiddet dillendirilmiyor. Daha doğru bir ifadeyle çoğu kadın şiddete karşı durmayı bir hak olarak dahi görmüyor. Kültürle de böyle bir şey öğretilmemiş, kadınlar aile içi şiddeti kendi kaderleri olarak görüyor. Ne yazık ki şiddet artıkça ve görüldükçe bir o kadar da kanıksar hale geldik. Aile içi şiddete karşı durmanın bir hak olduğunu kadınlara anlatma, kadınlarda farkındalık yaratma, onların duyarlılığını ve bilincini uyandırmak bu noktada çok önemli. Böylesi bir projede bir kadın olarak benim de sesimin olması beni mutlu etti.
Kumrucuk, dinleyici üzerinde nasıl bir etki yaratacak? Hangi duyguları uyandıracak?
Qumrîkê (Kumrucuk), kadının tercihleri ve kendisi arasına konulan bir duvar hissi verdi bana...
Sizce albüm, aile içi şiddete karşı nasıl bir adım olacak? Nasıl bir etki hayal ediyorsunuz?
Türkiye'deki değerli kadın müzisyenlerin bu soruna duyarlılığının toplum için model olmasını umut ediyorum. Böyle bir desteğin olması kadınlara güven duygusu sağlayacaktır. Tabi ki yeterli değil ama dayanışmayı göstermek adına önemli bir adım diye düşünüyorum.
qumrîkê romî*'yim ben
güzelim romî'yim ben
başımda kırmızı fes efendiyim ben
kara gözlerin kölesiyim
köylü kızın aşığıyım ben
le yar yar yar le yar yar yar
le yar yar
le yar yar yar le yar yar
sensiz girmez uyku gözüme
kayalıklarlar gezen kumrucuk
ağaçların arasında açan çiçek
yazık ki o kara gözlere
düşmüş düşman eline
le yar yar yar le yar yar yar
le yar yar
le yar yar yar le yar yar
sensiz girmez uyku gözüme
qumrî'nin başı altın süslü
sevgilinin başı altın süslü
qumrî'nin başı altın süslü
sinesi şehrin dergâhı misali
yazık ki o kara gözlere
qumrî'yi verirler yaban ellere
le yar yar yar le yar yar yar
le yar yar
le yar yar yar le yar yar
sensiz girmez uyku gözüme
*romî: geçmişte kürtlerin türkler için kullandığı bir sıfat. rumeli'den gelen osmanlılar için kullanılıyordu.(çn)